yaklasik 3 bucuk yildir suren ve bugun itibariyle final bolumuyle artik ekranlara veda edecek olan efsanedir. yeri asla doldurulamayacaktir, her zaman hatirlanacaktir, kurtlar vadisi bir efsanedir ve bugun bitecektir, butun sorularin cevaplari da bugunku final bolumuyle verilecektir.
(bkz: propagandaya inanan genclik)
devlet ve siyaset hakkinda bunca seneden sonra cok sey bildigi asikar olan bir insan, ancak bunca yila ragmen bilinmeyeni de cok olan insan. murat demirel olaylarindan zamaninda morison olayina kadar. kendisi 40 yil boyunca turk siyasetinin icinde yer almistir ve o 40 yilda turkiyenin nasil coktugu ortadadir, bir de bu yonden bakmak lazim kendisine.
post modernlik karmasik bir yapiyi ifade eder. dunyanin her yerinde post modernligin agir bastigi toplumlarda catismalarin cok daha fazla oldugu gozukmektedir. nasil ki modernlik demokrasi ve yarin uzerineyse ve kodlari buna gore belirlenmisse ve arzulanan en iyi icinse her sey, post modernlikte bunu goremeyiz. post modern yapida arzular hemen simdi yerine gitirilsin istenir, gelecege yonelik fedakarlik yoktur, bu yuzden post modernlikte demokrasiler yarinin neler getirecegini asla bilemezler. modern yapilarda kisiler inanclarindan ve de kokenlerinden fedakarlik edip daha iyiye ulasmak icin bir birlik altinda olurlar ancak post modernitede inanclar ve kokenler devreye girer, ve bunlar uzerinde arzular ve istekler de devreye girer. yani post modernlik daha ayristiricidir. bu yuzden modern toplumlar insana tum inanc ve kokenlerinden ayrildigi icin birey derken, post modernitede birey kavrami yerine sahis kavrami ortaya cikar. sahislar gunden fedakarlik etmez ve birlestirici olmayabilirler ayrica inanc ve kokenlerinden ayri olmazlar. bu yuzden sahislar uyum mekanizmasi uretmek yerine, farkli uyumlar yasarlar veya yaratirlar. gunumuzde ulkemizde kurtlerin istekleri veya islamcilarin istekleri son derece post moderndir, ulkenin iyiligi ve modernligi icin fedakarliktan kacinip hemen bugun her seyin yerine gelmesini isteyip demokrasinin onunu tikamaktadirlar, bu yuzden ulkemiz demokrasisinde yarin ne olacagini asla bilemeyiz.
onemli olan kelimeler degil, insanlarin o kelimelere verdikleri anlamlardir. bunu cok iyi bilmesi gereken yazardir. bu anlamlar bulunulan yere, mekana, kosullara ve de zamana gore degisir. baska bir yer icin cok buyuk anlam tasiyan kelimeler, burasi icin ancak bir nokta kadar anlam tasir.
ayrica istanbul beylikduzunde yeni acilmis olan bolge halkinin ihtiyaclarini rahat karsilayabilecek olan guzel bir alisveris merkezidir.
sonradan gormus, elde ettigi cok buyuk paranin ve luksun etkisinde kalmis ve olumsuz yonde degismis, ne oldugu bilmeyen donek tiplerdir.
eski romada bulunan bir takim ozel meydanlara denirdi. daha dogrusu latincede tartisma meydani demektir. bazi konularin tartisildigi meydanlardi eski romada.
mukemmel bir makarna yemegidir, italyan isidir, ozel bir sosu vardir, bir de mantar falan da katilir icine bazen tavuk da katilir gayet lezzetli olur.
buradaki amerikan buyukelciligi bundan seneler once 80 lerin basinda esir altina alinmistir ve diplomasiden oturu 300 gun boyunca bu esaretten kurtulamamistir. yasalara gore buyukelciligin topraklari o ulkeye ait. topraklar amerikaya aitti, amerika mudahale etmek istedi ama bu da iranin icislerine mudahale sayiliyordu, iranda buyukelcilik amerikan topragi oldugu icin mudahale edemedi, tam anlamiyla iki ucu boklu degnek hadisesiydi.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=3597521&tarih=2005-12-04
bu linkteki yazisi mutlaka okunmalidir, son derece mukemmelce anlatilmis ve derinlemesine girilmis bicak gibi bir yazi.
bu linkteki yazisi mutlaka okunmalidir, son derece mukemmelce anlatilmis ve derinlemesine girilmis bicak gibi bir yazi.
(bkz: ocean s eleven)
gidilmemesi tavsiye edilen bos muabbeti gecememis bir film, gitmemek gerekir ki yilmaz erdogan her yaptigini super zannedip kendisini iyice supermen zannetmesin. gercekten cem yilmaz’in bir kac sahnede kurtardigi bir de istanbul manzaralarinin guzel oldugu ama ici bos olan gereksiz bir film, bir de bu filme o kadar para harcanmissa (4,5 milyon dolar) cok yazik cok.
bir donem san antonio spurs’te oynamis ve de sampiyonluk yuzugu kazanmis oyun kurucudur.
nbaye geldiginden beri neredeyse serbest atis yuzdesinden hep ilk 5 icerisinde yer almistir. cogu macta bu alanda yuzde yuzle oynar ve oldurucu uclukleri vardir. usta nba yorumcusu kaan kuralin da en sevdigi oyuncudur.
tam bir sutor ve de solak oldugu icin savunmacilara ters gelmektedir, cok hizli bir sekilde topu elinden cikarip sut atabilmektedir, bu yuzden sutlari genelde engellenemez.
oncelikle bu sadece italyan futbolcular icin gecerli olan bir sey degildir, en basit insaat iscisi bile son derece yakisiklidir italyada. bu da genetik bir sey olsa gerek.
ne durma anlamindadir ne de kesme. tam kelime anlami birisini tutuklamak, goz altina almaktadir. bahsedilmesi gereken yan anlamlariysa durma degil durdurma ve kesilme degil bir olayin onunu kesmedir.
(bkz: thinker)
denedigim ve hayal kirikligina ugramadigim yerli votka markasi. ozellikle sisesini ve amblemini degistirdikten sonra daha cekici gozukmeye baslamistir, bir de soyle bir sey var ki o bildigimiz ust duzey votkalar kadar iyi olmasa da eski bildigimiz yerli votkalardan kat ve kat iyi, iyi bir alternatif.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?