confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 441989

burger king tikla gelsin

angelus
burger king in internet üzerinden sipariş olarak 30 dk. içerisinde siparişlerinizi getirdiğini iddia ettiği servisidir. ama yalandır zira dikkat ettim kanyon ile arasında 10 dakika olan iş yerime 1 saattir siparişimi getirmemek için özel bir çaba sarfetmektedirler. şimdi denilebilir ki "e madem 10 dk. mesefa var git kendin al ne alacaksan, ite köpeğe maskara olma" ama olmuyor, olamıyor. yinede kayıt için link istenirse;

http://www.burgerking.com.tr/tiklagelsin/

bagimsiz devletler topluluğu

angelus
sscb nin dağılmasından sonra 21 aralık 1991 yılında alma ata da kurulmuş olan, türkmenistan, azerbaycan, beyaz rusya, ermenistan, gürcistan, kırgızistan, kazakistan, moldova, tacikistan, özbekistan, rusya ve ukrayna tarafından oluşturulan bir çeşit voltrondır. türkmenistan daha sonra "sizden bi numara çıkmaz" diyerek gruptan ayrılmıştır. kendi aralarında hala rusya dan medet uman ve ummayanlar olarak iki kutba ayrılırlar. herhangi bi numaraları yoktur, madem yine kendi aranızda topluluk oluşturacaktınız ne skime ayrıldınız diye düşündürür insanı kendi kendine. bdt gibi birde kısaltmaları vardır.

sivil itaatsizlik

angelus
ilk kez 19. yüzyılda henry davit thoreau tarafından kullanılmış bir terimdir.

yönetim siyasetinin ya da yasaların değişmesini isteyen, aleni, şiddetsiz, vicdani, fakat aynı zamanda siyasi olan, hukuk devleti idesinin içerdiği üstün değerler uğruna, kamuya açık ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen, bu sırada üçüncü kişilerin daha üstün bir hakkını çiğnemeyen, barışçıl ama yasadışı bir protesto eylemidir.

arka kapak yazıları

angelus
alınacak olan kitabın istem dışı olarak ilk bakılan yeridir. en lezizi kitabın alınması için bi takım ip ucları vererek tüm içeriğin a.k. editör tarafından değilde bizzat yazarın kendisi tarafından yazılanıdır, daha samimidir. lakin bazen kitapla alakasız yazıların da çıktığı görülmüştür ki son derece gereksizdir.

predictable

angelus
good charlotte şarkısı. şöyle ki;

something isn’t right,
i can feel it again, feel it again.
this isn’t the first time,
that you left me waiting.
sad excuses and false hopes high,
i saw this coming, still i don’t know why,
i let you in.

i knew it all along,
you’re so predictable.
i knew something would go wrong... (something’s going wrong...)
so you don’t have to call,
or say anything at all.
you’re so predictable... (so predictable...)

so take your empty words,
your broken promises.
and all the time you stole,
cause i am done with this.

i could give it away, give it away,
i’m doing everything i should’ve.
and now i’m making a change,
i’m living today.
i’m giving back what you gave me,
i don’t need anything.

i knew it all along,
you’re so predictable.
i knew something would go wrong... (something’s going wrong...)
so you don’t have to call,
or say anything at all.
you’re so predictable... (so predictable...) now everywhere i go,
everyone i meet,
every time i try to fall in love,
they all want to know why i’m so broken.

why i am i so cold,
why i’m so hard inside.
why am i scared?
what am i afraid of?

i don’t even know, this story’s never had an end.
i’ve been waiting,
i’ve been searching,
i’ve been hoping,
i’ve been dreaming you would come back,
but i know the ending of this story.
and you’re never coming back,
never...

i knew it all along,
you’re so predictable.
i knew something would go wrong... (something’s going wrong...)

so you don’t have to call,
or say anything at all.
so predictable... (so predictable...)

everywhere i go for the rest of my life,
everyone i love, (so predictable...)
everyone i care about,
they’re all gonna want to know what’s wrong with me
and i know what it is... (so predictable...)
what it is is right now.

zerstören

angelus
kendi şeylerimle ilgilenmek isterim,
huzuru moloz yığınına düşürmek isterim.
parçalamak, vurmak,
ezmek, koparmak,
bahçe çitlerinde ilerlerim.
ve tekrar şiddetli dürtüyü hissederim.
yok etmem lazım.
fakat bana uygun olamaz.
yok etmem lazım.
fakat bana uygun olamaz.

hayır.

kişisel eşyalarınızı alacağım.
onları yok edeceğim.
doğramak, yolmak,
istememek, parçalamak.
ve şimdi yüce ceza
oyuncak bebeğin kafasını koparmak.
acıtmak, koparmak, çürütmek.
yok etmek.
fakat bana ait olamaz.
yok etmem lazım.

hayır.

bir şeyleri yok etmeyi isterim.
fakat bana uygun olamaz.
iyi bir çocuk olmak isterim.
fakat arzu ansızın yakalar beni.
yok etmem lazım.
fakat bana uygun olamaz.

hayır.

doğramak, yolmak,
istememek, parçalamak,
yarmak, çalmak,
istememek, parçalamak.
koparmak, acıtmak,
yakmak, sonra da koşmak,
doğramak, yolmak,
kırmak, öcünü almak

adam kör bir kıza rastladı.
paylaştırılmış acı ve hatırlamış gibi,
gökyüzünden giden bir yıldız gördü.
ve görebilmeyi diledi.

gözlerini açtı,
ve aynı gece adamı terketti.

zerstören

angelus
introsunda türk melodisi bulunan rammstein şarkısı. şöyle ki;

ja, ja, ja
ja, ja, ja

meine sachen will ich pflegen
den rest in schutt und asche legen
zerreißen, zerschmeißen, zerdrücken, zerpflücken
ich geh’ am gartenzaun entlang
wieder spühr ich diesen drang

ich muss zerstören (ja, ja, ja)
doch es darf nicht mir gehören
ich muss zerstören (ja, ja, ja)
doch es darf nicht mir gehören
nein

ich nehme eure sieben sachen
werde sie zunichte machen
zersägen, zerlegen, nicht fragen, zerschlagen
und jetzt die königsdisziplin
ein köpfchen von der puppe ziehn’
verletzen, zerfetzen, zersetzen

zerstören (ja, ja, ja)
doch es darf nicht mir gehören
ich muss zerstören (ja, ja, ja)
doch es darf nicht mir gehören
nein

ich würde gern etwas zerstören
doch es darf nicht mir gehören
ich will ein guter junge sein
doch das verlangen holt mich ein

ich muss zerstören (ja, ja, ja)
doch es darf nicht mir gehören
ich muss zerstören (ja, ja, ja)
doch es darf nicht mir gehören
nein

zerreißen, zerschmeißen, zerdrücken, zerpflücken
zerhauen, und klauen, nicht fragen, zerschlagen
zerfetzen, verletzen, zerbrennen, dann rennen
zersägen, zerlegen, zerbrächen, sich rächen
ah, ja, ja, ah, ja, ja, ah

er traf ein mädchen das war blind
geteiltes leid und gleichgesinnt
sah einen stern vom himmel gehn’
und wünschte sich sie könnte sehen
sie hat die augen aufgemacht
verließ ihn noch zur selben nacht.

ghost ship

angelus
filmin ilk dakikalarında geminin güvertesinde geçen toplu katliam sahnesi olabilecek en şahane şekilde gerçekleşmiştir. lakin bu güzellik filmin devamına yayılmamıştır, vasattır, boktur püsürdür.

spin doctor

angelus
politik danışmanlardır, politikacı bireylerin yarısını oluştururlar. ülke menfaatleri için alınacak kararlara bu bireylerin onayı olmadan imza atıldığı görülmemiştir, ülkeler özgürleştirilirken bu şahısların da önemli rolleri olmaktadır.

on ek

angelus
kelimelerin önüne getirilen eklerdir. normal şartlarda türkcede bu tip atraksiyonlar olmamasına karşın dilimize bir şekilde girmiş olan yabancı menşeli kelimeler sayesinde kullanım alanı bulmuşlardır.
793 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol