eltilerin savaşı

bunu her gördüğümde beynimde imgeler beliriyor, böyle rotşiltler rokföllerlere savaşıyo, warburglar bilmem neler.. sonra bi daha bakıyorum meğer "eltiler" miş...

korona belirtisi olmayan şey

bu virüs, kalabalık gruplarda herkese 1.3 saniyede bulaşıp yarısını semptompsuz kovid taşıyıcıları yapıyor, ailelerini arayıp şikayet ediyormuş.

ama corç floyd ve insan hakları için dışarı çıkarsanız sıkıntı yok. o zaman virüsün liberal toplumcu vicdanı devreye giriyor, öyle kalabalıklarda yayılmıyor. ben demiyorum, amerikan fox diyor.
https://www.foxnews.com/politics/officials-lockdowns-protesters-exception

ya da olay basit; bize medyadan pompalanan emirlere uyanlar virüs kapmaz, uymayanlar kapar. çevrenizde çok anarşik tipler varsa görüşmeyi kesin derim, mazallah kaparsınız virüsü.

diyeceksiniz "ama red, bu protestoları bize birileri söylemedi ki, organik gelişti". bu adamlar:
- sırf eline koz geçsin diye kendi ailelerini bile yem olarak kullanır mı? (bkz:1 temmuz 2020 erdoğan'ın sosyal medya açıklaması)
- her boka sansür uygulayan YT ve Twitter, '8 dakika 46 saniye' boyunca birinin öldürüldüğü videoyu neden engellemedi? gençlerin komplo videoları izlemesi, birinin can çekişirkenki videosundan daha mı zararlı psikolojilerine?

ikinci dalga geldiğinde "bakın siz bizi dinlemediniz" diyebilecekleri malzeme lazım tabi.

ırkçı değilim manyaklıkları

amerika'da mayıs ayında başlayan Black Lives Matter protestoları çerçevesinde, çoğunlukla tüzel kişilerin yaptığı manyaklıklardır. "en az ırkçı benimmm!!1!1bir" diye yapılmış bir kaç örnek:
- twitter, kodlarında bulunan "master" ve "slave" terminolojisini değiştiriyor, ki programcılar arasında sınıf ayrımını teşvik etmesin.
- 14 yıllık müzik grubu Lady Antabellum adını değiştirerek Lady A yaptı. sebebi, Antabellum tipi evlerin eskiden köle sahipleri tarafından da kullanılıyor olmasıymış. daha komiği, bu ismin zaten başka bir sanatçı tarafından kullanılıyor olması; hem de siyahi bir sanatçı tarafından.

bu arada, ne oldu masum bir insanı öldüren polislere? 3 tanesi tutuklu yargılanıyor, biri salıverilmiş. 2 hafta önce polislik yetkilerine inceleme başlatılmış, geçtiğimiz hafta ise FBI da kendi incelemesini.

sosyal medyada birini öldürdüğün video dolaşıyor, milyonlarca kişi tarafından izleniyor; ama 1.5 aydır hala yargı süreci sonuçlanmamış. vardır bir hikmeti.

snowpiercer

Dizi sürekli yukarı doğru ivme halinde. Zaten yedinci bölümle bunun sinyalini vermişlerdi de son bölümle beraber heyecanı ve temposu iyice yerine geldi.

Son bölüm hakkında farklı farklı yorumlar yapılabilir. Kim haklı, kim haksız, böyle şeylere gerek var mıydı gibisinden... spoiler olmasın; keyifler kaçmasın diyerek bu konuda yine bir şey demeyeceğim. Tek söylemek istediğim, son bölümde yaşanan aksiyon ve dövüş sahnelerini beğenmedim. Geriye kalan detayların, bölüm genelinde iyi olduğunu düşünüyorum.

Aksiyon sahnelerinde ise yavaş çekimler, kan efektleri falan ne yapıyorsunuz kardeşim siz ? Oyun animasyonları gibi sahneler vardı. Olayların sürekli dar alanda geçmesinden ötürü mü yapmacık buldum, ben de anlamadım...

Neyse artık. Senaryo hakkında da konuşmak istediğim konular var ama önce sezon bitsin. Ardından bol spoiler içeren bir karalama yapabilirim. Yoksa içimde kalacak.

Sezon finaline son 2 bölüm kaldı. Her pazartesi yeni bölüm yayınlandığını da hatırlatalım.

sly cooper and the thievius raccoonus

İlk olarak 2002 yılında playstation 2 konsoluna çıkmış, sonrasında playstation 3 ve playstation vita konsollarına da gelmiş sly cooper serisinin ilk oyunudur. Yapımcısı infamous ve bir kaç hafta sonra çıkacak olan ghost of tsushima adlı oyunu da yapan sucker punch...

Sly cooper serisinde 4 oyun bulunmakta. Serinin ilk oyunu dönemine göre harika bir harman platform oyundur. Gizlilikle birleşen platform öğeleriyle oynaması keyifli bir oyun olmuştur. Playstation 2 denilince kesinlikle akla gelecek oyunlardan biri.

Ben, playstation vita'mda yeni oynamaya başladım. El konsolunda zaten çok üst düzey grafik veya çözünürlük olmadığı için ps2 sürümü olduğu çok da belli olmuyor.

Oyunda ikinci boss olan muggshot ile karşılaştım ve geçtim. Tahmini olarak oyunun yüzde 40 veya 45'lik bölümüne geldim. Platform tarzını çok sevdiğim söylenemez. Ama şimdiye kadar oynadığım kadarıyla sevdiğim ve sevmediğim özellikler şunlardır:

Artı yanları;
+ dün, bugün veya yarın... grafikler bundan 100 yıl sora da sırıtmaz. Öyle tatlı ve göze hoş görünen bir grafik tarzı var ki oyuna çok güzel uyumlu.

+ seslendirme ve karakterlerin uyumu. Mizahi anlatımı çok güzel.

+ platform türünde olmasına rağmen bıktırmayan, tadında bırakılan oyun zorluğu. Bence çok ince çizgiyi tutturmuşlar ama öldüğünüzde oyunun cezalandırması biraz can sıkıcı. Bu duruma zaten eksi özelliklerde değineceğim...

+ platform türünü size sevdirecek düzeyde kaliteli.

Gelelim olumsuz yanlarına;

- kontroller gerçekten çok kötü. Ama tekrarlıyorum, oyunu vita'da yani el konsolunda oynuyorum. Belki de konsolun azizliğine uğruyor da olabilirim. Ps2 ve ps3 sürümlerinde belki çok iyi akıcılık vardır. Ancak vita'da önümdeki varile zıplayamadığım oluyor.

- öldüğünüzde oyunun sizi cezalandırması çok ağır oluyor. Şöyle ki 5 can ile bölüme başlıyorsunuz. Bölüm içinde de can bulmak fazla şans işi. Bazı noktaların epey zor olduğunu da düşünürsek bazı yerlerde ölümlerin bedeli ağır oluyor.

- kamera problemleri var. Bazı noktalarda kamerayı sağa sola veya ilerlemenizi kolaylaştıracak şekilde değiştirmek istiyorsunuz ama oyun izin vermiyor.. tabiki yine bazı noktaları geçmeyi zorlaştırıyor. Oyunun genelinde 3d bakış açısıyla oynasak da kısım kısım yerlerde 2.5d oluyor. İki açıda da kamera hareketleri çok rahat değil.

- artılarda oyunun kaliteli olduğunu söyledim ama ya çok seversiniz hatta platform türüne bile içiniz ısınır ya da nefret edersiniz. Öyle de bir oyun...

doom

Bitirdim. Sevdim mi sevmedim mi çok emin değilim.

Neden sevmedin diye sorsalar,

her bölümün mini açık dünya haritaları olmasını söyleyebilirim. Bilmiyorum daha önceki doom oyunları böylemiydi ama aksiyon dozunun düşmediği, temponun en üst seviyede bulunduğu bir oyunda gideceğim yeri aramakla zaman kaybetmeyi sevmedim. Lineer şekilde ilerleyelim işte, vur kır parçala kafasında gideydim keşke. Bir kaç bölümde yeter abi nerden gidicem yeterrr diye ağlayacaktım valla... sorun sende diyebilirsiniz. O da olabilir.

Neden sevmedin şeysinin ikinci sebebi de oyundaki gereksiz düzeyde bulunan toplanabilir öğeler !!

Yahu doom diyoruz, nefes alacak vaktin yok, aksiyon düşmüyor diyoruz. Adamlar 200 küsür toplanabilir öğe sokuşturmuş. Tabi benim gibi toplanabilirleri illa görecem tipinde bir hasta değilseniz, sizi etkilemez. Ama ben oyunlarda her itemle, toplanabilirle uğraşan biri olduğum için bu oyundaki bolluk beni aşırı boğdu. Yapacağınız işi seveyim dedim...

Peki Neden sevdin diye sorsalar ??

Son yılların en iyi aksiyon oyunudur. Aksiyonun içinde bulunduğum her dakikadan büyük keyif aldım ve sıkılmadım. O vuruş hissi yok mu... beni benden alan... harika bir şey. Anlatılmaz yaşanır. Bir kere daha oynarım muhtemelen. Stres atmaya bire bir...

Lakin kolay bir oyun da değil. Bu tarz hızlı aksiyon oyunlarında acemi olduğum için normal zorlukta başladım. Bazı noktalarda oluk oluk ter atmışlığım var. Kolayı da eminimki pek kolay değildir.

Son artı özellik ise boss savaşlarını inanılmaz sevdim. Çok iyi düşünülmüşler. Az sayıdalar ama tatmin edici. Boss dövüşlerinden baya keyif aldım.

Bu oyunu steam indirimlerinden 5-10 liraya alırsanız tavsiye edebilirim. En fazla 30 lira ederi vardır. Ps store veya xbox mağazasında bu kadar dip fiyata düşeceğini sanmıyorum...

Sonuş olarak, Canım stres atmak istiyor, kafa dağıtıcam diyorsanız aradığınız oyun olabilir. Benim puanım 75/100.

playstation 5

Ben tipini sevmedim. Fiyatı açıklanmadı ama onu da muhtemelen sevmeyeceğim. Her zaman derim. Şimdi de diyorum, ps4 rahatlıkla gideri olan bir cihazdır. Daha uzun yıllarca da kullanılabilir. Gerek grafik gerek oyun konusunda baya eli boldur. Yeni nesil iyidir güzeldir heyecanlıdır da bu yeni konsola duyduğum merak hiçlik seviyesinde. Hele o çıkış oyunlarını gördükten sonra baya büyük hayal kırıklığı yaşadım.

Şöyle bir şeydir. Boşa vakit kaybetmek istemeyenler videoyu 1:20'ye alabilir.

exatlon türkiye

Sunuculuğunu orkun ışıtmak, oğuzhan uğur gibi internet fenomenlerinin yaptığı ( oyuncu da olabilirler tam emin değilim ) yarışma programı. Hatta birazcık daha araştırdım, yarışmacıların hepsi yutubır falan fıstık insanlarmış. Hayrettin falan da var. ortamı hayal edin işte. Twitch tayfa da orada...

Acun medya işin içinde ve netflix'te yayınlanıyor. Bu da işin diğer ilginç tarafı.

eltilerin savaşı

Netflix türkiye'de sanırım en çok arananlarda ikinci olmayı başaran türk filmi. Ben, filmin ismi zaten kalitesini belli ediyor diyorum ve kenara çekiliyorum. Bir şeyler izlemeye çok da gerek yok.

hapis cezası

ülkemizde o kadar yaygindir ki izah edilemez. 2 promil üstü arac kullanirsin hop cezan hapis. polis cevirmesinde polise sen benim kim oldugumu biliyor musun, senin maasin kac para dersin hop hapis. sosyal medyada yoneticilerden birini belki de biraz agir bir dille elestirirsin evinden alinirsin hop hapis.

yukarida saydigim seylere milyon ayri sey eklenebilir. bunlarin dogru hareketler oldugunu asla savunmuyorum ama kimsenin malina, namusuna, canina kastetmeksizin yapilan cok basit hatalarin da cezası hapis olmamalı. ha ama karini doversin serbest birakilirsin, adami bicaklarsin yahut darp edersin yine serbest birakilirsin ve buna benzer yine milyon ayri tespitli ornek verilebilir. bu celiskiler deli ediyor insani iste.

karakomik filmler 2

Bu filmler cem yılmaz ın değilde başkasının olsaydı gişede cehennemin dibini görürdü, sözlük sitelerinde konusu dahi açılmazdı ama işin ucunda cem Yılmaz olunca işin rengi değişiyor tabi.

İki film için de vasatın bir tık üstü diyebilirim. Deli biraz ters köşe yaptı ama yine de iyi kelimesi için bile biraz daha mesafesi vardı.

Ha şikayetçi miyim? Değilim elbette, uğraşılmış çekilmiş, daha çok olsun yine izlerim mevzu o değil. Cem Yılmaz ın daha iyi şeyler yapabilecek potansiyeli varken neden bu kadarla yetiniyor, bunu anlayamıyorum sadece.