arkalarindan uzun uzun guldugum bir guruhtur. ama basarili jedi sayesinde sözlükteki normal hayatlarina devam edebilmektedirlar an itibariyle.
bir cesit super kahramandir. diger super kahramanlara nazaran su ustundeki dunyada degil sualtindaki dunyada varligini gosterir, oranin sorunlariyla mucadele eder. super yuzme gucu sayesinde ormanda on kaplan gucunde yuzer.
danimarka men$eli varolsucu filozofdur.
kierkegaard’a gore felsefe aristoteles’ten bu yana hep ozlerle, idealarla, her turden mantiksal kurgularla ilgilenmistir. bu yuzden bireyin gercek yasami gozden kacmistir. kierkegaard, ilk elestirilerini bu tutuma ve bu tutumun buyuk temsilcisi hegel’e karsi yapar; ona gore soyut dusuncelere dalmak ile ya da doga bilimlerinde yapildigi gibi olcup bicmekle bireyin varolusu anlasilamaz.
varolus, "somut, oznel ve uyanik insanin yasamidir." varolus terimini modern anlamda kullanan ilk filozoftur kierkegaard. varolus derken ne anliyor? ilkin soyut dusunmeye karsi somut dusunuse yonelir o. soyut dusunme de varolusla ilgili kaygilariyla birlikte tek kisi unutulmustur. ikinci olarak nesnel dusunceye karsi cikar. nesnel dusunce de kisisel tutkunun, sevgi ve nefretin, ilginin kisaca her icten olan seyin oldugune inanir. nesnel dusunme karsisina, oznel dusunmeyi koyar. oznel dusunen, kendi gecek varolusunun ic yonunu ortaya koyarak felsefe yapar en cok karsi ciktigi filozofta yukarida belirttigimiz gibi "soyut dusunur" hegel’dir.
hegel’de oznel varolusu icinde tek kisinin ortadan kalkmasina dahinin bile dusuncenin surukledigi bos bir yaprak gibi olmasina karsilik, bu yeni felsefesi ile kierkegaard tek kisiyi, kendi, asil varolusunu en uyanik bilinci icinde toplamak ister.
bu felsefe dogrudan dogruya su cagriyi duyurmak ister: "yasamini bosuna harcama, gunlerini oldurme, uyku icinde gecirme, uyan ve insan ol!" kendisi "butun yasamini, doymuslugu icinde uyuklayan insanlari nasil uyandirabilecegini dusunmekle gecirdigini" soyler. belki insanlari biri ciliz biri kanatli –esit olmayan- iki atin cektigi bir arabaya oturup yuru diye bagirsa! belki o zaman uyanacaktir. kanatli at sonsuzluk, ciliz at zaman, arabaci da icimizden her biri. zaman icinde sonsuzlugun kendisine parildadigi kimse, kendi varolusunda uyanmis olan kimsedir. en iyi uyandirma araci da kaygili korku ya da ic-daralmasidir. her insanin icinde bu korku yerlesiktir. ona gore dunya da yapayalniz kalabilecegi, tanri tarafindan unutulmus olabilecegi, milyonlarca is guc arasinda gozden kacmis olabilecegi korkusu. ama korku, bu ic daralmasi korkak ruhlar icin degildir. ancak korkuyu ta yureginde butun uyanikligi ile tutan ve bundan kacmayan kimse, bu korkuyla varolusunun uyanikligini surdurebilir.
boylece varolus sorusuna kierkegaard’in verdigi cevap: varolus, somut, oznel ve uyanik insanin yasamidir. varolus, uyanik insanin yasamini en acik sorumlulugu icinde surdurdugu bir bolumudur, bir parcasidir. ancak varolus, uzerinde dusunmeye elverisli degildir, onu dusundugumuz anda onu ortadan kaldirmis oluruz. "kendisini dusundurmeyen bir sey vardi" diyebiliriz ancak, o da su: varolmus olan. kavranamayan, olaganustu bir sey ona ancak sezerek ve inanarak yakinlasabiliriz.
varolus oyle ise irrasyonel yani us disidir. onu kavramlarimizla kavramaya calisir calisilmaz kacip gider elimizden. oyle ise varolus, paradoksal bir seydir. ancak dusunmeden once veya sonra, ancak tutkular ve eylemlerle bir an icin onu yakalayabiliriz, bir anlik, birden bire olan bir parlama icinde onu gorebiliriz. buyuk ruh hareketlerinde ve tutkulu eylemlerde mantiksal dusunme cozulur, kaybolur. dusunmek ve varolus-olmak birlesemez.
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=358
kierkegaard’a gore felsefe aristoteles’ten bu yana hep ozlerle, idealarla, her turden mantiksal kurgularla ilgilenmistir. bu yuzden bireyin gercek yasami gozden kacmistir. kierkegaard, ilk elestirilerini bu tutuma ve bu tutumun buyuk temsilcisi hegel’e karsi yapar; ona gore soyut dusuncelere dalmak ile ya da doga bilimlerinde yapildigi gibi olcup bicmekle bireyin varolusu anlasilamaz.
varolus, "somut, oznel ve uyanik insanin yasamidir." varolus terimini modern anlamda kullanan ilk filozoftur kierkegaard. varolus derken ne anliyor? ilkin soyut dusunmeye karsi somut dusunuse yonelir o. soyut dusunme de varolusla ilgili kaygilariyla birlikte tek kisi unutulmustur. ikinci olarak nesnel dusunceye karsi cikar. nesnel dusunce de kisisel tutkunun, sevgi ve nefretin, ilginin kisaca her icten olan seyin oldugune inanir. nesnel dusunme karsisina, oznel dusunmeyi koyar. oznel dusunen, kendi gecek varolusunun ic yonunu ortaya koyarak felsefe yapar en cok karsi ciktigi filozofta yukarida belirttigimiz gibi "soyut dusunur" hegel’dir.
hegel’de oznel varolusu icinde tek kisinin ortadan kalkmasina dahinin bile dusuncenin surukledigi bos bir yaprak gibi olmasina karsilik, bu yeni felsefesi ile kierkegaard tek kisiyi, kendi, asil varolusunu en uyanik bilinci icinde toplamak ister.
bu felsefe dogrudan dogruya su cagriyi duyurmak ister: "yasamini bosuna harcama, gunlerini oldurme, uyku icinde gecirme, uyan ve insan ol!" kendisi "butun yasamini, doymuslugu icinde uyuklayan insanlari nasil uyandirabilecegini dusunmekle gecirdigini" soyler. belki insanlari biri ciliz biri kanatli –esit olmayan- iki atin cektigi bir arabaya oturup yuru diye bagirsa! belki o zaman uyanacaktir. kanatli at sonsuzluk, ciliz at zaman, arabaci da icimizden her biri. zaman icinde sonsuzlugun kendisine parildadigi kimse, kendi varolusunda uyanmis olan kimsedir. en iyi uyandirma araci da kaygili korku ya da ic-daralmasidir. her insanin icinde bu korku yerlesiktir. ona gore dunya da yapayalniz kalabilecegi, tanri tarafindan unutulmus olabilecegi, milyonlarca is guc arasinda gozden kacmis olabilecegi korkusu. ama korku, bu ic daralmasi korkak ruhlar icin degildir. ancak korkuyu ta yureginde butun uyanikligi ile tutan ve bundan kacmayan kimse, bu korkuyla varolusunun uyanikligini surdurebilir.
boylece varolus sorusuna kierkegaard’in verdigi cevap: varolus, somut, oznel ve uyanik insanin yasamidir. varolus, uyanik insanin yasamini en acik sorumlulugu icinde surdurdugu bir bolumudur, bir parcasidir. ancak varolus, uzerinde dusunmeye elverisli degildir, onu dusundugumuz anda onu ortadan kaldirmis oluruz. "kendisini dusundurmeyen bir sey vardi" diyebiliriz ancak, o da su: varolmus olan. kavranamayan, olaganustu bir sey ona ancak sezerek ve inanarak yakinlasabiliriz.
varolus oyle ise irrasyonel yani us disidir. onu kavramlarimizla kavramaya calisir calisilmaz kacip gider elimizden. oyle ise varolus, paradoksal bir seydir. ancak dusunmeden once veya sonra, ancak tutkular ve eylemlerle bir an icin onu yakalayabiliriz, bir anlik, birden bire olan bir parlama icinde onu gorebiliriz. buyuk ruh hareketlerinde ve tutkulu eylemlerde mantiksal dusunme cozulur, kaybolur. dusunmek ve varolus-olmak birlesemez.
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=358
ne zaman sorulsa sadist bir egilimle hayir diyip soran bireyin yuzundeki ifadeyi gormek isterim. yapamam tabii o ayri.
birbirinden ilginc tonlarca mail atan, merak etmedigim konular hakkinda sahsimi bilgilendirmek icin ellerinden geleni ardlarina koymayan ilginc bir kurulus/servis.
su kaplumbalarimdan birinin ismiydi. sonradan degistirdim, ismi de ben koymamistim zaten. su kapliumbasina vildan ismini koyan zihniyetide kiniyorum buradan.
yazin en guzel meyvelerinde biri zannediyorum ki karpuzdur. karpuzz ise bir yazardir kanisindayim. evet.
kendisine olan hayranligim uc noktalardadir, guzellik, zeka, yetenek, cekicilik tek bir insanda nasil toplanir orneginin oznesidir. klasik hollywood aktristlerine benzememesi ise yukarda sayilan orneklerin getirmis oldugu super bir ayirt edici ozelliktir.
(bkz: nell)
jodie foster ve liam nielson in oynadigi filmdir. kendisine olan hayranligim bu filmle baslar.
ilk mezunlarini verdigi gun yapilan mezuniyet balosuna davet edildigim an kosarak gidecegim hadisedir.
can yucelin bir siirinde gecen got kelimesi sebebiyle mahkemeye cikartildigi zaman savciya karsi yapmis oldugu savunmasinda gecen bir sozdur. tabii kivrak zekanin urunu olarak beraat etmistir kendisi.
(bkz: $arlo)
charlie chaplin’in taninmasini saglamis olan karakterdir. bastonu, sapkasi ve badem biyigi ile bir fenomendir nezdimde. chapline ömür boyu başarı oscarı kazandırmıştır.
uzak durulasi taksilerdir. "ben karsinin taksisiyim abi buralari pek bilmem" soylemleri esliginde yolu uzattikca uzatir, taksimetreye yuklendikce yuklenir, gidilecek noktaya o muhitin sakinlerinin bile bilmedigi en olmadik noktalar kullanilarak gidilir, musteri ic sesle "a.k. allahtan bilmiyo buralari" der. sevimsizdirler.
leventten gelip besiktasa inerken kullanilan caddedir. her zaman sikisiktir. ya da bana oyle denk gelmektedir.
prens ve prenseslere verilen $eref unvani ve bu unvani tasiyan kimse.
star tv ana haber bultenleri sunan, ntvden transfer olan, izleyenleri bakislariyla hipnotize etme gibi bir yeteneginin oldugu dusundugum hatun spiker.
bir kimsenin sahip oldugu ikinci benlik olayidir. bir cesit tyler durden hadisesidir.
ing: degistirmek, baskalastirmak.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?