yeni dünya düzeni

https://www.youtube.com/watch?v=OuKLwDfm4Ng&feature=youtu.be&t=683

madem ki gün geliyor.. söyleyelim... ki söylenmedik bir şey kalmasın.

trol mezarlığında vakti zamanında yazdığım bir şeyi aynen kopyalayarak başlayalım.

adamın biri gizlice evini yaktı..

yangını gördün hemen koştun, can havliyle söndürmeye giriştin… o sırada yoldan geçen biri (“adamın biri”) sana yardıma geldi.. birlikte söndürdünüz evi..

ne hissederdin?

minnet..

“adamın birini” masana buyur eder, onunla ekmeğini bölüşürdün.. evini yakan adamla … çaktın?

bunun adı ordo ab chao.. order out of chaos..





yüzyıllardır uyguladıkları şaşmaz taktiklerden biri. önce bir sorunu yaratır, sonra sorunu çözme bahanesiyle büllüğü dayarlar..

korkmayın.. ilk yapmanız gereken bu.

korku en yakınınızdaki düşmandır. bir şeyleri yenecekseniz önce oradan başlayın.

ve soru sorun..

(bkz:corona testi)
(bkz:pcr)

merak etmeyin verecekleri cevap yok.. ama soru sorulduğunu görünce onlar da panik yapmaya başlayacak,. önce şartları eşitleyelim.

yaratılmış bir yerde yaşayan yaratılmış canlarsınız ve size verilen en değerli armağan da ruhunuz. onu kirletmemeye dikkat edin. ruhunuz temiz kaldığı sürece sizi yenemezler. bunu hep aklınızda tutun.

devam ederiz..

corona testi

tane tane anlatmaya çalışayım

antikor nedir?

zikipedya tarifi
Bağışan ya da antikor, çok hücreli hayvansal organizmaların bağışıklık sistemi tarafından kendi organizmalarına ait olmayan organik yapılara karşı geliştirilen glikoproteinin yapısındaki moleküllerdir. Bu moleküller organizmayı yabancı moleküllerin yol açması muhtemel zarar verici etkilere karşı erkenden uyararak koruyuculuk sağlarlar. İmmünglobulinler; IgG, IgM, IgA, IgD, IgE tipleri vardır.


türkçesi; hastalanıyorsun, vücudun hastalığı tanıyor ve hastalığa yol açan mikropları temizlemek için antikor üretiyor. mikroplar temizleniyor, antikorlar ömrün boyunca kanında kalıyor ve o hastalığa karşı bağışıklık kazanmış oluyorsun.

bu götten uydurma hastalıkla ilgili milyon tane efsane üretildi, yok 17 gün yaşıyormuş, havada 3 metre gidiyormuş, yok 10 metre gidiyormuş, yok ebesinin amına gidiyormuş filan.. kiminde hiç belirti vermiyormuş, kimisinde akciğerlerin taş kesiliyormuş, yok testlerin hata oranı %30'muymuş, %80'miymiş, adamın biri önce pozitif vermiş, sonra tedavi olmuş negatif vermiş, sonra bi bakmışlar gene pozitif olmuş filan..

paniğinizi ölçüyorlar. siz panik yaptıkça daha saçma sapan efsaneleri dolaşıma sokuyorlar. bu bir tanesi bir tanesini tutmayan zırvaların nedeni bu.

boşuna panik yapıyorsunuz. karşımızda en kabadayı haliyle her sene olan griplerden biri var, muhtemelen o bile yok. insanları evlerine kapattılar, korku içinde yaşatıyorlar, güneş görmek yok, hareket yok, depresyon son gaz.. yetmezmiş gibi hapishaneler boşaltılıyor hapçısı, torbacısı ortalığa salınıyor.. ekonomi belki de çökme noktasını geçti.. bu ateşe kendi paniğinizle odun atarsanız günde 100 ölüm filan olan günleri mumla arar hale gelirsiniz çok yakında.

bir de maske işi var.. yolda görüyorum vatandaşın 100 metre yakınında insan yok ama maskeyle dolaşıyor.. güzel dostlar vücudunuzdaki en azgın bakterilerden birisi ağzınızda yaşayan streptokoklardır. hadi toplu taşımayı filan anlarım da açıkhavada maske takıp ağzınızdan çıkan havayı tekrar tekrar içinize çekmenin mantığını hiç anlamıyorum. o streptokoklardan birini akciğerinize yerleştirirseniz çok daha büyük iş alırsınız başınıza.

peki nereye gidiyor bu vaziyet?

tüm dünya genelinde bir polis devleti geliyor, getirmeye çalışıyorlar ve kartlarını açtılar. bütün bu tantana bundan. bill gates'inden, bilmem ne kurulu uzmanına kadar hepsi bir takımda, siz bir takımdasınız. ya buna uyanırsınız ya da uykuda ölüm.

konuya geri dönüyoruz corona testi

belli ki bir sıkıyönetim durumu olacak ve birileri tırnak içinde "karantinaya" alınacak...... da nasıl?


corona testi antikora dayalıymış..
https://www.scientificamerican.com/article/heres-how-coronavirus-tests-work-and-who-offers-them/

bak şimdi hastalığı hiç almadın, vücunda mikrop yok, dolayısıyla antikor yok.. negatif verirsin... eee? sonra? güvende mi olacaksın? hastalığı kapmayacak mısın? elbette kapacaksın.

sonunu baştan söyleyeyim, aşı diyecekler yani filmin sonunu görün artık. o aşının içinde mikroçip olacak mı? haliyle.. mesele virüs değil sen hala anlamadın mı? mesele sensin. seni kontrol etmek istiyorlar. çünkü çok güçlüsün.. uyuyan bir devsin. ah şunu bir anlasanız.

hastalığı aldın, hiçbir semptom göstermeden veya aksırarak tıksırarak hastalığı yendin ve antikor ürettin. test sonucun ? pozitif.. e nolcak şimdi sapasağlam halinle karantinaya mı gideceksin? ailen, çocukların, sevgilin?

ya da şöyle düşün, hastalığı yarım saat önce kaptın. antikor üretimi filan hiçbir şey başlamadı.. test sonucun? negatif.. ee şimdi etrafındakiler güvende mi oldu? yarım saatte bir gidip test mi yaptıracaksın?

saçmalığı bir kere daha ifade etmeye çalışayım, antikora dayalı bir testte pozitif verirsen vücudunda antikor var demektir, yani ya hastalığı yenmişsindir, ya da yenmek üzeresindir. zaten olması gereken şey bu.. niye karantinaya alıyorsun bu insanı?

bir de şöyle düşün, bağışıklık sistemi tamamen bozulmuş bir şahıs var, mikrobu almış ama vücudu antikor üretemiyor, hastalıkla savaşamadığı için doğru dürüst belirti de vermiyor, ateşi bile çıkmamış (ateşi çıkaran mikrop değildir, vücudunuzdur. vücudunuz hastalıkla savaşmak için ateşi yükseltir. çünkü akyuvarlar sıcakta daha etkin çalışır.) bu bağışıklık sistemi bozulmuş adamın testi ne çıkacak? negatif.. haydaaa... di mi?

her kafadan bir ses çıkıyor, bu da benimkisi olsun.

varsa bu işlerden anlayan bir doktor filan tanıdığınız sorun anlatsın siz de buraya yazın. neymiş bu plastik testin mantığı..


bana sorarsanız antikor mantikor bile hikaye.. belki basit bir kan grubu testine yeni ambalaj bastılar hepsi bu..
(bkz:pcr)

amaç ne? yarın dünya çapında sıkıyönetim ilan edildiği zaman sokak ortasında test yapıp birilerini zorla askeri karantina araçlarına tıkmak için.. böyle dramatik görüntüleri her köşebaşında sergileyecekler ki geride kalan zavallı etler (siz oluyorsunuz bu) aklını başına devşirsin.

çok büyük bir kötülük zincirinden boşaldı.. o kötülüğü götünün üstüne oturtabilecek gücünüz var ama henüz farkında bile değilsiniz..

sadece soru sorun.. bu bile yeterli.. merak etmeyin cevap veremeyecekler, cevap veremedikçe de onlar panik olmaya başlayacak.. biraz da onlar panik olsun amk.. yeter lan!

biraz silkinmeye çalışın, böyle kuzu kuzu giderseniz bu işin sonunda bıçak var.. benden uyarması.

ev ekonomisi

gelin kankalar biraz başka şeyler konuşalım. ev ekönömisi. malum zor günler geliyor.

evet... ekönömisi. iktisat fakültesi mezunuyum ama ekonomi diyemiyorum. bütün hayatım türk milletine ihanet etmekle geçti.. bilin bakalım ben kimim?

bunak bir hainle dalgamızı da geçtik mevzuya dönelim. bugünkü konumuz marul.

şu arkadaş


şimdi bunun yaprağını yiyorsunuz dip kısmını atıyorsunuz ya.. işte onu atmıyorsunuz. toprağa dikip suluyorsunuz ve yeniden marulunuz oluyor.



https://ibb.co/CPcQS34

bir tane de değil üstelik, diktiğiniz bir maruldan 3 tane filan marulunuz oluyor. birkaç milimetrelik kısmı toprak üstünde kalacak şekilde dikin, su vermeyi ihmal etmeyin, köklenene kadar da fazla cozur cozur güneşte tutmayın. sağ taraftakiler de roka.. aynı şeyi ona da yapabilirsiniz.

bu da ıspanak. o da oluyor merak etmeyin.

https://i.hizliresim.com/DPd5kO.jpg

yumurtalı ıspanak filan deneyebilirsiniz...

yumurta di mi? herkes onu merak ediyor. onu da açıklayalım.

kendisi bir adet kumru yumurtası oluyor. bu kumru kuşları doğada yüksek kayalık yerlere yuvalarını yapıyorlar, sanırım o yüzden de balkonda duran saksı gibi şeyler onlara çok cazip geliyor.

bir tanesi de tutmuş yumurtasını benim saksıma bırakmış. normalde rüzgar gülü koyuyordum saksının üstüne bu tip ufak kazaları önlemek için. çünkü saksıların olduğu yer kumruların sandığı kadar güvenli değil. etrafta bir sürü karga var, yumurtaya yatan kumru gördüler mi hemen gelip anneyi kovalıyorlar sonra da yumurtaları yağmalıyorlar. bu resim iki gün önce çekilmişti. muhtemelen yumurtlayan kumru sonradan yaptığı hatayı anladı ve yumurtasını bırakıp gitti. ertesi gün de yumurta gitti.

bu sene havalar hala ısınmadığı için elimi ağırdan alıyordum saksıları doldurmada, o yüzden rüzgar gülünü ihmal ettim. biraz da benim hatam oldu.

bimilyoncularda topraklar satılıyor. plastik saksılar da ucuz. siz de mutlaka deneyin. toprağın tamamını ondan kullanmanıza gerek yok. saksınızı yarısına kadar evinizden çıkan çerçöple doldurabilirsiniz, salatalık kabukları, sıkılmış limonlar, çay posaları filan gibi. bir mevsim saksının dibinde kaldığı zaman onlar da toprağa dönüşüyor.. yani bir torba toprakla birden fazla saksıyı doldurmanız mümkün.. çiçek de dikin. hep midenize çalışmayın, biraz ruhunuzu da besleyin.

özeti; hainler, marullar, zor günler .. hayat devam ediyor. gözlerinizi dört açın.

alex de souza

Yazı gerçekten şok edici. Dönemin yargısız infaz fb taraftarının, aykut hocaya neler çektirdiğini iyi hatırlıyorum. Ama daha da şok edici olan, ali koç denilen adamın bu tip karaktersiz insanlardan, aziz yıldırım düşmanlarından prim yapması. Kırk yıl düşünsem ali koç ve alex mevzusunun dolaylı yoldan da olsa birbirine bağlanacağı aklıma gelmezdi.

call of duty warzone

Bugün ps4, xbox one ve pc platformlarına çıkışını yapan, oynaması ücretsiz battle royale oyunu.

An itibariyle call of duty modern warfare sahipleri için indirmeye açılsa da, sahip olmayanlar için türkiye saatiyle 22.00 ve 23.00 arası bir zamanda açılacak.

Eğer sunucu sorunları, p2p öğeler gibi saçma sapan işlere bulaşmazlarsa; önümüzdeki bir kaç yılın battle royale/f2p piyasasını silip süpüreceğini düşünüyorum.

Peki böyle düşünme sebebimiz nedir ?

Birincisi tabiki call of duty oyunu. Arkasında koskoca actvision gibi bir firma var.

İkinci olarak ise aşağıdaki oynanış videosundan gördüğünüz gibi, oyunun akıcılığı ve performansı gerçek çok iyi görünüyor. Grafikler de keza öyle. Burada kilit noktalardan biri de, gerçekçi grafiklerin olması -ki bu noktaya tekrar geleceğim.

Şu an piyasada bulunan rakiplerini ele alırsak:

- Pubg
oyun dünyasıyla alakası olmayan insanların bile pubg mobil sayesinde aşina olduğu bir oyun. Gerçekçi grafikler ve oynanışıyla ciddi bir kitlesi bulunuyor. Geçen sene kadar popülaritesi kalmasa da, yine de battle royale türünün başını çekenlerden. Ancak oyunun performansı ne yazıkki bunca geçen süreye rağmen çok iyi değil. Pc tarafında sağlam bir sistemle iyi sonuç almak mümkün olsa da, bir alt segmentin oynadığı oyun kalitesi gerçekten göze batıyor. Pc tarafına değindik lakin pubg konsol tarafında tamamıyla rezalet. Yine konsol tarafında cod warzone ile yarışabilmesi mümkün bile değil.

- fortnite
Tıpkı pubg gibi oyun dünyasına damga vuran bir başka battle royale oyunu. Bilmeyenler için fortnite, çizgi film tarzı grafikleri ve özünde yapı inşa etme mantığıyla oynanan bir oyun. Sürekli üzerine koyması, arkasında epic games gibi bir devin bulunması, fortnite'ı zirveye taşıdı. Hatta bir ara netflix ile yarıştıkları dönem de vardı. Şu an sular biraz durulsa da milyon dolarlar kazanmaya devam ediyor. Grafiklerin tarzından bahsettik, kendi tarzında başarılı grafikleri var. Ama gerçekçi diyebileceğimiz grafik arayanlara hiç hitap etmemekte. Performans ve akıcılık konusunda da başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

- apeX legends
Geçen sene rastgele bir gün duyurulup, sonraki gün çıkışını yaparak bir anda piyasayı alt üst eden başka battle royale oyunu. Arkasında electronic arts ve respawn bulunuyor. Fortnite için saydığım grafik, performans ve akıcılık konusu, bu oyun için de hemen hemen benzer durumda. Grafik tarzları benziyor. Eldeki verilere baktığımızda şu an piyasanın en iyisi. Ama herkesin zevki farklı tabiki. Çizgi film tarzı grafikler bu oyunda da devreye giriyor.

- cuisine royale
Aslında pubg, fortnite ve apex legends üçlüsüne bir rakip olarak görülmüyor olabilir. Şahsi düşüncem en az onlar kadar iyi olduğu yönünde. Grafik konusunda belki de hepsinden iyi, performans ve akıcılık konusunda geride olsa da kendine has tarzıyla piyasadaki yerini koruyor. Ben de uzun süredir oynuyorum. Pubg konsol sürümünden çok daha iyi olsa da, apex ve fortnite ile rakip olamaz ne yazıkki.

Bu oyunları sayma sebebim, cod warzone için genel tablo çıkartmaktı. Çünkü bu adamlar bakmış ki, pubg gerçekçi lakin performans sorunları oynatmıyor. Fortnite ve apex legends performans, akıcılık konusunda iyi ama çizgi film grafikleri sayesinde çoğu insan umduğunu bulamıyor...

Actvision hepsinin eksik yanlarını alıp, oyuncunun istediği şekile sokmayı başarmış.
Cod warzone,
grafikleri harika ve gerçekçi tarzda
Performans sorunu yok
Oyun yağ gibi akıcılıkta oynanıyor

Üstelik konsol sürümünden bahsediyoruz. Pc tarafı daha farklı coşmuştur.

Bu oyun sektöre baya damga vuracaktır. Ben de heyecanla indirmeye açılmasını bekliyorum. Oynadıktan sonra da bir inceleme yapacağım. Bakalım dışarıdan görüldüğü kadar potansiyeli var mı...

aslan hürkuş

türk havacılık ve uzay sanayi'nin (tusaş) eğitim uçaklarından hürkuş ile trt çocuk karakterlerinden aslan'ın birlikte yaşadığı maceraları anlatan, 13 mart'ta vizyona girecek filmdir. çocuklarımızın yerli kahramanlarla büyümesi ve hayal güçlerini geliştirmeleri açısından önemli bir çalışma bence. ilgilenenler için filmle ilgili klibi de buraya ekliyorum.

aylin cesur

meral akşener'in partisinin 27. dönem ısparta milletvekili

değişik bir arkadaş


devasa bir tiyatronun içindeyiz sanki ya da birisi simülasyonun şaka düğmesini son ayarına getirmiş gibi

ozan tufan

fenerbahçe formasını giyip sahada dolanan e..k

haberi okuyoruz

" ozan tufan kadro dışı.
Ozan Tufan için Osmanlıspor karşılaşması milat oldu. Teknik direktör Aykut Kocaman, kendisi için de dönüm noktası olan bu mücadelenin ardından teknik heyetiyle geniş çaplı bir durum değerlendirmesi yaptı. Görüntülü analizlere ağırlık verilirken, yenilen gollerde hep Ozan'ın hatalar yaptığı tespit edildi. 22 yaşındaki futbolcunun geri dönüşlerini zayıf bulunurken, takım savunmasına da yardım etmediğini görüldü."

spor.haber7.com/fenerbahce/haber/2511985-iste-ozan-tufanin-kadro-disi-kalma-nedeni

aykut kocaman al kendini git götünü topla demiş yani.

bir insan 2.5 yılda kendini nasıl geliştiremez onu görelim. dün oynanan trabzon maçında fenerbahçe'nin yediği gol öncesinde ozan'a bakıyoruz.





bu e..ğin bir de milyon yuvro edeceğini filan zanneden fb taraftarı var. yazık.

hazır gelmişken ozan'ın bir de beyin emarını çekelim.


özetle sporcunun zeki, çevik, ahlaklısını sevmeye devam.

65 yaş ve üstü insanlara sokağa çıkma yasağı getirilmesi





aslı varsa

"İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles , ülkedeki yaşlıların ve korkudan dışarı çıkamayanların evde çaresizce ölümü beklediğini de söyleyerek, “Askerlerin bazı kontrollerinde, yaşlıların evlerinde tamamen terk edildiğini gördü ve hatta bazıları yataklarında ölü bulundu” dedi."

https://www.gercekgundem.com/dunya/167655/urkuten-koronavirus-aciklamasi-yaslilari-evlerinde-olu-buluyorlar

vicdanlarınıza taşıyamayacağınız yükler bindirmeyin. apartmanınızda yaşlı insanlar varsa kapılarını çalın, bir ihtiyaçları olup olmadığını sorun.

istanbul'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi gerekliliği

10 gün evinize hapsolunca kendi kendinize bağışıklık geliştirmeyeceksiniz, 10 gün sonra dışarı çıktığınızda virüs dünyadan temizlenmiş olmayacak. ingiltere diye bir ülke var, hatırlatırım.

10 gün içinde tedavi geliştirilmeyecek. 10 gün içinde bir tedavi geliştirdik diye ortaya çıkıyorlarsa asıl o tedaviden korkun.

sonuç? sıfır

sokağa çıkmanın yasaklanmasının hiçbir bilimsel dayanağı yok.

tam tersi hastalığı kapın. karşılaştırma yapılacak olursa bu diğerinden çok daha bilimsel. bir an önce sokağa çıkıp hastalığı kapmaya ve bağışıklığınızı güçlendirip hastalığı yenmeye bakın ki içiniz rahat etsin.

tabi eğer koronya denen bir hastalık gerçekten varsa..

var mı gerçekten böyle bir hastalık?

ölüm haberlerini aldığınız siteleri kim yönetiyor? korkunç italya hastane videolarının kurgu olmadığını nereden biliyorsunuz? iyi izleyin o videoları.

dünya sağlık örgütünü kim kontrol ediyor?

89 yaşında biri ölünce çok mu anormal bir durum? sizi korku içinde kaçışan bir sürüye dönüştürüp istediklerini yaptırmaya çalışan bir grup muktedir o 89 yaşında ölen kişinin kaydına koronyadan öldü yazabilir mi yazamaz mı?

bu kadar korkunç bir hastalık varsa niye şeymalar, ışın karacalar kafasına göre karantinaya sokuluyor ya da sokulmuyor? insanoğlunun kökünü kurutabilecek bir hastalık varken hangi orta seviye yönetici kızını karantina otobüsünden kaçırmaya cüret edebiliyor?

benden uyarması dostlar; korku ve panik iq'den 20 puan siler. bunu hep aklınızda tutun.

korkuyu ve paniği kontrol altına alamıyorsanız ne hastalıkları yenebilirsiniz ne de sizi köleleştirmeye çalışan insanları.

sakin kalın, coşmayın.

türkiye'de coronavirüs sebepli ilk ölüm

türkiye'deki ölüm oranı binde 6.3'tür.

yani yılda kabaca 500 bin insan ölüyor güzel ülkemizde.

bütün haklarınızı, özgürlüklerinizi elinizden almaya hazırlanıyorlar. sadece türkiye'de değil yani tüm dünyada. ne karşılığında? hiç.

çünkü bir takım adamlar kravat giyip 30 kişi öldü dedi. kim öldü belli değil, yaşları, sağlık özgeçmişleri hayat şartları belli değil.

sınırlar hala ardında kadar açık. afganistan'dan pakistan'dan daha bilumum bok çukurundan binlerce eli silah tutacak yaşta genç memlekete doluşturulup duruyor. hapishaneler tahliye ediliyor. cehennem göstere göstere geliyor.

ama siz de haklısınız. çok korktunuz. 30 kişi öldü, kimin işlettiğini bilmediğiniz bir site size tüm dünyada 10 bin kişi öldü dedi..

var mı böyle bir hastalık? her zamanki gripleri nezleleri size korkunç hastalık diye mi pazarladılar? bilmiyorsunuz. bilemeyeceksiniz. sormanız bile mümkün olmayacak.

sizi çok sevdiğini sandığınız o kravatlı kalantorlara soru sormayı bırak yanlarına bile yaklaştırılmayacaksınız. çünkü onların ödlek bir tanrısı var. öyle soru sorulmaya filan gelemiyor.

yakında ellerinde bir şırıngayla gelecekler. "ehe ehe biz o korkunç hastalığın aşısını bulduk" diye. onu da kuzu kuzu yaptıracaksınız merak etmeyin.

çok korktunuz ve bütün haklarınızdan vazgeçtiniz. özeti bu.

ama hikaye bitmedi. daha yeni başlıyor.

istanbul'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi gerekliliği

konu wuhan virüsü ile alakali.

dunyanin pek cok ülkesinden daha kalabalik nüfusu olan bir şehirden bahsediyoruz. okullarin tatil edilmesi guzel bir uygulama ancak otogarlarin kalabaligi öngörülemedi sanirim. istanbul'dan ülkenin dört bir yanina su siralar virüs transfer ediliyor bilinçsizce. oysa okullar keyfe keder tatil edilmedi, virüsün enfekte olasiligini minimize etmek adina verilen bir karar bu. buna ragmen yurdum insani tatil haberini alir almaz otogarlara koştu, binlerce insan içiçe gecti ve cok muhtemeldir ki henuz tespit edilemeyen bakalar bunyelerindeki virüsü son derece cömert bir şekilde diger tasiyicilara aktardilar.

peki ne yapmak lazim?

gec de olsa bir süreligine istanbul'da sokaga cikma yasagi ilan etmek sart. ırak bile bunu süleymaniye ve erbil gibi nüfusu istanbul ile kiyaslanamayacak yerlerde uyguladi. istanbul'da sokaga cikma yasagi ilan ederek belirli bir süre en azindan kulucka donemi evlerde izlenebilir. belediye gida ihtiyaclarini evlere servis eder yahut gunu belirli saatleri insanlarin alisveris amacli disari cikmalarina izin verilir. bir kac telefon hatti kurulur ve semptomlari gosteren kisiler bu hatlar araciligi ile ilgili kurumlara ulasir, saglik calisanlari da bu kisileri evlerinden alir hastanelere goturur. en azindan 14 gunluk bir sure pek cok seyi minimize etmeye yeterli gelecektir. ardindan hayatin normal seyrine donulur.

susurluk kazası

Susurluk kazası, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en önemli skandallardan bir tanesidir. 3 Şubat 1996'da Balıkesir-Bursa karayolunda Susurluk ilçesi Çatalceviz mevkiinde gerçekleşen kaza, devlet-polis-mafya ilişkilerini ortaya çıkarmasıyla hatırlanmaktadır.

Söz konusu tarihte Mercedes marka bir otomobil ile bir kamyonun çarpışması sonucunda ortaya çok tuhaf bir tablo çıkmıştır.

Çünkü araçta bulunanlar; İstanbul Eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, üstünde Mehmet Özbay sahte kimliği olan Abdullah Çatlı, Çatlı gibi sahte kimlikli Gonca Us ve DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Bucak'tır.

Politikacı-polis-mafya üçgeni altında çıkan haberler ülkede yankı uyandırmış ve Susurluk kazasının perde arkasının aralanması için büyük bir kamuoyu baskısı oluşmuştur. Buradan tüm detaylara ulaşabilirsiniz:https://paratic.com/susurluk-kazasi/