red allert2 ile tamamen alakasiz bir oyun.cunku red allert2 ile alakali oldugunu yazan ki$i suzme salaktir ve her iki oyunu da oynamadan kar$ila$tirmasini kulaktan dolma bir $ekilde yapmi$, got olmu$ kalmi$tir.cunku red allert2 de tanya vardir command conquer de yoktur.tanya yoksa da asla iki oyun birbiri ile benze$mez summe ha$a.ustelik red allert2 de askerler olduklari yerde siper alabilmektedirler oysa command conquer generals de alamazlar.e o halde yine benze$mez bu iki oyun birbirine.ha her ikisinde de amerikan propagandasi yapiliyor olabilir, her ikisi de sava$ oyunu olabilir, her ikisinin de son bolumlerine yakla$tikca nukleer bombalara kar$i zamanla yari$iyor olabilirsiniz.ama ne fayda.tanya yok bi kere, hem piyadeler siper de alamiyor bir tanesinde.o zaman hayir.red alert2 ile command conquer generals`in birbirine benzedigini savunan ki$i suzme salaktir.her iki oyun westwood tarafindan uretilmi$ olsa da gene de bu iki oyunu benzeten salaktir.suzme salaktir hemde. neyse.command conquer generals denen oyunun sonunda ba$arili olabilirseniz millet dans ediyor, bir binanin uzerinden ucaklar helikopterler falan geciyor oyle bitiyor oyun afiyetle.
cok degi$ik bir ba$lik degil biliyorum.$u anda hemen herkesin elinde zaten bir fotograf cekebilen cep telefonu var.tabi benim telefonum en iyisi ama konu o degil.bu ba$ligi bugun $ahit oldugum bir olay yuzunden actim.bu cihazi sadece sevdiklerine etrafindaki guzellikleri yollamak icin kullanmiyormu$ yurdum insani.bugun anladim bunu.bir ali$veri$ merkezinin icerisinde, koskoca bir kalabaligin tam gobeginde, 17/18 ya$larinda bir genc, almi$ eline fotograf makinesini $akir $akir fotograf cekiyor.ulan nedir bu kadar ilginc buldugu bu ali$veri$ merkezinde diyerek objektifin yonune dogru kafami cevirdim ki super mini etek giyen bi hatun bir de bacak bacak uzerine atarak oturmu$ oralarda bir yere.tabi boyle bir manzara, elde varolan teknoloji ile birle$ince kani kaynayan yurdum gencinin de yapacak ba$ka bir $eyi kalmiyor haliyle.i$i gucu birakip sanat fotograflari(!) cekmekten ba$ka..bana turkiye`de ya$adigim ani bir $okla unutturulsa bile boyle manzaralar kar$isinda hemen hatirlarim.sanatsever milletiz vesselam.
oldukca etkileyici ve de sade`nin yazma hirsinin ne derece fala oldugunu gozler onune seren film.oyle ki hicbir $ey bulamayinca parmaklarini kesip kendi kani ile cama$irlarina bir $eyler yaziyor eleman.oyle boyle degil yani.
marquis de sade filmde kalemleri ve murekkebi elinden alindigi icin $arabi murekkep, tavugun lades kemigini ise kalem olarak kullanip yazmaya devam ediyor.guzel du$unulmu$ bir film.
(bkz: quills)
duslerin efendisi
orijinal ismi : quills
yonetmen : philip kaufman
senaryo : doug wright
oyuncular : geoffrey rush, kate winslet, michael caine
yapim : abd - 2000
sure : 119 dk.
dvd ozellikleri
ekstra : senarist doug wrightin film uzerine yorumu; fragman; "marquis on marquee," "creating charenton," "dressing the part" klipleri
dil secenekleri : orijinal dili ingilizce, turkce altyazisi bulunmamaktadir.
video formati : pal, 16:9 (genis ekran), 1.85:1
ses : dolby dijital 5.1
quills, sadizmin isim babasi, fransiz yazar-dusunur marquis de sadein (1740-1814) yasaminin son yillarini konu alan bir film. sade, yazdiklari, soyledikleri ve yaptiklariyla cesitli donemlerde hukum giymis; toplumun ahlak sinirlari icine girmeyi kabul etmeyince 1801 yilinda charentondaki akil hastanesine kapatilmisti. sadein buradaki gunlerini temel alan quills, sansasyonel dusunurun yazdiklarindan cok onun otoriteyle olan mucadelesine odaklaniyor. dolayisiyla, filmin ilk sahnelerinde kahramanlastirilmis bir sade cikiyor karsimiza. klasik anlatim kaliplari icinde, sadein yaninda otoriteyi temsil eden iki karakter mevcut: insani metodlarla tedaviyi savunan rahip coulmier ve napolyonun otoritesini temsil eden, hasta sadein fiziksel uygulamalarla tedavi edilmesi gerektigini savunan dr. royer collard. kaleminin ve dilinin etkileyiciligiyle karsi konulmaz bir cazibeye sahip olan sade, bu cazibesini kullanarak hastanenin camasircisi genc ve guzel madeleine araciligiyla dusuncelerini yaymayi surdurunce, otorite ona karsi giderek sertlesmeye ve fiziksel mahrumiyetin dozunu arttirmaya basliyor. yazacak tum malzemeleri elinden alinan sade yilmiyor ve arzularini gerceklestirebilecek kosullardan mahrum birakilan vucudunu, bu arzularini yaziya gecirebilmek icin feda ediyor.
dramatik bir yapi kurmak ugruna tarihsel gercekleri saptirmakla elestirilen quills, yine ayni nedenle, eserleri gunumuzde bile tartisilan sadein dusunce dunyasina girmemize izin vermiyor; dolayisiyla izlenilen filmin tarihin en siradisi dusunurlerinden birinin yasamina dair olmasinin pek bir anlami kalmiyor.
http://www.altyazi.net/mayis02/evkeyfi/duslerin.htm
orijinal ismi : quills
yonetmen : philip kaufman
senaryo : doug wright
oyuncular : geoffrey rush, kate winslet, michael caine
yapim : abd - 2000
sure : 119 dk.
dvd ozellikleri
ekstra : senarist doug wrightin film uzerine yorumu; fragman; "marquis on marquee," "creating charenton," "dressing the part" klipleri
dil secenekleri : orijinal dili ingilizce, turkce altyazisi bulunmamaktadir.
video formati : pal, 16:9 (genis ekran), 1.85:1
ses : dolby dijital 5.1
quills, sadizmin isim babasi, fransiz yazar-dusunur marquis de sadein (1740-1814) yasaminin son yillarini konu alan bir film. sade, yazdiklari, soyledikleri ve yaptiklariyla cesitli donemlerde hukum giymis; toplumun ahlak sinirlari icine girmeyi kabul etmeyince 1801 yilinda charentondaki akil hastanesine kapatilmisti. sadein buradaki gunlerini temel alan quills, sansasyonel dusunurun yazdiklarindan cok onun otoriteyle olan mucadelesine odaklaniyor. dolayisiyla, filmin ilk sahnelerinde kahramanlastirilmis bir sade cikiyor karsimiza. klasik anlatim kaliplari icinde, sadein yaninda otoriteyi temsil eden iki karakter mevcut: insani metodlarla tedaviyi savunan rahip coulmier ve napolyonun otoritesini temsil eden, hasta sadein fiziksel uygulamalarla tedavi edilmesi gerektigini savunan dr. royer collard. kaleminin ve dilinin etkileyiciligiyle karsi konulmaz bir cazibeye sahip olan sade, bu cazibesini kullanarak hastanenin camasircisi genc ve guzel madeleine araciligiyla dusuncelerini yaymayi surdurunce, otorite ona karsi giderek sertlesmeye ve fiziksel mahrumiyetin dozunu arttirmaya basliyor. yazacak tum malzemeleri elinden alinan sade yilmiyor ve arzularini gerceklestirebilecek kosullardan mahrum birakilan vucudunu, bu arzularini yaziya gecirebilmek icin feda ediyor.
dramatik bir yapi kurmak ugruna tarihsel gercekleri saptirmakla elestirilen quills, yine ayni nedenle, eserleri gunumuzde bile tartisilan sadein dusunce dunyasina girmemize izin vermiyor; dolayisiyla izlenilen filmin tarihin en siradisi dusunurlerinden birinin yasamina dair olmasinin pek bir anlami kalmiyor.
http://www.altyazi.net/mayis02/evkeyfi/duslerin.htm
(bkz: quills)
(bkz: windows guncellemeleri)
(bkz: windows)
(bkz: windows xp)
(bkz: windows guncellemeleri)
windows icerisinde guvenlik acigi bulundukca microsoft tarafindan yapilan yamalarin otomatik olarak windows`a yuklenmesi.dur durak bilmeden guvenlik aciklari tespit edildigi icin bir zaman sonra yamalar windows`un kendi boyutundan daha fazla yer kaplar hd`de.
(bkz: alternatif)
pazar geceleri flash tv`de yayinlanan tarti$ma programi.pazar gunleri izlenebilecek yegane programdir zannimca.kaliteli tarti$malar yapiliyor.
(bkz: tarla)
aslinda grup merdiven`e ait olan fakat ne hikmetse ibrahim tatlises`in dilinden du$urmedigi ho$ $arki.ozellikle yaz mevsimine girerken dillerdedir.yazlik mekanlarda kumsallarda durmaksizin soylenir.meraklilari icin i$te sozleri.
akdeniz aksamlari
bir baska oluyor
hele bir de aylardan
temmuz ise bambaska
sahilde insanlar
kolkola simsicak
cosmamak elde mi
boyle bir aksamda
iste ben boyle bir aksamda
asik oldum
asik oldum
akdeniz aksamlari
bir baska oluyor
hele bir de aylardan
temmuz ise bambaska
sahilde insanlar
kolkola simsicak
cosmamak elde mi
boyle bir aksamda
iste ben boyle bir aksamda
asik oldum
asik oldum
toprak uzerindeki copleri temizlemek icin kullanilan temizlikci aleti.tarlalarda kullaniliyor ayni zamanda sanirim.
bu $arkinin biri bizi opuyor turu yari$malarin son me$hurlarindan ata ve sinem dangalaklarina yazildigina dair soylentiler cikmi$ti bir zamanlar.allahtan kayahan cikip boyle bir $eyin olmadigini acikladi da $arkiyi dinlerken midemiz bulanmadi, gercek tadini alabildik.
avea`nin reklamlarinda oynuyor $u siralar.elini neye atsa ba$ariyor.aksini soyleyebilecek birilerinin oldugunu zannetmiyorum.helal olsun.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?