pain in the ass gecen ass’i teleffuz etmek istemeyen bireylerin bu deyim yerine kullandiklari kisaltma.
ing: insanin canini sikan, uzen, her an sorun yaratan basbelasi bireyler icin kullanilan deyim.
(bkz: pita)
(bkz: pita)
1946 dogumlu akotordur, 1970lerde sayisiz televizyon filminde rol aldi. cox, ilk buyuk rolunu 1986 yapimi manhunter filminde aldi. dr. hannibal lecktori canlandirdigi bu film, box officelerde cok buyuk basari kazanmasa da coxin kariyerinde onemli bir adimdi. 1990larda yaklasik 20 fimde rol alan cox, ayni zamanda sayisiz televizyon filminde ve showunda yer aldi.
thomas harrisin kizil ejder adli kitabindan michael mann tarafindan sinemaya uyarlanan yapimidir hannibal lecter bu filmde hannibal lecktor olarak gecmektedir ve brian cox tarafindan canlandirilmaktadir.
gordugum kadariyla tam olarak arastirilmadan ve yanlis olarak acilmis bir basliktir. hannibal lector seklinde bir karakter yoktur sinema dunyasinda. anthony hopkinsin kuzularin sessizligi, hannibal, ve red dragon filmlerinde canlandirdigi hannibal lecter karakteri ile brian coxun 1986 yapimi manhunter filminde canlandirdigi hannibal lecktor karakteri mevcuttur.
kuzularin sessizligi filminde anthony hopkinsin canlandirdigi pek bir elit, ustun zeka sahibi, zarif bir yamyam ayni zamanda doktor kisiliklir kendisi.
(bkz: cannibalism)
hentbol sporu icin hic de garip olmayacak bir durumdur ve hatta bildigim kadariyla kuraldir da. zira ayak vasitasiyla gol atilip gecerli sayilmis bir hentbol maci izlemedim henuz.
ing:kurtulus, kurtarma, kurtarilma.
(bkz: dyslexia)
dinleme, konusma, okuma, yazma, akil yurutme ile matematik yeteneklerinin kazanilmasinda ve kullanilmasinda onemli gucluklerle kendini gosteren bir ogrenme bozuklugudur.
ismi ile bile tiksinme duygularini maksimum seviyede harekete geciren bir cesit besin maddesidir.
(bkz: ke$i$ dagi)
uludagin eski bir adi.
super size me isimli belgeseli hazirlayabilmek ugruna mc donalds urunleri ile kendini heder eden ve sundance film festivalinde en iyi yonetmen odulunu alan bireydir.
amerikalilarin en buyuk sorunu olan obezite konusunu incelemek isteyen morgan spurlock, kendisini denek olarak kullanarak ulkeyi dolasarak "fast food" yemeye baslar.
spurlock, fast foodun insanlar uzerindeki etkisini gorebilmek icin, gunde 3 ogun sadece ve sadece mcdonalslarda beslenmeye baslar. yiyebilecegi ve icebilecegi seyler sadece mcdonalds menusundekilerle sinirlidir. 1 ay boyunca bu diyeti uygulayan spurlock, kisa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmeye baslar. daha ikinci haftada tum sagligi bozulan spurlock, doktorlarin tabiriyle olumle yuzyuze gelme tehlikesi altindadir.
spurlock, fast food arastirmasinda niye mcdonaldsi tercih ettigini basitce anlatiyor. tum fast food urunlerinin zararli oldugunu soyleyen belgeselci, mcdonalds en buyuk firma olmasinin yaninda en cok reklam yapan firma oldugunu soyluyor. kisaca bizi sadece kotu beslenme degil ayni zamanda reklam dunyasinin yarttigi etkiler konusunda da uyariyor.
belgesel turundeki film, amerikan beslenme kulturune, sismanligin kaynagina ve yasam tarzlarina cesur bir bakis sergiliyor.
spurlock, fast foodun insanlar uzerindeki etkisini gorebilmek icin, gunde 3 ogun sadece ve sadece mcdonalslarda beslenmeye baslar. yiyebilecegi ve icebilecegi seyler sadece mcdonalds menusundekilerle sinirlidir. 1 ay boyunca bu diyeti uygulayan spurlock, kisa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmeye baslar. daha ikinci haftada tum sagligi bozulan spurlock, doktorlarin tabiriyle olumle yuzyuze gelme tehlikesi altindadir.
spurlock, fast food arastirmasinda niye mcdonaldsi tercih ettigini basitce anlatiyor. tum fast food urunlerinin zararli oldugunu soyleyen belgeselci, mcdonalds en buyuk firma olmasinin yaninda en cok reklam yapan firma oldugunu soyluyor. kisaca bizi sadece kotu beslenme degil ayni zamanda reklam dunyasinin yarttigi etkiler konusunda da uyariyor.
belgesel turundeki film, amerikan beslenme kulturune, sismanligin kaynagina ve yasam tarzlarina cesur bir bakis sergiliyor.
(bkz: colosseum)
1. yuzyilda romada yapilmis olan bir buyuk amfi tiyatrodur bu devasa yapi. lakin her ne kadar gonul sahane tiyatro oyunlari sergilensin, turlu gosteriler sunulsun istede kismet bu tiyatroyu gladiatorlerin dovusmesine, olmesine, oldurmesine olanak saglamistir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?