an itibari ile üzerinde bulunduğum yakadır. oysaki bikaç saat önce değildim. insanoğlu işte, kuş misali.
kaburgalarını aldırıp kendine oral seks yapan öğrencidir aynı zamanda. self servis bir arkadaşmış ek olarak.
gece gece farkına vardım ki hakikaten tiksinç bir adammış arkadaş.
burundan kusmak gibidir. kuru fasulye taneleri çıkar parça parça. iğrençtir.
gördük ki step kültürü step tahtasından öteye gidememiş bir arkadaşmış kendisi. hayır bunu ben biliyorum, kendisi biliyor da kamuya neden açıyor şaşıyorum doğrusu. allah belanı versin desem mübarek ramazan ayında kesin tutar bedduam o yüzden demiyorum.
#817289
#817289
gördük ki ironiyi ütü zanneden bir arkadaşmış. ayrıca moğol steplerinde kaç defa inek sağıp sütünü içtiğiyse ayrı bir siyaset meydanı konusudur.
#817286
#817286
barajlarda bulunan suyun doluluk oranıdır. 3/5 ay daha idare eder kanaatindeyim. ondan sonra ver elini moğolistan.
çamurdan yaratılmış insan denen yaratığa secde etmeye zorlanmıştır kendisi, her ne kadar ahirette götüme girecek bir entry dahi olsa isyanında haklıdır nezdimde.
şehir uyumakla meşgulken
senin kederin uyanık, ayaktadır
yürüyorum sokaklarda, gözyaşlarımı durdurmak için
ama o hiçbir zaman yolunu değiştirmeyecek
kendini kandırma boşuna
tanıştığınızdan beri kalbindeki sızıydı o
kalbim sakin her nasılsa
onu bir şekilde unutmanın yolunu bulmaya çalıştıkça
ah, sanırım onu unuttum bile şimdiden
onun aşkı solgun bir gül ve daha da ölüp gidiyor
taç yaprakları dökülüyor ve adamım biliyorum ki
şarapla doluydu dünya onu tanımadan önce
ama ayıkken gidebilecek bir yer yok
kendini kandırma boşuna
tanıştığınızdan beri kalbindeki sızıydı o
kalbim buz tutuyor hala
onu bir şekilde unutmanın yolunu bulmaya çalıştıkça
o ise bir yerlerde şimdi, dışarılarda
ah gözyaşlarım süzülüyor, onu unutmayı denedikçe
aşkımız bir şakaymış karşılaştığımız andan beri
tüm sözleri, onun tüm sözleri adamım
tüm acımdır geri dönmeyi düşündüğümde o ana
saçlarının güneşin altında nasıl da parıldadığı o zamana
onun neler yapabileceğini anladığım yatağımızın kokusuna
defalarca ikna etmeye çalışsan da kendini, ona bir daha ihtiyacın olmayacağına
kendini kandırma boşuna
tanıştığınızdan beri kalbindeki sızıydı o
kalbim buz tutuyor hala
onu bir şekilde unutmanın yolunu bulmaya çalıştıkça
o ise bir yerlerde şimdi, dışarılarda
ah
kendini kandırma boşuna
tanıştığınızdan beri kalbindeki sızıydı o
kalbim buz tutuyor hala
onu bir şekilde unutmanın yolunu bulmaya çalıştıkça
çünkü biliyorum bir yerlerdesin şimdi, dışarılarda.
anna gibi bir yazıyı yazdıktan sonra eline kağıt kalem almaması gereken birisidir nezdimde. orada kalmalı her şey. o yazıyı da kendine yazdıran hatuna ayrıca saygı göstermek lazım. evet.
alf bireyine dublaj yapmış olan yüce şahsiyettir.
geçmiş bölümlerinin cnbc e de tekrar yayınlanmasını talep ettiğim dizidir. e2 de olabilir, müşfik kenter in sesi pek yakışıyodu kendisine.
wal mart ın kısaltmasıdır.
nba maçlarını anlatırken orgazm olduğunu düşündüğüm bireydir kendisi.
bireyin ramazanda alkol aldığını, ama içmediğini, bakıp bakıp o şekilde tatmin olduğunun göstergesi de olabilecek bir davranış biçimidir.
iki gün yemek vermeyi unutup da şefkat göstermek için fanusunun yanına gittiğiniz zaman "lan şerefsiz hani benim mağrulum, nerede lan benim yemim" şeklinde sitemkar ve kızgınlık karışımı bir ruh haliyle sizi karşılayan varlıktır. allahtan yemeğini hazır edip fanusunu da feng shui ye göre dekore edince hırçınlığından eser kalmıyor. canım benim.
hiçbir şarkı dinlemedim ki dinleyicisini bu denli aciz hissettirsin kendisine.
en az angelus un ziyareti kadar ses getirmesi beklenen bir ziyarettir.
arog sonrası cem yılmaz projesi.
bu da sözleri;
ve cehennemden bir gece daha
utanır, utanır insanlığım bu çirkin karanlıktan
nefret oyununda bir perde daha
yorulur, yorulur ruhumuz bu (bu) kızıl günahlardan
kan ve ateş küfrediyor tüm masallara
yas tutuyor melekler karanlığımıza
ve nasırlaşmış yüreğinle sen aciz dünya
dinle (dinle!) bu acının masalını
seyret (seyret!) o utanç tarlalarını
mahşer (mahşer!) yağıyor gökten
düşüyor (düşüyor!), düşüyor yıldızlar
ve cehennemden bir gece daha
utanır, utanır insanlığım bu çirkin karanlıktan
nefret oyununda bir perde daha
yorulur, yorulur ruhumuz bu (bu) kızıl günahlardan
kan ve ateş küfrediyor tüm masallara
yas tutuyor melekler karanlığımıza
ve nasırlaşmış yüreğinle sen aciz dünya
dinle (dinle!) bu acının masalını
seyret (seyret!) o utanç tarlalarını
mahşer (mahşer!) yağıyor gökten
düşüyor (düşüyor!), düşüyor yıldızlar
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?