dü$lemeler;
1.
puslu havada yorgundu
kırılgan başakların arasında açan güller
bahçem gönlümün uykusuz köşesi
ve ölümüm yaklaştı geceye
iliklerime işleyerek aktı sapsarı hüzün
kırlangıçların biricik bakışlarında boğuldum
geride aşkların sonsuz heyecanı
ve omuzbaşımda unuttuğun saçların
sıcaklığın ellerimde
sarıl da gel sesindeki titreyen gül tadına
2.
yanımdan geçiyorum gözbebeklerinin
damlayıp içine inceden, delice sarıyorum
umarsızca emerek derin güzelliğini
3.
volta atan serçeleri gözlüyorum
su kenarında
bitmez tükenmez sevdalar soluğumda
ve ne zaman yalnızlık sıçrarsa gözlerime
eskimiş ötüşlere döner saatler
kadehime dolar yüzüm
4.
bıraktım her günkü yolumu
yollar buldum kendime
dönsün diye yüreğimin rengi sevgiye
$izofreni yalnız oynanmaz kitabının yazarı.
rahmi vidinlioglu kitabı.
gittin! seni benden, beni senden koparttılar! kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki azrail! tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar.
başlamadan bitti aramızdaki her şey! bitti! sen, "bitti" bile diyemedin "başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki..." derdim!
bitti! her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! aramızdaki sıradağar gibi duran aşılmaz engel "biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: "şizofrenik septomlar..."diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!"emir kipiyle noktalanan!
ey kâri! şimdi dinleyeceğn her şey yalandır... yalan.. yalan.. yalan bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikayesidir.. kocaman, hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikayesi...
gittin! seni benden, beni senden koparttılar! kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki azrail! tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar.
başlamadan bitti aramızdaki her şey! bitti! sen, "bitti" bile diyemedin "başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki..." derdim!
bitti! her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! aramızdaki sıradağar gibi duran aşılmaz engel "biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: "şizofrenik septomlar..."diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!"emir kipiyle noktalanan!
ey kâri! şimdi dinleyeceğn her şey yalandır... yalan.. yalan.. yalan bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikayesidir.. kocaman, hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikayesi...
(bkz: öyle)
karıldı gecelerimize
tepeleme güneş ışığı dolu
duvarlar, göz kırpışlarımızla
savruldu taneleri gözyaşlarımızın
çocuk boyuna ulaşınca
çırılçıplak geçti ayaklarımız
serinlikte
toprağın rengi ikindi gibi
ey ömrümün kara lekeleri
geri al sarmaşık kokulu gök
uyuşturucu bir aşk üstüne söylediklerini
geçerli çünkü hâlâ
turna seslerinde ölüm marşları
ve azgın denizin çığlığında
telaşsız sızısıyla karanlığa
sıvanan saçlarımın kanaması
öyle…
(bkz: kaan ince)
tepeleme güneş ışığı dolu
duvarlar, göz kırpışlarımızla
savruldu taneleri gözyaşlarımızın
çocuk boyuna ulaşınca
çırılçıplak geçti ayaklarımız
serinlikte
toprağın rengi ikindi gibi
ey ömrümün kara lekeleri
geri al sarmaşık kokulu gök
uyuşturucu bir aşk üstüne söylediklerini
geçerli çünkü hâlâ
turna seslerinde ölüm marşları
ve azgın denizin çığlığında
telaşsız sızısıyla karanlığa
sıvanan saçlarımın kanaması
öyle…
(bkz: kaan ince)
(bkz: abaküs)
mükemmel özge dirik $iiri..
kırmızının deliliklerinden kurtardın hayatını.
aşk denilen sır;
iki ayağın altına sabun bağlayıp,
koşmaktı peşinden salıncakların.
gümüş ve geniş yollar ıssızlığında,
kardeş ıslıklarla aynı gözleri ağlattık.
gün geceliklerinin içinde uyanamayınca
doyamadım, dayanamadım yalın yanlışlarıma.
hangi geçmişler için kestiysen parmaklarını,
onlar için büyüttüm ellerimi.
şimdi yaşa diyen ağzının içine yakışmıyor
kupkuru deliliklerim.
bugün kızıyor yollarıma,
senin tarih bildiğin tüm ipuçları.
ama yalınayak bir çocuk bağırıyor içimde;
kızma baba çocuk sabrı elliye kadar sayar en fazla..
kırmızının deliliklerinden kurtardın hayatını.
aşk denilen sır;
iki ayağın altına sabun bağlayıp,
koşmaktı peşinden salıncakların.
gümüş ve geniş yollar ıssızlığında,
kardeş ıslıklarla aynı gözleri ağlattık.
gün geceliklerinin içinde uyanamayınca
doyamadım, dayanamadım yalın yanlışlarıma.
hangi geçmişler için kestiysen parmaklarını,
onlar için büyüttüm ellerimi.
şimdi yaşa diyen ağzının içine yakışmıyor
kupkuru deliliklerim.
bugün kızıyor yollarıma,
senin tarih bildiğin tüm ipuçları.
ama yalınayak bir çocuk bağırıyor içimde;
kızma baba çocuk sabrı elliye kadar sayar en fazla..
"ipek böceği attım
e$arp dü$tü içime...”
uyandım
rüyamda kanamış dilim
belki kıtlama jiletle bağrılan
yaşam öyküleri anlatmışımdır çocuklara.
çocuklar dedim de
onlar da kanadılar
kanınca bana.
kalktım
bir eşkiya rica etti yüklerimi
güzel de bir kadın
çocuğunu öleceği yaşa büyütemeden giden
bir anneyi uğurlamış olsa da
onyedi kalp kriziyle
yürüdüm
adımlarım nasıl da uyarılıyor
kapıyı çalan biri olduğunda
isterse bir hırsız olsun
kapıyı çalmaya yeltenen
öldüm
ve yarın üşüştüler başıma; yaşlar, ayaklar, gözler
ve yarı yaşam yakınmaları sürdü adıma
ve yar uzun saçlı bir adamla geldi mezarlığa
ve ya bir kadınla...
ve
gömdüler beni,
öldürdükleri gibi
özenle.
e$arp dü$tü içime...”
uyandım
rüyamda kanamış dilim
belki kıtlama jiletle bağrılan
yaşam öyküleri anlatmışımdır çocuklara.
çocuklar dedim de
onlar da kanadılar
kanınca bana.
kalktım
bir eşkiya rica etti yüklerimi
güzel de bir kadın
çocuğunu öleceği yaşa büyütemeden giden
bir anneyi uğurlamış olsa da
onyedi kalp kriziyle
yürüdüm
adımlarım nasıl da uyarılıyor
kapıyı çalan biri olduğunda
isterse bir hırsız olsun
kapıyı çalmaya yeltenen
öldüm
ve yarın üşüştüler başıma; yaşlar, ayaklar, gözler
ve yarı yaşam yakınmaları sürdü adıma
ve yar uzun saçlı bir adamla geldi mezarlığa
ve ya bir kadınla...
ve
gömdüler beni,
öldürdükleri gibi
özenle.
(bkz: ilham nöbetleri)
çok güzel $iirlere sahip, intihar etmi$ $air.
özge dirik $iiri..güzelinden..
kırarsın bazen ekmeği
öyle buğu falan da çıkmaz
bayattır
ya da
ısıtılmı$tır bir bayatlığın üzerine
ama masana doluveririr
ilham perileri
masanın altında
açlıktan ayağına göz koymu$lar
kalemini oynatmaya ba$ladın ya
hemen kıskanır
ilham kedileri
biraz içeri gir
dil ovasının altında binlerce şair
--mezara nasıl da yakı$ıyorlar
ya$arken kemirilen cesetler--
onlara gülüyorlar
ilham pireleri
öpü$tükten sonra ağzımda
ispirto tadı bırakan kadınlar
girer rüyalarıma
ama öyle değil
ne kadar küçülürse küçülsünler
mide bulandırmıyor
ilham sinekleri...
kırarsın bazen ekmeği
öyle buğu falan da çıkmaz
bayattır
ya da
ısıtılmı$tır bir bayatlığın üzerine
ama masana doluveririr
ilham perileri
masanın altında
açlıktan ayağına göz koymu$lar
kalemini oynatmaya ba$ladın ya
hemen kıskanır
ilham kedileri
biraz içeri gir
dil ovasının altında binlerce şair
--mezara nasıl da yakı$ıyorlar
ya$arken kemirilen cesetler--
onlara gülüyorlar
ilham pireleri
öpü$tükten sonra ağzımda
ispirto tadı bırakan kadınlar
girer rüyalarıma
ama öyle değil
ne kadar küçülürse küçülsünler
mide bulandırmıyor
ilham sinekleri...
mükemmel bir özge dirik $iiri..
bu şiir biraz ayıp bayım
şimdiden uyarayım
henüz ilkokuldayken
bakir şehvetlerdi en sevdiğim dersin adı
ders türkçe, bildiğiniz dilbilgisi
benim öğrendiğim ise
hiç evlenmemiş bir vücudun dili.
bu şiir biraz küstah bayım
cuma namazında bir tezgahtar
bar tezgahtarı
gözünüzden beyninize giden kelimeler
bağboğan tohumları.
bu şiir belayı satın almak bayım
küfrediyor "stay with me" dediğiniz her mahluğa
sonuna dokuz sıfırla
bilek çıkaran pazarlıklara girişiyor
cenini sakat hamleler yiyor.
bu şiir yad ellerin yad ettiği şairlerin öfkesiyle
tasfiye nedeniyle yazıldı bayım.
karısını bir cinle basalı
yakası açılmadık laflar ediyor
her sevda gibi
ilk buluşmada ölçü
son buluşmada öc alıyor.
bu şiir balayı baltalayan kaynana dili bayım
modern asyanın devrimleri yani;
zincirleme dil sürçmesi.
sürçmüşken
kaldırmalı tanrının idamından önceki tüm idamları
farkında mısınız bayım, korsan baskı korkusu bu;
kitap falan yazamıyor tanrı artık.
bu şiir ölüme susayıp, çok içmek bayım
laf aramızda
pisuarın duvarlarını bu denli iyi kullandığınıza göre
sorunlarınızı bana anlatabilirsiniz bayım.
bu şiir işleyen demirin yaşlanması
yaşlanan demirin ise paslanmasıdır bayım.
annem yanlış adamı seçtiği için
onbir taneydi bizde, ayların sultanları
atlı karıncamdayken jeton tazeleyecek bir baba arıyorum şimdi
annem beni
sizden doğaçlamış olabilir mi bayım?
bayım...!?
bu şiir biraz ayıp bayım
şimdiden uyarayım
henüz ilkokuldayken
bakir şehvetlerdi en sevdiğim dersin adı
ders türkçe, bildiğiniz dilbilgisi
benim öğrendiğim ise
hiç evlenmemiş bir vücudun dili.
bu şiir biraz küstah bayım
cuma namazında bir tezgahtar
bar tezgahtarı
gözünüzden beyninize giden kelimeler
bağboğan tohumları.
bu şiir belayı satın almak bayım
küfrediyor "stay with me" dediğiniz her mahluğa
sonuna dokuz sıfırla
bilek çıkaran pazarlıklara girişiyor
cenini sakat hamleler yiyor.
bu şiir yad ellerin yad ettiği şairlerin öfkesiyle
tasfiye nedeniyle yazıldı bayım.
karısını bir cinle basalı
yakası açılmadık laflar ediyor
her sevda gibi
ilk buluşmada ölçü
son buluşmada öc alıyor.
bu şiir balayı baltalayan kaynana dili bayım
modern asyanın devrimleri yani;
zincirleme dil sürçmesi.
sürçmüşken
kaldırmalı tanrının idamından önceki tüm idamları
farkında mısınız bayım, korsan baskı korkusu bu;
kitap falan yazamıyor tanrı artık.
bu şiir ölüme susayıp, çok içmek bayım
laf aramızda
pisuarın duvarlarını bu denli iyi kullandığınıza göre
sorunlarınızı bana anlatabilirsiniz bayım.
bu şiir işleyen demirin yaşlanması
yaşlanan demirin ise paslanmasıdır bayım.
annem yanlış adamı seçtiği için
onbir taneydi bizde, ayların sultanları
atlı karıncamdayken jeton tazeleyecek bir baba arıyorum şimdi
annem beni
sizden doğaçlamış olabilir mi bayım?
bayım...!?
(bkz: aykırı)
kaan ince $iiridir..
düş dağınıklığında yatağım
gözlerimde diş izleri
katıksız bir ölüm
gecede çoğalan
ve yattığım yerdeki
acının motiflerinde
kanar oyası yüreğimin
zamanla dayanağımı kopardığımda
varoluşa aykırıydım
özlem cinayetleri
karaya demir atan
büyür seslerde kin
tersine dönerken
masaüstü takviminde saniye
ve müthiş bir yokluk
öykülerden alınıp
gömülür son esrarlı dağa
kız kaçıran bir umudun
ışıltısı dolunayda
ezberletir tüm şiirleri
yalnızlığıma
şimdilik misafirim doğada
düş dağınıklığında yatağım
gözlerimde diş izleri
katıksız bir ölüm
gecede çoğalan
ve yattığım yerdeki
acının motiflerinde
kanar oyası yüreğimin
zamanla dayanağımı kopardığımda
varoluşa aykırıydım
özlem cinayetleri
karaya demir atan
büyür seslerde kin
tersine dönerken
masaüstü takviminde saniye
ve müthiş bir yokluk
öykülerden alınıp
gömülür son esrarlı dağa
kız kaçıran bir umudun
ışıltısı dolunayda
ezberletir tüm şiirleri
yalnızlığıma
şimdilik misafirim doğada
(bkz: gizli yara)
kaan ince $iiridir..
yeni ölmüş bir esmerliğin kan çalılarını örtmesi
ıssızlığın sır gibi konması ufka / kar kusan saatlerde
hepsi gazel yarası / kapanıp açılan
gece kuşlarının kanatlarından elektrik üfler uykuma ihanetler
ilk aydınlık soluğumda buğu usulca
ıslak kâğıdın buruşurken çıkardığı sessizlik
dudaklarımda jilet kesikleri
gözlerimi yakıyor martısız deniz
sıyırır mermi gibi zamanın yelesini / ateş dalgalarımın yalnızlığa koşan gemisi
güneşli kent eğilmiş yenik coğrafyasına ezgi dağıtıyor
sonsuzlukta bozuk genlerin çığlığı
gergin kasıklar kadar çıplak gece
toprak çürür denizde
günlerin bataklık çukurları kireç bulaşığı
sığ bir ateş sessizliğinde dudaksıllaşan gözler
ayak izlerine ışık düşer uğultu geçmişten
gece birikintisi yüzüm / terkedilen hüzünler
hayat ve ölüm pul pul olur burçlara dağılan aşklardan
çil dolar düşlerime
gizlice kanar sabah yelleri gibi uzayan saatler
sesimizi düşleyen özlem sellerine kaptırdığımız
şarap akar usulca esrik yalnızlığımıza
kanatlar dolusu gökyüzü getirdim sana ey anılar
eski bir evde oyuncaklarını kıran çocukluğum
salkım söğüt gibi eğilir acının rengi önünde
boyun eğmek yükseltir kinin şiddetini
sus
konuşma
hâlâ deniz
geceler boyu
kan onarır mı yarasını imgelerin ?
kuş çığlıklarına tüneyen uçurtma / bozuk fenerin ışıkları
sekerek giden yaşamın korkunç sessizliği nasıl çizilir?
dağlar gece fısıltısı
yıldızsız görüntüler yığını yirmi yıllık telaşın aynadaki izi
kaç çizgiyle kaç yaprak kaybolup çoğaldı yüzünde?
cinnet geçiren bir kızın ırmaklara boşanması diri diri
mendil boyu hüzünler ceplerimde kirlendi
sır kaldı ince damlalar uğultusuyla gözlerimin sarnıcında
son nefesimde tüm camları buğuyla sardım zaman nemlensin diye
bir bıçak darbesiyle dağılıyor sisi bakışlarının
eşsiz köpüren dalgayım / yanık kokusu ve tortuyum gümüş
damarlarında o kuytunun
vapur sesine kaçardım / gıcık tutardım boğazda / istanbul sırtları kambur kalırdı
yeni ölmüş bir esmerliğin kan çalılarını örtmesi
ıssızlığın sır gibi konması ufka / kar kusan saatlerde
hepsi gazel yarası / kapanıp açılan
gece kuşlarının kanatlarından elektrik üfler uykuma ihanetler
ilk aydınlık soluğumda buğu usulca
ıslak kâğıdın buruşurken çıkardığı sessizlik
dudaklarımda jilet kesikleri
gözlerimi yakıyor martısız deniz
sıyırır mermi gibi zamanın yelesini / ateş dalgalarımın yalnızlığa koşan gemisi
güneşli kent eğilmiş yenik coğrafyasına ezgi dağıtıyor
sonsuzlukta bozuk genlerin çığlığı
gergin kasıklar kadar çıplak gece
toprak çürür denizde
günlerin bataklık çukurları kireç bulaşığı
sığ bir ateş sessizliğinde dudaksıllaşan gözler
ayak izlerine ışık düşer uğultu geçmişten
gece birikintisi yüzüm / terkedilen hüzünler
hayat ve ölüm pul pul olur burçlara dağılan aşklardan
çil dolar düşlerime
gizlice kanar sabah yelleri gibi uzayan saatler
sesimizi düşleyen özlem sellerine kaptırdığımız
şarap akar usulca esrik yalnızlığımıza
kanatlar dolusu gökyüzü getirdim sana ey anılar
eski bir evde oyuncaklarını kıran çocukluğum
salkım söğüt gibi eğilir acının rengi önünde
boyun eğmek yükseltir kinin şiddetini
sus
konuşma
hâlâ deniz
geceler boyu
kan onarır mı yarasını imgelerin ?
kuş çığlıklarına tüneyen uçurtma / bozuk fenerin ışıkları
sekerek giden yaşamın korkunç sessizliği nasıl çizilir?
dağlar gece fısıltısı
yıldızsız görüntüler yığını yirmi yıllık telaşın aynadaki izi
kaç çizgiyle kaç yaprak kaybolup çoğaldı yüzünde?
cinnet geçiren bir kızın ırmaklara boşanması diri diri
mendil boyu hüzünler ceplerimde kirlendi
sır kaldı ince damlalar uğultusuyla gözlerimin sarnıcında
son nefesimde tüm camları buğuyla sardım zaman nemlensin diye
bir bıçak darbesiyle dağılıyor sisi bakışlarının
eşsiz köpüren dalgayım / yanık kokusu ve tortuyum gümüş
damarlarında o kuytunun
vapur sesine kaçardım / gıcık tutardım boğazda / istanbul sırtları kambur kalırdı
(bkz: fısıltı)
zaman kırılır hızından; saat: hoşçakal.
sus… biliyorum… uçurum vakti…
iki meyvesi koparılmış ağaç sallanır boşlukta;
gözlerim: düş ayazı.
ölüm… sanrısı bellek sektiren
lanet…
filmin: öykünen gece; sar sarmala kendini ışık şırıltısına.
yaşam… görüntü geçer… fotoğraf
kanamaları…
(akşam yürüdük pencerelerden; yalancı ateş
yuvalarına çizilen ayrılık resimlerinin
gölgesinde, kırık bir sevgili yüzünü
toplamıştık seninle, acı deniz
her nedense…)
öyle değil mi reis? söyle
ey çocuk saklama sesini koynunda…
yağmur işgali, koynuna sakladığın. kurra. hile.
e l e n d i n .
yanlış telgraf çeken, kaldırım
ıslığı gözlerin, şimdi iki meyve:
d ü ş – ü z ü m.
her seferinde de aynı intihar tutar bizi.
sapkın bir gece böğürtleni yüreğin.
sus…
f
ı
s
ı
l
t
ı
gece …….. gündüz
iç dış
(bkz: kaan ince)
sus… biliyorum… uçurum vakti…
iki meyvesi koparılmış ağaç sallanır boşlukta;
gözlerim: düş ayazı.
ölüm… sanrısı bellek sektiren
lanet…
filmin: öykünen gece; sar sarmala kendini ışık şırıltısına.
yaşam… görüntü geçer… fotoğraf
kanamaları…
(akşam yürüdük pencerelerden; yalancı ateş
yuvalarına çizilen ayrılık resimlerinin
gölgesinde, kırık bir sevgili yüzünü
toplamıştık seninle, acı deniz
her nedense…)
öyle değil mi reis? söyle
ey çocuk saklama sesini koynunda…
yağmur işgali, koynuna sakladığın. kurra. hile.
e l e n d i n .
yanlış telgraf çeken, kaldırım
ıslığı gözlerin, şimdi iki meyve:
d ü ş – ü z ü m.
her seferinde de aynı intihar tutar bizi.
sapkın bir gece böğürtleni yüreğin.
sus…
f
ı
s
ı
l
t
ı
gece …….. gündüz
iç dış
(bkz: kaan ince)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?