rakıdan önce içildiğinde, uyutma gibi bir özelliği olan nadide içki.
tinyurl.com/yarak
tinyurl.com/sik
tinyurl.com/borek
yazınca hata veriyo afedersin. neden bunlar yok, anlamış değilim!
tinyurl.com/sik
tinyurl.com/borek
yazınca hata veriyo afedersin. neden bunlar yok, anlamış değilim!
soyumuzun deşifre edilmiş hâli.
ne sandınız amk?
hadi inkâr edin lan!
ne sandınız amk?
hadi inkâr edin lan!
http://www.tinyurl.com/turkiye
türkiye kadar bir çiçek
soğuk suda çarpa çarpa yıkadım
yüzümün niyeti bir aşk şiiri
ayçiçeği
gümüş çiçeği, kavun karpuz mevsimi
çiğdem: yağmur sonu çiçeği
ilk cemreden sonra bulduğumuz çiçekler
gül güldür, gül de güldür
ben bu kadar anlarım bu işten
ekinler sarardı biçtik güz geldi
eskiden sevdiğim kızlar çiçeği
öpemedik birbirimizi işte bunun çiçeği
tay gibi dururdu tay gibi bir kız çiçeği
benim poliste kaydım varmış, hohho
poliste kaydı olmanın çiçeği
bir dâvet olan çiçek
süslerler eteklerini kikirdeyerek
kaymakam evlerinde yastık çiçeği
diz çiçeği. türkçenin en ayıp kelimeleri
dul, baldız, bizim güveyi
bacanak çiçeği, ayıp çiçekler
yüzünün ve taranmanın çiçekleri
entarin düzelirken açan çiçek
bir dâvettir çiçek ve çok kere gidilemez
insanın dairede işi vardır çünkü
amerikan polisinde bile fotoğrafım var, hah
hangi hırsızın polisi, hani ev sahibi
iyisin sevgilim, aceleci ve sabırlı
belki de barışa bir savaşla varılır
çünkü işleten sevgiyi
öfkenin kurucu meclisidir
tarihi hızlandırmanın çiçeği
senin saçlarında bir macar kırmızı var
el yazması kuranlar
ve benim yanaklardaki çerkeslik
daha bir sürü çiçekler
senin de bir kaydın bulunmalı loy
iyisin, demek ki iyisin, sabırlı ve aceleci
kadınlar mevlûdu, şerbet çiçeği
geldibirakkuşkanadıylarevân ve benim uykum
ki güzel çiçektir her zaman
hâfız kadınların fingirdekleri
tüccar, telsizciler, terlikçiler
aklımda bir kasabanın çiçeğini tamamlar
hamamı hergün turşu kokar
demek, düğünlerde böyle oynarlar
gözleri duvarlara, tavana bakar
köylerin solgun aşk çiçeği
düğün ne kadar uzundur, sağdıç çiçekleri
güveyi pencereden bir silâh atar
kızevi utanarak tarar sakalını
göğe bir duman çiçeği salınır
kaydımız olsa da olmasa da sevgilim, ohho
kaç kere yıkadık birbirimizi
ayçiçeği
iş becermişlerin yüzündeki çiçek
kurtuluş savaşının kaşındaki çiçek
asyada kabaran ekmek çiçeği
beş bin yaşından bir komutan
sen bu kadar yüreklisin
ince çekingenlik çiçeği
ha dediklerinde dağda olursun
ha diyeceklerin ağzındaki çiçek
umudun çiçeği
türkiye kadar bir çiçek
yüzünün niyeti bir aşk çiçeği
bir kalkışma yüreğindeki çiçek
ergin günçe
türkiye kadar bir çiçek
soğuk suda çarpa çarpa yıkadım
yüzümün niyeti bir aşk şiiri
ayçiçeği
gümüş çiçeği, kavun karpuz mevsimi
çiğdem: yağmur sonu çiçeği
ilk cemreden sonra bulduğumuz çiçekler
gül güldür, gül de güldür
ben bu kadar anlarım bu işten
ekinler sarardı biçtik güz geldi
eskiden sevdiğim kızlar çiçeği
öpemedik birbirimizi işte bunun çiçeği
tay gibi dururdu tay gibi bir kız çiçeği
benim poliste kaydım varmış, hohho
poliste kaydı olmanın çiçeği
bir dâvet olan çiçek
süslerler eteklerini kikirdeyerek
kaymakam evlerinde yastık çiçeği
diz çiçeği. türkçenin en ayıp kelimeleri
dul, baldız, bizim güveyi
bacanak çiçeği, ayıp çiçekler
yüzünün ve taranmanın çiçekleri
entarin düzelirken açan çiçek
bir dâvettir çiçek ve çok kere gidilemez
insanın dairede işi vardır çünkü
amerikan polisinde bile fotoğrafım var, hah
hangi hırsızın polisi, hani ev sahibi
iyisin sevgilim, aceleci ve sabırlı
belki de barışa bir savaşla varılır
çünkü işleten sevgiyi
öfkenin kurucu meclisidir
tarihi hızlandırmanın çiçeği
senin saçlarında bir macar kırmızı var
el yazması kuranlar
ve benim yanaklardaki çerkeslik
daha bir sürü çiçekler
senin de bir kaydın bulunmalı loy
iyisin, demek ki iyisin, sabırlı ve aceleci
kadınlar mevlûdu, şerbet çiçeği
geldibirakkuşkanadıylarevân ve benim uykum
ki güzel çiçektir her zaman
hâfız kadınların fingirdekleri
tüccar, telsizciler, terlikçiler
aklımda bir kasabanın çiçeğini tamamlar
hamamı hergün turşu kokar
demek, düğünlerde böyle oynarlar
gözleri duvarlara, tavana bakar
köylerin solgun aşk çiçeği
düğün ne kadar uzundur, sağdıç çiçekleri
güveyi pencereden bir silâh atar
kızevi utanarak tarar sakalını
göğe bir duman çiçeği salınır
kaydımız olsa da olmasa da sevgilim, ohho
kaç kere yıkadık birbirimizi
ayçiçeği
iş becermişlerin yüzündeki çiçek
kurtuluş savaşının kaşındaki çiçek
asyada kabaran ekmek çiçeği
beş bin yaşından bir komutan
sen bu kadar yüreklisin
ince çekingenlik çiçeği
ha dediklerinde dağda olursun
ha diyeceklerin ağzındaki çiçek
umudun çiçeği
türkiye kadar bir çiçek
yüzünün niyeti bir aşk çiçeği
bir kalkışma yüreğindeki çiçek
ergin günçe
en efendi adamı bile kurt yaparmış filan... tırışkadan nağmeler!
içkilerin en hasıdır.
ha fazla içince bende uyku ilacı tesiri gösteriyor, orasını çözebilmiş değilim ama çalışıyorum konu üzerinde. eskiden bir yetmişlik bir de ufak içince tamam oluyordum, şimdilerde bir yetmişliği zor içiyorum amk, saçmalıyorum azıcık. bakın azıcık dedim. fazla değil! sonra da uyuyorum olduğum yerde.
bir keresinde taksimde meydanda uyuyakalmışım, sabah hoca uyandırdı beni. ezanla tabii, bana özel "kalk lan ibne" demedi haliyle. bir baktım ki, ne çanta kalmış ne cep telefonu! bir adet eski çarşaf gibi 10 milyon, onu da eve gitmek için bırakmış zaar!
içkilerin en hasıdır.
ha fazla içince bende uyku ilacı tesiri gösteriyor, orasını çözebilmiş değilim ama çalışıyorum konu üzerinde. eskiden bir yetmişlik bir de ufak içince tamam oluyordum, şimdilerde bir yetmişliği zor içiyorum amk, saçmalıyorum azıcık. bakın azıcık dedim. fazla değil! sonra da uyuyorum olduğum yerde.
bir keresinde taksimde meydanda uyuyakalmışım, sabah hoca uyandırdı beni. ezanla tabii, bana özel "kalk lan ibne" demedi haliyle. bir baktım ki, ne çanta kalmış ne cep telefonu! bir adet eski çarşaf gibi 10 milyon, onu da eve gitmek için bırakmış zaar!
(capital in kind) sermaye ödemelerinin para yerine makine, teçhizat, bina vb. şeylerle yapılması.
(idle capital) firma aktifinde yer alan ancak gelir sağlayıcı işlerde kullanılmayan değerler.
(bkz: kullanılmayan sermaye)
bir trollden moderatör çıkarmayı bilmiş yegane sözlük oluşumudur.
götten bok çıkar mı?
emin olun cevap veremeyeceğim denli karmaşık bir soru oldu bu benim için!
götten bok çıkar mı?
emin olun cevap veremeyeceğim denli karmaşık bir soru oldu bu benim için!
bir soru.
susunca insanlar, geliyo akla bazen...
susunca insanlar, geliyo akla bazen...
(bkz: lapin)
yolda, geliyor manyak...
sözlüğe iyi bakın a dostlar; gene içirecem bunu ben.
şalgam suyu içecek, sakın rakı algılanmasın " başkalarınca" haa.
yolda, geliyor manyak...
sözlüğe iyi bakın a dostlar; gene içirecem bunu ben.
şalgam suyu içecek, sakın rakı algılanmasın " başkalarınca" haa.
"rakı ısmarla lan"
diye kaç gündür peşinden koştuğum dombili.
olm ne naz yapıyosun? altı üstü bi otobüse bincen, gelcen amk!
üşenme lan!
ayrıca:
göbek de atacaz karşılıklı tamam, söz...
diye kaç gündür peşinden koştuğum dombili.
olm ne naz yapıyosun? altı üstü bi otobüse bincen, gelcen amk!
üşenme lan!
ayrıca:
göbek de atacaz karşılıklı tamam, söz...
boludan:
-cuma günü öküz koşulmaz, ev işi yapılmaz.
-salı günü yeni bir elişine başlanılmaz, salı sallanır.
-ayın başında ekin ekilmez.
-kadın hasta olduğunda sandığına açmaz, turşuya el değmez, turşu bozulur.
-kırkı çıkmamış bebeği görmeye gitmez, bebek sarılık olur.
-iki bayram arası düğün olmaz.
-güneş tutulurken namaz kılınır, ay tutulurken silah atılır.
-kara kedi uğursuzluk sayılır.
-köpek uluması hayra yorulmaz.
-baykuşun bir evin bacasına konması ve ötmesi o evden ölü çıkacağına delalettir.
-kazak başlarken lastik örgü yarım bırakılırsa iş üremez.
-üzerine kuş pislemesi talihin açılacağına işarettir.
-gece dışarıya çöp atılmaz, cin çarpar.
-gece sakız çiğnenmez, ölü eti çiğnenir.
-kapı eşiğine oturulmaz, iftiraya uğrarsın.
-kız istemeye gidilirken hayırlı olması için perşembe akşamı tercih edilir.
-önce sağ ayakkabı giyilir.
-cuma günü öküz koşulmaz, ev işi yapılmaz.
-salı günü yeni bir elişine başlanılmaz, salı sallanır.
-ayın başında ekin ekilmez.
-kadın hasta olduğunda sandığına açmaz, turşuya el değmez, turşu bozulur.
-kırkı çıkmamış bebeği görmeye gitmez, bebek sarılık olur.
-iki bayram arası düğün olmaz.
-güneş tutulurken namaz kılınır, ay tutulurken silah atılır.
-kara kedi uğursuzluk sayılır.
-köpek uluması hayra yorulmaz.
-baykuşun bir evin bacasına konması ve ötmesi o evden ölü çıkacağına delalettir.
-kazak başlarken lastik örgü yarım bırakılırsa iş üremez.
-üzerine kuş pislemesi talihin açılacağına işarettir.
-gece dışarıya çöp atılmaz, cin çarpar.
-gece sakız çiğnenmez, ölü eti çiğnenir.
-kapı eşiğine oturulmaz, iftiraya uğrarsın.
-kız istemeye gidilirken hayırlı olması için perşembe akşamı tercih edilir.
-önce sağ ayakkabı giyilir.
boludan:
hamile kadın, sahibinin haberi olmadan başkasının malına el süremez, aksi halde doğacak çocuk haramzade olacaktır. tüylü nesnelere bakılırsa çocuğun tüylü olacaktır. ela gözlü evlat isteyen anne aya bakar. hamile kadın manda kaymağı yemez, yerse vakitsiz doğar. çocuğun adı doğduğu gün konur. loğusa yatağı yedi gün bekletilir. çocuk kırk günlük olunca annesi ve akrabaları ile hamama götürülür. bebek kırklanırken annesine gösterilmez. eğer görürse anneyi korku basar ve hastalanır. bebek kırklanırken suyun içine güzel olması için altın atılır. çocuğun çabuk yürümesi için bir cuma günü iki ayağı ip ile bağlanır ve camiye götürülür. camiden ilk çıkan erkeğe bu ip kestirilir, buna köstek kesme denilir. kız ve erkek çocuğun kundak giysileri doğumdan önce hazırlandığı için farklılık gözetilmez. ancak kız çocukları için pembe, erkek çocuklar için mavi renkli giysiler tercih edilmektedir. doğum yapan anneye bebek görmeye gidilmektedir. akrabalar, komşular bebek görmeye hediyeleri ile birlikte giderler ve orada misafirlere loğusa şerbeti ikram edilir. loğusa şerbeti "nöbet şekeri" adı verilen kırmızı renkli şekerin suda eritilmesi ile yapılmaktadır. halk arasında "kırk basması, al basması" denilen inanış gereği loğusa kırk gün odasında yalnız bırakılmaz. çocuğun ilk çıkan dişini gören hediye alır. bebek görmeye gidenin giysisinden bir parça iplik koparılır, kundağa koyulur.
hamile kadın, sahibinin haberi olmadan başkasının malına el süremez, aksi halde doğacak çocuk haramzade olacaktır. tüylü nesnelere bakılırsa çocuğun tüylü olacaktır. ela gözlü evlat isteyen anne aya bakar. hamile kadın manda kaymağı yemez, yerse vakitsiz doğar. çocuğun adı doğduğu gün konur. loğusa yatağı yedi gün bekletilir. çocuk kırk günlük olunca annesi ve akrabaları ile hamama götürülür. bebek kırklanırken annesine gösterilmez. eğer görürse anneyi korku basar ve hastalanır. bebek kırklanırken suyun içine güzel olması için altın atılır. çocuğun çabuk yürümesi için bir cuma günü iki ayağı ip ile bağlanır ve camiye götürülür. camiden ilk çıkan erkeğe bu ip kestirilir, buna köstek kesme denilir. kız ve erkek çocuğun kundak giysileri doğumdan önce hazırlandığı için farklılık gözetilmez. ancak kız çocukları için pembe, erkek çocuklar için mavi renkli giysiler tercih edilmektedir. doğum yapan anneye bebek görmeye gidilmektedir. akrabalar, komşular bebek görmeye hediyeleri ile birlikte giderler ve orada misafirlere loğusa şerbeti ikram edilir. loğusa şerbeti "nöbet şekeri" adı verilen kırmızı renkli şekerin suda eritilmesi ile yapılmaktadır. halk arasında "kırk basması, al basması" denilen inanış gereği loğusa kırk gün odasında yalnız bırakılmaz. çocuğun ilk çıkan dişini gören hediye alır. bebek görmeye gidenin giysisinden bir parça iplik koparılır, kundağa koyulur.
yöreye ait kalıplaşmış bazı sözler:
acıtma arsız edersin, acıktırma hırsız edersin
ağızdan burun yakın, kardaştan karın yakın
ağzı eğri olsa da, zengin karısı söylesin
allah dört gözden ayırmasın
allah kötüler bahtı versin
ana baba tahtını yapar bahtını yapamaz
bolulunun taşınca ayranı, tanımaz bayramı
burası bolu, öyne de olu, böyne de olu
çok endeleyen ya kele, ya köre
dilmi güzel, dilber mi güzel
ekmek elin, su gölün, odun abantın
engelsiz döngel yenmiyor
evin geniş olacağına elin geniş olsun
fukaranın döngeli köhnümez
kırk gün kıran olmuş, gene de eceli gelen ölmüş
sevip dostuna, boşanıp kocana varma
silahla yaşayan, silaha kurban olur
uşağın hoşafta hakkı olmaz
yük altındaki eşek anırmaz
zaman sana uymazsa sen zamana uy
allah göynünün muradını versin
acıtma arsız edersin, acıktırma hırsız edersin
ağızdan burun yakın, kardaştan karın yakın
ağzı eğri olsa da, zengin karısı söylesin
allah dört gözden ayırmasın
allah kötüler bahtı versin
ana baba tahtını yapar bahtını yapamaz
bolulunun taşınca ayranı, tanımaz bayramı
burası bolu, öyne de olu, böyne de olu
çok endeleyen ya kele, ya köre
dilmi güzel, dilber mi güzel
ekmek elin, su gölün, odun abantın
engelsiz döngel yenmiyor
evin geniş olacağına elin geniş olsun
fukaranın döngeli köhnümez
kırk gün kıran olmuş, gene de eceli gelen ölmüş
sevip dostuna, boşanıp kocana varma
silahla yaşayan, silaha kurban olur
uşağın hoşafta hakkı olmaz
yük altındaki eşek anırmaz
zaman sana uymazsa sen zamana uy
allah göynünün muradını versin
boludan:
ağzına verdim bir sormuk
sırtına da vurdum bir yumruk
dana dana dastana
danalar girmiş bostana
o zalım danayı bıçakladım hu hu
amanın yavrum gızları gucakladım
hazma bey’den aşmadım
güzel yavrum neni
yollarını şaşmadım
mini mini gızım hu hu
ağzına verdim bir sormuk
sırtına da vurdum bir yumruk
dana dana dastana
danalar girmiş bostana
o zalım danayı bıçakladım hu hu
amanın yavrum gızları gucakladım
hazma bey’den aşmadım
güzel yavrum neni
yollarını şaşmadım
mini mini gızım hu hu
yöreye özgü terimlerden birkaçı:
-beredayi: işe yaramaz
-fittoz: hoppa,oynak
-bızap : buzağı
-çapu : alkış
-çılızer : zayıf
-çipin : sinek
-dav : dolu yağmur
-dırçik : zıplamak
-dingila fıstık : tahteravalli
-pestaf : deste
-şilor : erik
-tıhtımorik : bögürtlen
-gılez : salya
-gülyaz: kiraz
-herkendaz : ateş köreği
-jüjü : kirpi
-kartol : patates
-keşur : havuç
-moz: siyah arı
-pişik : kedi
-şipane : eşik
-zıngılav : çan, zil
-beredayi: işe yaramaz
-fittoz: hoppa,oynak
-bızap : buzağı
-çapu : alkış
-çılızer : zayıf
-çipin : sinek
-dav : dolu yağmur
-dırçik : zıplamak
-dingila fıstık : tahteravalli
-pestaf : deste
-şilor : erik
-tıhtımorik : bögürtlen
-gılez : salya
-gülyaz: kiraz
-herkendaz : ateş köreği
-jüjü : kirpi
-kartol : patates
-keşur : havuç
-moz: siyah arı
-pişik : kedi
-şipane : eşik
-zıngılav : çan, zil
bingöl’e özgü bir oyun.
hareketli bir oyundur. yörede en çok sevilen ve tutulan oyunlardandır, ayaklar yeri döverek tempo tutulur ve öne doğru üç sıçrama yapılır. hareketlerin aynı anda yapılmasına özen gösterilir.
hareketli bir oyundur. yörede en çok sevilen ve tutulan oyunlardandır, ayaklar yeri döverek tempo tutulur ve öne doğru üç sıçrama yapılır. hareketlerin aynı anda yapılmasına özen gösterilir.
bingöle özgü bir oyun:
çok sert figürleri olan bir oyundur. oyun, yöre insanının tabiat ile olan mücadelesini ve oyuncular arasında bir nevi kuvvet denemesini yansıtır. oyun; davul, zurna eşliğinde oynanır. müziğin başlaması ile birlikte sağ ayakla oyuna başlanır. üç adım öne yürünür, üç adım bitiminde eller çırpılır. bu hareketlerin bir kaç kez tekrarından sonra eşler birbirlerine dönerek ellerinin içleri ile üçer defa sert bir şekilde karşılıklı vuruşurlar. bu vurma hareketleri bir kaç kez yapılır.
çok sert figürleri olan bir oyundur. oyun, yöre insanının tabiat ile olan mücadelesini ve oyuncular arasında bir nevi kuvvet denemesini yansıtır. oyun; davul, zurna eşliğinde oynanır. müziğin başlaması ile birlikte sağ ayakla oyuna başlanır. üç adım öne yürünür, üç adım bitiminde eller çırpılır. bu hareketlerin bir kaç kez tekrarından sonra eşler birbirlerine dönerek ellerinin içleri ile üçer defa sert bir şekilde karşılıklı vuruşurlar. bu vurma hareketleri bir kaç kez yapılır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?