enflasyon

ekonomistlerin çokca kafa yorduğu terimlerden biridir. en basit haliyle; "yurt içinde arz edilen mal ve hizmetlerin" fiyatlarının atmasıdır.(ithal edilen veya yurt içinde üretilen her türlü mal ve hizmetler, ilgili kurumun belirlediği "ihtiyaç sepeti"ne göre ağırlık nitelenerek yüzde cinsinden bir oran açıklanır. örneğin; bu sepette ekmek her daim %100 etken iken, ev hayvanı bakımı için gergedanlara %0,001 ve hatta %0 etki oranı verilir)

bir çok sebebi olabilir ama her zaman temelde arz-talep ile ilintili bir değerdir. yani üretilen mal ve hizmetler talebi karşılayacak kadar yada belli bir fiyat aralığında ikame edilebilecek kadar kadar yeterliyse fiyatlar artmaz. ancak;
-aşırı ihracat,
-dış girdili ürünlerde hammadde ve aramal sağlayıcılarından kaynaklanan "dış kaynaklı enflasyon" (ulusal paranın değer kaybetmesi yada üretime kaynak teşkil eden dış etkenlerin içinde bulunduğu arz talep dengesizlikleri),
-verimlilikteki düşük artış yada düşüş,
-savaş, terör, afet, sabotaj gibi marjinal durumlar,
gibi bir çok sebebi olabilir.

gelişmiş ekonomilerin mücadele ettiği ve baski altinda tuttuğu temel konulardan olduğu gibi, az gelişmiş ülkelerin ekonomiyi canlandirmak için sikca basvurdugu, sonradan traktöre hakim olamayip tarlaya daldigi enstrümandir.

önemli not: "üretilen mal ve hizmetlerin, talebi karşılayamamasindan ötürü doğan fiyat artisini" aklinizda tutun. sebep, sonuç ve gözlemlere girersek bu entry hiç bitmez. torunlarim bile editlemek zorunda kalirlar.

edit: güncel ve önemli bir etken olarak iklimi eklemeliyim. okuduğunuz ekonomi kitapları çok eski. iklim başlı başına bir enflasyon sebebi oldu artık. bu kış yaşadığımız kuraklığın enflasyona etkilerini ramazan sonrası düşmeyen hatta göreceli olarak yükselen gıda sektörü enflasyonuyla yaşayacağız. türkiyenin 14 milyon ton bugday stogu kalacak bu yilin sonunda. umarim yagisli ve bereketli bir kis geciririz.
bu başlıktaki tüm girileri gör