13 ekim 1941 dogumlu profesor. tam adi resit emre kongardir.
sisli terakki lisesi mezunu olmus daha sonra da siyasal bilgiler fakultesi maliye ve iktisat bolumunu bitirmis. 1964te birlesmis milletler bursu ile amerikaya sosyal bilimler okumak icin gonderilmistir.
1968de hacettepe universitesinde sosyal calisma yuksek okulunu kurmustur.
1981de "ataturk ve devrim kuramlari" teziyle hacettepe universitesi senatosu tarafindan profosorluge yukseltilmistir.
1992 nisanin kultur bakanligi mustesarligini yapmistir, bu gorevden 1995te ayrilmistir.
1997de yildiz teknik universitesinde goreve baslamistir.
2001 tarihinde cumhuriyet gazetesi yayin kurulu danismani olmustur.
halen yildiz teknik universitesinde saat basi gorevli ve mujdat gezen sanat merkezinde de fahri olarak hocalik yapmaktadir. ayrica ntvde mehmet barlas ile beraber yorum farki programini yapmaktadirlar ve fazlasiyla begenilmektedir.
kendisine ait bir de internet sayfasi bulunmaktadir.http://www.kongar.org
ingilizce olarak tam manasi aslinda hakaret etmektir.
emin colasanin yazdigi kitabin asil adi turgut nereden kosuyordur ve turgut ozala altindan kalkamadigi ayarlari vermistir.
basinda soyle bir siir bolumu vardir;
"son vapur da ayrildi limandan,
son tren icimi cizip de gecti,
bir bir isiklari sondu odalarin,
kapilar gozlerini uykulara kapatti,
yarim, yagmur yureklim uyuyor musun?"
"son vapur da ayrildi limandan,
son tren icimi cizip de gecti,
bir bir isiklari sondu odalarin,
kapilar gozlerini uykulara kapatti,
yarim, yagmur yureklim uyuyor musun?"
istanbul floryada bulunan ve bolge halki tarafindan cok sevilen alisveris merkezi. gercekten ingilizce olan ve sacma olan ismi disinda her seyi cok guzel, ozellikle de sinemalari apayri guzel. (bkz: cinebonus)
umit besenin bir donem nikah masasindan bile cok dinlenilmis olan sarkisi. cok sevmem bu tur muzikleri ama nedense bu guzel geldi.
bir gelin gidiyor telli duvakli
bir gelin ki ey dostlar nasil havali
aci dolu mazimin tek kahramani
bir gelin ki ey dostlar para kurbani
gideceksen git artik birak yakami
simdi sen evli misin yoksa saka mi
kesmeyin yollari gitsin butun bahsisler benden
gozumde degeri yok hayirsiz bir kardesten...
bir gelin gidiyor telli duvakli
bir gelin ki ey dostlar nasil havali
aci dolu mazimin tek kahramani
bir gelin ki ey dostlar para kurbani
gideceksen git artik birak yakami
simdi sen evli misin yoksa saka mi
kesmeyin yollari gitsin butun bahsisler benden
gozumde degeri yok hayirsiz bir kardesten...
cok sevdigim ve bana bir cok dersimde yardimci olmus kullanmaktan keyif aldigim sozluk. gercekten yapanlarin eline saglik cok guzel yapmislar.
emin colasanin bugunku yazisinin adi, gercekten muthis bir yazi.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3881744.asp?yazarid=5&gid=61
sevgili okuyucularim, bu iktidar elde ne varsa "ozellestirme" adi altinda satmaya basladi. satilanlarin bazilari kamu icin vazgecilmez kurumlardi.
telekom, tupras ve daha niceleri.
parayi veren dudugu caldi. bunlarin cogunu yabancilar satin aldi. dun bunlara basak sigorta eklendi.
bunu nicin yapiyorlar?.. cunku devlet butcesinde yatirim icin bir kurus para yok. ama belediyeler tam aksine, trilyonlari bol kepce savuruyor. bir suru gereksiz harcama, gereksiz is. secmene hediyeler yagiyor, partili yandaslar zengin ediliyor, hukumetten tik yok.
gozlerimizin onunde cok sayida hirsiz belediye baskani ve belediye yetkilileri turedi. milletin parasini anormal bir bicimde harciyorlar.
parasiz devlet ise hastanelere, eczanelere bile korkunc boyutlara -katrilyonlara varan- borc takmis durumda. ozellikle devlet hastaneleri tedavi yapamiyor, eczacilar devletten alacaklarini tahsil edemiyor.
utanc verici bir tablo yasiyoruz.
***
akp hukumeti en buyuk gelirini ozellestirme peskeslerinden elde ediyor. sonra propaganda baslatiliyor: "fena mi, mali sattik, devlete 3 milyar dolar kazandirdik..." oysa o malin piyasa degeri belki 6 milyar dolar.
bunun disinda, fakir fukara halkimiza katkisi olan butun kuruluslari, butun illerimizde satiyorlar. onlari yerli mali partili yandaslar kapatiyor. ornegin, koskoca balikesir seka kágit fabrikasini 900 donum arazisi, makineleri, binalari, lojmanlari ve her seyi ile iktidarin en buyuk destekcisi yeni safak gazetesi’nin sahiplerine sadece ve sadece 1 milyon 100 bin dolara sattilar.
manisa, malatya, istanbul, kars, van, erzurum... butun illerimizde buna benzer satislar yapildi. arazileri ve binalari ucuza kapatan yandaslar, satin aldiklari isletmeleri kapadi. buralari parselleniyor, uzerine apartmanlar, carsilar kuruluyor. su anda turkiye’de en kazancli islerden biri, ozellestirmeden yer kapatip imara acmak, sonra mali goturmek.
***
fakat simdi yargi devreye girdi. galataport peskesine, balikesir seka’ya ve digerlerine yargi kararlariyla dur denildi. dun ayni olay tupras’ta yasandi.
bu peskeslerin yasalara ve kamu yararina aykiri oldugu tek tek ve yargi kararlariyla belgeleniyor.
telekom araplara, dubai kuleleri dubai seyhi bilmem kime, tupras ve galataport yabancilara gitti.
ozellestirme adi altinda yapilan bu satislarin hesabi, gunu gelince yuce divan onunde verilecek. bunun baska yolu ve caresi yok.
peki bunlarin sonucu ne oluyor? elde edilen bu paralar nereye gidiyor? yatirima degil. oteki harcamalara hic degil.
eger oyle olsaydi, bugun akp hukumetinin onur ve gurur duyacagi projeleri hepimiz biliyor olacaktik. gecmisten kalan ve bunlarin bitirdigi, ya da kendi baslattiklari bir tek buyuk, onemli projeyi siz biliyor musunuz?
bildiginiz varsa bana yazin, burada aciklamak isterim.
dahasi var! turkiye’ye gelen yabanci sermaye fabrika yapiyor mu? uretim yapiyor mu? issizlige cozum buluyor mu?
hayir.
bunlar sadece telekom, tupras, erdemir gibi altin yumurtlayan, cok buyuk paralar kazanan tavuklari kapip gidiyor. hepsi hazira konuyor. ya da galataport, dubai kuleleri olayinda oldugu gibi, onlerine kamunun arazisi aciliyor, her yil durup dururken yuz milyonlarca dolar kazanc saglamalarina izin veriliyor.
neyse ki, ulkemizde namuslu, onurlu, hukuku ve yurt cikarlarini goz ardi etmeyen yargi mensuplari var. onlarin sayesinde bu olanlara dur denilebiliyor.
***
sen parasizlik nedeniyle butceden hicbir harcama yapamazsan, hastanelerini, okullarini, kamu kurumlarini felc edersen, hizmetleri durma noktasina getirirsen, muteahhitlere borc takarsan, hic kimseye odeme yapmazsan, ekonomiyi durma noktasina getirirsen, issizler ordusuna her gun binlerce yeni issizi katarsan, isyerlerinin birbiri ardina kapanmasina seyirci kalirsan, belediyelerdeki buyuk talan ve hirsizliklara goz yumarsan, butun amacin kamu kurumlarina kendi yandaslarini tikis tikis doldurmak olursa, gariban emeklinin cebine bile elini hic utanmadan atarsan, devletin ve milletin malini mulkunu kendi adamlarina ve yabancilara ozellestirme adi altinda peskes cekersen, sonuc elbette budur.
guzel gidis bu gidis, eger sonu gelirse!
sonu yuce divan onunde gelecek. tek tek yargilanip hesap verecekler.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/3881744.asp?yazarid=5&gid=61
sevgili okuyucularim, bu iktidar elde ne varsa "ozellestirme" adi altinda satmaya basladi. satilanlarin bazilari kamu icin vazgecilmez kurumlardi.
telekom, tupras ve daha niceleri.
parayi veren dudugu caldi. bunlarin cogunu yabancilar satin aldi. dun bunlara basak sigorta eklendi.
bunu nicin yapiyorlar?.. cunku devlet butcesinde yatirim icin bir kurus para yok. ama belediyeler tam aksine, trilyonlari bol kepce savuruyor. bir suru gereksiz harcama, gereksiz is. secmene hediyeler yagiyor, partili yandaslar zengin ediliyor, hukumetten tik yok.
gozlerimizin onunde cok sayida hirsiz belediye baskani ve belediye yetkilileri turedi. milletin parasini anormal bir bicimde harciyorlar.
parasiz devlet ise hastanelere, eczanelere bile korkunc boyutlara -katrilyonlara varan- borc takmis durumda. ozellikle devlet hastaneleri tedavi yapamiyor, eczacilar devletten alacaklarini tahsil edemiyor.
utanc verici bir tablo yasiyoruz.
***
akp hukumeti en buyuk gelirini ozellestirme peskeslerinden elde ediyor. sonra propaganda baslatiliyor: "fena mi, mali sattik, devlete 3 milyar dolar kazandirdik..." oysa o malin piyasa degeri belki 6 milyar dolar.
bunun disinda, fakir fukara halkimiza katkisi olan butun kuruluslari, butun illerimizde satiyorlar. onlari yerli mali partili yandaslar kapatiyor. ornegin, koskoca balikesir seka kágit fabrikasini 900 donum arazisi, makineleri, binalari, lojmanlari ve her seyi ile iktidarin en buyuk destekcisi yeni safak gazetesi’nin sahiplerine sadece ve sadece 1 milyon 100 bin dolara sattilar.
manisa, malatya, istanbul, kars, van, erzurum... butun illerimizde buna benzer satislar yapildi. arazileri ve binalari ucuza kapatan yandaslar, satin aldiklari isletmeleri kapadi. buralari parselleniyor, uzerine apartmanlar, carsilar kuruluyor. su anda turkiye’de en kazancli islerden biri, ozellestirmeden yer kapatip imara acmak, sonra mali goturmek.
***
fakat simdi yargi devreye girdi. galataport peskesine, balikesir seka’ya ve digerlerine yargi kararlariyla dur denildi. dun ayni olay tupras’ta yasandi.
bu peskeslerin yasalara ve kamu yararina aykiri oldugu tek tek ve yargi kararlariyla belgeleniyor.
telekom araplara, dubai kuleleri dubai seyhi bilmem kime, tupras ve galataport yabancilara gitti.
ozellestirme adi altinda yapilan bu satislarin hesabi, gunu gelince yuce divan onunde verilecek. bunun baska yolu ve caresi yok.
peki bunlarin sonucu ne oluyor? elde edilen bu paralar nereye gidiyor? yatirima degil. oteki harcamalara hic degil.
eger oyle olsaydi, bugun akp hukumetinin onur ve gurur duyacagi projeleri hepimiz biliyor olacaktik. gecmisten kalan ve bunlarin bitirdigi, ya da kendi baslattiklari bir tek buyuk, onemli projeyi siz biliyor musunuz?
bildiginiz varsa bana yazin, burada aciklamak isterim.
dahasi var! turkiye’ye gelen yabanci sermaye fabrika yapiyor mu? uretim yapiyor mu? issizlige cozum buluyor mu?
hayir.
bunlar sadece telekom, tupras, erdemir gibi altin yumurtlayan, cok buyuk paralar kazanan tavuklari kapip gidiyor. hepsi hazira konuyor. ya da galataport, dubai kuleleri olayinda oldugu gibi, onlerine kamunun arazisi aciliyor, her yil durup dururken yuz milyonlarca dolar kazanc saglamalarina izin veriliyor.
neyse ki, ulkemizde namuslu, onurlu, hukuku ve yurt cikarlarini goz ardi etmeyen yargi mensuplari var. onlarin sayesinde bu olanlara dur denilebiliyor.
***
sen parasizlik nedeniyle butceden hicbir harcama yapamazsan, hastanelerini, okullarini, kamu kurumlarini felc edersen, hizmetleri durma noktasina getirirsen, muteahhitlere borc takarsan, hic kimseye odeme yapmazsan, ekonomiyi durma noktasina getirirsen, issizler ordusuna her gun binlerce yeni issizi katarsan, isyerlerinin birbiri ardina kapanmasina seyirci kalirsan, belediyelerdeki buyuk talan ve hirsizliklara goz yumarsan, butun amacin kamu kurumlarina kendi yandaslarini tikis tikis doldurmak olursa, gariban emeklinin cebine bile elini hic utanmadan atarsan, devletin ve milletin malini mulkunu kendi adamlarina ve yabancilara ozellestirme adi altinda peskes cekersen, sonuc elbette budur.
guzel gidis bu gidis, eger sonu gelirse!
sonu yuce divan onunde gelecek. tek tek yargilanip hesap verecekler.
akpnin trabzonda yerel secimleri kaybetmesi sonucunda trabzonu tekrardan ele gecirmek icin trabzonsporun basina getirdigi rtenin akrabasi, ancak boynuz kulagi gecmis olacakki son federasyon secimlerinde rtenin adayindan yana olmadi.
hizmet etmek, hizmette bulunmak demektir.
bir de bunun yaninda o betona basmak vardir imza atmak mahiyetinde ayak izini birakirlar. coktur bunun gibileri bazilari asklarini, sevdalarini yazarlar beni benden almakta bu tip seyler. "adini daha tasa yazarim" olayindan gelse gerek.
(bkz: sperm bankasini hortumlamak)
ozetlemek anlami da mevcuttur.
yasanabilecek en caresiz durumlardan biridir, tam bir kahrolmaya sahne olur yapilacak seyler arasinda yakin bir arkadasi sabaha kadar kitleyip "benim neyim eksikti uleyn!" diyerekten icmek, bir poligona gidip yuzlerce mermi sikip stress atmak ya da bunalim takilmak vardir. ancak tum bunlarin disinda asil yapilmasi gereken sabretmektir daha iyisini bulmak icin.
bugun itibariyle tum salonlarda gosterime girecek olan bu yilin belki de en cok beklenmis filmi. bir cok sinemada daha simdiden yer kalmadigi soylenmekte bakalim yarin yer bulup da izleme sansimiz olabilecek mi.
insanlarin hatalarini ve cirkinliklerini orten bir dogal maskedir adeta gece.
buyuk ihtimal onumuzdeki carsamba gunu yasayacagim hadise, gerceklesince nasil oldugunu sozlukle paylasmayi dusunuyorum, acilarimi dindirecek kader arkadaslari bulmak istiyorum.
sibel kekillinin kopyasi olmus sarkici kisisi. ayrica zaten pek tipli degildi simdi iyice tipsiz olmus. bir de sarkilari yine bes para etmez.
"aslinda aslan gibi delikanli olarak girdim kogusa sonra komutana yanlis yapinca bir gece beni aldi gazoz sisesiyle sey yapti, iste sey anlayin ayol! sonra nedense butun kogus da yapti aynisini, acemilik bitince yeni birligime gidince kogustaki erkek sayisini gorunce cok mutlu olmustum, hic sikilmadim ben askerdeyken, her yerim doluydu!"
git gide adnan menderesin medya uzerindeki tutumuna yaklasma sinyalleri veren basbakandir kendisi. oncelikle "basbakan kivirtiyor, surekli kaciyor" diyen chp grup baskanvekili haluk koc hakkinda 50 bin ytl tutarinda tazminat davasi acti ancak isin komigi bu sozleri yayinlayan radikal gazetesi ve cumhuriyet gazetesine de 20 ser bin ytllik tazmina davalari acti. pes dogrusu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?