bakınız: ·················································
bu da bi başlık ama bakınız verilmiyor.. işte öyle bir şey..
(bkz: copy paste)
duygusal insan, duygularına yenik düşen insan demek değildir her zaman. çok duygusal bir insan aynı zamanda çok zeki de olabilir. ama duygularınızla mantığınızın çeliştiği bir anda üstün gelen hep duygular olur işte.. çok duygusalsın derler size, çok amatör düşünüyorsun, anlamıyorsun.. kafa sallanır iki kere, düşünmeye devam edilir..
sarhoşken yazılanları çok daha fazla duygusal derinlik taşıyan, edebik şey. duyguların arka bahçesi..
çok şerefsiz bir olgudur hayat. öyle ya da böyle bir gün boyunca binlerce insanın hayatının bir parçası olursunuz.. binlerce insan da sizin hayatınızın bir parçası olur.. otobüs durağında bekliyorsunuzdur. geç gelir otobüs. şoför hiç istifini bozmadan bir şeyler söyler, benden önceki şoför gelirken bir çocuğu ezmiş de ondan geç kaldı otobüs..
uzun bir uykunun ardından sabaha kadar havasız kalan bir odanın içinden dışarı doğru açılan pencerenin ardından duyulan kuş sesleri kadar kendini hiçbir şey rahatlatamaz gibi geliyor insana o an.. bir de ahşap olanları vardır, köy kokan..
bazen bir şiir gibi hafif, içten ve yoğun yaşanır.
bazense bitmeyen bir öykü gibi boğazınıza takılıp kalır..
başka şeye benzemez aşk acısı.
giderken sizden de çok şey alır..
bazense bitmeyen bir öykü gibi boğazınıza takılıp kalır..
başka şeye benzemez aşk acısı.
giderken sizden de çok şey alır..
uzak düşer iki sevgili. bir zamanlar birbirlerinden başka hiç kimseyi düşünemeyen iki kişi. sonra devam ederler yaşamlarına, ayrı hayatları ikisinin de..her gün tanıştıkları insanlar başka. bir gün birinin hayatına biri girer, yavaş yavaş. onu yavaş yavaş unuturken o’nu sevmeye başlar. ve hiç vicdanı da sızlamaz ha, hayat bu kadar acımasızdır, bu kadar boştur aslında duygular.
-bugün çok mutlusun sevgilim. dün akşam çok üzülmüştün hafta sonu buluşamayacağımız için.
+hiiç, bugün düşündüm de aslında her şey ne kadar boş..üzülmemeye karar verdim artık..
-çok sevindim senin adına, bilsen sen üzgün olduğun zamanlar nasıl uykum kaçıyor geceleri..
+ iç ses : (seviyorum…seviyorum…hiç umrumda değil aslında senin şu an söylediklerin… telefonu bir an önce kapatsa bari..o arar mı ki..)
-bugün çok mutlusun sevgilim. dün akşam çok üzülmüştün hafta sonu buluşamayacağımız için.
+hiiç, bugün düşündüm de aslında her şey ne kadar boş..üzülmemeye karar verdim artık..
-çok sevindim senin adına, bilsen sen üzgün olduğun zamanlar nasıl uykum kaçıyor geceleri..
+ iç ses : (seviyorum…seviyorum…hiç umrumda değil aslında senin şu an söylediklerin… telefonu bir an önce kapatsa bari..o arar mı ki..)
(bkz: ajdar)
ağzının tadını bilmeyen kadındır.
(bkz: akrep nalan)
dizi ve filmlerde düşen bütün uçakların bağlı bulunduğu hayali havayolu şirketidir. düşsün de filme diziye malzeme olsun diye uçak kaldırır zaten bunlar.
(bkz: sigara söndüren şarkılar)
(bkz: otobüste sıçmak)
pis kokulu osuruk ve güzel kokulu osuruk olarak ikiye ayrılırlar. ya da öyle bir şeydi sanırım.
bakınız; sevismek ve sikismek arasindaki kalin cizgi..
orospu çocuğudur büyük ihtimalle.
kimine göre gözü,
kimine göre götü..
kimine göre götü..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?