confessions

meekma

Yazar

  1. toplam entry 434
  2. takipçi 7
  3. puan 3134

yeni dünya düzeni

hepinizin evinde un var değil mi? almışınızdır.. üç kilo beş kilo. toz maya.. makarnadır kukarnadır doldurmuşsunuzdur hiçbir mantıklı yanı olmayan "mucizevi çözüm" için..

alın, doldurun tabi eksik kalmasın. yalnız boşuna havuç almayın. havucu onlar verecek.

bu bir yıpratma savaşıdır. istenen şey diz çökmeniz. bunu da havuç ve sopa taktiğiyle yapacaklar..

sopa'nın ne olduğunu gördünüz.. 1 mikron gözenekli bezi ağzına takınca 1 nanometrelik "zehir" ağzına girmeyecek dediler. tak yoksa ölürsün.. sen de yedin. sopa bu. iyi de korkuttu.. şimdi sırada havuç var..

havuç ne peki; 14 gün "mucizevi çözüm" uygulayalım. güzel günler bizi bekliyor.

bu umutla kabul ettin "mucizevi çözümü"

ikinci gün komşun kapıyı çaldı, ağustos böcekliği yapmış gitmemiş markete filan, ya da yaşlı, kimi kimsesi yok. çıkamamış dışarı alamamış bir şey. kimse de gidip sormamış bir ihtiyacın var mı diye..

geldi dedi ki "bir bardak ununuz var mı".. var di mi.. veriyorsunuz da .. çünkü iyi insanlarsınız.. paylaşmak güzeldir..

o gün 1 bardak unu da siz eppek yaptınız yediniz.. gitti 2 bardak..

ertesi gün yaşlı teyzoş gene geldi.. bir bardak daha.. bir bardak daha bir bardak daha.. siz hep veriyorsunuz merak etmeyin. siz çok iyi insanlarsınız..

geldik son bardağa... teyze geldi... napacaksınız?

yaşamak istiyorsanız ruhunuzu pisliğin içine daldırmaktan başka çareniz yok.. veya teyze bir gün daha yaşasın ben açlıktan öleyim gibi şovalyelikler de yapabilirsiniz.. bilmiyorum.

biraz gerçeğe dönelim, şöyle sorayım size; hangi gün yaşlı teyzeye siktiri çekeceksiniz? ya da kapıya bakmayacaksınız? evet.. "mucizevi çözüm" uygulanıyor ve fakat siz evde yokmuşsunuz numarası yapıyorsunuz!..

bunun adı yıpratma savaşıdır.. haydara huydara üstüne gelseler kıllanır uyanırsınız.. hiç kimse sisteme bu kadar gözü kapalı güveniyor olamaz.

neden yaşadın bu teyze durumlarını peki? çünkü havucu yedin. 14 gün şeedelim, sonra şeederiz dediler.. yuttun.

sana bir de medyadan umut pompaladılar.. çekik gözlülerin ülkesinde "mucizevi çözüm" işe yaradı.. sildiler "zehiri".. dediler.. sen de o umutla adım attın zaten mucizevi çözüme..

daha ilk yıpratma dalgasında zaten çok ciddi hasar vereceklerdir. havucu bir kere yedin mi öyle kolay kurtuluş yok.. o ciddi problemlerin en saf bünyeleri bile uyandırması gerekir ama onun da tedbirini alırlar merak etme.. ayın 12'si gibi bir bakmışsın internet gitmiş.. nahoş görüntüler sana ulaşmıyor.. evinde ölü bulunanlar, intihar edenler filan..

neyse... sen 14 günlük mucizevi çözümün sonlarına yaklaşırken, umutla ve büyük bir beklentiyle, birden bir haber... çin'deki "zehir" mutasyon geçirmiş.. yeni bir dalga daha...

bu ikinci seferde mucizevi çözümü isteyenlerin sayısı çok azalacak.. yani hem insan sayısı azalacak, hem de kalan insanlar arasından mucizevi çözümden medet umanların sayısı azalacak.. orada da sopa devreye girecek tekrar.. burnunu dışarı çıkaranı vurun durumları.. yine gireceksin.. kaçarı yok havucu yedin bir kere..

bu bir yıpratma savaşı.. şu ana kadar yıpranan hep siz oldunuz.. çünkü siz daha size karşı bir savaş yürütüldüğünün bile farkında değilsiniz.. ironik olan şey asıl güçlü olan sizsiniz.. bunu hiç unutmayın..

ve çözümünüz var. havucu yemeyin.

italya

durum çok korkunç

şu tabutlara bakar mısın


bi de ağlayan doktor resmi attırayım şuraya.. maksat psikolojik operasyon olsun.


this is war demişler yaaaa.. 1. koronya savaşı...
https://www.this-is-italy.com/coronavirus-devastates-bergamo-italy-this-is-like-a-war/


ama fakat meğer resim 2013 yılına aitmiş.. göçmen taşıyan bir gemi batmış falanda filan

https://www.boomlive.in/coronavirus-outbreak/dated-photo-showing-rows-of-coffins-shared-as-coronavirus-hit-italy-7306

bu götten uydurma hastalık yüzünden tüm dünyada insanları eve kapattılar, yüzbinlerce kişi işsiz kaldı.. birkaç ay sonra o insanların aileleri doğru dürüst beslenememeye başlayacak, başka sorunlar ortaya çıkacak, depresyon katlanacak. intiharlar patlayacak. o zaman da site kurup ölü sayısı yayınlayacaklar mı?... tabi ki hayır..

ruh hastası adamlara güvenip bu ateşe odun taşımayın. vicdanlarınızı kirletmeyin..

heşteg hayat eve filan sığmaz.. kim uydurdu lan bu gerizekalı lafı!

wuhan virüsü

virüsün şimdiye kadar bilinmeyen bir semptomunu bugün gördüm "toplu gerizekalılaşma"

markete gittim bütün her şeyi poşetlere doluşturmuşlar.. limon alıcam aldım bir poşet dolusu limon.. marketteki arkadaş diyor ki "ya birisi gelip limonu elleyip bırakırsa"..

eee.. ya poşeti elleyip bırakıyorsa? sen bütün sebzeleri meyveleri tek tek mıncıklamışsın aynı eldivenle? senin steril olduğun nerden malum????

korkunç bir hastalık bu korkunç.. insanlar en basit mantık yürütmeleri yapamaz hale gelmişler..

cemil taşçıoğlu

68 yaşında tecrübeli bir doktor, profesör, corona diye bir hastalık aylar önce ortaya çıkıyor, milyon tane uyarılar, maskeler, özellikle 60 yaş üstü vs. bunlar dün öğrenilen şeyler değil .. nihayet dört ay sonra hastalık türkiye'ye geliyor, ilk hastaya kendisi bakıyor ve baktığı ilk hastadan hastalık kapıyor...

çok başarılı bir hekim değilmiş demek ki rahmetli..

biliyorum eksilemek istiyorsun.. eksile sorun yok.. ama yeter ki biraz düşün.

faşizm

insanların aklında yasaların çok sert olması gibi imge belirir ama aslında faşizm tam tersidir. yasaların son derece esnek olmasıdır.

aynı yasa kimine uygulanırken kimine uygulanmaz.. çaktın?

böyle de paradoksik bi siksiktir bu faşizm.

global polis devleti

gönüllü olarak getiremeyecekleri için korkuyla getirmeye çalışıyorlar..

faşist bir yönetim sonuçta, insanların seve seve kabul etmesi beklenemez. onlar da bunu beklemiyorlar zaten.

medyadaki fahişelerine servis ettikleri korku pornosu görüntülerine alıcı gözle bakalım.

bir sedyeyi kaç sağlık görevlisi taşır?

görelim.


ben sekiz aktör saydım ama belki de arkada boyu resimde çıkmaya yetmeyen birkaç güdük necmi de olabilir.

"korkun ve dediklerimizi harfiyen yapın amına kodumun çocukları!" sizi üzmek istemem ama bize karşı yaklaşımları bu.

bu ilk korku pornosu dalgasını atlatabiliriz veya atlatamayız.. bilemiyorum. ama istediklerini elde edemezlerse tekrar gelecekler.. ondan eminim.

şok şok şok... koronya virüzünde ikinci dalga..

zırvalığın ne kadar ileri gittiğini görelim..

antikor testi filan dedik, sadece ben değil yani, tüm dünyada insanlar antikor testinin aptalca olduğunu söyledi. şimdi antijen testi siksiğini öne çıkarmaya başladılar..

"A study concludes that one test generated a false negative 49 percent of the time, meaning it detected H1N1 only 51 percent of the time.[citation needed] Another study found another test generated a false negative 82.2 percent of the time, detecting H1N1 only 17.2 percent of the time."

https://en.wikipedia.org/wiki/Rapid_influenza_diagnostic_test

abicim %80 hata payı olan bir testle hangi salgını durdurmayı düşünüyorsunuz? Bırak %80'i %1 hata payı olsa hangi salgını nasıl durduracaksınız?

psikopat adamların salgın malgın durduracağı yok tabi. maksat korku pornosuyla ödlek tanrıları için global polis devletini kurabilmek.

ikinci dalga, üçüncü dalga, beşinci dalga... siz korkunuza yenik düşene kadar bu işin sonu gelmeyecek.. belki ileriki dalgalarda daha da vahşileşip etrafa abuk sabuk kimyasallar sıkabilirler. daha çok ölüm olsun diye. her şey mümkün. ruhlarını sattılar. onların artık kaybedecek hiçbir şeyleri yok.

oysa korkunuz yersiz.. en basitinden şunu düşünün .. bir gün hepimiz ölücez. öyle ya da böyle.. korkmak yersiz. yanlış mıyım?

bir virüs var dünyada ve sizin korkunuzdan besleniyor. yenmek için maske takmak, cildinizin doğal florasının ebesine atlayacak kadar dezenfektana bulanmak işe yaramayacak. tek çözümü korkmamak ve soru sormak.

sorun... hata payı olan bir testle salgın nasıl durdurulabilir..

korkmadan soru sorun.. bir süre sonra en büyük silahlarının işe yaramadığını görecekler ve panik baş gösterecek.. sizde değil.. onlarda..

işte o zaman kazanmaya başlamışsınız demektir.

5g

ne önemli bir şeymiş ki bu dünya durmuş, insanlar ölcez bitcez korkusuyla evlerine tıkıştırılmış ama adamlar 5g istasyonlarını kurmanın derdinde..



amerika'da aylar önce okullara 5g kuracaz dediklerinde bir çok veli izin vermedi. ama şimdi bu korona siksiğini fırsat bilmişler hemen 5g işlerini aradan çıkarıyorlar.



5g'nin insan sağlığı üzerinde doğrudan bir etkisi varsa (!) ve aylar sonra okullarda çocuklar rahatsızlık belirtisi gösterirse medyadaki orospularını devreye sokacaklar.. televizyonlara çıkıp yüzsüzce "koronya virüzünün etkileri hala devam ediyor sevgili canlarım" filan.

bizim kuklayı da yakında baarttırmaya başlarlar... beşgeee, beşgeeeeah...

böyle yazıyorum da elektromanyetik radyasyon şakaya gelecek bir şey değil..

wuhan virüsü

neyin takip edeceği belliydi zaten..

koronya kağıt paradan bulaşır mıymış...


kağıt para gidecek dijital para gelecek.. istedikleri şeylerden en önemlisi bu.

çünkü kontrolün en önemli aşaması bu.. para. parayı kontrol edersen toplumu kontrol edersin.

mesela osmanlı'nın en sinirlendiği şey yerel bir beyliğin para basmasıdır.. menfaat temelli isyanlarda osmanlı yöredeki beylerle, isyancılarla konuşur, anlaşma yolunu arar. savaş yani sonuçta, kazansan bile zarar görüyorsun bir şekilde. ama para basmaya kalkarlarsa osmanlı doğrudan isyanı bastıracak askeri önlemleri alır.. çünkü neden? çünkü parayı kontrol eden toplumu kontrol eder.

mesela çeyrek altın diye bir şey var değil mi? siz ya da siz yapmıyorsanız bile ailenizde etrafınızda yapan vardır, bir ay eline normalden fazla para geçince ne yapıyorsunuz/yapıyorlar? örneğin bir çeyrek alıp kenara atıyorlar.. di mi? bu küçük birikimler gizli oluyor. icabında eşler birbirlerine bile söylemiyor.. tüm dünya dijital paraya geçirilirse böyle olabilir mi ? hayır..

ne demek istediğimi şöyle anlatayım, bir dünya düşün ki devlet başkanları paraya sıkıştıklarında "biz bize yeteriz sevgili ülkem" filan diye zavallı kullarına dil dökmek zorunda değil. tek yapması gereken bir tuşa basmak..

nasıl? güzel geldi mi kulağa?

medya

gücün fahişesi haysiyetsizler güruhu koronya italya'da haberi yapıyor.

ölücaaaz biz, nolur büyüklerimiz tanklarla gelin üzerimize...

başından bir 30 saniye izleseniz yeterli..



haysiyetsizler ordusu bu sefer de new york haberi yapıyor.. ölücaaazz, maffolucaz,, nolur tanklarınızla gelin, tüfeklerinizi dayayın bize de iyileşelim konulu propagandaya devam

1:21'e gidin



tanıdık geldi mi?




medya tek elden yönetilir. medya sizi bilgilendirmek için değil yönetmek için kullanılır. bu yalancı fahişelere inanarak geçirdiğiniz her saniye ömrünüzden boşa gitmiş zamandır.

donald trump

uzun boylu şaklabanı siktiret, güdüğü gör.. mikrofona konuşan dalyarak var ya o işte.




adı anthony fauci... koronya siksiğinde tüm dünya ekonomisini çökertme şeklindeki muhteşem çözümü dayatan satanistlerden birisi.

"If one assumes that the number of asymptomatic or minimally symptomatic cases is several times as high as the number of reported cases, the case fatality rate may be considerably less than 1%. This suggests that the overall clinical consequences of Covid-19 may ultimately be more akin to those of a severe seasonal influenza (which has a case fatality rate of approximately 0.1%) or a pandemic influenza (similar to those in 1957 and 1968) rather than a disease similar to SARS or MERS, which have had case fatality rates of 9 to 10% and 36%, respectively."

https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMe2002387

kozmik kural... hatırladınız mı? size mükemmel yalanı söyleyemezler, her şeyi gözünüzün önüne koymaları gerekiyor.. size düşen tek şey gözünüzün gördüğüne inanıp inanmamak.

wuhan virüsü

bu arkadaşımızın dedesi ölmüş.. defnetmek için kilyosa gitmiş annesi babası. mezarlıkta 400 kişi varmış... kişi dediği nedir bilmiyorum gömülmeyi bekleyen ceset herhalde.



hiç öyle 30 kişi 40 kişi elli kişi filan değilmiş. miş miş... alenen sağlık bakanına yalancı diyor. abooov... siz sakın yapmayın öyle şeyler, koronya tatilinizi silivri'de geçirirsiniz.

bu hanım abla kimdir nedir necidir belli değil.. yani böyle "insanları paniğe sevkedecek" yayınlar yapıyor ama henüz polisimiz kendisini ziyaret etmemiş.. bir de afedersiniz ağlıyor ama gözyaşı çıkmıyor.. bunu gören bir tek ben değilimdir herhalde.

gaziantep'ten saime dilsizoğlu kardeşimiz de mezarlıkta çekim yapıyor.. meğer o mezarlar hep koronaymış.. ben boş mezarlardan başka bir şey görmüyorum ama saime korona diyorsa koronadır.. yalan mı söylicek..



"rezil olsun bu hükümet" filan diyor... abbbbboooovv .. bunu kesin idam ederler..

yok yok.. sadece ev hapsi vermişler.. neyseki saime kardeşimiz repliğini unutmuyor.. "hemen derhal ohal ilan edilsin..."

bakalım zabah gassstesi nasıl görmüş olayı..
"Gaziantep'te paylaştığı videoyla 'koronavirüs için toplu mezar' iddiasında bulunan kadına ev hapsi!"

https://www.sabah.com.tr/yasam/2020/03/29/gaziantepte-paylastigi-videoyla-koronavirus-icin-toplu-mezar-iddiasinda-bulunan-kadina-ev-hapsi

ev hapsi!!!... hükümete alenen yalancı diyor ve ev hapsi.. seninle aynı cezayı almış yani.. keh keh..

bu gariban da diyor ki, evde kal diyorsunuz ama ben çalışmak zorundayım. elektriğimi suyumu kesmeyin, ben de seve seve evde kalayım.. bu da hükümete geçiriyor.. "beni virüs öldürmez sizin düzeniniz öldürür" diyor.



bakalım bunu nasıl görmüş bağımsız medya.
"Evde Kal çağrısı üzerinden manipülasyon yapan provokatör TIR şoförü Hatay'da gözaltına alındı"

https://www.takvim.com.tr/guncel/2020/03/29/evde-kal-cagrisi-uzerinden-manipulasyon-yapan-provokator-tir-soforu-hatayda-gozaltina-alindi

manipülasyon yapan!!!! provogotööör!!!!

neyse yurtdışı çıkış yasağıyla serbest bırakmışlar.. adam param yok diyor yurtdışı filan... bilemedim ya...

sahi insanlar para kazanamayıp elektrik su faturalarını ödeyemeyince, sular kesilirse, elektrikler kesilirse virüs yavaşlayacak mı hızlanacak mı?

e öbür taraftan da bu nasıl bir virüstür ki önlemler sıkılaştırıldıkça hızını daha da artırıyor.. virüsün hızı arttıkça önlemler daha sıkılaşıyor .. virüs döngüsüne girdik ayol.. sokakta adam kalmadı rakamlar uçuyor gidiyor.. rakamlar uçuyor gidiyor ama ben henüz bir tane korona hastası görmedim falan felan..

değişik bir birüs bu .. çok değişik çok..

ama bardağın dolu tarafından bakmak isterseniz bu virüsün bir faydası gözlerinizi açmak olabilir.. nasıl? açılıyor mu gözler?

yeni dünya düzeni

https://www.youtube.com/watch?v=OuKLwDfm4Ng&feature=youtu.be&t=683

madem ki gün geliyor.. söyleyelim... ki söylenmedik bir şey kalmasın.

trol mezarlığında vakti zamanında yazdığım bir şeyi aynen kopyalayarak başlayalım.

adamın biri gizlice evini yaktı..

yangını gördün hemen koştun, can havliyle söndürmeye giriştin… o sırada yoldan geçen biri (“adamın biri”) sana yardıma geldi.. birlikte söndürdünüz evi..

ne hissederdin?

minnet..

“adamın birini” masana buyur eder, onunla ekmeğini bölüşürdün.. evini yakan adamla … çaktın?

bunun adı ordo ab chao.. order out of chaos..





yüzyıllardır uyguladıkları şaşmaz taktiklerden biri. önce bir sorunu yaratır, sonra sorunu çözme bahanesiyle büllüğü dayarlar..

korkmayın.. ilk yapmanız gereken bu.

korku en yakınınızdaki düşmandır. bir şeyleri yenecekseniz önce oradan başlayın.

ve soru sorun..

(bkz:corona testi)
(bkz:pcr)

merak etmeyin verecekleri cevap yok.. ama soru sorulduğunu görünce onlar da panik yapmaya başlayacak,. önce şartları eşitleyelim.

yaratılmış bir yerde yaşayan yaratılmış canlarsınız ve size verilen en değerli armağan da ruhunuz. onu kirletmemeye dikkat edin. ruhunuz temiz kaldığı sürece sizi yenemezler. bunu hep aklınızda tutun.

devam ederiz..

virüs işinde etrafa sıkılan binlerce ton kimyasal

bu iş manyaklık seviyesine geldi

"İngiltere'de polis, sosyal medya hesapları için fotoğraf çekmeye gelen kişileri durdurmak için bir kasabadaki 'mavi gölü' siyah boya ile doldurdu."



https://www.hurriyet.com.tr/galeri-son-dakika-haberleri-ingiltereden-urkuten-corona-virus-aciklamalari-polis-golu-siyaha-boyadi-41480846/1

sizden nefret ediyorlar, siz olur verdikçe böyle hainlikleri yapmaya devam edecekler.

corona testi

tane tane anlatmaya çalışayım

antikor nedir?

zikipedya tarifi
Bağışan ya da antikor, çok hücreli hayvansal organizmaların bağışıklık sistemi tarafından kendi organizmalarına ait olmayan organik yapılara karşı geliştirilen glikoproteinin yapısındaki moleküllerdir. Bu moleküller organizmayı yabancı moleküllerin yol açması muhtemel zarar verici etkilere karşı erkenden uyararak koruyuculuk sağlarlar. İmmünglobulinler; IgG, IgM, IgA, IgD, IgE tipleri vardır.


türkçesi; hastalanıyorsun, vücudun hastalığı tanıyor ve hastalığa yol açan mikropları temizlemek için antikor üretiyor. mikroplar temizleniyor, antikorlar ömrün boyunca kanında kalıyor ve o hastalığa karşı bağışıklık kazanmış oluyorsun.

bu götten uydurma hastalıkla ilgili milyon tane efsane üretildi, yok 17 gün yaşıyormuş, havada 3 metre gidiyormuş, yok 10 metre gidiyormuş, yok ebesinin amına gidiyormuş filan.. kiminde hiç belirti vermiyormuş, kimisinde akciğerlerin taş kesiliyormuş, yok testlerin hata oranı %30'muymuş, %80'miymiş, adamın biri önce pozitif vermiş, sonra tedavi olmuş negatif vermiş, sonra bi bakmışlar gene pozitif olmuş filan..

paniğinizi ölçüyorlar. siz panik yaptıkça daha saçma sapan efsaneleri dolaşıma sokuyorlar. bu bir tanesi bir tanesini tutmayan zırvaların nedeni bu.

boşuna panik yapıyorsunuz. karşımızda en kabadayı haliyle her sene olan griplerden biri var, muhtemelen o bile yok. insanları evlerine kapattılar, korku içinde yaşatıyorlar, güneş görmek yok, hareket yok, depresyon son gaz.. yetmezmiş gibi hapishaneler boşaltılıyor hapçısı, torbacısı ortalığa salınıyor.. ekonomi belki de çökme noktasını geçti.. bu ateşe kendi paniğinizle odun atarsanız günde 100 ölüm filan olan günleri mumla arar hale gelirsiniz çok yakında.

bir de maske işi var.. yolda görüyorum vatandaşın 100 metre yakınında insan yok ama maskeyle dolaşıyor.. güzel dostlar vücudunuzdaki en azgın bakterilerden birisi ağzınızda yaşayan streptokoklardır. hadi toplu taşımayı filan anlarım da açıkhavada maske takıp ağzınızdan çıkan havayı tekrar tekrar içinize çekmenin mantığını hiç anlamıyorum. o streptokoklardan birini akciğerinize yerleştirirseniz çok daha büyük iş alırsınız başınıza.

peki nereye gidiyor bu vaziyet?

tüm dünya genelinde bir polis devleti geliyor, getirmeye çalışıyorlar ve kartlarını açtılar. bütün bu tantana bundan. bill gates'inden, bilmem ne kurulu uzmanına kadar hepsi bir takımda, siz bir takımdasınız. ya buna uyanırsınız ya da uykuda ölüm.

konuya geri dönüyoruz corona testi

belli ki bir sıkıyönetim durumu olacak ve birileri tırnak içinde "karantinaya" alınacak...... da nasıl?


corona testi antikora dayalıymış..
https://www.scientificamerican.com/article/heres-how-coronavirus-tests-work-and-who-offers-them/

bak şimdi hastalığı hiç almadın, vücunda mikrop yok, dolayısıyla antikor yok.. negatif verirsin... eee? sonra? güvende mi olacaksın? hastalığı kapmayacak mısın? elbette kapacaksın.

sonunu baştan söyleyeyim, aşı diyecekler yani filmin sonunu görün artık. o aşının içinde mikroçip olacak mı? haliyle.. mesele virüs değil sen hala anlamadın mı? mesele sensin. seni kontrol etmek istiyorlar. çünkü çok güçlüsün.. uyuyan bir devsin. ah şunu bir anlasanız.

hastalığı aldın, hiçbir semptom göstermeden veya aksırarak tıksırarak hastalığı yendin ve antikor ürettin. test sonucun ? pozitif.. e nolcak şimdi sapasağlam halinle karantinaya mı gideceksin? ailen, çocukların, sevgilin?

ya da şöyle düşün, hastalığı yarım saat önce kaptın. antikor üretimi filan hiçbir şey başlamadı.. test sonucun? negatif.. ee şimdi etrafındakiler güvende mi oldu? yarım saatte bir gidip test mi yaptıracaksın?

saçmalığı bir kere daha ifade etmeye çalışayım, antikora dayalı bir testte pozitif verirsen vücudunda antikor var demektir, yani ya hastalığı yenmişsindir, ya da yenmek üzeresindir. zaten olması gereken şey bu.. niye karantinaya alıyorsun bu insanı?

bir de şöyle düşün, bağışıklık sistemi tamamen bozulmuş bir şahıs var, mikrobu almış ama vücudu antikor üretemiyor, hastalıkla savaşamadığı için doğru dürüst belirti de vermiyor, ateşi bile çıkmamış (ateşi çıkaran mikrop değildir, vücudunuzdur. vücudunuz hastalıkla savaşmak için ateşi yükseltir. çünkü akyuvarlar sıcakta daha etkin çalışır.) bu bağışıklık sistemi bozulmuş adamın testi ne çıkacak? negatif.. haydaaa... di mi?

her kafadan bir ses çıkıyor, bu da benimkisi olsun.

varsa bu işlerden anlayan bir doktor filan tanıdığınız sorun anlatsın siz de buraya yazın. neymiş bu plastik testin mantığı..


bana sorarsanız antikor mantikor bile hikaye.. belki basit bir kan grubu testine yeni ambalaj bastılar hepsi bu..
(bkz:pcr)

amaç ne? yarın dünya çapında sıkıyönetim ilan edildiği zaman sokak ortasında test yapıp birilerini zorla askeri karantina araçlarına tıkmak için.. böyle dramatik görüntüleri her köşebaşında sergileyecekler ki geride kalan zavallı etler (siz oluyorsunuz bu) aklını başına devşirsin.

çok büyük bir kötülük zincirinden boşaldı.. o kötülüğü götünün üstüne oturtabilecek gücünüz var ama henüz farkında bile değilsiniz..

sadece soru sorun.. bu bile yeterli.. merak etmeyin cevap veremeyecekler, cevap veremedikçe de onlar panik olmaya başlayacak.. biraz da onlar panik olsun amk.. yeter lan!

biraz silkinmeye çalışın, böyle kuzu kuzu giderseniz bu işin sonunda bıçak var.. benden uyarması.

ev ekonomisi

gelin kankalar biraz başka şeyler konuşalım. ev ekönömisi. malum zor günler geliyor.

evet... ekönömisi. iktisat fakültesi mezunuyum ama ekonomi diyemiyorum. bütün hayatım türk milletine ihanet etmekle geçti.. bilin bakalım ben kimim?

bunak bir hainle dalgamızı da geçtik mevzuya dönelim. bugünkü konumuz marul.

şu arkadaş


şimdi bunun yaprağını yiyorsunuz dip kısmını atıyorsunuz ya.. işte onu atmıyorsunuz. toprağa dikip suluyorsunuz ve yeniden marulunuz oluyor.



https://ibb.co/CPcQS34

bir tane de değil üstelik, diktiğiniz bir maruldan 3 tane filan marulunuz oluyor. birkaç milimetrelik kısmı toprak üstünde kalacak şekilde dikin, su vermeyi ihmal etmeyin, köklenene kadar da fazla cozur cozur güneşte tutmayın. sağ taraftakiler de roka.. aynı şeyi ona da yapabilirsiniz.

bu da ıspanak. o da oluyor merak etmeyin.

https://i.hizliresim.com/DPd5kO.jpg

yumurtalı ıspanak filan deneyebilirsiniz...

yumurta di mi? herkes onu merak ediyor. onu da açıklayalım.

kendisi bir adet kumru yumurtası oluyor. bu kumru kuşları doğada yüksek kayalık yerlere yuvalarını yapıyorlar, sanırım o yüzden de balkonda duran saksı gibi şeyler onlara çok cazip geliyor.

bir tanesi de tutmuş yumurtasını benim saksıma bırakmış. normalde rüzgar gülü koyuyordum saksının üstüne bu tip ufak kazaları önlemek için. çünkü saksıların olduğu yer kumruların sandığı kadar güvenli değil. etrafta bir sürü karga var, yumurtaya yatan kumru gördüler mi hemen gelip anneyi kovalıyorlar sonra da yumurtaları yağmalıyorlar. bu resim iki gün önce çekilmişti. muhtemelen yumurtlayan kumru sonradan yaptığı hatayı anladı ve yumurtasını bırakıp gitti. ertesi gün de yumurta gitti.

bu sene havalar hala ısınmadığı için elimi ağırdan alıyordum saksıları doldurmada, o yüzden rüzgar gülünü ihmal ettim. biraz da benim hatam oldu.

bimilyoncularda topraklar satılıyor. plastik saksılar da ucuz. siz de mutlaka deneyin. toprağın tamamını ondan kullanmanıza gerek yok. saksınızı yarısına kadar evinizden çıkan çerçöple doldurabilirsiniz, salatalık kabukları, sıkılmış limonlar, çay posaları filan gibi. bir mevsim saksının dibinde kaldığı zaman onlar da toprağa dönüşüyor.. yani bir torba toprakla birden fazla saksıyı doldurmanız mümkün.. çiçek de dikin. hep midenize çalışmayın, biraz ruhunuzu da besleyin.

özeti; hainler, marullar, zor günler .. hayat devam ediyor. gözlerinizi dört açın.
0 /