bilimsel yöntem

kendi kendini teyit etmek için sık sık kullanılan yöntem. deney yaparak sonuçlarınızı karşılaştırıyorsunuz ve tezinizi doğruluyorsunuz.

mesela aşağıdaki tam olarak bilimsel yöntem değildir:
ben gelip diyorum ki "elimdeki çubuk, 1500 yıllık bir taşa sürtünce pembe oluyor". sen taşa sürtüyorsun ve çubuk gerçekten pembe oluyor.

taş 1500 yıllık mı?

corona testi

bu test acaba kimlere yapılıyor?

avrupa'da pek çok ülkenin uyguladığı kural; yoğun bir şekilde semptomlar gösterip hastaneye başvurulmadığı sürece bu test yapılmıyor. mesela ilk etapta sadece öksürüğünüz varsa umurlarında olmuyor.

ha bir de önemli kural, parası olana yapılıyor.

magazinel tık:https://www.tv100.com/korona-viruse-yakalanan-unluler-korona-viruse-yakalanan-futbolcular-korona-viruse-yakalanan-sporcular-korona-viruse-yakalanan-siyasetciler-galeri-488009

e tabi james bond'da ya da game of thrones'da oynayınca bu teste erişim biraz daha kolay.



faşizm

Faşizm, ilk olarak İtalya'da Benito Mussolini tarafından oluşturulan, otoriter devlet üzerine kurulu bir radikal milliyetçi siyasi ideolojidir.

the last of us part 2

Biraz önce yapılan açıklamaya göre, normalde 29 mayıs olan çıkış tarihi, virüs sebebiyle belirsiz bir tarihe ertelendi.

Saçımızda tüy kalmadı artık. Bir de şu virüs siksiği yüzünden bu oyunu oynamazsak, kahrından öleceğim.

5g

dünya'da yavaş yavaş uygulamalarına geçilmeye başlanmış, çoğu büyük ülkede deneme bağlantıları ya yavaş, ya da belirli şehirlerde denenen tekknoloji.

misal, hollanda'da deneme yapılan şehirler yazıyor burada: https://www.omroepbrabant.nl/nieuws/3078297/het-wemelt-straks-van-de-5G-antennes-in-Brabant-Om-de-150-meter-is-er-eentje-nodig

google tercüme ile uğraşmak istemeyenler; eindhoven ve çevresindeki helmund, breda ve tilburg'da başlamış.

italya'da Milano, Turin, Bologna, Roma'daymış testler https://www.rcrwireless.com/20200106/5g/italian-telcos-get-ready-reach-more-cities-5g-2020

ispanya'da fiber ağlarla dört bir yanı örmüşler: https://www.rcrwireless.com/20191113/5g/vodafone-expand-5g-network-spain-short-term-report

isviçre yarışı baya önde götürüyormuş: https://www.rcrwireless.com/20190820/5g/5g-in-switzerland . listede ayrıca Güney Kore de var.

buraya kadar çok iyi, yaşasın teknoloji! şimdi çok büyük, inanılmaz tesadüf kısmı; aşağıda ülkelerin covid dağılımlarını gösteren wiki sayfaları:

https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_the_Netherlands
https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_Italy
https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_Spain
https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_Switzerland

bonus ilginçlik: ben neden 5g ile ilgili arama yaptığımda google amca sürekli corona sonuçları gösteriyor?

youtube

bütün bu salgın meselesinde kararlılıkla uyguladıkları bir uygulamaları olan şirket - eğer videonuzda herhangi bir sebepten bir salgından bahsederseniz o videodan para kazanamıyorsunuz. esasen videoları insanlar bulamıyor bile diyebiliriz. bu yüzden pek çok ilgisiz kanal bile (örn:https://www.youtube.com/watch?v=v1vAebWsLTk ) kendisini sansürleyere konuşmak zorunda kalıyor.

-du. değiştirmişler:https://techcrunch.com/2020/03/11/youtube-will-now-allow-creators-to-monetize-videos-about-coronavirus-and-covid-19/

ne güzel, bilgi alışverişi diyecekken tam, açıklamanın şu kısmı göze çarpıyor: Instead, YouTube says ads will be enabled on “a limited number of channels,” including those belonging to news partners and creators “who accurately self-certify.”

yani diyor ki, youtube reklamları sadece "belirli kanallarda" olacak. bu kanallar, ortak çalıştıkkları haber kanalları, ya da kendini güzelce oto sansürleyenler. ben demiyorum, kendileri diyor: "The Self Certification system is one where creators use an online dashboard to tell YouTube whether or not their videos comply with advertiser guidelines ahead of YouTube's automated review of their content. "

neyse ki özgür bir platform, hiç sansür yok ve haberleri aldığımız en sağlıklı kaynak.

global polis devleti

gönüllü olarak getiremeyecekleri için korkuyla getirmeye çalışıyorlar..

faşist bir yönetim sonuçta, insanların seve seve kabul etmesi beklenemez. onlar da bunu beklemiyorlar zaten.

medyadaki fahişelerine servis ettikleri korku pornosu görüntülerine alıcı gözle bakalım.

bir sedyeyi kaç sağlık görevlisi taşır?

görelim.


ben sekiz aktör saydım ama belki de arkada boyu resimde çıkmaya yetmeyen birkaç güdük necmi de olabilir.

"korkun ve dediklerimizi harfiyen yapın amına kodumun çocukları!" sizi üzmek istemem ama bize karşı yaklaşımları bu.

bu ilk korku pornosu dalgasını atlatabiliriz veya atlatamayız.. bilemiyorum. ama istediklerini elde edemezlerse tekrar gelecekler.. ondan eminim.

şok şok şok... koronya virüzünde ikinci dalga..

zırvalığın ne kadar ileri gittiğini görelim..

antikor testi filan dedik, sadece ben değil yani, tüm dünyada insanlar antikor testinin aptalca olduğunu söyledi. şimdi antijen testi siksiğini öne çıkarmaya başladılar..

"A study concludes that one test generated a false negative 49 percent of the time, meaning it detected H1N1 only 51 percent of the time.[citation needed] Another study found another test generated a false negative 82.2 percent of the time, detecting H1N1 only 17.2 percent of the time."

https://en.wikipedia.org/wiki/Rapid_influenza_diagnostic_test

abicim %80 hata payı olan bir testle hangi salgını durdurmayı düşünüyorsunuz? Bırak %80'i %1 hata payı olsa hangi salgını nasıl durduracaksınız?

psikopat adamların salgın malgın durduracağı yok tabi. maksat korku pornosuyla ödlek tanrıları için global polis devletini kurabilmek.

ikinci dalga, üçüncü dalga, beşinci dalga... siz korkunuza yenik düşene kadar bu işin sonu gelmeyecek.. belki ileriki dalgalarda daha da vahşileşip etrafa abuk sabuk kimyasallar sıkabilirler. daha çok ölüm olsun diye. her şey mümkün. ruhlarını sattılar. onların artık kaybedecek hiçbir şeyleri yok.

oysa korkunuz yersiz.. en basitinden şunu düşünün .. bir gün hepimiz ölücez. öyle ya da böyle.. korkmak yersiz. yanlış mıyım?

bir virüs var dünyada ve sizin korkunuzdan besleniyor. yenmek için maske takmak, cildinizin doğal florasının ebesine atlayacak kadar dezenfektana bulanmak işe yaramayacak. tek çözümü korkmamak ve soru sormak.

sorun... hata payı olan bir testle salgın nasıl durdurulabilir..

korkmadan soru sorun.. bir süre sonra en büyük silahlarının işe yaramadığını görecekler ve panik baş gösterecek.. sizde değil.. onlarda..

işte o zaman kazanmaya başlamışsınız demektir.

italya

durum çok korkunç

şu tabutlara bakar mısın


bi de ağlayan doktor resmi attırayım şuraya.. maksat psikolojik operasyon olsun.


this is war demişler yaaaa.. 1. koronya savaşı...
https://www.this-is-italy.com/coronavirus-devastates-bergamo-italy-this-is-like-a-war/


ama fakat meğer resim 2013 yılına aitmiş.. göçmen taşıyan bir gemi batmış falanda filan

https://www.boomlive.in/coronavirus-outbreak/dated-photo-showing-rows-of-coffins-shared-as-coronavirus-hit-italy-7306

bu götten uydurma hastalık yüzünden tüm dünyada insanları eve kapattılar, yüzbinlerce kişi işsiz kaldı.. birkaç ay sonra o insanların aileleri doğru dürüst beslenememeye başlayacak, başka sorunlar ortaya çıkacak, depresyon katlanacak. intiharlar patlayacak. o zaman da site kurup ölü sayısı yayınlayacaklar mı?... tabi ki hayır..

ruh hastası adamlara güvenip bu ateşe odun taşımayın. vicdanlarınızı kirletmeyin..

heşteg hayat eve filan sığmaz.. kim uydurdu lan bu gerizekalı lafı!

yeni dünya düzeni

hepinizin evinde un var değil mi? almışınızdır.. üç kilo beş kilo. toz maya.. makarnadır kukarnadır doldurmuşsunuzdur hiçbir mantıklı yanı olmayan "mucizevi çözüm" için..

alın, doldurun tabi eksik kalmasın. yalnız boşuna havuç almayın. havucu onlar verecek.

bu bir yıpratma savaşıdır. istenen şey diz çökmeniz. bunu da havuç ve sopa taktiğiyle yapacaklar..

sopa'nın ne olduğunu gördünüz.. 1 mikron gözenekli bezi ağzına takınca 1 nanometrelik "zehir" ağzına girmeyecek dediler. tak yoksa ölürsün.. sen de yedin. sopa bu. iyi de korkuttu.. şimdi sırada havuç var..

havuç ne peki; 14 gün "mucizevi çözüm" uygulayalım. güzel günler bizi bekliyor.

bu umutla kabul ettin "mucizevi çözümü"

ikinci gün komşun kapıyı çaldı, ağustos böcekliği yapmış gitmemiş markete filan, ya da yaşlı, kimi kimsesi yok. çıkamamış dışarı alamamış bir şey. kimse de gidip sormamış bir ihtiyacın var mı diye..

geldi dedi ki "bir bardak ununuz var mı".. var di mi.. veriyorsunuz da .. çünkü iyi insanlarsınız.. paylaşmak güzeldir..

o gün 1 bardak unu da siz eppek yaptınız yediniz.. gitti 2 bardak..

ertesi gün yaşlı teyzoş gene geldi.. bir bardak daha.. bir bardak daha bir bardak daha.. siz hep veriyorsunuz merak etmeyin. siz çok iyi insanlarsınız..

geldik son bardağa... teyze geldi... napacaksınız?

yaşamak istiyorsanız ruhunuzu pisliğin içine daldırmaktan başka çareniz yok.. veya teyze bir gün daha yaşasın ben açlıktan öleyim gibi şovalyelikler de yapabilirsiniz.. bilmiyorum.

biraz gerçeğe dönelim, şöyle sorayım size; hangi gün yaşlı teyzeye siktiri çekeceksiniz? ya da kapıya bakmayacaksınız? evet.. "mucizevi çözüm" uygulanıyor ve fakat siz evde yokmuşsunuz numarası yapıyorsunuz!..

bunun adı yıpratma savaşıdır.. haydara huydara üstüne gelseler kıllanır uyanırsınız.. hiç kimse sisteme bu kadar gözü kapalı güveniyor olamaz.

neden yaşadın bu teyze durumlarını peki? çünkü havucu yedin. 14 gün şeedelim, sonra şeederiz dediler.. yuttun.

sana bir de medyadan umut pompaladılar.. çekik gözlülerin ülkesinde "mucizevi çözüm" işe yaradı.. sildiler "zehiri".. dediler.. sen de o umutla adım attın zaten mucizevi çözüme..

daha ilk yıpratma dalgasında zaten çok ciddi hasar vereceklerdir. havucu bir kere yedin mi öyle kolay kurtuluş yok.. o ciddi problemlerin en saf bünyeleri bile uyandırması gerekir ama onun da tedbirini alırlar merak etme.. ayın 12'si gibi bir bakmışsın internet gitmiş.. nahoş görüntüler sana ulaşmıyor.. evinde ölü bulunanlar, intihar edenler filan..

neyse... sen 14 günlük mucizevi çözümün sonlarına yaklaşırken, umutla ve büyük bir beklentiyle, birden bir haber... çin'deki "zehir" mutasyon geçirmiş.. yeni bir dalga daha...

bu ikinci seferde mucizevi çözümü isteyenlerin sayısı çok azalacak.. yani hem insan sayısı azalacak, hem de kalan insanlar arasından mucizevi çözümden medet umanların sayısı azalacak.. orada da sopa devreye girecek tekrar.. burnunu dışarı çıkaranı vurun durumları.. yine gireceksin.. kaçarı yok havucu yedin bir kere..

bu bir yıpratma savaşı.. şu ana kadar yıpranan hep siz oldunuz.. çünkü siz daha size karşı bir savaş yürütüldüğünün bile farkında değilsiniz.. ironik olan şey asıl güçlü olan sizsiniz.. bunu hiç unutmayın..

ve çözümünüz var. havucu yemeyin.