en güzeli uykudan uyanıklığa geçilen süreçte bulunan 1 saniyelik andır. ne gam var ne kasvet o esnada.
tencerenin üstünde bulunan bir aparattır.
şarkıların sonuna eklediği "amına koyyım" tandanslı entrylere bakıyorum da, zannederim konuyla ilgili bilinçaltının derinliklerinde garip bir takım anılar var. inşaat olsun, kaçan top olsun. bilmiyorum. belki de aynı şarkıların sonuna "götüne koyyım" gelmeliydi. gelmeliydi belki de.
ne vakit ki ismini sol framede görürüm, işte o an "lan galiba..." diye düşünürüm. garip bi sevinç kaplar içimi. sonra bakarım ki yine olmamış.
şunu fark ettim ki bu ayda yayınlanan dini tandanslı programlarda konuşmacının sesine genelde garip bir eko uygulanmakta. nedenini de çözmüş değilim ayrıca. sanırım daha mistik bir hava verdiği düşünülüyor. oysa ben hemen kanalı değiştiriyorum. gerçi kanalı değiştirmemin sese eko verimesiyle bir ilgisi yok, verilmese de değiştiririm. sadece garip durduğunu belirtmek istedim.
kapağı da olur.
arkadaş ben anlamıyorum. nadir de olsa anlayamadığım konular oluyor benim de, çok garip. neyse. şimdi efendim biliyoruz ki çoğu paralı, şişko, tv. ekranında şu veya bu sebeple boy gösteren bir dolu insan bu arkadaşın kliniğine güle oynaya gitmekte, ve kısa zamanda vereceği 25/30 kiloların hayaliyle yanıp tutuşmaktaydı. tabii bu kilolar göt loblarından onbeşer kiloluk parçalar kesilip de eksilecek şeklinde vaad edilmiyordu kimseye. hayvani bir diyet ve spor eşliğinde verileceği zannediyorum kendilerine tebliğ edilmekteydi. yani ortada bile bile lades durumu söz konusuydu ve o zaman aralığında kimse kimseden şikayet etmemekteydi. sonra nasıl olduysa müşterilerden bir tanesi bu yogun kilo verme seansına dayanamayarak geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etti, allah rahmet eylesin, acı bir sonuç. ama dediğim gibi, bu bireyin kliniğine veya ismi her neyse, giden herkes oranın nasıl işlediği konusunda bilgili idi, sonradan sonradan, yeni öğreniyormuşlar gibi bir kınama, bir tekme atma hadisesini ne yazık ki anlamış değilim. de ki "angelus sen tasvip mi ediyorsun bu tarz bir oluşu mu?" afedersiniz ama sikimde değildir bu tür oluşumlar, aklı mantığı normal seviyelerde işleyen herkes bilir vücudun dayanma kapasitesi nedir, sağlığın amına koymadan nasıl zayıflanır edilir. ha yok içerisinde bulunduğumuz iletişim çağında "biz bihaberiz bunlardan, kandık gittik" deniliyorsa ona da bişey demem, hatta bu entry nasıl biter onu bile idrak edemiyorum şu an, neyse. yediğinize içtiğinize dikkat edin. evet.
silinen başlık: sevismeyenlere uygulanan kerhane baskisi
silinme nedeni: osuruktan nem kapmak
silen: angelus
silinme nedeni: osuruktan nem kapmak
silen: angelus
beğenmedim.
chp için deniz baykal ne ise ankara için de bu arkadaş odur.
bir tür vicdan azabıdır. kendi kendinize söyleseniz bi derttir, ikinci bi kişiye söylerseniz ayrı bir derttir. bunun yerine kuşları böcekleri düşünün, sonbahar yapraklarının düşüşünü izleyin, martılara simit atın, hayat deyin, vapurlar deyin. garip. evet.
koltukaltı kıllarını da kesmeyen insanın ta kendisidir. kışın neyse de yazın hiç çekilmiyorlar. üstelik "çekilmiyosunuz lan" diyorum siklemiyorlar.
ibneliktir.
anlaşılan uzun süredir her şeyin yolunda gittiği bir yer’dir. zira teolojik inanca göre geçmiş günlerde ne vakit insanoğlunun çözemeyeceği çapta bir sorun çıkasa tanrı sorunun kaynağına bir peygamber gönderip ilgili sorunu birden olmasa da belli bir süreç içerisinde çözümleme yoluna gitmiştir. en son pegamber de neredeyse 1400 yıl önce geldiğine göre o günden bügüne dünyanın herhangi bir bölgesinde o güne kıyas kabul edecek düzeyde bir problem yaşanmamış, buna müdehale gereksiniminde bulunulmamıştır. tabii denilebilir ki "e kardeşim seni ilgilendiren bi tane gönderildi, o ve o’nun öğretileri ile idare et" e tamam o da doğru ama geçmiş yıllarda da zannediyorum gönderilen peygamberlerin arasındaki aralık öyle çok uzun olmayan bir süreçti. bunun anlamı o peygamber halledemedi tüm sorunları, yenisi gönderildi olmayacağına göre hepsi kısa aralıklarla da olsa kendi dönemine ait sorunları çözmeye, öğretilerini yaymaya, toplumları daha refah bir yaşam standartına çekmek için gönderildi. ama 1400 yıl boyunca muhtelif aralıklarla ortaya çıkan "ben mesihim, ben peygamberim" türü zırlavaları saymazsak bu tip bir bireyin gönderilme ihtiyacı hissedilmemiş, dünya denilen bölgenin yeterince sakin, sorunlardan uzak, refah içerisinde, herhangi bir haksızlığın yaşanmadığı, insanların kardeş, hayatın tuhaf, vapurların da...neyse. her şeyin yolunda olduğuna hükmedilmiş bir parçadır dünya. uzun zamandır öyle olduğu düşünülmektedir. evet.
lotr un eski basımlarında bulunan kapaklarda acuze bir bireymiş gibi resmedilen, ve fakat sonraki basımlarında hak ettiği itibarı iade edilen büyücüdür kendisi.
murphy yasaları ile ilintili bir konudur, özel bir nedeni yoktur. o gereksiz diyaloga girmeniz mecburidir. allahtan ben herkesi sesinden tanıyorum da yanlış olduğunu anlayınca direkt yüzlerine kapatıyorum telefonu. evet.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?