trabzon’da bir cok yerde silah tasimanin marifet olmasi ve daha ufacik cocuklarin ellerinde silahlar olmasi zaten acinacak bir durum. bir de bunu marifetten bilmeleri apayri bir acinacak durum. macka ilcesinde trabzonun silahtan gecilmez.
trabzon halki zaten silahla icise yasayan bir halkken bir de buraya mafya yuvalanirsa, bir de buraya provakotorler yuvalanirsa olacagi da budur. zaten sosyolojil acidan hem gelir dagilimindaki adaletsizlik hem de karadeniz bolgesinin aslinda tum bolgelere oranla biraz daha fakir olmasi hem de diger ulkelerin karadeniz uzerinde hesaplarinin burada donmesinden oturu halk iki arada bir derede kalmistir. ayrica ulkesini seven bir cok insan yer alan trabzon’da maalesef bu vatanseverlik aydinlik duzeyinde degil kaba kuvvet duzeyinde olmustur.
sorun turkiye’nin avrupa birligi’ne girme bahanesiyle tamamen "dogu maneviyati" ndan kopmasi ve halkinin artik iki arada kalmasi ve batinin maddeciligiyle birlikte turkiye’de insanligin artik ayaklar altina alinmasina baslamasidir. halbuki turk insanini insancil yapan ozellikler "dogu maneviyati" ndan gelmekteydi. bundan sonra insaligin olmadigi yerde ne asayis olur ne de huzur. saglam bir guvenlik gucleriniz ve onlari destekleyen yasalariniz da yoksa eli silahli insanlar buralara hakim olurlar.
danimarka’da baslayan karikatur olaylari ise isin icine tuzbiber oldu. artik bir seyi anlamak gerekir bir ulkede yasama ve demokratiklesme o ulkenin icinden o ulkenin degerleriyle gerceklesir ve disaridan birilerinin istemesiyle ve ya disaridan birilerine yaranmak icin yapay bir demokrasi yaratilirsa iste bu anarsiye hizmettir baska bir sey degildir.
eski dilde silah manasina gelen sozcuk.
(bkz: sansal buyuka)
kafayi tirlatmis olani, tirlamis olan, kafayi yemis, tum bunlarin ozeti deli olan demektir.
"seni gormeden olecegim
bir daha gormeden
inge bruckhart" mısraları ile insani daha bir deli eden, gercekten bunalima iten ve derin dusuncelere sevk eden mukemmel attila ilhan siiri. attila ilhan’in sesinden dinlemek gerek bunu cok guzel okuyor.
bir daha gormeden
inge bruckhart" mısraları ile insani daha bir deli eden, gercekten bunalima iten ve derin dusuncelere sevk eden mukemmel attila ilhan siiri. attila ilhan’in sesinden dinlemek gerek bunu cok guzel okuyor.
bu sabaha karsi oynanan utah jazz-chicago bulls macinda takimini son saniyede attigi uclukle galibiyete tasimis olan yildizimiz. nba tv de gunun hareketi secildi attigi ucluk ve 109-107 maci kazanmayi bildi utah mehmet sayesinde.
turk mobilyacilik sektorunun katili.
asirlar boyunca misir ve cevresine bereket vermis, belli mevsimlerde tasmasi uzerine bu tasmasini engellemek icin matematiksel yeni hesaplarin cikmasina sebep olmus, muhendisligi gelistirmis, cebiri gelistirmis nehirdir.
sanat icin sanat yapma olayini bana mantikli bulduran ve yaptirtmak isteten ve de beni bir sanatci yapmaya dogru iten sanatlarin en yucesi.
bir kabilenin atasi olarak kabul edilen bir hayvana tapinma seklinde beliren ilkel din anlayisi. ozellikle afrika, amerika ve polinezya toplumlarinda gorulur ve kabilenin bir cesit varlik semboludur.
dusunulebilen, varsayilabilen ya da olumsuzlanabilen her ne varsa onu belirtmek icin kullanilir.
mantigin tum kurallarina aykiri dusen, abes olan demektir.
ayrica bir tur mermi cesidir.
ayrica bir tur mermi cesidir.
tam olarak turkcesi ruhbilimdir.
unlu felsefeci. insanlar onu fransiz olarak bilir ama aslinda cenevrede dogmustur, daha sonra zorunlu olarak fransaya gecmistir. 1712-1778 yillari arasinda yasamistir. ilk ses getiren eseri insanlar arasindaki esitsizlikligin kaynagiydi, bu eseri 1754te cenevrede yazdi. daha sonra ise onun icin onemli olan olaylardan birisi olan "doga durumu" nu acikladi. insanlar arasindaki esitsizligin temel sebebinin ozel mulkiyet oldugunu soyledi ve esit toplumlarin sadece doga durumuna gore yani ozel mulkiyetsiz ve gelisimden uzak olan toplumlar oldugunu belirtti. en onemli eseri toplum sozlesmesini yazdi. ona gore gelisimin onune gecilemeyecegi gozle gorulen bir olguydu madem ki gelisim ozel mulkiyeti beraberinde getirecek oyleyse esitlik saglayan ve herkese adalet dagitan bir genel iradenin olmasinin ve bu irade ile halk arasinda bir sozlesme olmasinin gerekliligini soyledi. onun toplum sozlesmesi hukuktu. monstesquienun gucler ayriligi prensibinin tersine gucler birligi prensibini benimsedi. mustafa kemalinde en cok feyz aldigi filozoftur.
(bkz: rahmetli)
(bkz: private property)
(bkz: mulkiyet)
ankarada 11 kisilik bir sebeke ortaya cikti ve bu sebeke saf vatandaslarimizin ya da dini sadece namaz kilmaktan ibaret sanan vatandaslarimizi dolandirmis.
vatandaslarin telefonlarina caktirmadan farkli telefon numaralari kaydedip mekkeden ariyormus gibi yapiyorlar ve kendilerini allah olarak tanitiyorlar ardindan da su efsane cumle geliyor; "ey kulum 45 dakika sonra yanindayim"
gercekten inanilmaz bu cete bu yolla 2.5 trilyon goturmus ayrica bir cok efsane cumleleri bulunmakta. hurriyet haberi su sekilde verdi;
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3896235.asp?gid=71
vatandaslarin telefonlarina caktirmadan farkli telefon numaralari kaydedip mekkeden ariyormus gibi yapiyorlar ve kendilerini allah olarak tanitiyorlar ardindan da su efsane cumle geliyor; "ey kulum 45 dakika sonra yanindayim"
gercekten inanilmaz bu cete bu yolla 2.5 trilyon goturmus ayrica bir cok efsane cumleleri bulunmakta. hurriyet haberi su sekilde verdi;
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3896235.asp?gid=71
amazona geldiklerinin ilk zamanlarinda robinson ve cuma gibi surekli birbirine esek sakasi yapan memati ve polat ikilisi daha sonrasinda buraya niye geldiklerini dusunmeye basladilar. polat bana boyle bir mektup gelmedi dedi memati ise "usta ben seni takip ettim, sen bokumu ye de yerim biliyorsun" dedi. isin icinden cikamayan ikili ne yapacaklarini bilemeden buraya bir sehir kurmaya calistilar, burada polatin mimar oldugunu da gorduk mematide amele oldu tabiki de ve insatta calisan memati amazonlara insaatta turku soyleme gelenegini getirerek yeni bir ilke imza atti, polat mematinin bu yetenegini kesfedince amazonlarin ilk kasedini mematiye cikardi ve artik mematide bir megastar oldu.
polat alemdar a mektuplar olayiyla artik rahata erdigini ve sadece bu tip olaylarla ilgilenecegini sanan polata gelen saglam bir mektup sonrasinda baslar tum olaylar:
"sevgili kardesim danimarkada bazi densizler, densiz densiz karikaturler ciziyor simdi ben senden onlarin kestanelerini cizmeni istiyorum! destur!!"
polat alemdarin karikaturculerin pesine dusmesiyle ve karikaturculerin hepsine rasmussen ve bushun yatakta yaptilari 50 pozisyonun resminin karikaturize edilmesini istemisiyle son bulur. sonra karikaturistler ne mi olur? allaha havale eder polat onlari. bu kadar da merhametlidir aslinda he. ana kuzusu o da nede olsa.
"sevgili kardesim danimarkada bazi densizler, densiz densiz karikaturler ciziyor simdi ben senden onlarin kestanelerini cizmeni istiyorum! destur!!"
polat alemdarin karikaturculerin pesine dusmesiyle ve karikaturculerin hepsine rasmussen ve bushun yatakta yaptilari 50 pozisyonun resminin karikaturize edilmesini istemisiyle son bulur. sonra karikaturistler ne mi olur? allaha havale eder polat onlari. bu kadar da merhametlidir aslinda he. ana kuzusu o da nede olsa.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?