http://tinyurl.com/zd4j9l
başbakan, hatta cumhurbaşkanı oldular uğur mumcu:
şen ola!
tam anlatırken sen bunları tüm türkiyeye...
(bkz: 24 ocak 1993)
bahsi geçen kitabın indirilebildiği siteden bir okuyucu:
"lan otör her şeyi bi kenara bırakalım, seni bi kız hakkaten çok üzmüş lan. tamam siktirip gidicem ama valla üzmüş olm. sikmiş lan seni o kiz hahahaha."
sanırım kanırta kanırta yapmış bunu ki, acısı 13 senedir dilinde amk!
"lan otör her şeyi bi kenara bırakalım, seni bi kız hakkaten çok üzmüş lan. tamam siktirip gidicem ama valla üzmüş olm. sikmiş lan seni o kiz hahahaha."
sanırım kanırta kanırta yapmış bunu ki, acısı 13 senedir dilinde amk!
kan davalarıyla, töre cinayetleriyle ünlenmiş(!) şehir, şehrimiz siirtte; son iki senedir devam edegelen ve ancak bugünlerde "dışarıya sızarak" ortaya çıkmış bir olay.
aralarında ilin ileri gelenlerinden birkaçının da bulunduğu yaklaşık 100 kişi, henüz ilköğretim okulunda okuyan dördü kardeş 7 kız çocuğuna cinsel istismar ve tecavüz suçlamasıyla mahkemeye çıkartılmışlar ve an itibarıyle aralarından 17 kişi tutuklanmış, 2 kişi de kamu görevlerinden açığa alınmışlar. öğretmen var, bakkal var, aynı okulda okuyan öğrenciler var bunların aralarında. hatta baba-oğul var.
güvenliği sağlamaya memur edilmiş iki kişi de var bak!
olay aylardır saklanmakta kamuoyundan. hem savcılık/mahkeme hem de kolluk kuvvetlerince: amaç da şehrin adının kötüye çıkmaması!!!
çocuklardan birisinin avukatı sayesinde olay patlak veriyor ve artık gündemde. istediğiniz haber sitesinde bulabilirsiniz konunun ayrıntılarını.
şerefi için(!) kızları suçsuz yere öldüren ağalık sistemi evlatlarının bunları yapması ise ilginç filan değil! aksine beklendik bir durum! sapıklık bunların ağızlarından akıyor. erkeğe hiçbir suçun isnat edilmediği bu sistemde, olacağı budur, şaşırmaya gerek yok!
olaya karışmayan ama duyulmasın diye de sessiz kalan koskoca bir şehir var önümüzde. bunlar da bu suçu işlemişler sayılırlar, bir tür yataklık etmektir bu da!
bakalım bu olayla ilgili ne kararlar alınacak, ne olacak önümüzdeki günlerde?
aralarında ilin ileri gelenlerinden birkaçının da bulunduğu yaklaşık 100 kişi, henüz ilköğretim okulunda okuyan dördü kardeş 7 kız çocuğuna cinsel istismar ve tecavüz suçlamasıyla mahkemeye çıkartılmışlar ve an itibarıyle aralarından 17 kişi tutuklanmış, 2 kişi de kamu görevlerinden açığa alınmışlar. öğretmen var, bakkal var, aynı okulda okuyan öğrenciler var bunların aralarında. hatta baba-oğul var.
güvenliği sağlamaya memur edilmiş iki kişi de var bak!
olay aylardır saklanmakta kamuoyundan. hem savcılık/mahkeme hem de kolluk kuvvetlerince: amaç da şehrin adının kötüye çıkmaması!!!
çocuklardan birisinin avukatı sayesinde olay patlak veriyor ve artık gündemde. istediğiniz haber sitesinde bulabilirsiniz konunun ayrıntılarını.
şerefi için(!) kızları suçsuz yere öldüren ağalık sistemi evlatlarının bunları yapması ise ilginç filan değil! aksine beklendik bir durum! sapıklık bunların ağızlarından akıyor. erkeğe hiçbir suçun isnat edilmediği bu sistemde, olacağı budur, şaşırmaya gerek yok!
olaya karışmayan ama duyulmasın diye de sessiz kalan koskoca bir şehir var önümüzde. bunlar da bu suçu işlemişler sayılırlar, bir tür yataklık etmektir bu da!
bakalım bu olayla ilgili ne kararlar alınacak, ne olacak önümüzdeki günlerde?
aynı görüşte olmayan insanlara atfedilen lâkap. haklılığa ya da haksızlığa bakılmaksızın ona çatlak denilebiliyor. mecaz anlamına sokiim, gerçek düşünceleri bu bunların zaten: keyfini bozana "çık lan dışarı" demek.
ödülün ya da cezanın hak edenlere eşit şekilde dağıtılması ilkesi. günümüzde her devletin yapmaya çalıştığı, neredeyse -birkaç ülke hariç- hiçbirinin beceremediği iş.
fethullah gülenden, duygu yüklü bir şiir.
ışık ordusu, aydın nâsiyelerinde nûr,
sînelerinde derin ve sımsıcak mutluluk.
götürürler her tarafa kucak kucak huzûr;
gözlerinin içinde buğulanır sonsuzluk...
ışık ordusu aydın nâsiyelerinde nûr.
buhurdanlık gibi koku neşreden sîneler,
ruhlarında rengârenk düşüncelerle her gün;
bir şem’a etrafında uçuşan pervâneler,
duyguları, düşünceleri ışıktan bütün...
buhurdanlık gibi koku neşreden sîneler.
irem ülkesine benzeyen bahçelerinde,
somaki musluklarından hep kevserler akar.
hiç hazân bilmeyen yemyeşil çevrelerinde,
her gün bir bahar olur, her gün çiçekler açar
irem ülkesine benzeyen bahçelerinde.
sonsuzluktan gönüllerine nurlar dökülür,
uçarlar ötelere ışıktan kanatlarla.
gökler kucak açar, onlar bel kırar bükülür,
çözülmez azim, sarsılmayan kanaatlarla...
sonsuzluktan gönüllerine nurlar dökülür.
ışık ordusu, aydın nâsiyelerinde nûr,
sînelerinde derin ve sımsıcak mutluluk.
götürürler her tarafa kucak kucak huzûr;
gözlerinin içinde buğulanır sonsuzluk...
ışık ordusu aydın nâsiyelerinde nûr.
buhurdanlık gibi koku neşreden sîneler,
ruhlarında rengârenk düşüncelerle her gün;
bir şem’a etrafında uçuşan pervâneler,
duyguları, düşünceleri ışıktan bütün...
buhurdanlık gibi koku neşreden sîneler.
irem ülkesine benzeyen bahçelerinde,
somaki musluklarından hep kevserler akar.
hiç hazân bilmeyen yemyeşil çevrelerinde,
her gün bir bahar olur, her gün çiçekler açar
irem ülkesine benzeyen bahçelerinde.
sonsuzluktan gönüllerine nurlar dökülür,
uçarlar ötelere ışıktan kanatlarla.
gökler kucak açar, onlar bel kırar bükülür,
çözülmez azim, sarsılmayan kanaatlarla...
sonsuzluktan gönüllerine nurlar dökülür.
fethullah gülen hocaağlaağladoyamadımefendiden:
kuşlar gibi pervâz etmekte sonsuzluğa rûh;
iç içe gönlündeki sırlı pencerelerden.
her taraf aydınlık, her yanda ayrı bir vuzûh;
binbir çeşit ışık dalgasıyla ötelerden.
önünde semâ, ve her yanda nurdan ırmaklar;
burada rûhânîler sonsuz sükûna dalmış.
aslâ hazân görmeyen zümrüt gibi yapraklar;
bu ölümsüz ülkede olduğu gibi kalmış...
hiçbir karanlığın uğramadığı bu yerde,
sonsuz’a uzayıp giden apaydınlık yollar;
dostun cemaline erildikçe perde perde,
vuslat şevkiyle yaylar gibi gerilmiş kullar...
duygularıyla denizler gibi köpürürler;
binlerce mevce kovalar binlerce mevceyi.
buraya yoklukla gelir, varlık götürürler...
çözülmüş bulurlar o çözülmez bilmeceyi...
yıldızlarla dizdize... ve ruh o bilinmez’le,
başlar; hayâl edilen âlemler belirmeye.
iç içe girer artik (sezilen) (sezilmez)le;
teşne ezelden insan, bu menzile ermeye.
hülyâ bu iklimlerin altin kanatli kuşu,
engelleyemez onu ne deniz ne de kara;
kanat çırpar yükselir, devam eder uçuşu,
sığmaz olur artık yere, göge, ufuklara...
kuşlar gibi pervâz etmekte sonsuzluğa rûh;
iç içe gönlündeki sırlı pencerelerden.
her taraf aydınlık, her yanda ayrı bir vuzûh;
binbir çeşit ışık dalgasıyla ötelerden.
önünde semâ, ve her yanda nurdan ırmaklar;
burada rûhânîler sonsuz sükûna dalmış.
aslâ hazân görmeyen zümrüt gibi yapraklar;
bu ölümsüz ülkede olduğu gibi kalmış...
hiçbir karanlığın uğramadığı bu yerde,
sonsuz’a uzayıp giden apaydınlık yollar;
dostun cemaline erildikçe perde perde,
vuslat şevkiyle yaylar gibi gerilmiş kullar...
duygularıyla denizler gibi köpürürler;
binlerce mevce kovalar binlerce mevceyi.
buraya yoklukla gelir, varlık götürürler...
çözülmüş bulurlar o çözülmez bilmeceyi...
yıldızlarla dizdize... ve ruh o bilinmez’le,
başlar; hayâl edilen âlemler belirmeye.
iç içe girer artik (sezilen) (sezilmez)le;
teşne ezelden insan, bu menzile ermeye.
hülyâ bu iklimlerin altin kanatli kuşu,
engelleyemez onu ne deniz ne de kara;
kanat çırpar yükselir, devam eder uçuşu,
sığmaz olur artık yere, göge, ufuklara...
hohlama işinin getirisi. ağız kokusu ölçücüsü.
- hoh de bakiim!
- hoh de bakiim!
24 haziran 1979 doğumlu çek model.
eski bir fotoğrafı için:
http://tinyurl.com/y2kzpwt
eski bir fotoğrafı için:
http://tinyurl.com/y2kzpwt
26 ağustos 1987 doğumlu, 2008 dünya güzeli rus model.
yüzünü gör, gerisini tahmin et:
http://tinyurl.com/y4x3x8f
yüzünü gör, gerisini tahmin et:
http://tinyurl.com/y4x3x8f
12 haziran 1985 doğumlu polonyalı model.
bisiklete binerken:
http://tinyurl.com/y25clnv
bisiklete binerken:
http://tinyurl.com/y25clnv
29 ocak 1985 avustralya doğumlu sinema, dizi oyuncusu ve model.
merak mı ettin(?):
http://tinyurl.com/y5ef7nu
merak mı ettin(?):
http://tinyurl.com/y5ef7nu
25 nisan 1978 doğumlu, alman asıllı brezilyalı model.
masum bir pozu için:
http://tinyurl.com/y2qpsdw
masum bir pozu için:
http://tinyurl.com/y2qpsdw
tam zamanıdır. muhtemelen, üzerine yedek başka da bir şey almaz ve bastırıveren nisan yağmuru sonrası...
genellikle cami kapılarının rengi. kimi son türev türk müslümanları arasında, evlerinin bahçe kapılarının da yeşil tonu böyledir.
hex kodu "# 009000" şeklindedir.
hex kodu "# 009000" şeklindedir.
çingene pembesinin matı olarak adlandırılabilecek pembe tonu. hex kodu "# fc0fc0" şeklindedir.
(bkz: alecia beth moore)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?