(bkz: justine henin hardenne)
1982 dogumlu belcikali bayan tenisci. genc yasina ragmen su ana kadar gayet basarili bir kariyeri bulunmakta. bir cok roland garros sampiyonlugu elde etti.
maalesef ki bunu ulkemize getiren futbolcu olan mususi gectigimiz aylarda aidsten hayatini kaybetti ulkesinde.
bunun yaninda bir de oyle guzel bir kasarli tost yapilir ki susulukta zaten bu ikili vazgecilmezdir orda.
bir turlu beceremedigim olay her gun bugun erken yaticam uykumu ve kendimi duzene sokacagim dememe ragmen her gece 4’ten once uyuyamamaktayim, galiba askere gidene kadar yapamayacagim bir sey erken yatmak.
tam metni asagidaki gibi olan muhtesem konusma, ayrica gunumuzdeki durumu ta o gunden bize cok iyi yansitmakta ve gunumuzde avrupa birligi cigirtkanligi yapan bazi dalkavuklara daha o gunden saglam bir ayar verilmekte. tarihin nasil tekerrurden ibaret oldugunu ve tarihten neden ders alinmasi gerektigi cok iyi gostermekte.
"... hepiniz bilirsiniz ki, avrupanin en onemli devletleri, turkiyenin zarariyla, turkiyenin gerilemesiyle ortaya cikmislardir. bugun butun dunyayi etkileyen, milletimizin hayatini ve ulkemizi tehdit altinda bulunduran, en guclu gelismeler, turkiyenin zarariyla gerceklesmistir. eger guclu bir turkiye varligini surdurseydi, denebilir ki ingilterenin bugunku siyaseti var olmayacakti. turkiye, viyanadan sonra peste ve belgratta yenilmeseydi, avusturya/macaristan siyasetinin sozu edilmeyecekti. fransa, italya, almanyada, ayni kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini gelistirmisler ve guclendirmislerdir."
"... bir seyin zarariyla, bir seyin yok olmasiyla yukselen seyler, elbette, o seylerden zarar gormus olani alcaltir. gercekten de avrupanin butun ilerlemesine, yukselmesine ve uygarlasmasina karsilik, turkiye gerilemis, dustukce dusmustur. turkiyeyi yok etmeye girisenler, turkiyenin ortadan kaldirilmasinda cikar ve hayat gorenler, zararli olmaktan cikmislar, aralarinda cikarlari paylasarak, birlesmis ve ittifak etmislerdir. ve bunun sonucu olarak, bircok zekalar, duygular, fikirler, turkiyenin yok edilmesi noktasinda yogunlastirilmistir. ve bu yogunlasma, yuzyillar gectikce olusan kusaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek bicimine donusmustur. ve bu gelenegin, turkiyenin hayatina ve varligina araliksiz uygulanmasi sonucunda, nihayet turkiyeyi islah etmek, turkiyeyi uygarlastirmak gibi birtakim bahanelerle, turkiyenin ic hayatina, ic yonetimine islemis ve sizmislardir. boyle elverisli bir zemin hazirlamak guc ve kuvvetini elde etmislerdir."
"...oysa guc ve kuvvet, turkiyede ve turkiye halkinda olan gelisme cevherine, zehirli ve yakici bir sivi katmistir. bunun etkisi altinda kalarak, milletin en cok da yoneticilerin zihinleri tamamen bozulmustur. artik durumu duzeltmek, hayat bulmak, insan olmak icin, mutlaka avrupadan nasihat almak, butun isleri avrupanin emellerine uygun yurutmek, butun dersleri avrupadan almak gibi birtakim zihniyetler ortaya cikti. oysa hangi istiklal vardir ki yabancilarin nasihatlariyla, yabancilarin planlariyla yukselebilsin? tarih boyle bir olay kaydetmemistir. tarihte, boyle bir olay yaratmaya kalkisanlar, zehirli sonuclarla karsilasmislardir. iste turkiye de, bu yanlis zihniyetle sakat olan bazi yoneticiler yuzunden, her saat, her gun, her yuzyil, biraz daha cok gerilemis, daha cok dusmustur."
"...bu dusus, bu alcalis, yalniz maddi seylerde olsaydi, hicbir onemi yoktu. ne yazik ki turkiye ve turk halki, ahlak bakimindan da dusuyor. durum incelenirse gorulur ki, turkiye dogu maneviyatiyla sona eren bir yol uzerinde bulunuyordu. doguyla batinin birlestigi yerde bulundugumuz, batiya yaklastigimizi zannettigimiz takdirde, asil mayamiz olan dogu maneviyatiindan tamamiyla soyutlaniyoruz. hic suphesizdir ki bu buyuk memleketi, bu milleti, cokuntu ve yok olma cikmazina itmekten baska, bir sonuc beklenemez (bundan)."
"... bu dususun cikis noktasi korkuyla, aczle baslamistir. turkiyenin, turk halkinin nasilsa basina gecmis olan birtakim insanlar, galip dusmanlar karsisinda, susmaya mahkûmmus gibi, turkiyeyi âtil ve cekingen bir halde tutuyorlardi. memleketin ve milletin cikarlarinin gerektigini yapmakta korkak ve mutereddit idiler. turkiyede fikir adamlari, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardi. diyorlardi ki "biz adam degiliz ve olamayiz. kendi kendimize adam olmamiza ihtimal yoktur." bizim canimizi, tarihimizi, varligimizi bize dusman olan, dusman oldugundan hic suphe edilmeyen avrupalilara, kayitsiz sartsiz birakmak istiyorlardi. onlar bizi idare etsin diyorlardi."
"... hepiniz bilirsiniz ki, avrupanin en onemli devletleri, turkiyenin zarariyla, turkiyenin gerilemesiyle ortaya cikmislardir. bugun butun dunyayi etkileyen, milletimizin hayatini ve ulkemizi tehdit altinda bulunduran, en guclu gelismeler, turkiyenin zarariyla gerceklesmistir. eger guclu bir turkiye varligini surdurseydi, denebilir ki ingilterenin bugunku siyaseti var olmayacakti. turkiye, viyanadan sonra peste ve belgratta yenilmeseydi, avusturya/macaristan siyasetinin sozu edilmeyecekti. fransa, italya, almanyada, ayni kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini gelistirmisler ve guclendirmislerdir."
"... bir seyin zarariyla, bir seyin yok olmasiyla yukselen seyler, elbette, o seylerden zarar gormus olani alcaltir. gercekten de avrupanin butun ilerlemesine, yukselmesine ve uygarlasmasina karsilik, turkiye gerilemis, dustukce dusmustur. turkiyeyi yok etmeye girisenler, turkiyenin ortadan kaldirilmasinda cikar ve hayat gorenler, zararli olmaktan cikmislar, aralarinda cikarlari paylasarak, birlesmis ve ittifak etmislerdir. ve bunun sonucu olarak, bircok zekalar, duygular, fikirler, turkiyenin yok edilmesi noktasinda yogunlastirilmistir. ve bu yogunlasma, yuzyillar gectikce olusan kusaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek bicimine donusmustur. ve bu gelenegin, turkiyenin hayatina ve varligina araliksiz uygulanmasi sonucunda, nihayet turkiyeyi islah etmek, turkiyeyi uygarlastirmak gibi birtakim bahanelerle, turkiyenin ic hayatina, ic yonetimine islemis ve sizmislardir. boyle elverisli bir zemin hazirlamak guc ve kuvvetini elde etmislerdir."
"...oysa guc ve kuvvet, turkiyede ve turkiye halkinda olan gelisme cevherine, zehirli ve yakici bir sivi katmistir. bunun etkisi altinda kalarak, milletin en cok da yoneticilerin zihinleri tamamen bozulmustur. artik durumu duzeltmek, hayat bulmak, insan olmak icin, mutlaka avrupadan nasihat almak, butun isleri avrupanin emellerine uygun yurutmek, butun dersleri avrupadan almak gibi birtakim zihniyetler ortaya cikti. oysa hangi istiklal vardir ki yabancilarin nasihatlariyla, yabancilarin planlariyla yukselebilsin? tarih boyle bir olay kaydetmemistir. tarihte, boyle bir olay yaratmaya kalkisanlar, zehirli sonuclarla karsilasmislardir. iste turkiye de, bu yanlis zihniyetle sakat olan bazi yoneticiler yuzunden, her saat, her gun, her yuzyil, biraz daha cok gerilemis, daha cok dusmustur."
"...bu dusus, bu alcalis, yalniz maddi seylerde olsaydi, hicbir onemi yoktu. ne yazik ki turkiye ve turk halki, ahlak bakimindan da dusuyor. durum incelenirse gorulur ki, turkiye dogu maneviyatiyla sona eren bir yol uzerinde bulunuyordu. doguyla batinin birlestigi yerde bulundugumuz, batiya yaklastigimizi zannettigimiz takdirde, asil mayamiz olan dogu maneviyatiindan tamamiyla soyutlaniyoruz. hic suphesizdir ki bu buyuk memleketi, bu milleti, cokuntu ve yok olma cikmazina itmekten baska, bir sonuc beklenemez (bundan)."
"... bu dususun cikis noktasi korkuyla, aczle baslamistir. turkiyenin, turk halkinin nasilsa basina gecmis olan birtakim insanlar, galip dusmanlar karsisinda, susmaya mahkûmmus gibi, turkiyeyi âtil ve cekingen bir halde tutuyorlardi. memleketin ve milletin cikarlarinin gerektigini yapmakta korkak ve mutereddit idiler. turkiyede fikir adamlari, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardi. diyorlardi ki "biz adam degiliz ve olamayiz. kendi kendimize adam olmamiza ihtimal yoktur." bizim canimizi, tarihimizi, varligimizi bize dusman olan, dusman oldugundan hic suphe edilmeyen avrupalilara, kayitsiz sartsiz birakmak istiyorlardi. onlar bizi idare etsin diyorlardi."
ulkemizde ic piyasaya cok fazla surulmeyen genellikle yurtdisina ihrac edilen antalya taraflarinda yetisen bir mandilan turu. cogu kisi en iyi mandalina turu oldugunu soyler.
dikis nakis isleriyle ugrasan, kiyafet diken ya da yamayan eskiden insanlara boyle buyuk magazalar acilmadan once kiyafet hazirlayan esnaf.
bir cesit tahil, ozellikle hamur islerinde cokca kullanilir, simitin olmazsa olmazi.
yeterli anlamina gelen sozcuktur.
agir olan ve yavas hareket eden. iri ve kocaman insanlar icinde kullanilir.
hemso adli gereksiz filmde soyle bir konusmada adi gecmistir. mehmet ali filmde viagra gibisinden bir hapi adamin birine vermektedir ve soyle demistir: " abi hic merak etmez bu ilacla senin cabbar olacak kareem abdul-jabbar!"
nuri ergin ve vedat ergin kardeslerin cetesi olarak bilinmekte. zorbalikta ustlerine yokmus zamaninda bu ikisinin. simdi cezaevinde bulunmaktalar, insallah da uzunca bir sure daha orada ikamet edeler. ayrica bu cete turkcemize "adami mermi manyagi yapmak" gibi bir deyimi de sokmuslardir.
turkiyeye sabancinin getirdigi marka daha sonra sabancinin elindeki hisseleri de aldi ve tek basina yer almakta su anda turkiye piyasasinda. zaten sabancinin daha yuzde yuz kendi sermayesiyle bir sey yaptigi gorulmemistir.
sac tasarimi, berber veya kuafor kelimesinin tam turkcesi oldugu icin bu yerlerinin adinin aslinda olmasi gerekeni budur.
agzinin kenarinda her daim ot kalan ogrencidir. hayati ders calismaktadir. gercek anlamda inek olan birisinin bildigi tek sey ders calismaktir, gercek hayati, sokagi, disarida neler olup neler bitiyor pek bilmez bu yuzden her ne kadar basarili gozukse de aslinda kendi icinde bir odundur. inek ogrencilerin bir ozelligi de saglam ezberci olmalaridir bu yuzden dusunceye yonelik sorularda cogu zaman cuvallayabilirler.
turk basketbolunun yetistirdigi onemli isimlerden biridir. efes pilsen’de gecirdigi basarili senelerden sonra galatasaray’da da basarili bir kariyer surmekteydi ancak 11 ocak 1998’de aramizdan ayrildi. halen galatasaray taraftarlarinin rahmetle andigi birisidir ve de tum galatasaray taraftari eger ileride galatasaray’a ait bir spor salonu olursa bunun adinin aydan siyavus spor salonu olmasini istemektedir.
mutlaka ortadan kaldirilmasi gereken dusman aradaki dusmanliga da husumet denir.
besiktasa bagli guzel mi guzel bir semtimsi.( ne tam olarak bir semt ne de bir mahalle) inonu stadi ve dolmabahce sarayi burada bulunmaktadir, ayrica sahilinde cok guzel bir cay bahcesi vardir. en onemli ozelligi ise agacli yoldur. gercekten bu agacli yol kadar guzel bir yol hic gormedim ozellikle baharlar birlikte acan agaclarin yolun ustunu kapamasi apayri guzeldir.
yas veya baska turlu sebeplerden calisma hayati sona ermis olan kisidir. emekli maasi ile gecinmeye baslarlar.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?