prison break

Vizyona girdiği 2005 yılından bu yana en çok konuşulan televizyon serilerinden olan Prison Break'i kesinlikle izlemelisiniz. Bana göre gelmiş geçmiş en iyi dizi. Senaryonun kurgulanışı ve oyuncuların performansı bir diziden beklediğiniz her şeyi size veriyor. Aynı zamanda son yıllarda oldukça moda olan dizi anlayışı gibi kendini tekrar eden hikayeler zincirine yer verilmemiş. https://paratic.com/prison-break-dizisi/ içerisinde Prison Break dizisi hakkında tüm detaylı bilgiler yer alıyor.

karakomik filmler 2

Bugüne kadar nasıl olur da karakomik filmlerin devamının geleceğini görememişim, ben de bilmiyorum. Hatta fragmanları bile geçen ocak ayında paylaşılmış. Ben de yeni duyuruldu zannediyorum... vay arkadaş.

Neyse, karakomik filmler 2 ile beraber cem yılmaz farklı şeyler denemeye devam ediyor. Fragmanlar da hoşuma gitti. İlk seride kaçamak bölümünü herkes gibi ben de pek beğenememiştim ama sonradan türkiye standartlarında yine de iyi bir yapım olduğuna karar verdim. Cem yılmaz fanboyluğu yapmak istemiyorum ama sinema sektöründe fark yaratan nadir kişilerden biri. İyi veya kötü orası tartışılır, yorumu size kalmış.

Deli ve emanet bölümleri 19 haziran'da netflix'te yayınlanacak.



Edit: yahu bunlar sinemada da yayınlanmış. Ben aşırı derece geri kalmışım.

sokağa çıkma yasağı

dun gece bu hafta sonu yeniden sokaga cikma yasagi olacagi aciklandi icisleri bakanligi tarafindan. bilim kurulu onerdi, saglik bakanligi olur verdi, icisleri bakanligi ise karar verdi. elbette bu karari cumhurbaskanina danisarak vermis olmalilar. ve fakat dun ilan edilen sokaga cikma yasagi bugun cumhurbaskaninin twitter uzerinden yaptigi aciklama ile iptal edildi.

anladigim kadari ile süleyman soylu'nun ve fahrettin koca'nin isimleri silindi yahut silinmek uzere. malum suleyman soylu ve fahrettin koca ozellikle pandemi doneminde bir hayli one cikmislardi. reis sevmez kendisinden daha onde olan insanlari.

kabine degisimi cok yakin gibi gozukuyor.

alpay azap

bilimkurgu kurulu üyesi bir başka über profesörümüz

9 Şubat 2020
Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Alpay Azap, “Solunum yolu virüsünden korunmak için N95 ya da 3M türü özel maskelere hücum edilmesinin hiçbir anlamı yok”

https://www.a3haber.com/2020/02/04/prof-dr-alpay-azap-koronavirus-icin-maske-kullanmak-zararli-bile-olabilir/

4 Şubat 2020
Prof. Dr. Alpay Azap: Koronavirüs için maske kullanmak zararlı bile olabilir

https://www.a3haber.com/2020/02/04/prof-dr-alpay-azap-koronavirus-icin-maske-kullanmak-zararli-bile-olabilir/


5 Haziran 2020
Bilim Kurulu üyesinden maske yanıtı: Ne zaman tamamen bırakacağız?
Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüsle mücadele kapsamında oluşturulan Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alpay Azap merak edilen soruları yanıtladı. Azap, maske kullanımını ne zaman bırakacağız sorusuna, "İyi haber vermek isterdim. Ama aylarca devam edeceğiz. 20-24 ay sürmesini bekliyoruz.'' yanıtını verdi.

https://www.haber7.com/guncel/haber/2981869-bilim-kurulu-uyesinden-maske-yaniti-ne-zaman-tamamen-birakacagiz

tipine de bir bakalım bu şarl... pardon bilim insanının.. televizyonda filan görünce hatırlarsınız nasıl bir tutarlılık abidesi olduğunu


eved.. gozlerindeng bilim ahiyör...

tekrar yazalım tekrar yazılmış olsun

bu maskeleri zorla taktıranlar bir gün burunlarından yakalanıp tüm insanlığa karşı işledikleri bu suçtan dolayı cezalandırılacaklar. ama bu dünyada ama öbüründe..

bu dünyada olma ihtimali de az değil yani.. çok da öyle "hiç olmazsa burada götü kurtardık" diye düşünmesinler.

(bkz:virüs maskesi)

global polis devleti

çünkü korkunç bir virüs var





size hiç şaşmayacak bir pusula vereyim; "yalan söyleyen her şeyi yapar"

medyaya, politikacılara, din adamı görünümlü satanistlere, şarlatan bilim adamlarına inandığınız her saniye cehennem size bir adım daha yaklaşıyor.

sizin için hazırlanan bu felaketten kurtulmak için dünyayı tanımaya başladığınız ilk bebeklik zamanlarından beri size söylenen, öğretilen, ezberletilen hemen her şeyin - belki de her şeyin - yalan olma ihtimalini değerlendirin.

çünkü yalan söyleyen her şeyi yapar.

onma

geçenlerde okumaya fırsat bulduğum kitaptır. sizlerle analizimi paylaşmak isterim:

Uzun yıllardır oyunlarını çok güzel oynuyorlar. Kapitalizm; bir çok sembolü kullanarak insanları, özellikle de dindar köle gibi karın tokluğuna çalıştırıyor. Halkın çocukları içi boşaltılmış okullarda okurken onlar çocuklarını en “özel” okullara gönderiyorlar. İnsanlar barakadan bozma evlerde yaşarken bir kesim ise lüks içinde, saraylarda yaşıyor.
 
Tam da bu ortamda yayınlanan Onma, yaşanan durumu tüm çıplaklığıyla, diğer kafa karıştıran bütün değişkenlerden bağımsız ele alıyor. Distopya tarzında yazılan kitabı okudukça aslında Onma'nın hikayesinin yaşadıklarımızdan çok da farklı olmadığını anlıyorsunuz.
 
Onma sadece bizim okumamız için gerekli bir kitap değil. Yaşanılan ortamın farkında olmayan herkese okutmamız gereken bir kitap. Tavsiyemdir, hemen okuyun

guantanamo

guantanamo işkence kampı

yirmi yıla yakın süredir tutulup daha hakkında en ufak bir suçlama getirilmemiş insanlar var. obama'sından trump'una kadar bir sürü insan sözde karşı ama hiçbirisi de bu insanlık suçunu durdurmak için kılını bile kıpırdatmadı.. kıpırdatmayacaklar. çünkü onlar ödlek bir tanrıya tapıyor..

ne amacı var böyle bir işkence kampını işletmenin peki?

çok amacı var.. bir tanesini yazalım



esirlere sürekli maske taktırıyorlar.. deney gibi düşün.

yani o maskeleri uzun süre taktığınızda neler olacağını, psikolojinizin nasıl bozulacağını filan bal gibi biliyorlar.

şifa niyetine
(bkz:#1163658)

jeffrey epstein

geçtiğimiz ağustos ayında, tutulduğu hapishanede intihar eden, zengin olduğu kadar da sapık bir şerefsiz. netflix'te kendisiyle ilgili bir belgesel yayınlandı, 4 bölümlük, kurbanlarından canlı ifadelere yer verilen. en sonunda hapisten ambulansa yüklenirken çekilen bir kare:



cesede neden oksijen verildiğini anlamadım ama. ölmüş işte.

kolonya cumhuriyeti

20 dakika zor sabredebildim. Çok uzun süredir türk filmi izlemiyordum, bugün değişiklik olsun diyerek açma gafletinde bulundum. Ama ilerlete ilerlete izlemek bile kurtaramadı.

Bir anda bağırarak konuşmayı komedi mi zannediyorlar gerçekten ? bir kaç espri var ama onlar da zorlayarak tebessüm ettirdi. Filmde yapmacıklık ileri düzey olmasa, belki yine de sonuna kadar izlenebilir ama her yanından kalitesizlik akıyor. Heralde uzun bir süre daha türk filmi izlemeyeceğim. Bana güzel ders oldu.

virüs maskesi

Kaliforniya İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinden alıntı yapayım aşağıya. Bunların Türkçe muadilleri de vardır ama internet üzerinde bulamadım. Siz bulursanız paylaşın mutlaka.

Temel bir bilgi vereyim; hatırlayanınız olacaktır zaten, standart atmosferdeki oksijen oranı %21'dir.


"Oxygen deficient atmosphere means an atmosphere with an oxygen content below 19.5% by volume."

"oxygen-deficient atmospheres shall be considered IDLH."

"IDLH : Immediately dangerous to life or health."

Özetle; oksijen yüzdesi 19.5'in altında olan çalışma ortamlarını yetersiz oksijen içeren atmosfer olarak sınıflandırıyor, yani Oksijen yüzdesi 1.5 puan düştüğü anda tehlike başlıyor diyor.

https://www.dir.ca.gov/title8/5144.html


Tehlike dediği nedir peki



Dikkat edin Yukarıdaki tablodaki veriler oturur/dinlenir durumdaki insanlar için derlenmiş, Aktif çalışan insanlar için değil.


Oksijen yüzdesi 15-19 aralığında olduğunda

düşünce ve dikkat bozulmaya başlar.
Soluk alış verişi ve nabız artar,
hafif koordinasyon kaybı,
eforlu çalışmada çabuk yorulma
Zihinsel ve fiziksel güçte fark edilmeyen bir azalma



Oksijen yüzdesi 12-15 aralığında olduğunda

Muhakeme kaybı
koordinasyon kaybı
Eforlu çalışmada anormal bitkinlik
Duygusal durumda bozulma



Oksijen yüzdesi 10-12 aralığında olduğunda

koordinasyon ve muhakeme becelerinin büyük ölçüde yitirilmesi
solunum bozulması ve buna bağlı potansiyel kalp hasarı tehlikesi
birkaç dakika içinde bayılma riski
mide bulantısı kusma



Oksijen yüzdesi 10'un altında olduğunda

Olduğu yere yığılma. Baygınlık
Tam bilinç kaybı
Kasılma
Ölüm

https://www.airproducts.com/~/media/Files/PDF/company/safetygram-17.pdf

Bir de genel kural söyleyeyim, geçici rahatsızlıklara neden olan etkilere uzun süreli maruz kaldığınızda kalıcı hasarlar oluşur. Yani geçici etki denen şeylerin çoğu uzun vadede kalıcı hasara dönüşür. Örnek vermek gerekirse; çalıştığı zaman kulağınızı çınlatacak kadar gürültülü bir makineyi uzun süre çalıştırırsanız kulak çınlamasıyla kalmaz sağır olursunuz. iş sağlığı eğitimleri filan almışsanız zaten benzer ifadeleri duymuşsunuzdur. Dolayısıyla yukarıda açıklanan zihinsel fonksiyonlar ve kalp üzerindeki etkiler zamanla kalıcı hasarlara dönüşecektir.


Durum buyken insanlara sağlık adı altında zorla maske taktırmak gibi bir zalimlik nasıl yapılıyor, Televizyona çıkan onca bilimadamından bir tanesi bile bu saçmalığa nasıl itiraz etmiyor anlayamıyorum.

Hepsi mi sözde bilim insanı bunların. Aralarında bir tanesi yok mu papağan gibi ezbere maske takın demeden önce uzun süreli maske kullanımıyla ilgili yapılmış onlarca çalışmaya yüzlerce belgeye baksın. Bu nasıl iştir? Bu nasıl bir şarlatanlıktır? bu nasıl bir ahlaksızlıktır?

yukarıdakilerin ötesinde kendi ağzınızdaki bir diş çürüğünden kendi akciğerinize gönderebileceğiniz bir streptokok enfeksiyonu riski var, bağışıklık sisteminin tamamen iflas etme riski var.. Kalıcı psikolojik bozukluklara yol açma riski var.

kendi ağızlarıyla demedi mi bu insanlar maskeler bir işe yaramaz diye..
(bkz:#1163555)

Daha önce de yazdım, yine yazayım, yazılmamış olmasın, insanlara hele de aktif çalışan insanlara zorla maske taktırmak insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

dilerim bu saçmalık insanlar ciddi zararlar görmeye başlamadan önce biter.

2020'nin sıradaki saçmalığı

nasa filmcilik ve animasyonculuk a.ş. tarafından yapılan uyarılara bakılırsa göktaşı gibi gözüküyor.

ama tabi tek başına göktaşı yeterince absürd değil.

göktaşı tam trump'un dublörünün kafasına düşse sonra da yerden zıplayıp melanya'nın hamcuğuna filan girse ancak 2020'nin hakkı olan zırvalığı yaşatabilir bize.

yeri gelmişken not düşelim özellikle geceleyin gökyüzünde bir göktaşı düşüşü mevcut teknolojilerle simüle edilebilir. çarpma noktası olduğu iddia edilen yerde bir moab filan patlatılsa ve televizyonlarda gösterilse kimse de aradaki farkı anlayamaz.

snowpiercer

Üçüncü bölüm bugün çıkmış. Belki de dün çıktı tam kontrol edemedim....

Çok uzun süredir haftalık bölüm yayınlayan dizi izlememiştim. Bu dizi de her ne kadar bende kötü izlenim bıraksa da haftalık bölüm gelince merak edip izleyesim geliyor... mesela direkt 10 bölümlük sezon yayınlanmış olsa, büyük ihtimalle sezonu bitiremezdim. Ama haftalık yayınlandığı için izleyeceğim... ben de değişik bir modelim.

pubg mobile

Güncel Oynamadığım için tam bilmiyorum ama son güncellemesiyle oyuna "tapınma" isminde bir mekanik eklenmiş. İşte etraftaki objelerin yanına gelip tapınma hareketini kullandığınızda içinden farklı itemler veriyor falan...

Buraya kadar her şeyi normal. Ama film, bizim twitter saksocularına gelince başlıyor.



Yazanı iyi inceleyelim. Demiş ki "puta tapma" ritüelini oyuna eklediler. Neslimiz elden gideyeahhh.

Birincisi, oyunun yaş sınırlaması 16 yaş ve üzeri. Yani sınırın üzerinde olan biriyse zaten kendi kararlarını, kendisi verebilme hakkına sahip. Ortada beyni yıkanan çocuklar yok. Tabi 16 yaşın altında olup, oynamasına izin veren aileler varsa, firmanın sorunu değil. Adamlar zaten uygun olmadığını belirtmişler.

İkinci olay ise bu şikayetin, mantık dışı olması. Çünkü dizilerde, filmlerde, kitaplarda, dergilerde hatta gazetelerde sürekli maruz kaldığın bilgiler var. Senim beynin o kadar kolay yıkanıyorsa pubg tapınma mekaniğinden önce bu saydıklarımda yıkanmalıydı. Yani pubg mobile burada şikayet edilmesi gereken son şey.

Üçüncü olarak, oyunlarda bu olay zaten yıllardır var. Far cry oynarken kül serpiştirdiğimizde, witcher oynarken büyü yaptığımızda ya da ne bileyim darksouls oynarken bonfire yaktığımızda da bazı kültürlerin, dinlerin ritüellerine ait mekanikler kullanıyoruz. Pubg mobile yapınca mı neslin geleceği köreliyor ?

Yani bahsettikleri konuyla, oyunun mekaniği arasında ufak bile olsa bağ yok. Firma artık içerik getirmekten, yenilik bulamaz hale geldi muhtemelen, farklılık olması adına yeni özellikler denemişler...

Korkmayın yani gençler puta tapmanın ne demek olduğunu biliyor.

Unutmadan bir de şu modeller var. Onu da es geçmeyelim. Bunlar da " puta tapma " varsa " namaz kılma " da olsun diyen tayfadam. Ama yüzde yüz eminim, eğer namaz kılmak gibi bir mekanik gelse, bizim dinimizle dalga geçiyorlar diyerek oyunu silecektir.





Gülmek isteyenler için olay yeri