kelimeye e harfi eklenerek yapılır.
(bkz: ev)
(bkz: eve)
(bkz: ismin halleri)
(bkz: ukde)
ukdecinin $öyle bir notu varmi$ :
(bkz: çalışmıyo abi bu buton alla alla)
(bkz: çalışmıyo abi bu buton alla alla)
ukdecinin $öyle bir notu varmi$ :
(bkz: osuruk)
(bkz: osuruk)
(bkz: karşınızda michael jackson)
mehmet ali birandın hazırlayıp sunduğu 32. günde yılmaz erdoğanın organize işlerdeki oyun arkadaşı özgü namalı bu şekilde anons etmesi ortalığı gerdi.
kaynak: http://www.ozgunamal.org/
mehmet ali birandın hazırlayıp sunduğu 32. günde yılmaz erdoğanın organize işlerdeki oyun arkadaşı özgü namalı bu şekilde anons etmesi ortalığı gerdi.
kaynak: http://www.ozgunamal.org/
(bkz: bilgisayar başında ölmek)
http://www.ozgu-namal.com/
http://www.ozgunamal.net/
http://ozgunamal.blogspot.com/
http://www.ozgunamal.org/
(bkz: bu kadar fan clubı olunca öldü sandım)
http://www.ozgunamal.net/
http://ozgunamal.blogspot.com/
http://www.ozgunamal.org/
(bkz: bu kadar fan clubı olunca öldü sandım)
(bkz: çıplak ses)
axessin yeni reklam objesi.
ege üniversitesi ile bir alakası olduğunu düşündüğüm yeni bilgiç adayı.hoşgelişler ola...
ukdecinin $öyle bir notu varmi$ :
tadim pizza çeşidi.
tadim pizza çeşidi.
can dündar’ın "parayla saadet" yazısı:
izmir’de 4 bin 600 genç üzerinde yapılan bir araştırma, sevginin para karşısında hızla değer kaybetmekte olduğunu ortaya koydu. 90’lar kuşağı: "parasız saadet olmaz" diyor.
önder somer’i yitirdik geçenlerde... türk sinemasının iflah olmaz kötü adamlarından biriydi...
genellikle zengin bir salon erkeğini oynardı. geriye doğru özenle taranmış saçlarının yamacında, içinde binbir kurnazlığın cirit attığı bıçkın bakışlarıyla bir yoksul mahalle kızını ağına düşürür; lüks yatlar ve katlarla zavallının gözünü boyayıp -yeşilçam deyişiyle- "ondan istifade ederdi."
mahalleden bir oğlanla evlenip yoksul ama mutlu bir aile hayatı düşleyen kız ise, onunla karşılaştığında başta "iyi niyetli" görüntüsüne aldanırdı. onu bir "ağabey" gibi görür, ama gerçek niyetini anlayınca çoktan tuzağına düşmüş olurdu.
pişman olduğunda ise önder somer, hep aynı mağrur ifadeyle cüzdanına davranır ve "parasız saadet olamayacağını" izah eden sözcüklerle "ödeme yapardı."
zavallı kız, çoğu zaman ya hasta anneciğini iyileştirmek ya da kardeşini okutmak adına bu "kirlenmeye" razı olur ve hepten somer’e "verirdi kendini."
ne var ki, para hiçbir zaman beklenen saadeti getirmez, sonunda iyi yürekli kirli kuş, altın kafesten kaçardı.
hiçbir filmin sonunda gerçek saadeti tadamadan aramızdan çekip gidiverdi önder somer...
kimbilir kaç kadının bedenine sahip oldu, ama "maalesef" ruhuna asla...
* * *
meğer onun çağı yeni başlıyormuş. ruhların parayla fethedilmesi için 90’ları beklemek gerekiyormuş.
tam da gençlerin, paranın kıymetini bilmeye başladığı dönemde kaybettik önder somer’i..
izmir’de bilses adlı bir vakfın başkanı olan prof. dr. ibrahim armağan’ın 4 bin 600 genç üzerinde yaptığı bir araştırma, gençlerin "mutlu olmak için en önemli şeyin para olduğuna inandıklarını" ortaya koydu.
prof. armağan aynı araştırmayı 1979’da da yapmış ve o zaman "sizce mutluluğun anahtarı nedir" diye sorduğunda çoğunluktan "sevgi" yanıtını almış.
yani, 20 yıl içinde gençler, parasız saadet olmayacağını keşfetmişler.
aslında 80’lerin ortalarında madonna "material girl’le şöhrete kavuşunca durum belli olmuştu. "ben maddiyatçı bir kızım" diyordu küçük şeytan: "zaten biz de maddiyatçı bir dünyada yaşıyoruz."
sonra pet shop boys geldi ve lafı doğrudan söyledi:
"i love you / you pay my rent" (seni seviyorum / kiramı ödüyorsun)
"maaşa endeksli saadet zihniyeti"nin türkiye’ye ulaştığını simgeleyen başlığı ise hâlâ dün gibi hatırlıyorum:
koç’lar oğullarını evlendiriyorlardı. ve bir gazetemiz, gelinin resminin altına şu başlığı atmıştı:
"işte türkiye’nin en şanslı kızı..."
damadın huyunu suyunu kimsenin bildiği yoktu, ama parası olduğuna göre kıza "şans" getireceği kesindi.
eski türk filmleri şimdi oynasa, gözünde dolarlar uçuşan gençler, yoksul sevgilisine kaçmak için önder somer’den kurtulmaya çalışan saf kızı yuhalarlardı sinemada...
...ve kız "bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla" dediğinde, umursamaz bir edayla yan koltuktakine sorarlardı:
"kaçaymış?"
izmir’de 4 bin 600 genç üzerinde yapılan bir araştırma, sevginin para karşısında hızla değer kaybetmekte olduğunu ortaya koydu. 90’lar kuşağı: "parasız saadet olmaz" diyor.
önder somer’i yitirdik geçenlerde... türk sinemasının iflah olmaz kötü adamlarından biriydi...
genellikle zengin bir salon erkeğini oynardı. geriye doğru özenle taranmış saçlarının yamacında, içinde binbir kurnazlığın cirit attığı bıçkın bakışlarıyla bir yoksul mahalle kızını ağına düşürür; lüks yatlar ve katlarla zavallının gözünü boyayıp -yeşilçam deyişiyle- "ondan istifade ederdi."
mahalleden bir oğlanla evlenip yoksul ama mutlu bir aile hayatı düşleyen kız ise, onunla karşılaştığında başta "iyi niyetli" görüntüsüne aldanırdı. onu bir "ağabey" gibi görür, ama gerçek niyetini anlayınca çoktan tuzağına düşmüş olurdu.
pişman olduğunda ise önder somer, hep aynı mağrur ifadeyle cüzdanına davranır ve "parasız saadet olamayacağını" izah eden sözcüklerle "ödeme yapardı."
zavallı kız, çoğu zaman ya hasta anneciğini iyileştirmek ya da kardeşini okutmak adına bu "kirlenmeye" razı olur ve hepten somer’e "verirdi kendini."
ne var ki, para hiçbir zaman beklenen saadeti getirmez, sonunda iyi yürekli kirli kuş, altın kafesten kaçardı.
hiçbir filmin sonunda gerçek saadeti tadamadan aramızdan çekip gidiverdi önder somer...
kimbilir kaç kadının bedenine sahip oldu, ama "maalesef" ruhuna asla...
* * *
meğer onun çağı yeni başlıyormuş. ruhların parayla fethedilmesi için 90’ları beklemek gerekiyormuş.
tam da gençlerin, paranın kıymetini bilmeye başladığı dönemde kaybettik önder somer’i..
izmir’de bilses adlı bir vakfın başkanı olan prof. dr. ibrahim armağan’ın 4 bin 600 genç üzerinde yaptığı bir araştırma, gençlerin "mutlu olmak için en önemli şeyin para olduğuna inandıklarını" ortaya koydu.
prof. armağan aynı araştırmayı 1979’da da yapmış ve o zaman "sizce mutluluğun anahtarı nedir" diye sorduğunda çoğunluktan "sevgi" yanıtını almış.
yani, 20 yıl içinde gençler, parasız saadet olmayacağını keşfetmişler.
aslında 80’lerin ortalarında madonna "material girl’le şöhrete kavuşunca durum belli olmuştu. "ben maddiyatçı bir kızım" diyordu küçük şeytan: "zaten biz de maddiyatçı bir dünyada yaşıyoruz."
sonra pet shop boys geldi ve lafı doğrudan söyledi:
"i love you / you pay my rent" (seni seviyorum / kiramı ödüyorsun)
"maaşa endeksli saadet zihniyeti"nin türkiye’ye ulaştığını simgeleyen başlığı ise hâlâ dün gibi hatırlıyorum:
koç’lar oğullarını evlendiriyorlardı. ve bir gazetemiz, gelinin resminin altına şu başlığı atmıştı:
"işte türkiye’nin en şanslı kızı..."
damadın huyunu suyunu kimsenin bildiği yoktu, ama parası olduğuna göre kıza "şans" getireceği kesindi.
eski türk filmleri şimdi oynasa, gözünde dolarlar uçuşan gençler, yoksul sevgilisine kaçmak için önder somer’den kurtulmaya çalışan saf kızı yuhalarlardı sinemada...
...ve kız "bedenime sahip olabilirsin ama ruhuma asla" dediğinde, umursamaz bir edayla yan koltuktakine sorarlardı:
"kaçaymış?"
(bkz: aman)
doğruluğundan emin olmasam da başlık niteliği taşıdığını düşündüğüm olay.
ayrıntılar için:
http://www.sanatci.info/haber/habergoster.asp?id=167
ayrıntılar için:
http://www.sanatci.info/haber/habergoster.asp?id=167
arap yarımadası’nın güneydoğu ucunda yer alan umman sultanlığı bölgenin eski ve geleneklerine en bağlı ülkesi. denizci sinbad’ın yaşadığı topraklar aynı zamanda dünyanın gizli kalmış sualtı cennetlerinden biri. birbirinden güzel mercan kayalıklarına sahip umman, dünyada soyu tükenmekte olan yeşil su kaplumbağaları, yunus ve balina türleri ile deniz safarisinin yeni merkezi. çöller ve vahalarla kaplı umman, iri arap ceylanı, arap leoparı, arap yaban kedisi, toy kuşu gibi nadir hayvan türlerine de ev sahipliği yapıyor.
yüzölçümü : 309.500 kilometrekare
din : islam
dil : arapça ( ingilizce yaygın olarak kullanılmaktadır. )
nüfus bilgileri : 2.325.438 (1999 nüfus sayımı)
1.729.312’si ummanlı (%74.36)
596.126si yabancı (%25.64)
başkent : muscat
gsyih: 15.1 milyar abd doları
kişi başı gsmh : 5758.3 milyon u.r. (cari fiyatlarla)
para birimi : umman riyali 1 u.r.= 2.60$ ( amerikan doları )
din : islam
dil : arapça ( ingilizce yaygın olarak kullanılmaktadır. )
nüfus bilgileri : 2.325.438 (1999 nüfus sayımı)
1.729.312’si ummanlı (%74.36)
596.126si yabancı (%25.64)
başkent : muscat
gsyih: 15.1 milyar abd doları
kişi başı gsmh : 5758.3 milyon u.r. (cari fiyatlarla)
para birimi : umman riyali 1 u.r.= 2.60$ ( amerikan doları )
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?