bir oktay rifat şiiri...
ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
boğazımda düğümleniyorsa lokma,
buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
denize bile iştahsız bakıyorsam,
hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
bu darağacı suratlı toplum!
(bkz: ağzimin tadi)
bir oktay rifat şiiri...
sofalar seninle serin
odalar seninle ferah
gunum sevincle uzun
yataginda kalktigim sabah
elmanin yarisi sen yarisi ben
gunumuz gecemiz evimiz barkimiz bir
mutluluk bir cimendir bastigin yerde biter
yalnizlik gittigin yoldan gelir
sofalar seninle serin
odalar seninle ferah
gunum sevincle uzun
yataginda kalktigim sabah
elmanin yarisi sen yarisi ben
gunumuz gecemiz evimiz barkimiz bir
mutluluk bir cimendir bastigin yerde biter
yalnizlik gittigin yoldan gelir
(bkz: karima)
http://www.goalzz.com/main.aspx?region=-1&area=6
adresinden skoru takip edilebilen maç...
adresinden skoru takip edilebilen maç...
zaman zaman.
bereket.
taşma, taşkın, seylap.
su baskını, taşma, taşkın, feyezan.
titreşme, titreşim.
çekingen.
tekdüze.
(bkz: le cola)
bir tevfik fikret şiiri...camdan yağmuru seyreden minicik bir kıza,anlamayacağını bile bile babası tarafından okunan o şiirdir bu...oysa baba bilmemektedir o küçük kız bu şiiri her okuduğunda ve duyduğunda küçük muttarid, muhteriz darbeler halinde yağmurlar yağacaktır yanaklarına ve bu şiirin her kelimesinde kucağında oturduğu babacığını hatirlayacaktır...
küçük, muttarid, muhteriz darbeler
kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
olur dembedem nevha-ger, nağme-saz
kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
küçük, muttarid, muhteriz darbeler.
sokaklarda seylabeler ağlaşır
ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır
bulutlar karardıkça zerrata bir
ağır, muhtazır dalgalanmak gelir
bürür bir soğuk, gölge etrafı hep
nümayan olur gündüzün nısf-ı şeb
söner şimdi, manzur olurken demin
hayulası karşımda bir alemin
açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere
bakıldıkça vahşet çöker yerlere
geçer boş sokaktan, hayalet gibi
şitaban u puşide-ser bir sabi
o dem leyl-i yadımda, solgun, tebah
sürür bir kadın bir rida-yı siyah
saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek
susarlar, uzaktan ulur bir köpek
öter guş-i ruhumda boş bir enin
boğuk bir tezad-ı sükun u tanin
küçük, pür heves, gevherin katreler
sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
olur muttasıl nevha-ger, nağme-saz
sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
küçük, pür heves, gevherin katreler
(günümüz türkçesiyle)
küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar
kafeslerde, camlarda titreşerek
dürmadan türkü söyler, ağıt yakar
kafeslerde, camlarda titreşerek
küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar
sokaklarda seller ağlaşır
ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır;
bulutlar karardıkca zerrelere bir
ağır, olgun dalgalanma gelir;
bir soğuk gölge çevreyi bürür,
gündüzden geceyarısı görünür.
söner şimdi, görünürken demin
maddesi karşımda bir alemin
açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere;
bakıldıkça vahşet çöker yerlere.
geçer boş sokaktan, hayalet gibi
koşarak bir cocuk, başı ortülü
o sıra, andığım gece, solgun ve bitkin,
sürür bir kara carşafı bir kadın
saçaklarda kuşlar - acıdır bu pek! -
susarlar, uzaktan ulur bir köpek.
oter ruhumun kulağında boş bir inilti,
boğuk bir sessizlikle tınlamanın çelişkisi
küçük, istek dolu, inci gibi damlalar
sokaklarda, damlarda hep titreşir
ezgi söyler durmadan, ağıt yakar
sokaklarda, damlarda hep titreşir
küçük, istek dolu, inci gibi damlalar...
küçük, muttarid, muhteriz darbeler
kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
olur dembedem nevha-ger, nağme-saz
kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
küçük, muttarid, muhteriz darbeler.
sokaklarda seylabeler ağlaşır
ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır
bulutlar karardıkça zerrata bir
ağır, muhtazır dalgalanmak gelir
bürür bir soğuk, gölge etrafı hep
nümayan olur gündüzün nısf-ı şeb
söner şimdi, manzur olurken demin
hayulası karşımda bir alemin
açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere
bakıldıkça vahşet çöker yerlere
geçer boş sokaktan, hayalet gibi
şitaban u puşide-ser bir sabi
o dem leyl-i yadımda, solgun, tebah
sürür bir kadın bir rida-yı siyah
saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek
susarlar, uzaktan ulur bir köpek
öter guş-i ruhumda boş bir enin
boğuk bir tezad-ı sükun u tanin
küçük, pür heves, gevherin katreler
sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
olur muttasıl nevha-ger, nağme-saz
sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
küçük, pür heves, gevherin katreler
(günümüz türkçesiyle)
küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar
kafeslerde, camlarda titreşerek
dürmadan türkü söyler, ağıt yakar
kafeslerde, camlarda titreşerek
küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar
sokaklarda seller ağlaşır
ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır;
bulutlar karardıkca zerrelere bir
ağır, olgun dalgalanma gelir;
bir soğuk gölge çevreyi bürür,
gündüzden geceyarısı görünür.
söner şimdi, görünürken demin
maddesi karşımda bir alemin
açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere;
bakıldıkça vahşet çöker yerlere.
geçer boş sokaktan, hayalet gibi
koşarak bir cocuk, başı ortülü
o sıra, andığım gece, solgun ve bitkin,
sürür bir kara carşafı bir kadın
saçaklarda kuşlar - acıdır bu pek! -
susarlar, uzaktan ulur bir köpek.
oter ruhumun kulağında boş bir inilti,
boğuk bir sessizlikle tınlamanın çelişkisi
küçük, istek dolu, inci gibi damlalar
sokaklarda, damlarda hep titreşir
ezgi söyler durmadan, ağıt yakar
sokaklarda, damlarda hep titreşir
küçük, istek dolu, inci gibi damlalar...
(bkz: kardelen)
kiz internet cafeye girer.
kız: scan var mi?
(sessizlik,tum cafe dumur bir halde kiza bakar.)
cafe sahibi: pardon anlamadim hanfendi?
kız:scan var mi diyorum scan?
cafe sahibi: bizde scan var miydi ozan bey?
(tum cafe gulmekten dağılmıştır)kızımız sonradan olayi anlayarak kizarir ve derhal cafeden çıkar..
(bkz: scan)
(bkz: scanner)
(bkz: tarayıcı)
ayrıca (bkz: türkçe konuşalım anlaşalım)
kız: scan var mi?
(sessizlik,tum cafe dumur bir halde kiza bakar.)
cafe sahibi: pardon anlamadim hanfendi?
kız:scan var mi diyorum scan?
cafe sahibi: bizde scan var miydi ozan bey?
(tum cafe gulmekten dağılmıştır)kızımız sonradan olayi anlayarak kizarir ve derhal cafeden çıkar..
(bkz: scan)
(bkz: scanner)
(bkz: tarayıcı)
ayrıca (bkz: türkçe konuşalım anlaşalım)
(bkz: houstonun hızı)
filmin konusu şöyle:
rachel, gizemli hikayeler anlattığı kitaplarıyla ünlü bir yazardır. oğlunun trajik bir olay sonucu boğularak ölmesi, bütün hayatını altüst eder. kocasıyla ilişkisi, her geçen gün kötüleşmekte ve yeni romanı için yüklü miktarda yapılan ön ödemeye rağmen tek bir satır bile yazamamaktadır. rachel, yakın bir arkadaşının da desteğiyle sakin bir sayfiye yerine taşınarak hayatına yeniden bir başlangıç yapabilmek niyetindedir. sahildeki fenerde bekçilik yapan angusla gittikçe artan yakınlaşmaları ve sakinliğin verdiği huzurla yoluna girmeye başlayan hayatı, hiç beklemediği bir anda aldığı bir mesajla yeniden darmadağın olur. mesaj oğlundandır.
http://sinema.mynet.com/filmdetails.asp?id=3243
rachel, gizemli hikayeler anlattığı kitaplarıyla ünlü bir yazardır. oğlunun trajik bir olay sonucu boğularak ölmesi, bütün hayatını altüst eder. kocasıyla ilişkisi, her geçen gün kötüleşmekte ve yeni romanı için yüklü miktarda yapılan ön ödemeye rağmen tek bir satır bile yazamamaktadır. rachel, yakın bir arkadaşının da desteğiyle sakin bir sayfiye yerine taşınarak hayatına yeniden bir başlangıç yapabilmek niyetindedir. sahildeki fenerde bekçilik yapan angusla gittikçe artan yakınlaşmaları ve sakinliğin verdiği huzurla yoluna girmeye başlayan hayatı, hiç beklemediği bir anda aldığı bir mesajla yeniden darmadağın olur. mesaj oğlundandır.
http://sinema.mynet.com/filmdetails.asp?id=3243
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?