kaoru ikeya , japonyada yaşayan, ilk kuyrukluyıldızını 1963te bulmuş bir gök bilimcidir. ilk kuyruklu yıldızına kendi adını vermiştir. 6 yaşından itibaren taşındıkları evin düz damında araştırmalar yapmıştır. ne yazık ki ilk araştırmalarında teleskobu yoktur. okulunun kütüphanesinden kitaplar okuyarak pazarlardan teleskop parçaları bularak kendi teleskobunu yapmıştır. 19 yaşında yani 1963 yılında ilk kuyruklu yıldızını bulmuştur. 6 tane kuyruklu yıldız bulmuştur. kaoru ikeya daha küçük bir çocukken gözü göklerde idi. babası balıkçıydı. babası da onun kendisi gibi balıkçı olmasını isterdi. fakat kaoru bir gökbilimci olmak istiyordu. babası kısa bir süre sonra öldü. o da ailesine bakmak için bir işe girdi. bir fabrikada piyano tuşları parlatıyordu. kendi teleskopunu yaparken annesi onun kütüphaneye ders çalışmak için gittiğini sanardı. kaoru bir gece gene gökleri tararken birden bir şey gördü. bu bir kuyruklu yıldız olmalıydı. hemen o sabah telgrafla bunu gözlem evine bildirdi. kaoru birden şöhrete kavuşacağını bilmiyordu. onun kulaklarında hâlâ şu sözler vardı. (bir bilim adamının söylediği bir söz) "gençler hiç olmadık işlere karışırlar. işin şaşkın yanı ise başarırlar."
çurunga, avustralya aborjinlerinde büyüsel obje.
arunda kabilesi dilinde çurunga adı verilen bir büyüsel obje erkekliğe adım ayininden sonra her erkeğe verilir ve hayat boyu taşınır. çurungalar kişiye özeldir ve 5 - 6 santimetre çapında oval taşlardan birkaç metre boyunda tahta çubuklara kadar çeşitli şekillerde olur. kadınların ayinlerinde de bazen çurungalar olsa da, gelenek daha çok erkekleri kapsar. her erkeğin düş zamanı ile bağlantısını kuran kendi çurungasıdır. ölüm halinde çurunga, cesetle birlikte gömülmezse ruhun acı çekeceğine ve başıboş dolaşacağına inanılır.
arunda kabilesi dilinde çurunga adı verilen bir büyüsel obje erkekliğe adım ayininden sonra her erkeğe verilir ve hayat boyu taşınır. çurungalar kişiye özeldir ve 5 - 6 santimetre çapında oval taşlardan birkaç metre boyunda tahta çubuklara kadar çeşitli şekillerde olur. kadınların ayinlerinde de bazen çurungalar olsa da, gelenek daha çok erkekleri kapsar. her erkeğin düş zamanı ile bağlantısını kuran kendi çurungasıdır. ölüm halinde çurunga, cesetle birlikte gömülmezse ruhun acı çekeceğine ve başıboş dolaşacağına inanılır.
logrus, the chronicles of amber roman serisinde yer alan bir tür büyü gücüdür. düzen olmadan kaosun, kaos olmadan da düzenin var olamayacağına dair inanca dayanan düşünceden yola çıkar. bahsi geçen eser dizisini roger zelazny yazmıştır. bu eser ayrıca bilgisayar oyunlarına da konu olmuştur.
yönetmenliğini orhan oğuzun yaptığı filmin senaryosunu nuray oğuz ve cemal san yazmıştır.
on yedinci yüzyılda, osmanlı imparatorluğunun başkenti istanbulda yaşayan minyatür ustası eflatun (serhat tutumluer), ustalarının kendisine öğrettiklerine karşı gelerek, eşinin ve oğlunun ölümü sonrasında, batılı tarzda portrelerini çizer. bu tarz portrelerin islam dinine aykırı olduğunu düşündüğü için, içinde çelişkili duygular kabaran eflatun, bir gün zorla bir osmanlı vezirinin konağına götürülür. vezir, eflatundan, osmanlı imparatorluğuna karşı ayaklanan danyal (nihat ileri) adlı sözde bir şehzadenin, idamından önce batılı tarzda portresini yapmasını ister.
çırağı rehin alınan eflatun, bu emir karşısında vezirin bir grup silahlı adamıyla birlikte anadolu bozkırlarına doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. yolda rastladığı köle kızı leylayı (melisa sözen) acıyarak yanına alan eflatun, taht kavgasının ortasında bir yandan varolma mücadelesi verirken diğer yandan da bu güzel köle kız ile gizliden gizliye bir aşk yaşamaya başlar. verdikleri kayıplara rağmen şehzade danyalın hapsedildiği kaleye vardıklarında grubu büyük bir sürpriz beklemektedir.
kavganın ve aşkın imparatorluğunda hayatta kalma savaşı veren eflatun ve leyla, hayalle gerçeğin harmanlandığı bu büyülü masalda kendi cennetlerini yaratırlar.
çırağı rehin alınan eflatun, bu emir karşısında vezirin bir grup silahlı adamıyla birlikte anadolu bozkırlarına doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. yolda rastladığı köle kızı leylayı (melisa sözen) acıyarak yanına alan eflatun, taht kavgasının ortasında bir yandan varolma mücadelesi verirken diğer yandan da bu güzel köle kız ile gizliden gizliye bir aşk yaşamaya başlar. verdikleri kayıplara rağmen şehzade danyalın hapsedildiği kaleye vardıklarında grubu büyük bir sürpriz beklemektedir.
kavganın ve aşkın imparatorluğunda hayatta kalma savaşı veren eflatun ve leyla, hayalle gerçeğin harmanlandığı bu büyülü masalda kendi cennetlerini yaratırlar.
bak yeşil yeşil, 1975 yılı yapımı, başrollerde ahmet özhan, hale soygazi ve şener şenin oynadığı bir türk filmidir.
arkadaşlarıyla hovarda bir hayat süren şarkıcı bir gencin babası tarafından zorla evlendirilmek istenmesinin hikayesidir.
arkadaşlarıyla hovarda bir hayat süren şarkıcı bir gencin babası tarafından zorla evlendirilmek istenmesinin hikayesidir.
konu [değiştir]60`larda ve 70`lerde çektiği aşk filmleriyle ünlenen ama bir dönemin kapanmasıyla birlikte çaptan düşen bir yönetmenin, kendini yenilemek için gösterdiği çabaları anlatan tam bir başyapıt. binbir zorluklar, yokluklar içinde, bir avuç inançlı sinema emekçisinin, her şeye rağmen film çekmek için gösterdikleri trajik ve bir o kadar saygı duyulması gereken mücadeleyi anlatan bir film
oyuncular:
şener şen
müjde ar
pıtıcık akerman
aytaç yörükaslan
arif akkaya
yavuzer çetinkaya
oktay kaynarca
şevket altuğ
oyuncular:
şener şen
müjde ar
pıtıcık akerman
aytaç yörükaslan
arif akkaya
yavuzer çetinkaya
oktay kaynarca
şevket altuğ
yavuz özkanın aynı adla yazdığı hikayeden beyaz perdeye aktarılmış trk filmidir.kültür bakanlığı ve eurimagesin katkılarıyla gerçekleştirilmiştir.
cihan demircinin 2004 yılında inkilap yayınlarından çıkan 312 sayfalık inceleme-araştırma kitabı.
kitabın kapağı“araya parça giren yıllar” türk sinemasının kimilerince en “karanlık” dönemi sayılan “1974-1980 seks filmleri dönemi”ni inceleyen bir kitaptır. “araya parça giren yıllar” ilk tohumları 1972’de atılsa da, gerçek startı 1974’te verilmiş olan 1980’e dek süren “türk seks filmleri” dönemine bugüne dek pek bakılmamış bir açıdan olabildiğince derinliğine bakmayı denemiştir.
25 yıla ulaşan yazarlık deneyimi ve bugüne dek yayınlanmış 24 kitabıyla mizah edebiyatımızın kendine özgü kalemlerinden biri olan cihan demirci, araya “behçet”lerin girmeye başladığı bu “parçalı” yılları gene kendine özgü mizahi bir dille aktarmaktadır. 1974’lerden başlayarak 1980’lere kadar süren bu dönemi, dönemin oyuncularıyla yapılmış röportajlarla, dönemden kalma anılar ve anekdotlarla, arka planda kalmış pek çok ayrıntılarla, bizzat bu filmlerin seyircisi olmuş kişilerin tanıklıklarıyla aktarmaktadır.
kitap ayrıca 1974-1980 dönemindeki seks filmlerinin arka planındaki yaşamlara da uzanmaktadır. seks filmlerinin “hüzünlü” kadın oyuncularına özel bir yer açarak kadına karşı olan “ikiyüzlü” bakış açısını da gündeme getirmektedir.
bir dönem kitabı olan “araya parça giren yıllar” 1980’de bitmeyip, 1980’den 2004’e kadar olan süredeki cinsel değişimlerin izini de sürmektedir.
kitabın kapağı“araya parça giren yıllar” türk sinemasının kimilerince en “karanlık” dönemi sayılan “1974-1980 seks filmleri dönemi”ni inceleyen bir kitaptır. “araya parça giren yıllar” ilk tohumları 1972’de atılsa da, gerçek startı 1974’te verilmiş olan 1980’e dek süren “türk seks filmleri” dönemine bugüne dek pek bakılmamış bir açıdan olabildiğince derinliğine bakmayı denemiştir.
25 yıla ulaşan yazarlık deneyimi ve bugüne dek yayınlanmış 24 kitabıyla mizah edebiyatımızın kendine özgü kalemlerinden biri olan cihan demirci, araya “behçet”lerin girmeye başladığı bu “parçalı” yılları gene kendine özgü mizahi bir dille aktarmaktadır. 1974’lerden başlayarak 1980’lere kadar süren bu dönemi, dönemin oyuncularıyla yapılmış röportajlarla, dönemden kalma anılar ve anekdotlarla, arka planda kalmış pek çok ayrıntılarla, bizzat bu filmlerin seyircisi olmuş kişilerin tanıklıklarıyla aktarmaktadır.
kitap ayrıca 1974-1980 dönemindeki seks filmlerinin arka planındaki yaşamlara da uzanmaktadır. seks filmlerinin “hüzünlü” kadın oyuncularına özel bir yer açarak kadına karşı olan “ikiyüzlü” bakış açısını da gündeme getirmektedir.
bir dönem kitabı olan “araya parça giren yıllar” 1980’de bitmeyip, 1980’den 2004’e kadar olan süredeki cinsel değişimlerin izini de sürmektedir.
nigar pöstekinin es yayınlarından 2005 yılında çıkan 177 sayfalık kitabının adı.
nigar pösteki, kitabında türk sinemasının çok yakın denilebilecek bir dönemini mercek altına almıştır. pösteki, 1990 yılı ile başlayıp 2003 mayıs’ına dek getirdiği incelemesinde, on üç yıllık süreci sekiz ana başlık altında ele alırken; bu dönemde yapılmış filmlerin karşılaştığı finansal ve yapısal sorunları da belirleyerek bu süreçte gösterime çıkmış bütün filmlerin hangi kurumlar tarafından desteklendiğini tek tek belirtmiştir.
ayrıca, her yıl hangi filmler gösterime girmiş, hangileri uyarlama ya da özgün gibi tasnifleri yaptıktan sonra gösterime girmiş tüm filmlerin temalarını vermiştir.
nigar pösteki, kitabında türk sinemasının çok yakın denilebilecek bir dönemini mercek altına almıştır. pösteki, 1990 yılı ile başlayıp 2003 mayıs’ına dek getirdiği incelemesinde, on üç yıllık süreci sekiz ana başlık altında ele alırken; bu dönemde yapılmış filmlerin karşılaştığı finansal ve yapısal sorunları da belirleyerek bu süreçte gösterime çıkmış bütün filmlerin hangi kurumlar tarafından desteklendiğini tek tek belirtmiştir.
ayrıca, her yıl hangi filmler gösterime girmiş, hangileri uyarlama ya da özgün gibi tasnifleri yaptıktan sonra gösterime girmiş tüm filmlerin temalarını vermiştir.
gaston louis alfred leroux (6 mayıs 1868, paris - 15 nisan 1927, nice) fransız gazeteci, yazar, dedektif. andrew lloyd webber tarafından müzikali yapılan ve birçok kez sinemaya uyarlanan operadaki hayalet (le fantôme de lopéra/the phantom of the opera) ve polisiyede başlangıçlardan biri sayılan sarı odanın esrarı gibi romanların yazarıdır. sarı odanın esrarıyla birlikte polisiye romanlarda kilitli oda cinayeti tarzı başlar, yani, içeri girilmesi veya çıkılması imkansız olan bir odada cinayet işlenmesinin ve en sonunda dedektif veya zeki bir amatör tarafından katilin yakalanmasının hikayesi.
andrew lloyd webber (d. 22 mart 1948) i. sir unvanı da almış ünlü ingiliz müzikal bestecisi. cats, evita, the phantom of the opera, jesus christ superstar, joseph and his amazing technicolor dreamcoat, sunset boulevard gibi müzikalleri yapmıştır.
queer eye for the straight guy hakkında 2003 yılında bolca söz ettiren her bölümü 60dan oluşan emmy ödüllü bir reality şovdur.ülkemizde ise 2006 yılında showplus kanalında yayınlanmaya başlamıştır.şovun 3. sezonundan sonra ismi kısaca queer eye olarak değiştirilmiştir,çünkü başrol oyuncuları sadece straight erkekler üzerinde değil straight kadınlar hatta gay ler üzerinde de maharetlerini göstermeye başlamışlardır.
içinde hem reality şov hem de make-over tarzını barındıran şov herbiri farklı alanlarda uzman 5 gay karakterden oluşmaktadır.ted yemek ve şarap üzerine ; kyan kişisel bakım,saç bakımı,makyaj üzerine ; thom iç mekan dizayn üzerine; carson moda,giyim üzerine; jai ise kültürelsosyal alanlarda ustadır.
içinde hem reality şov hem de make-over tarzını barındıran şov herbiri farklı alanlarda uzman 5 gay karakterden oluşmaktadır.ted yemek ve şarap üzerine ; kyan kişisel bakım,saç bakımı,makyaj üzerine ; thom iç mekan dizayn üzerine; carson moda,giyim üzerine; jai ise kültürelsosyal alanlarda ustadır.
kayıp ve çılgın (lost and delirious) susan swanin the wives of bath adlı romanından uyarlanmıştır.film bir kız okulundaki birbirine aşık iki genç kız ve oda arkadaşlarıyla olan ilişkilerini anlatır.babası tarafından yatılı okula gönderilen mary (mischa barton) oda arkadaşları paulıe(piper perabo) ve torinin(jessica pare) eşcinsel olduğunu farkeder.hayatta kaybetmiş oldukları şeyler bu kızları birbirine bağlayan en önemli etkendir.
(bkz: lost and delirious)
the incredibly true adventure of two girls in love 1995 yapımı maria maggenti tarafından yazılan ve yönetilen, siyah, zengin ve heteroseksüel bir kız ile beyaz ve alt sınıftan butch görünümlü bir kızın aşk hikayesini anlatan film.
1965 senesinde gösterime giren siyah beyaz çekim bir türk filmi.
halit refiğin yönetmenliğini yaptığı drama türündeki eserin seneryosu kemal tahire ait olup türk sinemasındaki parlak örneklerden biridir. osmanlının son dönemlerindeki kimi olayların konak hayatı ve bir harem üzerinden anlatıldığı film, senaryosu kadar oyunculukları ile de dikkat çeker. türk sinemasındaki kanıksanmış genel kalıplardan farklı olarak; derin ve gerçeğe yakın karakterler, ustaca kurulmuş diyaloglarla hissettirilen bir gerilim içerisinde entrikalarını sürdürür. haremde dört kadın, aslen bir dönem filmi olup atıf yılmazın yönettiği iki gemi yanyana (1963) ile beraber türk sinemasındaki ilk lezbiyen ilişki karelerini içerir.
halit refiğin yönetmenliğini yaptığı drama türündeki eserin seneryosu kemal tahire ait olup türk sinemasındaki parlak örneklerden biridir. osmanlının son dönemlerindeki kimi olayların konak hayatı ve bir harem üzerinden anlatıldığı film, senaryosu kadar oyunculukları ile de dikkat çeker. türk sinemasındaki kanıksanmış genel kalıplardan farklı olarak; derin ve gerçeğe yakın karakterler, ustaca kurulmuş diyaloglarla hissettirilen bir gerilim içerisinde entrikalarını sürdürür. haremde dört kadın, aslen bir dönem filmi olup atıf yılmazın yönettiği iki gemi yanyana (1963) ile beraber türk sinemasındaki ilk lezbiyen ilişki karelerini içerir.
all over the guy 2001 abd yapımı 95 dakikalık bir filmdir. yönetmenliğini julie davisin üstlendiği filmin başrollerini dan bucatinsky ve richard ruccolo paylaşmaktadır. türü romantik komedidir. temelde, eli (bucantinsky) ve tomun (ruccolo) hikayesi anlatılmaktadır.
pulitzer ödüllü the hoursun (saatler) yazarı michael cunninghamın kaleminden çıkan romanın michael mayer yönetmenliğinde ekrana uyarlanmasıdır.iki çocukluk arkadaşının geçmiş ilişkileri ile yüzleşmelerinin yanı sıra 80lerin new york şehrinde kendilerinden yaşça büyük arkadaşları clare ile aralarındaki 3lü tanımlanamaz bağı konu alan yapım duygusal ikilemleri vurgulamıştır.bir babanın ölümünün yanı sıra beklenmedik bir hamilelikle başetmeye çalışan bu üç arkadaş arasında zamanla bir aşk üçgeni oluşur.sonunda ise birbirleriyle yüzleşirken,sahip olduklarının hiç de umdukları şeyler olmadığını farkedecek olan bu iki erkek ve bir kadından oluşan arkadaş grubu ruhsal ikilemleriyle hayatlarına devam ederler.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?