http://img826.imageshack.us/img826/9804/yenineslinaktananlad.jpg
(bkz: on iki imam)
(bkz: on iki imam)
şiilik veya (bkz: sia), islam’daki zümrelerden biridir. bu zümrenin mensuplarına şiî veya şia denir. son zamanlarda, türkiye’de şiilik sözcüğü, şii akımlarının sırf bir tanesi olan caferilik ile eş anlam tasımış bir hale gelmiştir, halbuki şiilik veya şia tarifesi "islamiyette ali’ye yandaş olan kimseler olarak geçmektedir.
"şia" terimi "takipçiler" veya "izdeşler" anlamına gelen bir arapça kelimeden gelmektedir. tarihteki kullanım "şiat-ı ali" yani "ali’nin takipçileri" anlamına gelen ifadenin kısaltılmış formudur. sünni ve şii kaynaklar terimin hz muhammed’in ölümünü takip eden yıllarda kullanılmaya başlandığı konusunda hemfikirdirler.
şii mezhep ve tarikatleri:
caferilik (onikicidir): 12 imam’a hz muhammed’in hak vasi ve halifeleri ve allah’ın masum evliya ve huccetleri olarak inanan şia’nın esas ve yaygın olan ana koludur yani özüdür.
keysanilik: ali’nin oğullarından muhammed bin hanifiyye’yi kabul eden kol.
zeydilik (beşcidir): 5. imam olarak zeyd bin ali’yi kabul eden kol.
ismaililik (yedicidir): 7. imam olarak ismail’i kabul eden kol.
karmatilik (yedicidir): fatımiler halifelerinin imamlığını kabul etmeyen kol.
dürzilik (kısmen yedicidir): fatımiler 5. halifesi hâkim’i allah olarak kabul eden kol[kaynak belirtilmeli].
nizarilik (yedicidir): fatımiler 8. halifesi mustansir’in oğullarından nizar’ı kabul eden kol.
mustalilik (yedicidir): fatımiler 8. halifesi mustansir’in oğullarından mustali’yi kabul eden kol.
nusayrilik (onikicidir): ali’ye uluhiyet isnad eden gulat fırkası.
"şia" terimi "takipçiler" veya "izdeşler" anlamına gelen bir arapça kelimeden gelmektedir. tarihteki kullanım "şiat-ı ali" yani "ali’nin takipçileri" anlamına gelen ifadenin kısaltılmış formudur. sünni ve şii kaynaklar terimin hz muhammed’in ölümünü takip eden yıllarda kullanılmaya başlandığı konusunda hemfikirdirler.
şii mezhep ve tarikatleri:
caferilik (onikicidir): 12 imam’a hz muhammed’in hak vasi ve halifeleri ve allah’ın masum evliya ve huccetleri olarak inanan şia’nın esas ve yaygın olan ana koludur yani özüdür.
keysanilik: ali’nin oğullarından muhammed bin hanifiyye’yi kabul eden kol.
zeydilik (beşcidir): 5. imam olarak zeyd bin ali’yi kabul eden kol.
ismaililik (yedicidir): 7. imam olarak ismail’i kabul eden kol.
karmatilik (yedicidir): fatımiler halifelerinin imamlığını kabul etmeyen kol.
dürzilik (kısmen yedicidir): fatımiler 5. halifesi hâkim’i allah olarak kabul eden kol[kaynak belirtilmeli].
nizarilik (yedicidir): fatımiler 8. halifesi mustansir’in oğullarından nizar’ı kabul eden kol.
mustalilik (yedicidir): fatımiler 8. halifesi mustansir’in oğullarından mustali’yi kabul eden kol.
nusayrilik (onikicidir): ali’ye uluhiyet isnad eden gulat fırkası.
şiilik meşrebinin ismailîlik mezhebinin nizarilik koluna bağlı kimseler. hasan sabbah önderliğinde 1090 - 1256 yılları arasında alamut devleti nde hüküm sürmüşlerdir.
1090 - 1256 yılları arasında kurucusu şiilik meşrebinin ismailîlik mezhebinin nizarilik koluna bağlı hasan sabbah’ın hüküm sürdüğü devlettir.
tarihe "haşhaşiler" ve "kiralık katil" olarak geçen ismaililer’in bu şekilde tanımlanmalarının nedenlerinden biri marco polo’nun anılarında aktardığı bilgilerdir.
heft bab-ı seyyidne kelam-i pir olarak anılan kurucusu hasan sabbah, yemen’den gelip küfe yakınlarında himyari’de yerleşmiş, oradan iran’a geçerek bir süre kum’da kalan, daha sonra rey’de yaşamaya başlamış sabbah ailesinin üyesidir. kısacası hasan sabbah iran’da doğup yetişmiş, yemen kökenli küfeli bir arap’tır. devlet, ismaililik öğretileri, inanç ve yaşam biçimi temelleri üzerine kurulmuştur.
tarihe "haşhaşiler" ve "kiralık katil" olarak geçen ismaililer’in bu şekilde tanımlanmalarının nedenlerinden biri marco polo’nun anılarında aktardığı bilgilerdir.
heft bab-ı seyyidne kelam-i pir olarak anılan kurucusu hasan sabbah, yemen’den gelip küfe yakınlarında himyari’de yerleşmiş, oradan iran’a geçerek bir süre kum’da kalan, daha sonra rey’de yaşamaya başlamış sabbah ailesinin üyesidir. kısacası hasan sabbah iran’da doğup yetişmiş, yemen kökenli küfeli bir arap’tır. devlet, ismaililik öğretileri, inanç ve yaşam biçimi temelleri üzerine kurulmuştur.
1944 yılı malatya/arapkir de doğup, öğretmenlik yaparken istanbul üniversitesi edebiyat fakültesinin klasik diller ve edebiyatları bölümünü bitirip. eskiçağ tarihi ve klasik arkeoloji sertifikaları yapmış, aynı bölümde grek epigrafisi (yazıtbilim) doktorasını verdikten sonra 9 yıl klasik arkeoloji ve klasik filoloji bölümlerinde öğretim görevlisi olarak çalışmış araştırmacı/yazar/şair.
yaz ayları van-urartu, enez ve perge arkeolojik kazılarına epigraf-arkeolog olarak katıldı. kazı sempozyum ve tarih kongrelerinde bildiriler sundu, seminerler verdi. katıldığı kazılardaki epigrafik-arkeolojik buluntulara ilişkin, yerli ve yabancı bilimsel dergilerde çok sayıda inceleme-araştırma yazıları yayınlarıdı. bu arada bir yıl fransada "université de nancy ii" ve "collège de france"da bizans dili ve epigrafisi üzerinde çalıştı.
1986 yılının başından itibaren 6 yıl yaşadığı fransada 1987de strasbourg üniversitesinde başlamış olduğu "13. yüzyıl türk halk tasavvufu ve bizans mistikleri" üzerinde araştırmayı konu alan ikinci doktora tezi çalışmasını, özel yaşam koşullarının engellemesi yüzünden tamamlayamadı.
1992 yılının başında londraya yerleşen kaygusuz çalışma ve araştırmalarını burada sürdürmektedir. heterodoks islam (alevilik), batini tasavvuf inanç kurumları, felsefesi ve tarih üzerinde çok sayıda kitapları; roman, tiyatro ve öyküleri yayınlanmıştır.
http://www.ismailkaygusuz.com
yaz ayları van-urartu, enez ve perge arkeolojik kazılarına epigraf-arkeolog olarak katıldı. kazı sempozyum ve tarih kongrelerinde bildiriler sundu, seminerler verdi. katıldığı kazılardaki epigrafik-arkeolojik buluntulara ilişkin, yerli ve yabancı bilimsel dergilerde çok sayıda inceleme-araştırma yazıları yayınlarıdı. bu arada bir yıl fransada "université de nancy ii" ve "collège de france"da bizans dili ve epigrafisi üzerinde çalıştı.
1986 yılının başından itibaren 6 yıl yaşadığı fransada 1987de strasbourg üniversitesinde başlamış olduğu "13. yüzyıl türk halk tasavvufu ve bizans mistikleri" üzerinde araştırmayı konu alan ikinci doktora tezi çalışmasını, özel yaşam koşullarının engellemesi yüzünden tamamlayamadı.
1992 yılının başında londraya yerleşen kaygusuz çalışma ve araştırmalarını burada sürdürmektedir. heterodoks islam (alevilik), batini tasavvuf inanç kurumları, felsefesi ve tarih üzerinde çok sayıda kitapları; roman, tiyatro ve öyküleri yayınlanmıştır.
http://www.ismailkaygusuz.com
alamut devleti’nin merkezi olarak sarp dağların tepesine yaptırılan bir kaledir.
iddialara göre burası hasan sabbah’ın fedailerine sahte bir cennet vaad ederek kendi haşhaşilik öğretisini yaydığı mekandır. ögretisini yaymak için fedailerine cennetin anahtarlarını elinde bulundurduğuna inandırmış ve bu sayede suikastçılar yetiştirmiştir. dünya üzerinde suikast kavramının ilk ortaya atıldığı yerdir. zamanın haçlı kaynaklı tarihçileri hasan sabbah fedailerinin kendilerini feda edecek kadar davaya bağlı olmalarını anlamlandıramamış ve siyasi suikastleri yerine getirmesi için haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanıldığını öne sürmüşlerdir.
iddialara göre burası hasan sabbah’ın fedailerine sahte bir cennet vaad ederek kendi haşhaşilik öğretisini yaydığı mekandır. ögretisini yaymak için fedailerine cennetin anahtarlarını elinde bulundurduğuna inandırmış ve bu sayede suikastçılar yetiştirmiştir. dünya üzerinde suikast kavramının ilk ortaya atıldığı yerdir. zamanın haçlı kaynaklı tarihçileri hasan sabbah fedailerinin kendilerini feda edecek kadar davaya bağlı olmalarını anlamlandıramamış ve siyasi suikastleri yerine getirmesi için haşhaşın uyuşturucu etkisini kullanıldığını öne sürmüşlerdir.
(bkz: alamut kalesi)
(bkz: alamut devleti)
hasan sabbah, düşmanlarının iddia ettiği gibi kale devletinde, ne katiller (assasins) ve suikastçılar yetiştirmiş ne de uyuşturucu cenneti yaratmıştı. hasan sabbah esasen tarihi belgelerde savaştan kaçınan bir kişilik olarak karşımıza çıkmaktadır. fakat düşmanlarının (sünnî bağdat halifeleri, selçuklu sultanları, haçlılar, moğollar) sayıca üstün oluşları, onu alamut’ta savunma amaçlı bir gerilla yaratma fikrine götürmüştür. hasan sabbah’ın seçkin savaşçılarından oluşan bir silahlı birlik (fedain) yetiştirdiği anlaşılıyor. bu “fedailer” iddiaların aksine, yalnızca bölge halklarına zulmeden baskıcı yöneticilere suikastlar düzenlemişlerdi.
ismaililer hakkındaki çok çeşitli iddialar vardır bunlardan en ünlü olanı; kendini kurban eden savaşçılar olan fedailerin özelliğidir. onların hançerleriyle terörizmi yaydıkları ileri sürülmektedir ve haçlılar döneminin batılı otoriteleri tarafından “suikastçılar / katiller (assassins)” diye adlandırılmışlardır. ismaililer üzerine ciddi araştırmaları bulunan tarihçi w. ivanow fedailer için şöyle diyor; “doğru bir görüş açısıyla fedailik, savaş gerillasının yerel bir biçimiydi..., bazı bilgisiz, fakat iddalı bilim adamları tarafından yapıldığı gibi, fedailik (kavramı) içinde nizari ismaili öğretisinin en tanınmış organik özelliğini görmek, kesinlikle namussuzca bir aptallık olacaktır.” bernard lewis ise “katiller (the assassins)” adlı eserinde fedailer için şunları yazmaktadır: “hasan, yeni bir yöntemle disipline edimiş ve kendini adamış; karşı konulmaz derecede üstün orduyla etkili biçimde çarpışabilen bir küçük kuvvet kurdu.”
sabbah’ın fedaileri, bir düzensiz savaşçılar (gerilla) birliğidir . o günlerde böyle bir yöntem tanınmadığı için, batılı kaynaklarda verilen kötü isim “assassins” (suikastçılar, katiller) ile ismailliler herkese yanlış tanıtıldı. bununla birlikte çağımızda gerillacılık, kimilerince terörizm, kimileri içinse özgürlük savaşının bir yöntemi olarak görülüyorsa da sıradan sayılabilecek bir yol olarak kendini kabul ettirmiştir.
bir ölüm makinesi yaratan kişi olarak tanıtılan hasan sabbah savaştan hep nefret etti ve kendisini barıştan uzaklaştıracak ve sakin-münzevi yaşamını bozacak karışıklıklardan kaçındı. gereksiz yere kan dökülmesine her zaman karşıydı. fakat düşmanları onu hep savaşın içine çektiler; ancak böyle onu öldürüp kalesini ele geçirip ve kendi güçlerini göstereceklerini ve sultanlıklarını yeniden zalimce sürdürebileceklerini düşünüyorlardı. hasan sabbah, ismaili inanışına ve görüşünü benimseyenleri ortadan kaldırmaya çalışan ve bunun için zalimce saldıran yöneticileri öldürtüp kendi insanlarını öldürülmekten kurtardı.
ismaililer hakkındaki çok çeşitli iddialar vardır bunlardan en ünlü olanı; kendini kurban eden savaşçılar olan fedailerin özelliğidir. onların hançerleriyle terörizmi yaydıkları ileri sürülmektedir ve haçlılar döneminin batılı otoriteleri tarafından “suikastçılar / katiller (assassins)” diye adlandırılmışlardır. ismaililer üzerine ciddi araştırmaları bulunan tarihçi w. ivanow fedailer için şöyle diyor; “doğru bir görüş açısıyla fedailik, savaş gerillasının yerel bir biçimiydi..., bazı bilgisiz, fakat iddalı bilim adamları tarafından yapıldığı gibi, fedailik (kavramı) içinde nizari ismaili öğretisinin en tanınmış organik özelliğini görmek, kesinlikle namussuzca bir aptallık olacaktır.” bernard lewis ise “katiller (the assassins)” adlı eserinde fedailer için şunları yazmaktadır: “hasan, yeni bir yöntemle disipline edimiş ve kendini adamış; karşı konulmaz derecede üstün orduyla etkili biçimde çarpışabilen bir küçük kuvvet kurdu.”
sabbah’ın fedaileri, bir düzensiz savaşçılar (gerilla) birliğidir . o günlerde böyle bir yöntem tanınmadığı için, batılı kaynaklarda verilen kötü isim “assassins” (suikastçılar, katiller) ile ismailliler herkese yanlış tanıtıldı. bununla birlikte çağımızda gerillacılık, kimilerince terörizm, kimileri içinse özgürlük savaşının bir yöntemi olarak görülüyorsa da sıradan sayılabilecek bir yol olarak kendini kabul ettirmiştir.
bir ölüm makinesi yaratan kişi olarak tanıtılan hasan sabbah savaştan hep nefret etti ve kendisini barıştan uzaklaştıracak ve sakin-münzevi yaşamını bozacak karışıklıklardan kaçındı. gereksiz yere kan dökülmesine her zaman karşıydı. fakat düşmanları onu hep savaşın içine çektiler; ancak böyle onu öldürüp kalesini ele geçirip ve kendi güçlerini göstereceklerini ve sultanlıklarını yeniden zalimce sürdürebileceklerini düşünüyorlardı. hasan sabbah, ismaili inanışına ve görüşünü benimseyenleri ortadan kaldırmaya çalışan ve bunun için zalimce saldıran yöneticileri öldürtüp kendi insanlarını öldürülmekten kurtardı.
nizari ismailileri, ortaçağ avrupa’sında “haşaşiler” ismiyle nam salmışlardır. haşhaş kelimesinden türetilen bu yanlış isim, xii. yüzyılın başlarında ortadoğu’da varlık gösteren bu gizemli tarikatın üyeleriyle ilk olarak temasa geçen haçlılar ve yanlarında gelen batılı yazarlar sayesinde geniş kitlelere yayılmıştır.
ortaçağ avrupa halkları da haşaşilerin gizli faaliyetleri ve onların gizemli liderleri dağın yaşlı adamı hasan sabbah ile ilgili bir dizi hikâyeyi kulaktan kulağa aktarmışlardır. zaman içinde, marco polo’nun kalemiyle zirveye ulaşan haşaşi efsaneleri hiçbir temele dayanmadan oraya buraya çekilmişler ve haşaşi’nin karşılığı olan “assasin” kelimesi, ihmalkâr bir etimoloji ile avrupa dillerine “katil", "suikastçı” anlamına gelen bir kavram olarak girmiştir.
ortaçağ avrupa halkları da haşaşilerin gizli faaliyetleri ve onların gizemli liderleri dağın yaşlı adamı hasan sabbah ile ilgili bir dizi hikâyeyi kulaktan kulağa aktarmışlardır. zaman içinde, marco polo’nun kalemiyle zirveye ulaşan haşaşi efsaneleri hiçbir temele dayanmadan oraya buraya çekilmişler ve haşaşi’nin karşılığı olan “assasin” kelimesi, ihmalkâr bir etimoloji ile avrupa dillerine “katil", "suikastçı” anlamına gelen bir kavram olarak girmiştir.
üç isimli adamlar genelde suikastçi olurlar ama bu her nasılsa sadece kelimeleri kullanıyor ateş ederken.
(bkz: mehmet ali ağca)
(bkz: lee harvey oswald)
(bkz: mehmet ali ağca)
(bkz: lee harvey oswald)
her "izm"de olduğu gibi mutualizm in içinde bulunan ya da bu akımı takip eden kimse/varlık.
(bkz: mutualist)
sulamaya üşenmek/sulamayı unutmaktan dolayı evde bakabildiğim tek bitki.
allahtan susuzluktan mutlular da mutualist bir hayat sürdürüp gidiyoruz.
#6292
allahtan susuzluktan mutlular da mutualist bir hayat sürdürüp gidiyoruz.
#6292
parası pulu olmayan yeni yetme ergen bünyelerin parkların gizli kapaklı bol dallı yapraklı bölümlerinde bank üstü yarım porsiyon sevişme de dahil olmak üzere sevgilileriyle yaşadıkları buluşmalardır.
tıpkısının aynısı bir buluşma ile ilgili diyalog:
- arkadaş! yeni nesil kızlar evli erkekleri tercih ederler tabii! araba var para var yol yordam yer yurt bar cafe bilgisi var!
+ kendi yaşlarında bir erkek tercih etseler içip içecekleri en iyi şey sakarya da bi bira!
- ne sakaryası ne sakaryası! guvenpark!!! hani o askerler duruyo ya böyle ayakta tüfekli! ühüüüüüüüüüü onların dibinde az oturmadım ben! ühüüüüüüüü!
tıpkısının aynısı bir buluşma ile ilgili diyalog:
- arkadaş! yeni nesil kızlar evli erkekleri tercih ederler tabii! araba var para var yol yordam yer yurt bar cafe bilgisi var!
+ kendi yaşlarında bir erkek tercih etseler içip içecekleri en iyi şey sakarya da bi bira!
- ne sakaryası ne sakaryası! guvenpark!!! hani o askerler duruyo ya böyle ayakta tüfekli! ühüüüüüüüüüü onların dibinde az oturmadım ben! ühüüüüüüüü!
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?