confessions

cirkinbeti

- Yazar

  1. toplam entry 1190
  2. takipçi 7
  3. puan 23411

sevgiliden ayrılıp bir sike benzemeyen şiir yazmak

cirkinbeti
gözlerim doluyor,
salya sümük olacağım gibi ama daha var.
sen gittin,
odama bir kutu aldım sinek savar.
halbuki
seninleyken yetmiyordu ayı kovar.
güzel günlerdi
aldatıldım olamaz mı ne var?
üç gün sürdü ilişkimiz
daha kısa sürenleri de var.
değmezmiş diyeceğim
kelime israfına ne gerek var.
kim açmış bu başlığı
akıl fikir var.
sevgiliden ayrılıp bir s..e benzemeyen şiiri kim yazar.

yunus

cirkinbeti
1.si yunuslar balık değil memeli sınıfına ait hayvanlardır. bu yüzden "yunus balığı" tabiri dile pelesenk olsa da yanlış bir söylemdir.
2.si artık habere geçelim : sağlık bakanlığı "yunus terapi merkezleri"ni doğru bulmuyormuş ve bu sebeple bilimselliğinin kanıtlanmadığı , ve bilinmeyen riskler içerdiği doğrusunda şüphelerinin olduğu belirtilmiş.

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20822873.asp

3.sü hiç bir zaman mantıklı bulmadım şu yunusları minnacık bir havuza koyup ondan gelir elde eden zihniyeti,zaten yazık yunuslar bir kaç içinde ölüyorlarmış hele bir de aynı havuza bir insanı da sokuyorlar yunuslar o kişiyi gezdiriyor , yunus binek bir hayvan mı arkadaşım? sen git kıç kadar havuzda üzerine bin diye mi yaratılmış sanıyorsun ? sanma. öyle değil çünkü. illa bineceğim bir şeylere diyorsan git ata bin o binek bir hayvan, yaratılış amacı bu hiç olmazsa.

turgut uyar

cirkinbeti
nedir sonsuzdan bir önceki sayının adı
diyelim sonsuz eksi bir
sonsuz eksi bir
hayatın adıdır bu

gece bütün şablonuyla
geldi üzerimize
ormanlar taş kesilip kömüre durdular
ve petrole kesti planktonların hepsi
gazyağı tunç duman
ne kadar sürdü ki ateşin yengisi
bir türlü yeterince yaşanamayan
sonsuz eksi bir

hatırla desem
neydi hatırlanacak olan
dört başı mamur bir av partisi
görkemli otellerin alacalı lobisi
kalın bir sevda inec bir mevsim sonu
tahıl ve değirmen
kırılıp dökülmüş bir iskelet
kalbiyle birlikte
bir temmuz ortası
nasılsa öyle

kaç ozan haykırmış
sürüp giden zamanın ardından
sevmek sevmek
ben de ben de

sonsuz eksi bir
şaşkın bir pazarcının
akşamüstünü sevmesinde

turgut uyar

cirkinbeti
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım

falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım

senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım

nazım hikmet ran

cirkinbeti
çekilmez bir adam oldum yine :
uykusuz, aksi, nâlet.
bir bakıyorsun ki
ana avrat söver gibi, azgın bir hayvanı döver gibi bugün çalışıyorum,
sonra bir de bakıyorsun ki
ağzımda sönük bir cıgara gibi tembel bir türkü
sabahtan akşama kadar sırtüstü yatıyorum ertesi gün.
ve beni çileden çıkartıyor büsbütün
kendime karşı duyduğum nefret
ve merhamet...

çekilmez bir adam oldum yine :
uykusuz, aksi, nâlet.
yine her seferki gibi haksızım.
sebep yok,
olması da imkânsız.
bu yaptığım iş ayıp
rezalet.
fakat elimde değil
seni kıskanıyorum
beni affet

nazım hikmet ran

cirkinbeti
memed’e son mektubumdur

bir yandan cellatlar girdi araya,
bir yandan, oyun etti bana
bu mendebur yürek,

nasip olmayacak memed’im yavrum,
seni bir daha görmek.

biliyorum,

buğday başağı gibi delikanlı olacaksın,
ben de öyleydim gençliğimde,
kumral, ince, uzun;

gözlerin ananınkiler gibi kocaman,
bazen de bir parça bir tuhaf mahzun;
alnın alabildiğine aydınlık;
herhalde sesin de olacak
- berbattı benimkisi -

türküler döktüreceksin yanık mı yanık...
konuşmasını mı bileceksin
- ben de becerirdim o işi
sinirlenmediğim zamanlar -

bal damlayacak dilinden.
vay, memet, kızların çekeceği var
senin elinden.

müşküldür
babasız büyütmek erkek evladı.

ananı üzme oğlum,
ben güldürmedim yüzünü,
sen güldür.

anan,
ipek gibi kuvvetli, ipek gibi yumuşak;
anan,
nineliğinde bile güzel olacak
onu ilk gördüğüm günkü gibi,
boğaziçi’nde,
on yedisinde
ay işığı, günışığı, can eriği,
dünya güzeli.

anan,
ayrıldık bir sabah,
buluşmak üzre,
buluşamadık.

anan,
anaların en iyisi en akıllısı,
yüz yıl yaşar inşallah...

ölmekten, oğlum korkmuyorum,
ama ne de olsa
iş arasında bazen
irkilip ansızın,

yahut yalnızlığında uyku öncesinin
günleri saymak biraz zor.

dünyada doymak olmuyor, memet,
doymak olmuyor...

dünyada kiracı gibi değil,
yazlığa gelmiş gibi de değil,
yaşa dünyada babanın eviymiş gibi...
tohuma, toprağa, denize inan.
insana hepsinden önce.

bulutu, makinayı, kitabı sev,
insanı hepsinden önce.

kuruyan dalın
sönen yıldızın
sakat hayvanın
duy kederini,
hepsinden önce de insanın.

sevindirsin seni cümlesi nimetlerin
sevindirsin seni karanlık ve aydınlık,
sevindirsin seni dört mevsim.
ama hepsinden önce insan sevindirsin seni.
memet,
memleketler içinde bir şirin memlekettir
türkiye,
bizim memleket,
insanı da,
su katılmamışı,
çalışkandır, ağırbaşlı, yiğittir,
ama dehşetli fakir.
.............
...............
memet,
ben dilimden, türkülerimden,
tuzumdan, ekmeğimden uzakta,
anana hasret, sana hasret,
yoldaşlarıma, halkıma hasret öleceğim,
ama sürgünde değil,
gurbet ellerde değil,

öleceğim rüyalarımın memleketinde,
beyaz şehrinde en güzel günlerimin.

nazım hikmet ran

cirkinbeti


gözlerin gözlerin gözlerin,
ister hapisaneme, ister hastaneme gel,
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
şu mayıs ayı sonlarında öyledir işte
antalya tarafında ekinler seher vakti.

gözlerin gözlerin gözlerin,
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.

gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.

gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri bursa’nın
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat istanbul.

gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm, gün gelecek,
kardeş insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.

cübbeli ahmet hoca

cirkinbeti
kimseyi hürriyetinden mahrum bırakmadığını,cinsel saldırıda bulunacak kadar şerefsiz olmadığını dile getirmiş ve eklemiş : "o kadını hiç görmedim , fotoğrafını emniyette gösterdiler... kadın cehennem zebanisi gibi , öcü gibi bir şey , hiç mi zevk sahibi değiliz yani insan görmedik mi ?"

merak ettiğim bir şey var bu adam ne kadar şerefsiz ? e açıklamış saldıracak kadar değilim demiş yani şerefsizim ama saldıracak kadar değilim demek değil midir bu ,ben mi yanlış anlamışım ?
kendisinden rica ediyorum o kadar da değil dediği kısmı değil "ne kadar" olan kısmı açıklasın.

independence

cirkinbeti
sinirdir efendim kendileri . ama hiç olmadık yerde hiç olmadık bir şey söyler kendisini arkadaşınız , dostunuz , babanız yada kardeşinizden daha yakın bulursunuz tek kelimede . tek kelimede milyon tane şey anlatabilme kabiliyetine sahip olduğunu bugün fark ettiğim için kendimden utandım doğrusu.

bir de her konuyu bir konuya bağlayabilme kabiliyeti vardır ki sormayın gitsin.
43 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol