rahatsiz edici portlek gozleri var bu adamin. sanki karsisindakini telepati kurarak sikiyormus izlenimi veriyor bakarken.
anladigim kadariyla herkes gammaz olmus bu sozlukte.
museun knights of cydonia isimli parcasinda gecen soz.
"aptallar kral olabiliyorken biz nasil kazanabiliriz?"
"aptallar kral olabiliyorken biz nasil kazanabiliriz?"
(bkz: michael skibbe)
2008-2009 fortis turkiye kupasinda ceyrek finalde sivasspora penaltilarda elenmistir.
2008-2009 fortis turkiye kupasinda galatasarayi penaltilarla eleyerek yari finale cikmistir.
sivassporun penaltilarla yari finale ciktigi mac.
(bkz: guitar hero aerosmith)
aerosmith’in kurulusundan beri, kendileri icin donum noktasi sayilan yerlerde caliyorsunuz. aerosmith’in uyelerinin bu yerler ve dusundukleri hakkinda roportajlarina da yer verilmis. ilk sarkilari cover, son uc sarki orijinal aerosmith parcasi. bence hos olmus. guitar hero 3’u expert seceneginde bitirmek icin gotumu yirtarken iyi bi kurtulus oldu.
(bkz: yannick kamanan)
skibbe henuz hicbir oyuncu degistirmedi. kutusuna gitmeye karar verdi sanirim.
edit: gerci 5 yedek var toplam.
edit: gerci 5 yedek var toplam.
normal suresi 1-1 bitti ve uzatmalar oynaniyor su an.
ikiyuzlulerden daha onursuz kimselerdir. civarimdaki ikiyuzlu insanlarin yaninda yuzsulugun bokunu cikarip ustune oturmus biri var ordan biliyorum.
bir insan dusunun ki; akranlarinin oldugu ortamdan dislaniyor. daha sonra kendisinden 5 yas kucuk kisilerle takiliyor ve onlar tarafindan da alenen siktir ediliyor. gel zaman git zaman tekrar salca oluyor kendinden kucuklere. bir sekilde yer ediniyor. orada da beni buluyor. samimiyet falan yok ortada. uyurken iceri davet edilmedigi halde giriyor ve misil misil uyudugum yatagin basina gelip beni uyandirmaya calisiyor. kalkmiycam diyorum. gitarimi oraya buraya carpip cikariyor ve calmaya calisiyor. siktir git diyorum hala kalkmam icin israr ediyor. butun esyalarimi karistiriyor. sakladigim cikolatalarimi bile bulup yiyor.
ulan sen kimsin? kimin nesisin sen? ne bok ariyorsun evimde? mazimiz ne seninle bizim de evime gelip beni ve ailemi rahatsiz etmeye yelteniyorsun?
bunlari diyemiyorsun tabi. saygi ve acima duygusu agir basiyor her zamanki gibi. ne yuz verdim ne de taviz ama yuzsuz olunca insan her seyi hak goruyor iste.
msnden engelliyorum, sonra bir yerde karsilasip bunu yaptigimi suratina soyluyorum. aksam evde otururken kapi caliyor bilin bakalim kim gelmis? hayir arkadasim. soyleyecegin, soracagin her seye hayir! senin telefonlarina cevap vermiyorum, msnde silip engelledigimi de biliyorsun. cagirdigin yere gelmiyorum, seni bi yere cagirmiyorum.
hangi akli basinda insan "siktir git" olarak algilamaz ki bu yaptiklarimi?
birkac gun boyle ariyor acmiyorum. disarda karsilasiyoruz arkadas ortami malesef ayni oldugu icin. kucuk cocugun bile yutmayacagi bahaneler uyduruyorum telefonlarina cevap vermemem konusunda. yutmadigindan eminim ama yine de tamam diyor.
ve bu sabah yine misil misil uyurken telefonum caliyor. son uc gundur belki yuzuncu kez ariyor. acmiyorum her zamanki gibi. uyumaya calisiyorum ama uyku kacti bi kere. kahvaltiya kalkiyorum uyku sersemiyim hala. kahvalti ederken tekrar ariyor. aciyorum bu sefer. merak ediyorum hala diyecek neyi var diye.
- napiyosun?
+ yeni uyandim kahvalti ediyorum.
- gelicem sana isimiz var.
+ (fesupanallah) ne isimiz var?
- benim flasha senin pcden biseyler aticaz.
+ olmaz arkadasim gelme. ben bilgisayarima kendi flashimi bile takmadim. taktirmam da.
- neyse sen yemegini ye de...
diyor ve telefonu kapatiyor.
15 dakika sonra kapi caliyor. annem evde. evde olmadigimi soyle diyorum anneme. annem bunu soyler soylemez yine telefonum caliyor. acmiyorum arkadasim lan!
ister inanin ister inanmayin bu entryi yazarken 2 defa aradi.
not dusmek istiyorum ayrica buraya. adam gibi adamlara evim her zaman aciktir. hatta davetlerimden bikan arkadaslarim bile var. ama boyle yuzsuz serefsizlere her kapim kapalidir iste.
her sekilde reddetmisim, her turlu kufuru etmisim. hala yapiyorsa ben daha ne yapayim? okuyup askerligini yapmis adami doveyim mi?
oh rahatladim. ama hic degilse ornek oldu basliga.
bir insan dusunun ki; akranlarinin oldugu ortamdan dislaniyor. daha sonra kendisinden 5 yas kucuk kisilerle takiliyor ve onlar tarafindan da alenen siktir ediliyor. gel zaman git zaman tekrar salca oluyor kendinden kucuklere. bir sekilde yer ediniyor. orada da beni buluyor. samimiyet falan yok ortada. uyurken iceri davet edilmedigi halde giriyor ve misil misil uyudugum yatagin basina gelip beni uyandirmaya calisiyor. kalkmiycam diyorum. gitarimi oraya buraya carpip cikariyor ve calmaya calisiyor. siktir git diyorum hala kalkmam icin israr ediyor. butun esyalarimi karistiriyor. sakladigim cikolatalarimi bile bulup yiyor.
ulan sen kimsin? kimin nesisin sen? ne bok ariyorsun evimde? mazimiz ne seninle bizim de evime gelip beni ve ailemi rahatsiz etmeye yelteniyorsun?
bunlari diyemiyorsun tabi. saygi ve acima duygusu agir basiyor her zamanki gibi. ne yuz verdim ne de taviz ama yuzsuz olunca insan her seyi hak goruyor iste.
msnden engelliyorum, sonra bir yerde karsilasip bunu yaptigimi suratina soyluyorum. aksam evde otururken kapi caliyor bilin bakalim kim gelmis? hayir arkadasim. soyleyecegin, soracagin her seye hayir! senin telefonlarina cevap vermiyorum, msnde silip engelledigimi de biliyorsun. cagirdigin yere gelmiyorum, seni bi yere cagirmiyorum.
hangi akli basinda insan "siktir git" olarak algilamaz ki bu yaptiklarimi?
birkac gun boyle ariyor acmiyorum. disarda karsilasiyoruz arkadas ortami malesef ayni oldugu icin. kucuk cocugun bile yutmayacagi bahaneler uyduruyorum telefonlarina cevap vermemem konusunda. yutmadigindan eminim ama yine de tamam diyor.
ve bu sabah yine misil misil uyurken telefonum caliyor. son uc gundur belki yuzuncu kez ariyor. acmiyorum her zamanki gibi. uyumaya calisiyorum ama uyku kacti bi kere. kahvaltiya kalkiyorum uyku sersemiyim hala. kahvalti ederken tekrar ariyor. aciyorum bu sefer. merak ediyorum hala diyecek neyi var diye.
- napiyosun?
+ yeni uyandim kahvalti ediyorum.
- gelicem sana isimiz var.
+ (fesupanallah) ne isimiz var?
- benim flasha senin pcden biseyler aticaz.
+ olmaz arkadasim gelme. ben bilgisayarima kendi flashimi bile takmadim. taktirmam da.
- neyse sen yemegini ye de...
diyor ve telefonu kapatiyor.
15 dakika sonra kapi caliyor. annem evde. evde olmadigimi soyle diyorum anneme. annem bunu soyler soylemez yine telefonum caliyor. acmiyorum arkadasim lan!
ister inanin ister inanmayin bu entryi yazarken 2 defa aradi.
not dusmek istiyorum ayrica buraya. adam gibi adamlara evim her zaman aciktir. hatta davetlerimden bikan arkadaslarim bile var. ama boyle yuzsuz serefsizlere her kapim kapalidir iste.
her sekilde reddetmisim, her turlu kufuru etmisim. hala yapiyorsa ben daha ne yapayim? okuyup askerligini yapmis adami doveyim mi?
oh rahatladim. ama hic degilse ornek oldu basliga.
bir erkek ismi. dunyadaki her canliya merhamet eden anlamina geliyormus.
sivassporun maccabi tel avivden transfer ettigi 27 yasindaki fransiz forvet.
(bkz: yannick kamanan)
su siralar ikinci devresi arda turan ve yannick kamanan’in attigi gollerle 1-1 devam eden fortis turkiye kupasi rovans karsilasmasi.
(bkz: yes man)
basrolde jim carreynin oynadigi, olumsuz bir adamin bir sekilde her seye evet demesini anlatan romantik komedi filmi.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?