confessions

seyhmerat

- Yazar -

  1. toplam entry 4809
  2. takipçi 1
  3. puan 98801

şinasi

seyhmerat
tercuman-i ahval isimli gazetenin basyazari olduktan sonra yukselise gecmis eski bir burokrattir. asil adi ibrahim sinasidir. ozellikle de resit pasa’dan buyuk destek gormustur. ve 1862’de de kendi gazetesi olan tasvir-i efkar’i cikardi. bu gazetede osmanli hukumetini sert bir sekilde elestirdi ve hukumeti avrupali guclere bagimli olmakla sucladi ve otoriter tutumunu cokca elestirdi. bu osmanli’daki ilk elestiri anlayisini ortaya cikardi. ilk defa birisi acik bir sekilde osmanli idaresini elestiriyordu, bu osmanli’daki ilk muhalefettir. tum bunlardan sonra ibrahim sinasi hukumetten korkunca 1865’te paris’e kacmistir ve genc osmanlilar düşüncesine ön ayak olmuştur, genc osmanlılar’da diğer bir önemli kişi ise namık kemal’dir.

hayat nedir anne

seyhmerat
yusuf hayaloglu’nun son derece icten okudugu cok sevdigim siirlerinden biri.

benim hic sapanim olmadi anne,
ne kuslari vurdum,
ne de kimsenin camini kirdim...
cok uslu bir cocuk degildim ama,
seni hic kirmadim, hep boynumu kirdim.
ben hayatim boyunca
bir tek kendimi vurdum! ..

suskun gorunsem de,
firtinali ve magrurdum anne.
bir mizrak gibi,
aynada hep dik durdum anne! ..
ben sana hic bir gun laf getirmedim,
leke surmedim.
ama gogsumu cok hirpaladim,
kalbimi cok yordum...
ben hayatim boyunca, en cok kendimi sordum! ...

benim hic sevgilim olmadi anne,
ne bir yuva kurdum,
ne bir gun sansim guldu...
opemeden bir bebegin gidisini,
tukendi gitti cagim...
kimi yurekten sevdiysem,
yuregini baskasina boldu...
bir muhabbet kusum vardi,
o da yalnizliktan oldu...

sen beni gogsunde
hep acilarla mi sogurdun anne?
yoksa evlat diye,
koca bir tas mi dogurdun anne?
eziyet degilim, zahmet degilim,
musibet hic degilim;
bir senin mi balina sinek kondu, soylesene!
dogurdun da beni,
ne ile yogurdun anne?

benim hic hayalim olmadi anne...
ne seni rahat ettirdim,
ne kendim ettim rahat...
bir mutluluk fotografi bile cektirmedi bu hayat!
kaybolmus bir anahtar kadar
sahipsizim anne...
ne omuzumda bir dost eli,
ne sacimda bir sefkat...

say ki yollardan akan,
su faydasiz camurdum anne
say ki islanmaktim, usumektim,
say ki yagmurdum anne!
bunca yildir gozyaslarini,
hangi denizlere sakladin?
oy ben oleyim,
sen beni ne diye dogurdun anne?

yao ming

seyhmerat
cinli olup da 2.30 boya nasil sahip olduguna her zaman sasirdigim ama bunun yaninda nba’ye geldigi gunden beri kendisini hizli bir sekilde gelistirmis olmasina karsin yine de istenen seviyede bir turlu oynayamamistir.

bekir coşkun

seyhmerat
bugunku yazisiyla turkiye’nin son 50 yilini mukemmel anlatmis ve turk insaninin yazgisinin neden bir turlu degismedigine deginmistir.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3731162.asp?yazarid=2&gid=61

yazgi nicin degismiyor?..


aslinda 1950’den bu yana iktidar hic degismedi.

parti bayraklari degisti, sloganlar degisti, tipler degisti, isimler degisti...

ama iktidar 1950’den bu yana ayni iktidardi.

(.....)

gunduz tbmm’de maliye bakani’nin, sirketler sahibi oglu hakkindaki iddialari "cocuklar ne yesin?.." diyerek yanitlamasini... aksam ise kanal d’de demirel’in yegeni ve kardesleri hakkindaki iddialari "soyadlarini mi degistirsinler?" diyerek savmasini dinledikten sonra bunlari dusundum:

1950’den bu yana ayni iktidar suruyor.

demirel’in menderes’in genel muduru, ozal’in demirel’in mustesari oluslari...

tansu ciller’in demirel’in, mesut yilmaz’in ozal’in bakanlari... erbakan’in demirel’in ortagi, ozal’in ise ilk genel baskani olmasi... tayyip erdogan’i erbakan’in milletin basina sarmasi...

ve tumunun abd uzerinden gelmeleri...

tum bunlar rastlanti degil.

*

1950’den bu yana tek parti iktidarda.

sadece biz iktidarlarin degistigini saniyoruz.

ayni parti gidip gidip geliyor.

ayni zihniyet, ayni kafa, ayni yon, ayni karakter, ayni tiynet, ayni tezgáh, ayni dumen...

baktim, maliye bakani ozal’a benziyor; ama demirel gibi konusuyor...

akp’nin tum kadrolari demirel’in actigi imam hatiplerden yetisti. ekonomi-politikalari daha cok ozal’in...

tayyip erdogan’a iyi bakin, sanki erbakan kursude...

*

bizler iktidarin degistigini saniyoruz.

degismiyor...

birbirleriyle didismeleri; sadece aralarindan kimin en yukarida oturacagi sorunudur.

akp’nin tek farki ise; 1950’den bu yana kadrolari yetistirilen ve hedeflenen liberal-dinci (ya da ilimli islam) dayatmasini artik yasama gecirme niyetidir...

yoksa ayni iktidardir bu...

ogullar, yegenler, sirketler, ticaret ayni...

dillerinde din-iman ayni, arka planda yagma-talan ayni...

kafa ayni, zihniyet ayni...

bu yuzden yazgi degismiyor dostlar...

yazgi degismiyor...

üniversiteden mezun olmak

seyhmerat
bir universite ogrencisinin en istemedigi seydir, gercekten universitede okurken zamanin nasil gectigi anlasilmaz, lisedeki veya ortaokuldaki gibi degildir, hicbir seye benzemez universite hayati, ve universitesi ogrencisi diplomasini alacagi o gunun gelmesini hic mi hic istemez.

du contrat social ou principes du droit politique

seyhmerat
tarihin en buyuk filozoflarindan mustafa kemal’den lenin’e bir cok buyuk lideri etkileyen dusuncelerin sahibi jean jacques rousseau’nun yazmis oldugu kitabinin adidir. rousseau’ya gore ozel mulkiyet butun savaslarin, catismalarin, cinayetlerin ve hirsizliklarin sebebidir. ozel mulkiyet uygar toplumun yarattigi bir olgudur ve rousseau bunu reddeder, ona gore dogal toplumun esitlik icinde yasamasi barisi sonsuza kadar surdurecektir. ancak bu sekilde gelisme mumkun olmadigi icin dengenin saglanmasi amaciyla bir toplumsal sozlesme yapilmalidir. catismalar kaba kuvvetle yok edilemez bu yuzden catismalari cozecek olan tek mekanizma haktir, hukuktur. insanlar kavgalara son vermek icin kuvvete dayanmayan bir baris duzeni adina bir sozlesme yapmaya karar verirler. bu sozlesme geregince barisin korunmasi icin insanlar bir merkezin, yoneten bir egemenin kontrolu altina girmelidirler ancak haklarindan ve ozgurluklerinden asla vazgecmeden. herkes haklarini topluma devredecektir, boylece aslinda kimse kimseye hakkini devretmemis olacaktir, yani herkes kendisine itaat etmis olacaktir. yani toplum sozlesmesi birey ve merkez arasindaki bir sozlesmedir ve sozlesmenin esasi esitligi ve ozgurlugu saglayan hukuk duzenidir.

türkçe

seyhmerat
ulkemizde bir cok kisinin yabanci kokenli halini kullandigi bir cok kelimenin kendisine has bir sekilde telafuzu ve yazimi bulunan cok zengin bir dildir. zenginligi kelime turetebilme yapisindan kaynaklanmaktadir, bu yapinin mekanizmasi ise buyuk unlu uyumu ve kucuk unlu uyumudur. bu iki mekanizmaya aykiri olmadan istedigi kadar kelime turetme yetenegi kilmaktadir kisiye bu mukemmel dil.
96 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol