aşkın gözyaşları

gokhan semiz ’in siiri grup vitamin ’in bi albumunde de vardi.

oooff.
uzulme bebegim, sakin uzulme
olmadi i$te. ayrildik.
kizmadim sana, kizamiyorum
yeter ki sen uzulme..
ben sana hic kiyar miyim,
yani o kadar da hiyar miyim?
hiyar dedim de aklima geldi;
yeni sevgilinle aran nasil?
o da seni, benim seni cok sevdigim gibi seviyor mu?
ara sira goru$elim n’olur
misafir ol gel bana,
yumurta kirayim sana.
param pulum yok ama
borc yazdiririz bakkala.
seni nasil sevdigim senin hic $eyinde eee...
umurunda degil.
hatirlar misin bilmem,
o mahur beste calar
mujganla biz fenala$irdik.
ha, sahi gecen gun bekledim seni.
saza niye gelmedin?
seni bilmem ama ben acaip gaza geldim,
sonra soda ictim gecti.
hatirlamali,
sevgiyle anmali,
unutmamali
incitmemeli,
ucan memeli
kacan memeli
tutan memeli
oburu de gelmi$
hani bana, hani bana demi$..
biliyorsun, ne yapsam ayrilamam senden asla
hafife alma a$k vurur insana
bir de yer vurur sonra
masatenisi, bu kadar kolay sanma
ilvanlim
ilvanlim, ilvanlim, ilvanlim, ammm amman neyse...
sen cok guzelsin
a acayipsin
be acayipsin
c hicbiri
d hepsi senin mi?
hatirlar misin sazlar calinirdi camlicanin bahcelerinde?
benim de arabanin teybini calmi$lardi,
$imdi de seni caldilar benden.
ve $imdi iciyorum her gece.
her gece ba$ka bir i$kembe,
paca, tuzlama, kokorec, kelle.
gel beni kismen yelle.
ha unutmadan,
ebabil bir ku$sa, saka daha ku$tur.
saka ku$ olarak kalacaktir.
ku$tur, ku$ olacaktir.
ku$tum, ku$tunuz, ku$tular, ku$arlar..
$iirime burada son verirkene...
{bi dakka doktor bey geliyorum}
$iirime burada son verirkene,
seni cok sevdigimi soylemek istiyorum.
ha bir de yeni bir kedi aldim o da cok $eker.
gidi$im suskun olmu$tu ama donu$um muhte$em oldu.
yasli gittim $en geldim, ac koynunu ben geldim...
hayatimda dinledigim en huzunlu en duygu yuklu en hisli ve her $eyin enine layik $iir.dinlerken aglamamak icin zor tutuyor insan kendini.

ozellikle son misrasi vurucu tim gorevi ustlenmi$.

$iirime burada son verirkene...
{bi dakka doktor bey geliyorum}
$iirime burada son verirkene,
seni cok sevdigimi soylemek istiyorum.
ha bir de yeni bir kedi aldim o da cok $eker.
gidi$im suskun olmu$tu ama donu$um muhte$em oldu.
yasli gittim $en geldim, ac koynunu ben geldim...

çocukken (ilkokul 5) 200 tane fotokopisini yaptırıp bu şiiri ben yazdım diye herkese dağıtmıştım, işin ilginç tarafı pazarda celebrity olmuştum.

ilk olarak aşkın gözyaşları albümünde daha sonra ise deli dolu best of’da yeralmıştı. rahmetli gökhan’ın ne kadar matrak bir insan olduğunun resmidir (nur içinde yatsın alem adamdı onun gibisi bir daha gelmez).
hatirlar misin sazlar calinirdi camlicanin bahcelerinde?
benim de arabanin teybini calmi$lardi,

mısrasının hayatımda özel bir yeri vardır.
internette "bir solukta okunup bitirilmesi gereken kitap" minvalinde bazı yorumlar okumuş olaraktan diyorum ki; değil bir solukta okuyup bitirmek, bin solukta tek bir harfin mâna denizinde yüzülmesi gereken kitaptır nezdimde..

hem aralarda hele bir otur soluklan yegenim. bi’ nefes çek. oksijenin varlığına şükret. kalk, yemek ye. sonra şems’in, nefsini terbiye için annesinin sıcak tandır ekmeğine, yağlamalarına, haşlanmış et ve tatlılarına yüz çevirdiğini, yediği zaman ise olduğu gibi çıkardığını hatırla. hatırla ki, bir ânlık müteredditliğinle önünde duran yiyeceklere bakıp, sonra tüm fütursuzluğunla "amaaaaan! o şems, ben x. fark burda" diyip aban, abanabildiğin kadar...

o bir anlık tedirginliğin bile; kitabın, üzerinde bıraktığı etkinin, tetiklenmesi değil midir? hâl böyle olunca, kitabın saniyedeki etkileyiş hızının hesabını yapmaya lüzum yoktur sanırım. keşke, önsözünde elif şafak’a giydirmeseymiş ama pek sevgili yazarımız sinan yağmur;

"ben ki kuralları yıkmaya gelmiş şems, ben ki dünya nimetlerini elinin tersiyle itmiş şems, nasıl olur da 40 kural yaftasını yakıştırırlar bana. neden kendi entrikalarının ortasına yerleştirirler beni?"

kitap, 95. sayfadan itibaren başlıyor benim için. ’celaleddin’den mevlanalığa doğru’ kısmıyla âdeta içine çekiyor. konya’nın havasını soluyorsunuz o vakit. şems’in gönüllü müridi oluyorsunuz, üstüne basa basa söylenen, mürit istemediğini bilmenize rağmen hem de.


böyle bi’ tuhaf oluyorsunuz sonra...

ger ben ben isem nesin sen ey yar?
ver sen sen isen neyim ben-i zar.. / fuzûlî

beytini anımsayıp, burada da bahsi geçmekte olan, aşkınızın, ruhdaşınızın, dostunuzun varlığından şüphe edip; varsa beni bulur mu, yoksa bu beyit neden var, varsa nerede ve ne zaman beni bulacak yoksa benim mi onu bulmam gerekecek?? türünden soru işaretleri yüreğinizi, beyninizi bilfiil işgal edecek. bir umut diyeceksiniz, bir umut...

henüz bitmedi ama güzel kitap vesselam. (arada soluklanıyorum evet.)