çiğköfte

3 /
laughter
yaşama sevinci. öyle bir şey düşünün ki; tüm benliğinizi acısıyla sarıyor, uzun süre ağzı açık şekilde dolaşmaya maruz bırakıyor; buna rağmen yine de deli gibi isteniyor, bağımlılık yapıyor. yani aşk gibi... acı çektirse de vazgeçemiyorsunuz.

ha bi de marula sardıktan sonra bol nar ekşisi döküp bir de lavaşa sararak yiyin. yanında da ayran olmazsa olmaz.
nickten yana sansim yok
onu hissetmeyen kalp vücuda âdeta bir yüktür. şimdi bana şuracıkta bir milyon lira verseler ama bir ay çiğ köfte yemeyeceksin deseler, "ağzını topla bre deyyus; böyle ahlâksız teklif mi olur?" derim. demişliğim yoktur ama derim. yaparım bunu.
delirtmeyinlanbeni
etlisinin satılması yasaklanıp, yalnızca etsizi satılmaya başladığında gerçekten sinir bozucu olmuş köfte. ilginç bir şekilde, bu yasaktan hemen sonra her köşe başında minik, yeni çiğ köfteciler türemiştir.

arkadaşım çiğ köftede çiğ olan şey ettir. etsiz çiğ köftenin nesi çiğdir? bana bunu açıklayın!
nickten yana sansim yok
yoğurmasını iyi bilmek lâzım. ne çok ne de az yoğurulacak ve yaklaşık 1 saat yoğurmak gerekiyor.

bu akşam bir çılgınlık yapıp ilk kez denemeyi düşünüyorum. ama her şeyden evvel vücut geliştirmeye gitmem lâzım. zayıfım lan ben. on beşinci dakikada nakavt olurum. fakat çok zor durumda kalırsam inşaatçı botlarından giyip öyle yoğuracağım.
independence
bugune kadar hep tatlises cigkofte’yi falan telaffuz ettik burada lezzet anlaminda ancak ben herkese bir kere de namlı’dan yemelerini $iddetle oneriyorum. o ne lezzettir arkada$. her $eyden once bulgurlu falan degil, bildigin etli kiymali. muhte$em bir tad.
3 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol