çabuk geçtiği rivayet edilen gün. duruma göre değişir tabi.
yine de; (bkz: sayılı gün çabuk geçer)
(bkz: sayılı gün çabuk geçer)
oteller, pansiyon, restoran vs. her şey taş evlerden yapılmış, otantik bir hava veriyor. hayattan kendinizi soyutlayabileceğiniz sayılı yerlerden.
mendireğe gider, oturup assos’un güzelliğini seyredersiniz. kafanız eser tekne turuna çıkarsınız. denizi çok temizdir. çeşit çeşit balık dolanır her gün balıkçıların ağlarına. soğuktur biraz ama orada yüzmek ayrı bir keyiftir.
ayrıca uzun ev’in hemen dibindeki tezgahtan dondurma ve özellikle hot waffel yemeden geçilmemesi gerekir.
yelken camp en nezih ve tercih edilen camping mekanıdır.
mükemmel mükemmel.
daha neleri neleri vardır da ben de özendim yazmıyorum.
bir de burdadır assos:http://tinyurl.com/345tu7
mendireğe gider, oturup assos’un güzelliğini seyredersiniz. kafanız eser tekne turuna çıkarsınız. denizi çok temizdir. çeşit çeşit balık dolanır her gün balıkçıların ağlarına. soğuktur biraz ama orada yüzmek ayrı bir keyiftir.
ayrıca uzun ev’in hemen dibindeki tezgahtan dondurma ve özellikle hot waffel yemeden geçilmemesi gerekir.
yelken camp en nezih ve tercih edilen camping mekanıdır.
mükemmel mükemmel.
daha neleri neleri vardır da ben de özendim yazmıyorum.
bir de burdadır assos:http://tinyurl.com/345tu7
assosun en güzel mekanlarından biri, çok şirin bir bardır. öğleleri oturup balıkçıları ya da yoldan geçen insanları, hayvanları, eşyaları ya da herhangi bir şeyi izleyebilirsiniz. hatta ayakta, yatarak, çömelerek vs. de izleyebilirsiniz. akşamları da canlı müzik eşliğinde kafa çekersiniz.
üç nokta ile aynı anlamdadır.
(bkz: pipisipis otu)
başka bir şey söylenemeyecek durumlarda tercih edilen, rıfkıdan sonraki en kolay oyundur.
(bkz: yaşasın yarak yemek)
(bkz: yarak var)
saat.
halı.
kilim.
kalem seti.
gümüş tepsi.
takı.
şifoniyer.
kaftan.
vazo.
madalyon.
heykel.
biblo.
tablo.
hepsini bırakmış ahmet necdet sezer... kendisine verilen 1243 parça hediyenin, 1243’ünü de bırakmış...
götürmemiş.
*
bu benim cumhurbaşkanım olamaz...
*
zaten, kırmızı ışıkta durmasından belliydi... kimse durmuyor ki, o niye duruyor?
isveç mi burası?
*
bakıyorum gazetelere... 94 parça gümüş, 22 vazo, 9 takı, 27 hatıra para, 4 tabanca, 83 parça değerli süs eşyası, 55 tablo, 86 porselen, 7 madalyon, 4 saat... insanın içi gidiyor!
al, götür di mi...
bırakmış, gidiyor.
*
üstelik, liste eksik...
kendisine tahsis edilen "kafana göre harca" denilen ödeneği de harcamadı.
hediyeleri bıraktığı gibi...
papelleri de bıraktı.
46 trilyon liracık!
ye, yemedi... gez, gezmedi.
o zaman bırak biz yiyelim...
ona da izin vermedi.
"yetim hakkıdır" dedi, görevi boyunca tasarruf ettiği 46 trilyonu, maliye’ye iade etti...
kemal abi’ye.
*
çocukları hálá memur... first lady desen... bi atıl kutoğlu’nu bile tanımıyor... belediyeler, bizim paramızla simitçilere cemil ipekçi’den köstüm hazırlattı; o hálá kendi cebinden giyiniyor.
*
aşçıyı, garsonu azalttı. "suyla çalışmıyor bunlar" dedi, 14 makam aracını geri verdi. okluk’taki yazlık köşke hiç gitmedi. oğlunu evlendirdi, elektrik parasına kadar cebinden ödedi. eşi düştü, bileğini kırdı; hastaneye sivil araçla götürdü, röntgen için kuyruğa girdi, sıra bekledi. annesi vefat etti, gene sivil plakayla gitti; flap flap flap, fors yapmadı... resmi yemekler hariç, kimseye davet vermedi. mutfakta yerli ürün kullandırttı.
şatafattan uzak durdu.
*
yeminini tuttu...
hukuku üstün kıldı.
e haliyle...
sevilmedi. sevilmez.
halı.
kilim.
kalem seti.
gümüş tepsi.
takı.
şifoniyer.
kaftan.
vazo.
madalyon.
heykel.
biblo.
tablo.
hepsini bırakmış ahmet necdet sezer... kendisine verilen 1243 parça hediyenin, 1243’ünü de bırakmış...
götürmemiş.
*
bu benim cumhurbaşkanım olamaz...
*
zaten, kırmızı ışıkta durmasından belliydi... kimse durmuyor ki, o niye duruyor?
isveç mi burası?
*
bakıyorum gazetelere... 94 parça gümüş, 22 vazo, 9 takı, 27 hatıra para, 4 tabanca, 83 parça değerli süs eşyası, 55 tablo, 86 porselen, 7 madalyon, 4 saat... insanın içi gidiyor!
al, götür di mi...
bırakmış, gidiyor.
*
üstelik, liste eksik...
kendisine tahsis edilen "kafana göre harca" denilen ödeneği de harcamadı.
hediyeleri bıraktığı gibi...
papelleri de bıraktı.
46 trilyon liracık!
ye, yemedi... gez, gezmedi.
o zaman bırak biz yiyelim...
ona da izin vermedi.
"yetim hakkıdır" dedi, görevi boyunca tasarruf ettiği 46 trilyonu, maliye’ye iade etti...
kemal abi’ye.
*
çocukları hálá memur... first lady desen... bi atıl kutoğlu’nu bile tanımıyor... belediyeler, bizim paramızla simitçilere cemil ipekçi’den köstüm hazırlattı; o hálá kendi cebinden giyiniyor.
*
aşçıyı, garsonu azalttı. "suyla çalışmıyor bunlar" dedi, 14 makam aracını geri verdi. okluk’taki yazlık köşke hiç gitmedi. oğlunu evlendirdi, elektrik parasına kadar cebinden ödedi. eşi düştü, bileğini kırdı; hastaneye sivil araçla götürdü, röntgen için kuyruğa girdi, sıra bekledi. annesi vefat etti, gene sivil plakayla gitti; flap flap flap, fors yapmadı... resmi yemekler hariç, kimseye davet vermedi. mutfakta yerli ürün kullandırttı.
şatafattan uzak durdu.
*
yeminini tuttu...
hukuku üstün kıldı.
e haliyle...
sevilmedi. sevilmez.
(bkz: faq)
zimbabwenin adını unuttuğum bir yerleşim bölgesinde açılacak bir süpermarkettir. ancak henüz proje aşamasında.
(bkz: götü yememek)
içinde insan olmayan giysilerin üstünde giysi olmayan insanlarla kavuşmasının tıptaki adıdır.
(bkz: pide)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?