confessions

pipisik

- Yazar -

  1. toplam entry 23841
  2. takipçi 1
  3. puan 617594

7 bitirdi

pipisik
dünyada eşi benzeri görülmemiş esprili manşetler bulmakta bir numara olan türk spor basının; dün trabzonspor’un, kasımpaşaspor’a attığı yedi golden sonra bugün gazetelerinde görülen, gene muhteşem esprili manşetlerinden biri daha.

gerçekten müthiş bir ilham eseri olan bu güzel ve anlamlı sözün; özellikle, hemen hemen tüm gazetelerde bulunması da ne kadar senkronize olduklarını göstermekte.

topunuzun aklına sokayım, allah’ın ucube salakları.

cnbc e

pipisik
yöneticilerinin ya da program düzenleyicilerinin artık insafa gelip "tekrar mekanizması"nı bir kez gözden geçirmelerinin zamanının geldiği televizyon kanalı.

bir dizi filmi hafta boyunca 10 kez tekrarlamak da neyin nesi anlamış değilim! reklam da alıyorsunuz, parayı da indiriyorsunuz cebinize pinti herifler... ayıp lan! biraz ilgilenin amk kanalla! para harcayın, paraa; kıtipiyozlaştınız iyice.

the mentalist

pipisik
başrollerinde simon baker (patrick jane) ve robin tunney’in (teresa lisbon) oynadıkları; ilk bölümü 2008 eylül ayında yayımlanmış cbs yapımı polisiye dizi.

cbi’da (california araştırma bürosu) danışmanlık yapan eski bir medyumun (patrick jane) ve büronun etrafında dönen olaylarda, kahramanımız jane’in olağanüstü öngörüleri(!) sayesinde olayları çözüşü konu alınmakta. aslında medyumluğa karşı olan jane, olayları mantık çerçevesinde çözüyor ve bunu da hissettiriyor. zevkli bir dizi. izlenmeli. üçüncü sezonu, bu sıralar internetten izlenebilir.

bir millet uyanıyor

pipisik
nizamettin nazif tepedelenlioğlu tarafından kaleme alınmış bir roman. aynı zamanda da eskiden, trt zamanlarında; milli bayramlarda, anma günlerinde, darbe sonrası günlerde her daim gösterilen; ilki muhsin ertuğrul (1932’de), ikinicisi ise ertem eğilmez (1966’da) tarafından çekilen bir film.

ben kartal tibet’li olanı, yani eğilmez’in çektiğine denk geldim hep. ağlardık filmin sonunda çocukken... sonraları cılkını çıkardılar filmin göstere göstere; arkadaşlarla izlemeye başladık, bu sefer gülmek için.

frank rijkaard

pipisik
üç vakte kadar, kendisine uzun bir yol görünmekte olan teknik adam. bir numara ol dünyada, türkiye’de yapamazsın işte. adamı yiyip bitirirler burada. yerine hımhım terim’in getirileceği konuşulmakta kulislerde.

18 ekim 2010 konyaspor fenerbahçe maçı

pipisik
spor toto süper lig sekizinci hafta maçı.

ev sahibi konyaspor 15., fenerbahçe ise 5. sıradalar. fenerbahçe’de son günlerin golcü oyuncusu niang, milli maçtaki sakatlığı nedeniyle oynayamayacak.

konyaspor’un, evinde 1 galibiyeti, 2 beraberliği, 0 yenilgisi bulunmakta. attığı 5 gole karşılık 4 gol yemiş. fenerbahçe’nin deplasmandaki performansı; 1 galibiyet, 2 mağlubiyet, 0 beraberlik. 8 gol atmış, 7 gol de yemiş.

bursaspor, beşiktaş ve galatasaray’ın puan kaybettikleri haftada galibiyet fenerbahçe’nin çok işine yarayacak. ama ben gene bir klasik bekliyor ve fenerbahçe’nin de puan kaybedeceğini sanıyorum. hep öyle olur bu iş.

eskişehirspor

pipisik
rıza çalımbay’dan sonra, alengirli ve ahlakî olmayan bir şekilde teknik direktörlüğüne bülent uygun’un getirldiği ve bu kişinin gelmesiyle de eskişehir’in, çıktığı ilk maçta istanbul büyükşehir belediyespor’u 1-0 yendiği kulüp.

severdim eskişehirspor’u, bir gram kalmadı sevgimden artık. yazık; ne gerek vardı katakulliye ki?

cansu dere

pipisik
güzel:

dizi çekimi sırasında otomobil kullandığı (ehliyetsiz) için polislerce emniyete götürülmüş. "e dizi çekiyoruz burada kardeşim" demişler polislere settekiler ama bunun için izin alınması gerektiğini, trafikteki kuralların çiğnenemeyeceğini söyleyen polisler dinlememişler kimseyi. haklılar. trafiğe kapalı alanda yapılmalı tabii böyle çekimler. normal insanlar böyle yapar.

haber milliyet’ten:

http://tinyurl.com/35sfvv8

avrasya maratonu

pipisik
havanın da güzel olmasıyla oldukça fazla katılım sağlanmış yarışma/etkinlik.

on binlerce kişinin, boğaz köprüsü’ndeki geçişi ağır olunca, rüzgarın da etkisiyle köprü sallanmaya başlamış bu seneki etkinlikte. sabah trt-3’teki canlı yayın sırasında gördüm; gece lambaları bir sağa bir sola oynuyorlar, o kuvvetli çelik halatlar yalpalanıyorlardı fena fena.

yıllar önce, üçüncüsüne katılmıştım ben de bu tarihi buluşmanın. o zman tarihi değildi, ben tarih oldum amk! camdan bir madalya, ne zamandır durur evimin duvarında; bitirene veriyorlardı. şimdilerde var mı bu gelenek bilmiyorum. güzel bir anıydı; mahalledeki arkadaşlarla, ta yeşilköy’den gelmiştik altunizade’ye geceden; orada sabahlamış, sabah da koşup trene kaçak binerek evlere dönmüştük.
124 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol