pastörizasyon işleminin isim babasi mikrobiyolog.
(bkz: resimli radyo)
(bkz: ask teknik bir hadisedir)
turgut özalin avatari.
geğirtir.
yağı alınmış sütten ya da yoğurttan yapılan kuru ve çok tuzlu peynir.
bolu ve çevresinde yapılan bir süt ürünüdür. yoğurttan yapılan bu ürün yağlı ve yağsız olarak iki şekilde ve çoğunlukla çiftçilerimiz tarafından köy şartlarında üretilmektedir. keş makarnalara rendelenerek ilave edilmekte, özellikle yağlı olanı da tavada kızartılarak kahvaltıda tüketilmektedir.keş kömür madeni işleten işletmelerde çalışan işçilerin zehirlenmesine karşı da kullanılmaktadır. mahalli semt ve pazarlar ile bakkal ve marketlerde de satılmaktadır. sadece en büyük ilçemiz olan geredede üretim yılda ortalama 35 tonu bulmakta ve ilçe ve il ekonomisine katkı sağlamaktadır
bolu ve çevresinde yapılan bir süt ürünüdür. yoğurttan yapılan bu ürün yağlı ve yağsız olarak iki şekilde ve çoğunlukla çiftçilerimiz tarafından köy şartlarında üretilmektedir. keş makarnalara rendelenerek ilave edilmekte, özellikle yağlı olanı da tavada kızartılarak kahvaltıda tüketilmektedir.keş kömür madeni işleten işletmelerde çalışan işçilerin zehirlenmesine karşı da kullanılmaktadır. mahalli semt ve pazarlar ile bakkal ve marketlerde de satılmaktadır. sadece en büyük ilçemiz olan geredede üretim yılda ortalama 35 tonu bulmakta ve ilçe ve il ekonomisine katkı sağlamaktadır
keşli cevizli.
#321247
#321247
"allah hak ettiğini versin" anlamina gelen beddua.
(bkz: seni allah a havale ediyorum)
(bkz: seni allah a havale ediyorum)
(bkz: allah mustahakini versin)
onda izleyeceğim her neyse çok tirajikomik olduğundan emin olduğum ekran...ayrica dev olmasa da olur.
(bkz: allah versin)
the libertines grubunun en sevdiğim şarkisi.
is it cruel or kind
not to speak my mind
and to lie to you
rather than hurt you
well, i’ll confess all of my sins
after several large gins
but still i’ll hide from you
and hide what’s inside from you
and alarm bells ring
when you say your heart still sings
when you’re with me
oh won’t you please forgive me
i no longer hear the music
oh no no no no no
and all the memories of the pubs
and the clubs and the drugs and the tubs
we shared together
will stay with me forever
but all the highs and the lows
and the tos and the fros
they left me dizzy
oh won’t you please forgive me
but i no longer hear the music
oh no no no no no
well i no longer hear the music when the lights go out
love goes cold in the shades of doubt
the strange face in my mind is all too clear
music when the lights come on
the girl i thought i knew has gone
and with her my heart it disappeared
i no longer hear the music
oh no no no no no
and all the memories of the fights and nights
under blue lights and all the kites
we flew together
love thought they’ll fly forever
but all the highs and the lows
and the tos and the fros
they left me dizzy
oh won’t you please forgive me
but i no longer hear the music
oh no no no no no
music when the lights go out
love goes cold in the shades of doubt
the strange face in my mind is all too clear
music when the lights come on
the girl i thought i knew has gone
and with her my heart it disappeared
but i no longer hear the music
oh no no no no no
and i no longer hear the music
şarkiyi pete doherty de çalip söylemiştir..
is it cruel or kind
not to speak my mind
and to lie to you
rather than hurt you
well, i’ll confess all of my sins
after several large gins
but still i’ll hide from you
and hide what’s inside from you
and alarm bells ring
when you say your heart still sings
when you’re with me
oh won’t you please forgive me
i no longer hear the music
oh no no no no no
and all the memories of the pubs
and the clubs and the drugs and the tubs
we shared together
will stay with me forever
but all the highs and the lows
and the tos and the fros
they left me dizzy
oh won’t you please forgive me
but i no longer hear the music
oh no no no no no
well i no longer hear the music when the lights go out
love goes cold in the shades of doubt
the strange face in my mind is all too clear
music when the lights come on
the girl i thought i knew has gone
and with her my heart it disappeared
i no longer hear the music
oh no no no no no
and all the memories of the fights and nights
under blue lights and all the kites
we flew together
love thought they’ll fly forever
but all the highs and the lows
and the tos and the fros
they left me dizzy
oh won’t you please forgive me
but i no longer hear the music
oh no no no no no
music when the lights go out
love goes cold in the shades of doubt
the strange face in my mind is all too clear
music when the lights come on
the girl i thought i knew has gone
and with her my heart it disappeared
but i no longer hear the music
oh no no no no no
and i no longer hear the music
şarkiyi pete doherty de çalip söylemiştir..
reha erdemin yönettiği 2005 yapimi film.
insan nedir ki?.. film, işte bunu merak ediyor. istanbulun, vapur sesleri ve martı çığlıklarıyla yankılanan sokak ve evlerinde, çığlık çığlığa, omuz omuza, sırt sırta, dudak dudağa, el ele, yumruk yumruğa, göz göze, yanak yanağa yaşayan insanları... ali ve babası rasih... terzi neriman ve oğlu keten... karnında bebeğiyle ipek... kapıcı rıza, karısı selvi ve oğlu çetin... mahallenin kasabı kemal... nerimanın köpeği çakır... ipekin kiracısı cimnastikçi ümit... eski boksör aytekin ve dostu zambak... film alinin geçirdiği bir kazayla başlar. ali, kazada hafızasını kaybetmiştir. filmin bütün insanları kendilerini alinin kafa karışıklığıyla gelen bir karmaşanın içinde bulurlar: bu karmaşa her günün karmaşasıdır; bu karmaşanın bir başka adı da hayattır. bu karmaşayı, elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması daha da renklendirir. ama "korkuyorum anne"nin buna paralel akan bir hikâyesi daha vardır. insan vücudunun hikâyesidir bu... insan nedir ki? korkulardan, zaaflardan, arzulardan, özlemlerden örülü bir hafıza ve kandan, etten, kemikten oluşan kırılgan bir vücut...
filmden çok emrah yücel tarafindan yapilan afişini sevdim ben...
http://static.flickr.com/45/105998635_8bff28b73c_m.jpg
insan nedir ki?.. film, işte bunu merak ediyor. istanbulun, vapur sesleri ve martı çığlıklarıyla yankılanan sokak ve evlerinde, çığlık çığlığa, omuz omuza, sırt sırta, dudak dudağa, el ele, yumruk yumruğa, göz göze, yanak yanağa yaşayan insanları... ali ve babası rasih... terzi neriman ve oğlu keten... karnında bebeğiyle ipek... kapıcı rıza, karısı selvi ve oğlu çetin... mahallenin kasabı kemal... nerimanın köpeği çakır... ipekin kiracısı cimnastikçi ümit... eski boksör aytekin ve dostu zambak... film alinin geçirdiği bir kazayla başlar. ali, kazada hafızasını kaybetmiştir. filmin bütün insanları kendilerini alinin kafa karışıklığıyla gelen bir karmaşanın içinde bulurlar: bu karmaşa her günün karmaşasıdır; bu karmaşanın bir başka adı da hayattır. bu karmaşayı, elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, uzak bir hırsızlık hikâyesi ve yalan bir polis soruşturması daha da renklendirir. ama "korkuyorum anne"nin buna paralel akan bir hikâyesi daha vardır. insan vücudunun hikâyesidir bu... insan nedir ki? korkulardan, zaaflardan, arzulardan, özlemlerden örülü bir hafıza ve kandan, etten, kemikten oluşan kırılgan bir vücut...
filmden çok emrah yücel tarafindan yapilan afişini sevdim ben...
http://static.flickr.com/45/105998635_8bff28b73c_m.jpg
(bkz: namus borcu)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?