muhayyerkürdi bir sanat müziği eseridir.
için için yanıyor, yanıyor bu gönlüm
onu niçin arıyor, arıyor bu gönlüm?
o bir vefasızdı, o bir hayırsızdı,
neden gönül ariyor? neden gönül yanıyor?
açık yeşildi gözü, güneş gibiydi yüzü,
o çok güzeldi ama yalancının biriydi.
ah, unut onu gönlüm unut onu sen de..
neden niçin anıyor, arıyor bu gönlüm?
onu niçin soruyor, soruyor bu gönlüm?
o bir vefasızdı, o bir hayırsızdı,
neden gönül anıyor? neden gönül soruyor?
açık yeşildi gözü, güneş gibiydi yüzü,
o çok güzeldi ama yalancının biriydi.
ah, unut onu gönlüm unut onu sen de..
(bkz: tumevardim gelicem)
(bkz: macarena)
medine’de nazil olmuştur. 14 ayettir. adını, müminlerin saf tutarak allah yolunda savaştıklarını bildiren 4. ayetinden almıştır.
elinizden gelen her şeyi yapsanız da bir türlü kendinize layık gör(e)mediğiniz payedir.
mükemmel bir çoşkun demir şarkisi...
rüzgarın kollarında,
kederli yapraklar gibi,
işte geldik gidiyoruz,
sanki bir rüya gibi,
nedir böyle akıp giden,
sessizce yorgun bir ırmak gibi?
boşa geçen hayatım mı?
umut dolu yıllarım mı?
ne çok sevdik unutma,
yorgunum beni anla,
tut elimi rüzgarlara
bırakma...
kimdir o böyle,
savrulup giden, rüzgarlarla?
daldan düşmüş bir yaprak mı?
sevda mı, ayrılıklar mı?
bize kalan nedir, söyle,
anılar mı, acılar mı?
yoksa kırık umutlar mı?
söz: özdemir kaptan
müzik: cenk taşkan
rüzgarın kollarında,
kederli yapraklar gibi,
işte geldik gidiyoruz,
sanki bir rüya gibi,
nedir böyle akıp giden,
sessizce yorgun bir ırmak gibi?
boşa geçen hayatım mı?
umut dolu yıllarım mı?
ne çok sevdik unutma,
yorgunum beni anla,
tut elimi rüzgarlara
bırakma...
kimdir o böyle,
savrulup giden, rüzgarlarla?
daldan düşmüş bir yaprak mı?
sevda mı, ayrılıklar mı?
bize kalan nedir, söyle,
anılar mı, acılar mı?
yoksa kırık umutlar mı?
söz: özdemir kaptan
müzik: cenk taşkan
2006 yılının css tabanlı en güzel 50 sitesi:
http://www.smashingmagazine.com/2006/12/19/50-beautiful-css-based-web-designs-in-2006/
http://www.smashingmagazine.com/2006/12/19/50-beautiful-css-based-web-designs-in-2006/
yonca evcimikin eski kocası harun özakıncının 2004 yılında çektiği simbiyotik adlı filmin konusu bu soru üzerine kuruludur.
konuyla belki alakalıdır diye (bkz: yemek bloglari)
milli iradenin en yüksek temsilcisi niteliğindedir. ayrıca anayasa değişikliği, referandum, ülkenin ekonomik, sosyal ve politik gelişmesine yön verecek ana konularda tavsiyeleri tartışma ve karar alma yetkisine sahiptir. ancak halk maslahatı yasama organı değildir. türkmenistan’ın yasama organı meclis’tir. halk maslahatı kararları meclis tarafından yasalaştırılır.
göz yanilmasi.
http://www.michaelbach.de/ot/
http://www.michaelbach.de/ot/
(bkz: serum)
bekle beni, döneceğim.
yalnız hep bekle
bekle; sarı yağmurlar
hüznü getirdiğinde,
bekle; kar fırtınalarında
kör sıcaklarda bekle,
başkaları beklenmezken bekle-
dün unutulmuşken.
bekle, beraber bekleyenlerin
sabrı tükendiğinde.
bekle beni, döneceğim
aldırma sakın
unutmak vakti olduğundan
emin olanlara,
bırak inansın oğlum ve annem
benim artık olmadığıma,
bırak yorulsun bekleyen dostlar
otursunlar ateş başına
içsinler acı şarabı
ruhumun anısına...
bekle. ve onlarla birlikte içmekte
acele etme.
bekle beni, döneceğim,
tüm ölümlerin inadına.
beni beklemeyenler
bırak desinler: -şanslıymış.
onlar beklemediler; anlayamazlar
nasıl senin kurtardığını beni
ateşlerin içinden
beklentinle.
benim nasıl hayatta kaldığımı
yalnız biz bileceğiz
ben ve sen, -
mesele senin
başka hiçkimsenin yapamayacağı şekilde
beklemeyi bilmende.
yalnız hep bekle
bekle; sarı yağmurlar
hüznü getirdiğinde,
bekle; kar fırtınalarında
kör sıcaklarda bekle,
başkaları beklenmezken bekle-
dün unutulmuşken.
bekle, beraber bekleyenlerin
sabrı tükendiğinde.
bekle beni, döneceğim
aldırma sakın
unutmak vakti olduğundan
emin olanlara,
bırak inansın oğlum ve annem
benim artık olmadığıma,
bırak yorulsun bekleyen dostlar
otursunlar ateş başına
içsinler acı şarabı
ruhumun anısına...
bekle. ve onlarla birlikte içmekte
acele etme.
bekle beni, döneceğim,
tüm ölümlerin inadına.
beni beklemeyenler
bırak desinler: -şanslıymış.
onlar beklemediler; anlayamazlar
nasıl senin kurtardığını beni
ateşlerin içinden
beklentinle.
benim nasıl hayatta kaldığımı
yalnız biz bileceğiz
ben ve sen, -
mesele senin
başka hiçkimsenin yapamayacağı şekilde
beklemeyi bilmende.
mehmet akif ersoyun en önemli eserlerinden biri...
-basri bey oğlumuza-
bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!
taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
ne muhrik nağmeler, yâ rab, ne mevcâmevc demlerdi;
ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya sûr-i mahşerdi!
-eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.
hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
ufuklar, bud-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - ebâda;
hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?
hayır, mâtem senin hakkın değil... mâtem benim hakkım:
asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!
ne husrandır ki: şarkın ben vefâsız, kansız evlâdı,
serâpâ garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
salâhaddîn-i eyyûbîlerin, fatihlerin yurdu.
ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde osmanın;
ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı mevlânın!
ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
o kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
çökük bir kubbe kalsın mabedinden yildirim hânın;
şenâatlerle çiğnensin muazzam kabri orhanın!
ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
sürünsün şimdi milyonlarca mevâsız kalan dindaş!
yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
dolaşsın, sonra, islâmın harem-gâhında nâ-mahrem...
benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)
[safahat, yedinci kitap]
(*) bu şiir yazılırken yunan istilâsı altındaki topraklarımız
hususiyle bursaya dair elîm haberler geliyordu;
tetkikine de imkân yoktu
-basri bey oğlumuza-
bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!
taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
ne muhrik nağmeler, yâ rab, ne mevcâmevc demlerdi;
ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya sûr-i mahşerdi!
-eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.
hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
ufuklar, bud-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - ebâda;
hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?
hayır, mâtem senin hakkın değil... mâtem benim hakkım:
asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!
ne husrandır ki: şarkın ben vefâsız, kansız evlâdı,
serâpâ garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
salâhaddîn-i eyyûbîlerin, fatihlerin yurdu.
ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde osmanın;
ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı mevlânın!
ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
o kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
çökük bir kubbe kalsın mabedinden yildirim hânın;
şenâatlerle çiğnensin muazzam kabri orhanın!
ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
sürünsün şimdi milyonlarca mevâsız kalan dindaş!
yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
dolaşsın, sonra, islâmın harem-gâhında nâ-mahrem...
benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)
[safahat, yedinci kitap]
(*) bu şiir yazılırken yunan istilâsı altındaki topraklarımız
hususiyle bursaya dair elîm haberler geliyordu;
tetkikine de imkân yoktu
(bkz: hazan)
sezen aksunun adi bende sakli albümünün en güzel şarkilarindan biridir kanimca...
yoruldum alınmaktan kırılmaktan
yıllar yılı peşinde
kovuldum cennetten cehennemden
öldüm öldüm dirildim içimde
sen her su veren ele açan kolay çiçek
bende hazan, bende hüzün, dert bende
yetimim sensiz, yurtsuz yersiz
dilerim bensiz anlayacaksın
yetimim sensiz, yurtsuz yersiz
dilerim bensiz anlayacaksın
ölürüm yoluna
ölürüm yoluna sonum olacaksın
günahın boynuna
onun koynuna ne zaman doyacaksın
ölürüm yoluna
ölürüm yoluna sonum olacaksın
günahın boynuna
onun koynuna ne zaman doyacaksın...
söz müzik sezen aksu
yoruldum alınmaktan kırılmaktan
yıllar yılı peşinde
kovuldum cennetten cehennemden
öldüm öldüm dirildim içimde
sen her su veren ele açan kolay çiçek
bende hazan, bende hüzün, dert bende
yetimim sensiz, yurtsuz yersiz
dilerim bensiz anlayacaksın
yetimim sensiz, yurtsuz yersiz
dilerim bensiz anlayacaksın
ölürüm yoluna
ölürüm yoluna sonum olacaksın
günahın boynuna
onun koynuna ne zaman doyacaksın
ölürüm yoluna
ölürüm yoluna sonum olacaksın
günahın boynuna
onun koynuna ne zaman doyacaksın...
söz müzik sezen aksu
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?