confessions

cirkinbeti

- Yazar

  1. toplam entry 1190
  2. takipçi 7
  3. puan 23397

life is wonderful

cirkinbeti
bir vinc yapmak icin bir vinc gerek
bir hikaye yapmak için iki zemin gerek
bir tavuk yapmak icin yumurta gerek
bir yumurta yapmak icin bir tavuk
benim dediklerimin bir sonu yok
bir kelime yapmak icin bir düsünce gerek
ve harekete geçmek icin bir kac kelime gerek
ve isin yürümesi icin is yapmak gerek
yaralamak icin biraz iyilik gerek
tatmin icin biraz kötülük gerek
ah la la la la la la hayat harika

ah la la la la la la hayat tam bir cemberde yürüyor

ah la la la la la

günün agarmasi icin bir gece gerek
ve senin esnemen icin kardesim bir gün gerek
ve seni genç yapmak icin biraz yaslilik gerek
günesi ögrenmek icin biraz sogukluk gerek
bir baskasina sahip olmak icin biri gerek
ve asik olmak icin zaman gerekmez
fakat askin ne oldugunu bilmek icin seneler gerek
ve senin güvenmen icin biraz korku gerek
onun paslanmasi icin biraz gözyasi gerek
onu cilalamak icin pas gerek
ah la la la la la la hayat harika
gürültü yapmak icin sessizlik gerek

ve bir seyi bulmadan önce kaybetmek gerek
hic bir yere gidebilmek icin bir yol gerek
senin önemsenmen için bir bedel gerek
bir dag yapmak icin bir delik gerek
ah la la la la la la hayat harika

ah la la la la la la hayat tam bir cemberde yürüyor
ah la la la la la hayat ask dolu

acun ılıcalı

cirkinbeti
kendisi yeteneksizsiniz programına katılan bir çocuğun okul masraflarını karşılamıştı, tabi salon alkış kıyamet falan o gün bugündür sevmem o adamı. yapacaksın tabi eşek yüküyle para kazanıyorsun ayda 150 lira mı haz almana , alkışlanınca egonu tatmin etmene yetti? vay arkadaş.

nazım hikmet ran

cirkinbeti
memleketimden insan manzaralari

haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
zayıf.
korkak.
burnu sivri ve uzun
yanaklarının üstü çopur.
merdivenlerdeki adam
-galip usta-
tuhaf şeyler düşünmekle
meşhurdur:
"kâat helvası yesem her gün" diye düşündü
5 yaşında.
"mektebe gitsem" diye düşündü
10 yaşında.
"babamın bıçakçı dükkânından
akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü
11 yaşında.
"sarı iskarpinlerim olsa
kızlar bana baksalar" diye düşündü
15 yaşında.
"babam neden kapattı dükkânını?"
ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"
diye düşündü
16 yaşında.
"gündeliğim artar mı?" diye düşündü
20 yaşında.
"babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim?"
diye düşündü
21 yaşındayken.
"işsiz kalırsam" diye düşündü
22 yaşında.
"işsiz kalırsam" diye düşündü
23 yaşında.
"işsiz kalırsam" diye düşündü
24 yaşında.
ve zaman zaman işsiz kalarak
"işsiz kalırsam" diye düşündü
50 yaşına kadar.
51 yaşında "ihtiyarladım" dedi,
"babamdan bir yıl fazla yaşadım."
şimdi 52 yaşındadır.
işsizdir.
şimdi merdivenlerde durup
kaptırmış kafasını
düşüncelerin en tuhafına:
"kaç yaşında öleceğim?
ölürken üzerimde yorganım olacak mı?"
diye düşünüyor.
burnu sivri ve uzun.
yanaklarının üstü çopur.

denizde balık kokusuyla
döşemelerde tahtakurularıyla gelir
haydarpaşa garında bahar
sepetler ve heybeler
merdivenlerden inip
merdivenlerden çıkıp
merdivenlerde duruyorlar.

ümraniye

cirkinbeti
ümraniye’de henüz kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından 4 ayrı adrese meşrubat kutusu içine konulan ses bombası büyük bir gürültüyle patladı
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/20725500.asp

cem karaca

cirkinbeti
unut beni

unut beni unut arama
sakla bu mendili sakla
sakla bu mendili bu mendili sakla
sende kalsın anarsan bir gün eğer
akarsa gözlerindeki yaşı silersin
unut beni unut arama
sakla bu mendili sakla
sende kalsın kimin verdiğini soran olursa
gözleri yaşlı dudakları titrek
bir hayalden arda kalan hatıra dersin
unut beni unut arama
sakla bu mendili sakla
sende kalsın çünkü sen benim
sonbaharımda baharsın

nazım hikmet ran

cirkinbeti


bulutlar geçiyor : haberlerle yüklü, ağır.
buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda.
yürek kirpiklerin ucunda
uzayıp giden toprak uğurlanır.
benim bağırasım gelir : - «p î r â y e ,
p î r â y e !...» - diye...

nazım hikmet ran

cirkinbeti
dünyanın en tuhaf mahluku
akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!.

karne günü

cirkinbeti
bir ilköğretim okulunun çevresinde oturuyorsanız ne yazık ki bu sıcak havada camları kapatacağınız , o mikrofonda konuşan sayın ve çok saygı değer beyefendiye içinizden muhtemel cümleleri söveceğiniz , "programımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız" cümlesini can kulağıyla bekleyeceğiniz gündür.

incir reçeli

cirkinbeti
:-----------------------------spoiler----------------------------:
sana dokunmak,tüm kelimeleri yakmak gibi…
+ sana dokunmak tüm insanları affetmek gibi
:-----------------------------spoiler----------------------------:
52 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol