i. selim tarafından 1516da şamda yaptırılan camidir. cami pandandiflere dayalı bir kubbeyle örtülüdür. önünde üç kemerli ve küçük kubbeyle kapatılmış bir son cemaat yeri ve bunun çevresinde üç yandan sütunlara dayanan önde yedi, yanlarda üçer kemerli, eğimli bir çatı ile örtülü revak bulunmaktadır. caminin kuzeybatı ve kuzeydoğu köşelerinde iki ince minare yer alır. ön tarafta bulunan avlunun sağında ve solunda olmak üzere semer kemerli onikişer küçük kubbeyle örtülü revaklara açılan altışar hücre bulunmaktadır. ayrıca batıda küçük bir mescit bulunmaktadır.
bağdat, reşid caddesinde, haydarhane camii karşısında bulunan cami 1874de mektupcu murad efendinin eşi naile hatun tarafından yaptırılmıştır. 1934de tamir edilen yapıya bir de medrese eklenmiştir. ancak 1965 yılında reşid caddesi’nin genişletilmesi sırasında yıkılmıştır.
kalenderhane camii, istanbulun vefa semtindedir. doğu roma döneminden kalma bir yapıdır. 18. yüzyılda camiye çevrilmiştir.
yapı osmanlı döneminde ilk olarak kalender tarikatına mensup dervişler tarafından kullanıldığından adı kalenderhane olmuştur. harap durumdayken 1970li yıllarda restore edilmiştir. özellikle yapı içinde yer alan mermer kaplamalar göz alıcıdır.
yapı osmanlı döneminde ilk olarak kalender tarikatına mensup dervişler tarafından kullanıldığından adı kalenderhane olmuştur. harap durumdayken 1970li yıllarda restore edilmiştir. özellikle yapı içinde yer alan mermer kaplamalar göz alıcıdır.
kahire mehmet ali paşa camii kahire kalesinin de üzerine kurulduğu tepelerden birinde tüm kahireye hakim bir konumda bulunur. yapımına 1830 yılında kavalalı mehmet ali paşa döneminde başlanmış, 1848 yılında mısır hidivi abbas hilmi paşa döneminde tamamlanmıştır. mimarı boşnak yusuftur.
mehmet ali paşanın kahirede yaptırdığı diğer eserler gibi camii, 18. yüzyılda istanbulda uygulanan barok ve rokoko üslubundadır.
mehmet ali paşanın kahirede yaptırdığı diğer eserler gibi camii, 18. yüzyılda istanbulda uygulanan barok ve rokoko üslubundadır.
kahramanmaraş hatuniye camii, kahramanmaraş şehir merkezinde bulunan camiinin dulkadirli beyinin kızı, yavuz sultan selimin annesi tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. camiinin orijinal halinden bugüne bir tek minaresi gelebilmiştir. camii şehir merkezinde kurtuluş mahallesi sınırları içerisindedir.
gazi hüsrev bey camii, bey camii olarak da bilinir, saraybosna, başçarşı civarında bulunur, osmanlı mimarisinin en güze çarpan eselerinden biridir. bosna sancak beyi gazi hüsrev bey tarafından 1530da yaptırılmıştır.
büyük adile hatun camii, bağdatta mustansır caddesinde bulunur.
1754 yılında adile hatun tarafından yaptırılmıştır. adile hatun, vali ahmet paşa’nın kızı olup, 1736 yılında bağdat’ta doğmuştur. vali süleyman paşa ile evlenen adile hatun, hayır sahibi bir kadındır. bâb-ül muazzam’da küçük adiliye camii adıyla anılan bir camii daha vardır. ancak, bu camii de son tamirde asli hüviyetini kaybetmiştir.
1942’de irak vakıflarınca tamamıyla yıkılarak yerine modern bir camii yapılmıştır.
adile hatun camii avlusuna güneybatıdan sivri kemerli dar bir kapıyla girilmektedir. harim 2 kolon üzerine beton karnas malzemeyle düz örtülüdür. kıble duvarında, üst sırada atnalı kemerli 3 pencere, kuzeyde yine 3 pencere açılmıştır. mermer mihrab ve minber yeni yapılmış olup hiçbir özellikleri yoktur.
blok binalara bitişen cami dış cephesinde, kemerler üzerinde kalın ayet kitabe kuşağı yer almaktadır. saçak, testere dişi motifle sonuçlanmıştır.
adile hatun’un yaptırdığı camiden kalan sekizgen kaideli tuğla minare, mozaik çinili süslemelerle bezenmiştir. şerefesinde sekiz köşeli çinili madalyonlar içinde “ya allah” “ya muhammed” lâfızları tekrarlanmıştır. petek kısmında kûfi yazıyla kelime-i tevhid işlenmiştir.
yıkılan camiinin arşiv resimlerinde görülen mihrabı, 5 kenarlı nişin yarısından yukarısı çinilerle kaplıdır. kemer alınlığı ve etrafındaki çerçevede sülüs kitabe kuşağı dolanmaktadır. minber de kısmen çiniyle kaplanmıştır.
1754 yılında adile hatun tarafından yaptırılmıştır. adile hatun, vali ahmet paşa’nın kızı olup, 1736 yılında bağdat’ta doğmuştur. vali süleyman paşa ile evlenen adile hatun, hayır sahibi bir kadındır. bâb-ül muazzam’da küçük adiliye camii adıyla anılan bir camii daha vardır. ancak, bu camii de son tamirde asli hüviyetini kaybetmiştir.
1942’de irak vakıflarınca tamamıyla yıkılarak yerine modern bir camii yapılmıştır.
adile hatun camii avlusuna güneybatıdan sivri kemerli dar bir kapıyla girilmektedir. harim 2 kolon üzerine beton karnas malzemeyle düz örtülüdür. kıble duvarında, üst sırada atnalı kemerli 3 pencere, kuzeyde yine 3 pencere açılmıştır. mermer mihrab ve minber yeni yapılmış olup hiçbir özellikleri yoktur.
blok binalara bitişen cami dış cephesinde, kemerler üzerinde kalın ayet kitabe kuşağı yer almaktadır. saçak, testere dişi motifle sonuçlanmıştır.
adile hatun’un yaptırdığı camiden kalan sekizgen kaideli tuğla minare, mozaik çinili süslemelerle bezenmiştir. şerefesinde sekiz köşeli çinili madalyonlar içinde “ya allah” “ya muhammed” lâfızları tekrarlanmıştır. petek kısmında kûfi yazıyla kelime-i tevhid işlenmiştir.
yıkılan camiinin arşiv resimlerinde görülen mihrabı, 5 kenarlı nişin yarısından yukarısı çinilerle kaplıdır. kemer alınlığı ve etrafındaki çerçevede sülüs kitabe kuşağı dolanmaktadır. minber de kısmen çiniyle kaplanmıştır.
haydarhane camii bağdadda reşid caddesi üzerinde bulunur.
1826-1827 yıllarında vali davud paşa tarafından yaptırılmıştır. 1893 ve 1903 tarihlerinde sultan ii. abdülhamid’in tamir ettirdiği caminin güney avlu duvarı ile batıdaki medresesi, 1965 yılında reşid caddesi’nin genişletilmesi sırasında yıkılmış, 1972’de bugünkü şekliyle düzenlenmiştir.
1965 yılına kadar harap da olsa, büyük bir avlunun içinde cami, medrese, türbe, aşevi ve yazlık mescidiyle bir külliye durumunda olan haydarhane manzumesi, bu tarihten sonra cami ile dar bir avludan ibaret kalmıştır.
yüksek duvarlarla çevrilen avluya, güneydoğudaki taçkapı, kuzeybatıdaki normal 2 kapıyla girilmektedir. kuzeybatı kapısı kahvehane ve dükkânlara, taçkapı ise caddeye açılmaktadır. dükkânlara bitişen batı duvarında, çiçekli kûfi harflerle yazılmış geniş çinili kitabe kuşağı bulunmaktadır.
avlunun güneybatı köşesinde, harime bitişen ve harim duvarına kadar yükseltilen taçkapı, sivri kemerli geniş bir eyvan şeklindedir. baştan sona, sıratlı tekniğiyle yapılmış iri bitki motifli çinilerle kaplanmıştır. ayrıca dış cephe, kademeli payeler, nişler ve kemerlerle teşkilâtlandırılmıştır. kemerlerin üstünde, batı duvarında olduğu gibi geniş bir kitabe kuşağı uzanmaktadır.
1826-1827 yıllarında vali davud paşa tarafından yaptırılmıştır. 1893 ve 1903 tarihlerinde sultan ii. abdülhamid’in tamir ettirdiği caminin güney avlu duvarı ile batıdaki medresesi, 1965 yılında reşid caddesi’nin genişletilmesi sırasında yıkılmış, 1972’de bugünkü şekliyle düzenlenmiştir.
1965 yılına kadar harap da olsa, büyük bir avlunun içinde cami, medrese, türbe, aşevi ve yazlık mescidiyle bir külliye durumunda olan haydarhane manzumesi, bu tarihten sonra cami ile dar bir avludan ibaret kalmıştır.
yüksek duvarlarla çevrilen avluya, güneydoğudaki taçkapı, kuzeybatıdaki normal 2 kapıyla girilmektedir. kuzeybatı kapısı kahvehane ve dükkânlara, taçkapı ise caddeye açılmaktadır. dükkânlara bitişen batı duvarında, çiçekli kûfi harflerle yazılmış geniş çinili kitabe kuşağı bulunmaktadır.
avlunun güneybatı köşesinde, harime bitişen ve harim duvarına kadar yükseltilen taçkapı, sivri kemerli geniş bir eyvan şeklindedir. baştan sona, sıratlı tekniğiyle yapılmış iri bitki motifli çinilerle kaplanmıştır. ayrıca dış cephe, kademeli payeler, nişler ve kemerlerle teşkilâtlandırılmıştır. kemerlerin üstünde, batı duvarında olduğu gibi geniş bir kitabe kuşağı uzanmaktadır.
ahmediye (meydan) camii, bağdatda bulunur. bağdad kethudası ahmed paşa’nın 1795’te yaptırmaya başladığı cami, katledilmesi üzerine 1 yıl sonra kardeşi abdullah bey tarafından tamamlanmıştır. medresesi, meydan surlarına kadar uzanan avlu duvarı ile meşrutası, yol genişletmesi sebebiyle 1865’te mithat paşa tarafından yıktırılmıştır. 1934, 1970, 1976 yıllarında irak vakıflarınca elden geçirilmiştir.
doğu duvarı yıkık bir avlu içinde yer alan 27x20 m. ölçülerindeki camiye kuzey ve batıdan 2 kapıyla girilmektedir. avlu kapılarının ikisi de taçkapı niteliğindedir. yüzleri çiniyle kaplanmıştır. ortada büyük, yanlarda küçük 3 kubbeli bir camidir. tek minaresi vardır.
avlunun iç cephesi, tuğladan kademeli kemerler ve nişlerle hafifletilmiştir. kemer üçgenlerinde çeşitli renk ve kompozisyonlarda mozaik çiniler, alınlıkta ise, boydan boya duvarı kat eden baklava motifli kuşak yer almaktadır. girişin sağında abdestlik, avlunun kıble duvarında mukarnas kavsaralı bir mihrab mevcuttur.
doğu duvarı yıkık bir avlu içinde yer alan 27x20 m. ölçülerindeki camiye kuzey ve batıdan 2 kapıyla girilmektedir. avlu kapılarının ikisi de taçkapı niteliğindedir. yüzleri çiniyle kaplanmıştır. ortada büyük, yanlarda küçük 3 kubbeli bir camidir. tek minaresi vardır.
avlunun iç cephesi, tuğladan kademeli kemerler ve nişlerle hafifletilmiştir. kemer üçgenlerinde çeşitli renk ve kompozisyonlarda mozaik çiniler, alınlıkta ise, boydan boya duvarı kat eden baklava motifli kuşak yer almaktadır. girişin sağında abdestlik, avlunun kıble duvarında mukarnas kavsaralı bir mihrab mevcuttur.
banyabaşı camii, osmanlı devleti zamanında, bugünkü bulgaristanın başkenti sofyada inşa edilen cami.
avrupanın en eski camilerinden biridir. kuruluş tarihi hakkında çeşitli tarihler varsada 1566 yılını kabul etmek daha uygundur. mimar sinan tarafından tasarlanmıştır. en dikkat çekici özelliği geniş kubbesi ve minare yüksekliğidir. bulgar makamlarının ve ırkçı partilerin faaliyetlerine rağmen cami bugün sofyada ibadete açık kalabilen tek camidir.
sofya’nın göbeğinde, şehrin en büyük caddesi olan mariya luiza caddesi’nde, sofya merkez hamamı ile hali arasında, tsum diye bilinen en büyük ticaret mağzasının alt tarafında bulunan banyabaşı cami’ni molla efendi kadı seyfullah adında bir hayırsever kurduğu için bazı kaynaklarda onun adıyla da anılmaktadır. seyfullah efendi cami de denir. çeşitli kaynaklar kuruluş tarihini de farklı göstermektedir. evliya çelebinin “sofya’da en güzel minaresi olan cami” olarak vasıflandırdığı cami dört adet köşe kubbesinin ortasında yükselen büyük kubbesi ve tek minaresiyle bugün adeta bulgar başkentinin simgesi durumunda bulunmaktadır. önünda üç kubbeli bir tetimmesi (ekleyip, tamamlama) vardır. bu, kadı seyfullah’ın ölen karısı ruhuna yapılmıştır.
cami mimari bakımından ilginçtir. tuğla taş sıraları ile yapılmış, razgrad’taki ibrahim paşa camii’nde olduğu gibi, dört köşeden geçirilmiş kulecikler 16 dilimli kasnağın köşelerine çift göğüslemeler konmuştur. son cemaat yeri ve kemer aynaları kesme taştan olup, sütünlar yekpare ve koyu renktedir. başlıklar çift ıstalaktitlidir. tek kapı ufak bir taçla biten kesme taştan yapılmıştır. kemer aynasında taş üstüne boya ile yazılmış, okunmayan kara bir yazı ve altında 974(1566-1567) tarihi vardır.
doğaldır ki, 500 yıla yakın tarihi olan cami bugünkü durumuna aslı ile değil, yapılan birçok onarımlar ile getirilmiştir. son temel onarımı türkiye büyükelçisi fethi bey tarafından finansa edilerek 1920’li yıllarda yapılmıştır. depremlerden çatlamış olan mermer minber o zaman değiştirilmiştir. gerek totalitarizm zamanında, gerekse de demokrasi geldikten sonra yapılan sıva, boya, tabandan ısıtma sistemi tesisleri ise, daha fazla çeşitli arap, türk vakıflarının, ayrı ayrı hayırseverlerin himmetiyle gerçekleştirilmiştir. bugünkü haliyle cami cuma günleri 500, bayramlarda ise 1000’nin üzerinde cemaat toplamaktadır.
2006 mayısında bulgaristanda ırkçı görüşleriyle tanınan ataka partisinin üyeleri, başkent sofyadaki banyabaşı camisinin yanına bir çadır kurarak, camilerde ezan okunmasının yasaklanması için imza kampanyası başlatmıştı.
avrupanın en eski camilerinden biridir. kuruluş tarihi hakkında çeşitli tarihler varsada 1566 yılını kabul etmek daha uygundur. mimar sinan tarafından tasarlanmıştır. en dikkat çekici özelliği geniş kubbesi ve minare yüksekliğidir. bulgar makamlarının ve ırkçı partilerin faaliyetlerine rağmen cami bugün sofyada ibadete açık kalabilen tek camidir.
sofya’nın göbeğinde, şehrin en büyük caddesi olan mariya luiza caddesi’nde, sofya merkez hamamı ile hali arasında, tsum diye bilinen en büyük ticaret mağzasının alt tarafında bulunan banyabaşı cami’ni molla efendi kadı seyfullah adında bir hayırsever kurduğu için bazı kaynaklarda onun adıyla da anılmaktadır. seyfullah efendi cami de denir. çeşitli kaynaklar kuruluş tarihini de farklı göstermektedir. evliya çelebinin “sofya’da en güzel minaresi olan cami” olarak vasıflandırdığı cami dört adet köşe kubbesinin ortasında yükselen büyük kubbesi ve tek minaresiyle bugün adeta bulgar başkentinin simgesi durumunda bulunmaktadır. önünda üç kubbeli bir tetimmesi (ekleyip, tamamlama) vardır. bu, kadı seyfullah’ın ölen karısı ruhuna yapılmıştır.
cami mimari bakımından ilginçtir. tuğla taş sıraları ile yapılmış, razgrad’taki ibrahim paşa camii’nde olduğu gibi, dört köşeden geçirilmiş kulecikler 16 dilimli kasnağın köşelerine çift göğüslemeler konmuştur. son cemaat yeri ve kemer aynaları kesme taştan olup, sütünlar yekpare ve koyu renktedir. başlıklar çift ıstalaktitlidir. tek kapı ufak bir taçla biten kesme taştan yapılmıştır. kemer aynasında taş üstüne boya ile yazılmış, okunmayan kara bir yazı ve altında 974(1566-1567) tarihi vardır.
doğaldır ki, 500 yıla yakın tarihi olan cami bugünkü durumuna aslı ile değil, yapılan birçok onarımlar ile getirilmiştir. son temel onarımı türkiye büyükelçisi fethi bey tarafından finansa edilerek 1920’li yıllarda yapılmıştır. depremlerden çatlamış olan mermer minber o zaman değiştirilmiştir. gerek totalitarizm zamanında, gerekse de demokrasi geldikten sonra yapılan sıva, boya, tabandan ısıtma sistemi tesisleri ise, daha fazla çeşitli arap, türk vakıflarının, ayrı ayrı hayırseverlerin himmetiyle gerçekleştirilmiştir. bugünkü haliyle cami cuma günleri 500, bayramlarda ise 1000’nin üzerinde cemaat toplamaktadır.
2006 mayısında bulgaristanda ırkçı görüşleriyle tanınan ataka partisinin üyeleri, başkent sofyadaki banyabaşı camisinin yanına bir çadır kurarak, camilerde ezan okunmasının yasaklanması için imza kampanyası başlatmıştı.
baba gurgur camii, bağdatda meydan mahallesinde bulunurdu. irak türkleri arasında kerametiyle tanınan bektaşi şeyhi baba gurgurun türbesi yanına 1671de defterdar abdullah ağanın oğlu mehmed efendi tarafından bir tekke yaptırıldı. meydan mahallesindeki bu yapı, bektaşiliğin yasaklanmasıyla 1826da camii haline getirildi. 1884den sonra ilkokul olarak kullanılan cami, irak devleti zamanında yıkılarak mihrabı kerkük bestamlı camiine götürüldü.
asafiye camii, bağdadda, şüheda köprüsü, mustansıriye medresesi yanında bulunur.
mevlevi tekkesi olarak kullanılan eski bir yapı, 1826 yılında davud paşa tarafından temellerine kadar yıktırılarak 4 senede yerine bir cami yaptırılmıştır. bağdad’da, sünnîler için yaptırılan ilk çifte minareli cami olup, minarelerin üst kısmı i. dünya savaşı sırasında fırtınadan yıkılmıştır. 1964’te irak hükûmeti, köprü genişletmesi sebebiyle minarenin birini yıktırarak diğerini 2 şerefeli hale getirmiştir. 1975-1977 tamirinde kubbe ve çinileri yenilenmiştir.
dicle kıyısında, şüheda köprüsü yanında yer alan cami, doğudan mustansıriye medresesi’ne avlu duvarıyla bitişmektedir. çifte kubbesi ve çift şerefeli minaresiyle, tuğladan yapılmıştır.
batı tarafından daralarak harim duvarıyla bitişen avluya tek kapıyla girilmektedir. taçkapı şeklinde tertiplenen bu giriş kapısı, yapı bakımından diğer çinili bağdad örneklerine benzemektedir. kapı ile kemer arasında kalan kısımda, kavsara, yıldız motifleri ve kitabelerle donatılmıştır. kemeri çevreleyen dış kuşak ve alınlık 3 dikdörtgen zincir örgüsü çerçeve ile kitabelik şekline getirilmiştir.
avlunun batısı ile son cemaat yerine geçilen kuzey kısmında payeler üzerine oturan sivri kemerli ve aynalı tonozlu 2 revak uzanmaktadır. minarenin bulunduğu doğu kısmındaki revak ise, avlu küçüldüğü için diğerinin yarısı kadar kalmış, üzeri düz betonla örtülmüştür. kemerlerin üstü geometrik motiflerle süslenmiştir. tamamen yenilenen revaklı avlu kısmının minareye bitişen ve mustansıriye medresesi’ne kadar uzanan bölümde yeni meşruta binaları ile halife mustansır’a ait olduğu rivayet edilen bir türbe yer almaktadır. avlunun batı kısmında, son cemaat yeri batı duvarı ile, avlu duvarı arasında helâ ve abdestlik bulunmaktadır.
mevlevi tekkesi olarak kullanılan eski bir yapı, 1826 yılında davud paşa tarafından temellerine kadar yıktırılarak 4 senede yerine bir cami yaptırılmıştır. bağdad’da, sünnîler için yaptırılan ilk çifte minareli cami olup, minarelerin üst kısmı i. dünya savaşı sırasında fırtınadan yıkılmıştır. 1964’te irak hükûmeti, köprü genişletmesi sebebiyle minarenin birini yıktırarak diğerini 2 şerefeli hale getirmiştir. 1975-1977 tamirinde kubbe ve çinileri yenilenmiştir.
dicle kıyısında, şüheda köprüsü yanında yer alan cami, doğudan mustansıriye medresesi’ne avlu duvarıyla bitişmektedir. çifte kubbesi ve çift şerefeli minaresiyle, tuğladan yapılmıştır.
batı tarafından daralarak harim duvarıyla bitişen avluya tek kapıyla girilmektedir. taçkapı şeklinde tertiplenen bu giriş kapısı, yapı bakımından diğer çinili bağdad örneklerine benzemektedir. kapı ile kemer arasında kalan kısımda, kavsara, yıldız motifleri ve kitabelerle donatılmıştır. kemeri çevreleyen dış kuşak ve alınlık 3 dikdörtgen zincir örgüsü çerçeve ile kitabelik şekline getirilmiştir.
avlunun batısı ile son cemaat yerine geçilen kuzey kısmında payeler üzerine oturan sivri kemerli ve aynalı tonozlu 2 revak uzanmaktadır. minarenin bulunduğu doğu kısmındaki revak ise, avlu küçüldüğü için diğerinin yarısı kadar kalmış, üzeri düz betonla örtülmüştür. kemerlerin üstü geometrik motiflerle süslenmiştir. tamamen yenilenen revaklı avlu kısmının minareye bitişen ve mustansıriye medresesi’ne kadar uzanan bölümde yeni meşruta binaları ile halife mustansır’a ait olduğu rivayet edilen bir türbe yer almaktadır. avlunun batı kısmında, son cemaat yeri batı duvarı ile, avlu duvarı arasında helâ ve abdestlik bulunmaktadır.
abdurrahman paşa camii, osmanlı klasik dönem mimari eserlerinden biridir. kastamonu iline bağlı tosya ilçesinde 1582 yılında inşa edilmiştir. mimarlığını büyük türk mimarı mimar sinan istanbuldan üstlenmiş, inşaatı talebeleri yerinde yürütmüştür. caminin yapımında adı geçen abdurrahman paşanın kimliği tam olarak net değildir. maraşlıdır ve bir devlet görevlisi olduğu sanılmaktadır.
cami, ilçenin merkezinde hanönü meydanının yukarı kısmında yer alır. 1943 tosya depreminde ciddi zararlar görmesine karşın gerekli onarımları tamamlanarak orijinalitesi korunmuştur. caminin vakfına ait çok sayıda dükkân, bir hamam ve günümüze ulaşamamış bir kapalı çarşısı bulunmaktadır. günümüzde, ilçenin en büyük camisi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
cami, ilçenin merkezinde hanönü meydanının yukarı kısmında yer alır. 1943 tosya depreminde ciddi zararlar görmesine karşın gerekli onarımları tamamlanarak orijinalitesi korunmuştur. caminin vakfına ait çok sayıda dükkân, bir hamam ve günümüze ulaşamamış bir kapalı çarşısı bulunmaktadır. günümüzde, ilçenin en büyük camisi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
kara camii, sofya’da 1528 yılında kanunî sultan süleyman’ın emri ile mimar sinan tarafından yapılan, 1903 yılında kiliseye çevrilen cami. bulgaristanda bügünkü kilise sveti sedmochislenitsi kilisesi olarak bililniyor.
ilk önce koca mehmet paşa camii, sonra imaret camii olarak bilinir, sonra minaresinin kara taşlarından dolayı kara camii olarak bilinir.
mabed bugünkü bulgaristan içişleri bakanlığı’nın yanındaki küçük bahçede bulunur ve kilise olarak kullanılır. osmanlı döneminde camiinin hemen yanına defnedilen cami hocaları ve imamlarının bulunduğu kabristan ise bugün otopark olarak kullanılmaktadır.
ilk önce koca mehmet paşa camii, sonra imaret camii olarak bilinir, sonra minaresinin kara taşlarından dolayı kara camii olarak bilinir.
mabed bugünkü bulgaristan içişleri bakanlığı’nın yanındaki küçük bahçede bulunur ve kilise olarak kullanılır. osmanlı döneminde camiinin hemen yanına defnedilen cami hocaları ve imamlarının bulunduğu kabristan ise bugün otopark olarak kullanılmaktadır.
cami tavanında, tavan katında bulunan bant halinde yahut levha halindeki yazılar.
kottenforst, almanya’nın kuzey ren-vestfalya eyaletinde, bonn, wachtberg, meckenheim ve alfter-witterschlick yerleşimleri arasında yer alan ormanlık bölge. kottenforst, yaklaşık 4.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. kottenforst isminin kökeni, kelt dilinde orman anlamına gelen „coat“a uzanmaktadır.
cengel (ya da cangıl), sıcak iklime sahip bölgelerde bulunan baltagirmemiş ormanlar için kulanılan bir terimdir. günümüzde yağmur ormanı terimi de cengel yerine kullanılmaktadır.
dünya yüzeyinin yaklaşık %6sı cangıl olarak sınıflandırılabilir. varlığı, ekosistemin devamı için hayati önem taşır. sözcüğün esası farsçada "susuz yer" anlamına gelen cangal dan gelmektedir.
dünya yüzeyinin yaklaşık %6sı cangıl olarak sınıflandırılabilir. varlığı, ekosistemin devamı için hayati önem taşır. sözcüğün esası farsçada "susuz yer" anlamına gelen cangal dan gelmektedir.
bir yere takılmaya geçirilmeye yarayan eğri ve ucu sivri demir.
(bkz: tori amos)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?