confessions

firambogaz

- Yazar -

  1. toplam entry 10312
  2. takipçi 2
  3. puan 177402

öğrenilmis caresizlik

firambogaz
martin seligman’in 1965’li yıllarda yaptığı deneyler sonucunda ortaya çıkan bir kavram “learned helplessness”. deney pavlov deneylerini tekrarlamak isteyen selinger’in, deney sırasındaki köpek davranışlarını gözlemlemlenirken deneyin yön değiştirmesi sonucunda kelimelendiriliyor. bu duruma da kelimelendirilmiş deneyimlilik denebilir.

gruplara ayrılan köpekler farklı uyaranlarla uyarılır ve deney sonucunda davranışlar arasında bağlantılar kurulur. daha sonra da uzun yıllar kavram üzerinde değişiklikler yapılır. bu kavramın ortaya çıkardığı sonuç şudur. köpek davranışları öğrendiklerine bağlı değişmektedir. ancak köpek davranışları ile köpekten çok daha gelişmiş olan insan davranışlarını açıklama çok kolay olmasa gerektir.

yazının konusu bu deney değil kavram ve kavramın türkçe’ye tercüme edilmesindeki hataların ortaya çıkardığı sonuçlardır. google’da “öğrenilmiş çaresizlik” yazıldığında 2001 yılı tarihli bir yazının linki ilk sırada çıkmaktadır.

learned helplessness kavramı yardım alamamakla ilgilidir. öyle ki yardım alınabileceğinin de farkında olmamayı ifade etmektedir. martin seligman psikolog’dur. bu kavramı kullanarak kişilerin yardım alabileceklerinin farkına varılmasını sağlamaya çalışmaktadır. kişiler bunun farkına vardıklarında yardım alabilecek durumu da öğrenebilecekler ve müşteri haline gelebilecek ve yardım alabileceklerdir.

ancak bu kavram türkçe’ye tercüme edilirken “öğrenilmiş çaresizlik” kelimeleri kullanılmıştır. ingilizce’sinde sadece yardım içeriği var iken, türkçe’de çare kelimesi olumsuzluk eki ile birlikte kullanılmaktadır. fiil kullanımı ise ilkinde etken iken, türkçe’de edilgen hale dönüştürülmüştür. böylece bu iki farklı kullanım kavramın anlamını çok farklı noktalara taşımaktadır. fiildeki zaman ise di’li geçmiş iken türkçe’de miş’li geçmiş zaman kullanılmaktadır.

bu sebeplerden kavramın bütünü ile yanlış olduğu ifade edilebilir. zira kavramdaki bilgi çaresizlik içeriği olarak aktarılmaktadır. bunun ise farkında olunmadan geçmiş zamanda ve bir başkası gibi olarak “öğrenilmiş” olduğu da ifade edilerek, farkında olmadan bir rahatlama da sağlanmaktadır.

orhan gencebay’ın “batsın bu dünya” şarkısı da benzer bir sonucu ortaya çıkarmaktadır. yaşadıklarını beğenmeyen ama şartlarını değiştirmek için de herhangi bir çaba göstermeyen kişiler, gencebay’ın şarkısını duyduklarında, onlar da “batsın bu dünya “ diyerek rahatlamakta ve eş zamanlı olarak da pasifleşmektedirler. yukarıdaki kavramı da öğrenen kişiler farkında olmadan “ben çaresizliği öğrenmişim, bu yüzden bir şey yapamıyorum” şeklinde rahatlayacaklardır, hem de farkında olmadan.

bu durumu değiştirmek için çaba sarfetseler bile, çaresizlik içeriğinde kalınabileceği istenen sonuca ulaşmaları zorlaşacaktır ve hatta daha ileri giderek “çaresiz” kalabilecekleri yeni bir sonucu da elde etmiş olacaklardır.

milliyet cumartesi ekindeki yazımı yazarken aktarmak istediklerim bunlardı. ancak daha önce de türkçe tercümesi yanlış olan kavramlar sadece “öğrenilmiş çaresizlik” değildir. “inner child” kavramı da “içimizdeki çocuk” olarak tercüme edilmiş ve yanlış tercüme, öyle olmadığı halde “içimizdeki trafik canavarına” kadar ulaşmıştır. içimizdeki çocuk’un bizden ayrışmış olduğunu ifade eden bu aktarımı yapanlar, farkında olmadan ayrışmışlar ve kendi anlatmak istediklerini artık “arif bey”e “söyletmektedirler. arif olan anlar’dan yola çıkılarak kullanılan bu aktarım modeli, ne bu aktarımı yapan kişiye ve ne de bu bilgileri okuyan kişiye yarar sağlamayacaktır.

inner child olsa olsa çocukluk tavrını ve kullanılmayan çocukluk tavrının değişim ve gelişim süreçlerini etkileyebileceğini anlatmak istiyor olabilir. çocukluk tavrımız gerçekten kolay öğrendiğimiz, kolayca gülebildiğimiz durumları için kullanılabilir. özellikle spor yaparken ve ciddiye almadığımız içeriklerde bu tavrı kullanmaktayız ve öğrenme sürecimiz inanılmaz şekilde hızlanmaktadır.

daha da ileri giderek “ben içimdeki çocuğu öldürmedim” diyenlerin de olduğunu görebiliyoruz. böylece çocukluk tavrını kullanamayan kişilerin kendilerini katil gibi hissetmelerini sağlayan bir başka sonucu ortaya çıkmaktadır.

insan çaresiz değil doğal olarak, türk toplumu en çaresiz dönemlerinde kurtuluş savaş’ını kazanabilmiştir. ancak kişisel kurtuluş savaşı, hayatın savaş olarak algılanmasını sağlayacak, kişilerin yaşama sevinçlerini azaltacak ve sonuçta savaşın kaybedilmesini sağlayacaktır. bu metaforu kullananlar kimler ise, onların da kendi kişisel kurtuluş savaşlarını kaybedeceği kolaylıkla söylenebilir. kazansalar bile hayat onlar için bir savaş olarak devam edecektir.

kişiler başarısız olduklarında başarısızlığı öğrenebilmekte ve bunu farkında olmadan yapmaya devam etmektedirler. değişmesi gereken benzer veya farklı içerikte istenilen sonuca ulaşmak bu yapıyı kolaylıkla ortadan kaldırabilmektedir. kaybetmeyi öğrenebilen bir kişi kolaylıkla kazanmayı öğrenebilir. çare, çaresiz, çaresizsiniz, çare sizsiniz gibi hem yaratıcı olmayan ve hem de çaresizliği beynimize yerleştiren kavramlardan mümkün olduğu kadar uzak durmamız gerekiyor ve daha önemlisi sonuçlarının da farkında olarak.

son olarak ise şu söylenebilir. “bugüne kadar ulaştığınız sonuçların hepsi ama başarılı olsun, başarısız olsun, hepsi “istediğiniz sonuçlardı”, farkında olmadan ama bilerek ulaştığınız.”

cengiz eren 8 aralık 2005

http://www.erenlp.com

google trends

firambogaz
google’a girilen arama içerikleri ile ilgili detaylı istatistikler elde edebiliyor, birden çok keyword’ü (bir seferde en fazla 5 tane) karşılaştırabiliyorsunuz. hoş sonuçlar çıkıyor. mesela jenifer lopez’i arattığınızda en çok tahran’dan arandığını görebiliyorsunuz. kapsamı giderek genişleyecek gibi gözüküyor.

http://www.google.com/trends

fıramboğaz

firambogaz
merhaba,
bana asırlar gibi uzun geçen ama takvime baktığımda kısacık bir zaman diliminden ibaret olduğunu gördüğüm “minik” bir aradan sonra yeniden online olabilmek çok güzel…hepinizi çok özledim.aslında bu entrynin yeri nickim başlığı olmamalıydı belki ama başlık açıp yer işgal etmek istemedim…

ani bir kararla en zorlu dönemlerimin en güzel ilacı sözlüğümden ayrıldığım o kara günün bana hayatımın en güzel hediyesini veren gün olabileceğini nerden bilebilirdim ki…bu kararın yanlış olduğunun ilahi bir kanıtı gibiydi bir hüzünlü bir en mutlu anın aynı takvimde çakışması…dünyanın en güzel başka bir duygusu olamayacağını ve bundan sonra “en güzel”le nitelendirilen hayata dair her şeyin miniğimle ilgili olacağını hissettiğim o gün,düşündüm ki çooook geç kalmışım.keşke dedim bu vuslat daha önce olsaymış,keşke dedim bu duygular daha önce yaşansaymış.artık benim de çıkarsız sevebileceğim, koruyacağım, güleceğim, derdini dert edeceğim ,ömrümün tüm günlerini hediye etmek isteyeceğim bir yavrum var…

bu mutlu günümde sevincimi paylaşan bilgi sözlük ailesinin koskocaman yürekli tüm değerli üyelerine teşekkür etmek istiyorum…
öncelikle değerli büyüğümüz sevgili walide sultan’a beni en iyi anlayan olduğu için saygı ve sevgiyle,
sonra müqüeme gittiğimde ve yeniden hayata döndüğümde bütün yüreğini ve orada barındırdığı iyi niyete,sevgiye dair ne varsa herşeyi gözünü kırpmadan yollarıma seren entryleri için,
floydian’a o güzel ve heyecan dolu gecenin bir yarısında sevgili eşimden desteğini esirgemediği için,
melankomik’e ben gider gitmez ukde listelerini tarayıp istatistikleri bilgiçlerle paylaşarak gidişimden dolayı duyduğu üzüntüyü samimiyetle ortaya koyabildiği için,
goetica’ya gecenin bir vakti eşi mışıl mışıl uyurken,sizlerle sevincini paylaşmaya çalışan fıramboğazlı pastama şüpheyle yaklaşıp beni koruduğu ve sevincimi taa yüreğinden paylaştığı için,
faten’a en zor günlerimden birinde derdimi dinleyip bana güç verdiği için,
schenardi’ye doyumsuz sohbetleri için,
underpressure, lion, ankakuşu, napoleon ve josephine, şukela, tigris, ufoya taş atan masum köylü çocuğu,carpediem, xerxes, myysteriouss,murat kaner, sergey ve bok böceği’ne sözlükten gidişimin hüznünü ve ardından yaşadığım tarif edilmez heyecanı entryleri ve houston mesajları aracılığıyla benimle paylaştıkları için,

jedilerin jedisi independence’ye kullanıcı hesabımı çöpüm dahil tereddütsüz bana iade ettiği,sevincimi benimle paylaştığı için,ve de fıramboğaz başlığına entry yazarak nihayet aylardır beklediğim hediyeyi biraz geç de olsa bana verdiği için teşekkür ederim…miniğimin isim babası da annesi de bilgi sözlük’ün ta kendisidir,çünkü kimseler bilmese de bu sözlük benim her şeyim olmasa da birçok şeyimdir…

unuttuklarım varsa heyecanıma ve yorgunluğuma verin lütfen…

sizi seviyorum…..
253 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol